EKREM KIZILTAŞ

Eskimeyen hesaplar…

Gazze'ye yönelik amansız saldırılar sebebiyle Filistin'in geleceği ile alakalı değerlendirmeler vahşetin durdurulması parantezine sıkışmış durumda. 'Başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız bir Filistin devleti' ya da 'iki devletli çözüm' konusu, bugünlerde biraz fantazi gibi görülebiliyor.

Bu, sürekli genişlemeye ve vadedildiğine inandığı topraklara ulaşmaya niyetli İsrail açısından problem değil. Saldırganlıkta sınır tanımayan İsrail, Gazze'yi ve sonrasında Batı Şeria'yı Filistinlilerden arındırma hedefini artık gizlemiyor bile.

İsrail lehinde olmaya ya da öyle görünmeye mecbur olan Batılı ülkelerin Siyonist kuklası yöneticileri, yükselen toplumsal tepkiler sebebiyle şaşkın. Medeniyetin zirvesine ulaşıldığı şeklindeki romantik yalanı yaygınlaştırmaya çalışanların insanlığı kandırdıkları da fena halde sırıtıyor artık.

İki devletli çözüm denildiğinde akla, 'Orta Doğu'da âdil ve kalıcı bir barışın sağlanması' çağrısının da yapıldığı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 22 Kasım 1967 tarihli 242 sayılı kararı geliyor. 'İsrail'in son savaşta işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi' ve 'bölgedeki tüm devletlerin güvenli ve tanınmış sınırlar dahilinde var olma hakkına saygı duyulması' şeklinde ve İsrail'in tartışılmaz hamisi ABD'nin bile evet dediği bir karar bu.

1947'de bölgenin adaletsiz bir biçimde Yahudilere peşkeş çekilmesine karşı oldukları gibi, 1948'de İsrail'in kurulmasını da 'en büyük felaket' olarak değerlendiren Filistinliler için 1967 sınırlarında iki devletli çözüm 'ölümü görüp, sıtmaya razı olmak' gibi bir şey.

Son yaşananlar sebebiyle '1967 sınırlarında iki devletli bir çözüm' fikri için 'yetmez ama evet' diyen Filistinlilerin sayısı artsa da, 7 Ekim'den sonra yaşananlar, eski defterlerin açılmasını gerektirdi. İsrail, bütün olup bitenleri 7 Ekim'le sınırlamaya ve öncesini yok saydırmaya çalışınca, insanlar 7 Ekim öncesini, 1967 öncesini ve tabii 1948'i ve öncesini sorgulamaya başladılar…

Tek bir Filistinlinin varlığına bile tahammülü olmadığı bilinen İsrail'e karşılık, kendilerine ait toprakların gasp edilmesini kabul etmeyen Filistinliler arasındaki problemin çözümü çok zor. Ama mutlaka çözülmesi gerekiyor!..

Aksa Tufanı Harekatı'nı bir tür fırsat olarak değerlendirerek, iki ayı aşkın bir süredir hedef gözetmeden bombaladığı Gazze'de 20 bin civarında insanı katleden İsrail'in, unutulduğunu zannettiği konular tekrar gündemde

Şimdiye kadar başarıyla (!) kandırılan Amerikalılardan birisinin, 'Nekbe'yi, Tantura Katliamını, İsrail'i sütten çıkmış ak kaşık gibi gösteren PR şirketi Hasbara'yı ve İsrail'in askeri bütçesinin yüzde 16'sını Amerika'nın finanse ettiğini, artık biliyorum' demesi, İsrail açısından hayra alamet değil…

Kaçınılmaz olarak tekrar gündeme gelen 'eskimeyen hesaplar', İsrail'i ve kuklalarını epeyce zorlayacak…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.