BEKİR HAZAR

Kilit

BATI refahını, kendisi dışında kalan bölgelerde milyonlarca insanı öldürerek veya öldürterek kazanmıştır.
En büyük korkuları sömürülen ülkelerin uyanması ve bu refahın bir gün tükenecek olma ihtimalidir.
Bugüne kadar Batı dışında refahı yaşayan bir ülkeye asla müsaade etmiyorlardı. Kurdukları NATO ile sopa gösteriyorlardı. Gerekirse ülkelerde darbeler yapıyor, kuklaları iş başına getiriyor, hatta işgal bile ediyorlardı. Ancak bugün geldiğimiz noktada ne eski Batı ne de eski NATO var ortada. Dahası Doğu'da Çin dahil bazı ülkeler artık ekonomik olarak Batı'ya kafa tutmaya başladılar.
Bugün dünyada yaşanan bütün gerilimlerde bu refahın başka bölgelere kayması ve pastanın kaybedilmesi kavgası vardır. Kimin cebinden para çıkacak, kimlerin cebine para girecek?
Bu sorunun cevabı için kıyasıya bir örtülü savaş yaşanıyor. Ne ABD ne de Avrupa artık eski gücünde değil. Birçok Avrupa ülkesi borç batağında. ABD dünyanın en borçlu ülkesi. Sömürgeci refahından batma noktasına geldiler. Bu nedenle saldırganlıkları tavan yaptı. NATO ülkesi dururken Suriye'de teröristlerle yol alan bir ABD tablosunun ortaya çıkması boşuna değildir. Geçmişte hem ABD hem de Avrupa Türkiye'yi kontrol etmek, dışarıya uzanmasını önlemek uğruna bu desteği gizli yapıyorlardı. O dönemlerde Türkiye'yi yönetenler bunu göremeyecek kadar zavallıydı. Batı'yı dost biliyorlardı.
Aynı zamanda da dost bildiklerinden korkacak kadar çelişki içinde bir garip liderlerdi. Virüslerle, afetlerle boğuşan dünya hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı bir döneme girerken yeryüzünde yepyeni bir Türkiye var. Artık Batı'dan korkmuyor, alçaklıklarını, her türlü kirli oyunlarını hiç çekinmeden yüzlerine vuruyor. Dik duruşumuz, Batı'nın bukalemunlarını artık teröre verdikleri desteği açıktan yapma noktasına getirdi. Hiç utanmıyorlar, hiç çekinmiyorlar. Ama artık son kozlarını oynuyorlar. Çünkü düne kadar ülke savunmasında Batı'ya muhtaç olan dilenci bir Türkiye vardı. Sistemi kurmuşlardı bu topraklarda. Şimdi o sistem alındı, yerlere çalınıp paçavraya çevrildi.
En büyük kaygılarından biri Türkiye'yi kaybetmek. Çünkü Türkiye'nin olmadığı bir denklemde Doğu'ya ve dünyanın başka bölgelerine uzanmaları mümkün görünmüyor. Yıllardır burada Yeni Dünya Düzeni'nde "Türkiye kilit ülke" diye yazıyoruz.
ABD eski Dışişleri Bakanı, Rockfeller Vakfı Başkanı, CFR üyesi Kissinger "Petrol ile hükümetleri, para ile devletleri, gıda ile insanlığı kontrol edersiniz" diyordu.
Bugün petrol ve para Doğu'da. Batı borç batağı ile gıda ihtiyacını karşılıyor. Artık eskisi gibi kontrol gücü yok. Bu yüzden genlerindeki alçaklığın bin türlüsüne başvuruyorlar. Eski Türkiye'de bizi "çantada keklik" görüyorlardı. Kissinger "21. Yüzyıl İçin Bir Dış Politikaya Doğru" adında kitap yazdı. O satırlarında "Artık Türkiye'yi keklik görmeyin" diye bas bas bağırdı. Amerikan basınında makaleler kaleme aldı. "Batı için en kilit ülke bölgede en büyük askeri güce sahip Türkiye'dir.
ABD'nin körfez stratejisinin en merkezinde yer almaktadır. Türkiye'nin desteğini almayan ABD, Ortadoğu'da sadece S.Arabistan ile asla başarılı olamaz" diye çığlık attı.
Bir başka makalesinde ise Türkiye'nin Kıbrıs ve PKK konusunda ABD ve Avrupa'nın baskısından bıktığını haykırdı.
Evet bizi bıktırdılar. Artık "Batı'nın güvenini kazanmalıyız" diyen liderlerle de yönetilmiyoruz. Artık "Batı güvenimizi kazanacak hamleler yapmalı" sesleri Türkiye'de tavan yaptı. O yüzden ne yapacaklarını şaşırdılar. Fransa gitti Yunanistan'dan Türkiye'ye salladı. ABD Dışişleri Bakanı bile Türkiye aleyhindeki açıklamasını Yunanistan üzerinden yaptı.
Bize Yunanistan sopası gösterecek kadar küçüldüler. Zavallı oldular.
Geçmişte bu ülkeyi bize bırakmıyorlardı.
Hücrelerimize kadar sızmışlardı. O yüzden Kissinger "Türkiye'nin vazgeçilemez bir coğrafyası var. Türkiye Türklere bırakılamayacak kadar önemli bir ülke" diyordu.
Bu nedenle Batı, medyasıyla, siyasetçisi ve istihbaratçısıyla, hatta devlet başkanları aracılığı ile dahi bizim muhalefete destek veriyor. Bunu aleni yapıyorlar üstelik.
"Biz bize yeteriz" diyenlere saldırıyor, bizi bize bırakmamak için yırtınıyorlar.
Onların çıkarları için kilit ülkeyiz sonuçta.
O yüzden kilidi "Batı'nın güvenini kazanmalıyız" diyen muhalefetle açmak istiyorlar.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.