BEKİR HAZAR

Türk projesi

SAVUNMA Bakanı Hulusi Akar dün ABD Savunma Bakanıyla bir görüşme yaptı. Gündem maddesi Afganistan'dı.
"Demokrasi ve özgürlük getiriyoruz" diyerek 100 bin askerle Afganistan'ı işgal eden Amerika yıllardır ülkeyi kan ve gözyaşına boğmuş, bir milim ilerleyememişti.
Amerikan halkının cebinden bu işgal için tam 1 trilyon dolar çıkmıştı. 2500 Amerikan askeri Afganistan'da öldürülmüş, 20 bin 500'ü de yaralanmıştı. Büyük kayıplar veren, trilyon dolardan olan ABD, askerlerini çekerek Afganistan'dan kaçıyordu.
Taliban ve DEAŞ'ı kuran, besleyen, büyüten ABD'nin ta kendisiydi. Rus işgalinde binlerce Taliban üyesi Amerikan kamplarında eğitim, silah ve milyarlarca dolar yardım almıştı. Afganistan'ı terör ihraç eden bir ülke haline getirmek CIA'nın en büyük hayaliydi.Özellikle bu ülkeden, ABD'nin en büyük düşman ilan ettiği dibindeki Çin'e terör ihraç etmek için düğmeye basıldığında, proje bumerang gibi dönüp Amerika'yı vurdu. Çünkü Çin, milyarlarca dolar yağdırdığı Taliban'a büyük destek vererek yanına aldı, ABD ile savaştırdı.
Pakistan da Taliban üzerinde büyük güç sahibiydi. Zaten Taliban'ın yüzde 40'ını da Afganistan'a savaşmaya geçen Pakistanlılar oluşturuyordu. Pakistan ayrıca Çin ile 50 milyar dolarlık bir İpekyolu işbirliğine giriyor, ülkesindeki limanları Pekin'e açıyordu. ABD de hem Taliban üzerindeki gücü hem de Çin ile olan yakınlığı nedeniyle bir süre önce Pakistan'ı terörist devlet ilan ediyordu.
Amerikan askerleri çekilirken Rusya da "Bu ülkeye seyirci kalamayız" diyerek müdahale sinyali veriyordu. Taliban üyelerini de dün Moskova'da ağırlıyordu. Böyle bir ortamda Türkiye Afganistan'da kalmayı, başkentin tam göbeğindeki stratejik öneme sahip havaalanını korumayı teklif etti. Başkan Erdoğan dün "Burada neleri kabulleniyoruz, neleri kabullenmiyoruz?
Bunların kararlarını aldık. Ve NATO müzakerelerimde sayın Biden ile konuştuk.
Ve en ideal şekilde Afganistan'da bu adımı inşallah atmış olacağız" açıklamasını yaptı.
Amerika'nın topukladığı ülkede, sorunu çözme konusunda yine tıpkı Suriye, Libya ve Karabağ'da olduğu gibi Rusya ile Türkiye masa kurmaya hazırlanıyordu.
Masada Türkiye'nin "Mutlaka yanımda olması gerekiyor" dediği Pakistan için de Çin'le birlikte sandalye konacaktı. Ankara ayrıca "Macar askerleri de bize katılsın" diyerek AB'nin gelecekte Polonya ile birlikte liderliğine oynayacak ülkeyi de Afganistan'a götürmeye hazırlanıyordu.
Böylece NATO'nun yanı sıra AB'yi de işe dahil ediyor, uluslararası arenalarda son yıllardaki oyun kurucu ve satranç ustalığı hamlelerimize bir yenisini daha ekliyorduk.
Pakistan yanımıza aldığımızda Amerika'yı kaçıran Taliban'ın negatif bir tavır koyması mümkün olmayacaktı. Zaten yıllardır Afganistan'da olmasına rağmen Türk askerine Taliban'dan tek bir saldırı olmamıştı.
Böylece Ankara bölgede kalarak hem gücünü pekiştirecek hem de masa kurucu alarak dünyada bir kez daha itibarını artıracaktı. ABD'nin kaçtığı Afganistan'a barış getiren ülkelerden biri olarak, dünyaya vereceğimiz muazzam bir algı daha oluşacaktı.
Yıllarca türban tartışması gibi konular ve güdümlü elemanlarla içeride oylanan ve dışarıda kurulan masalara garson bile yapılmayan Türkiye artık dünya arenasında söz sahibiydi. Afganistan çevresindeki Türk Cumhuriyetleri ile de son yıllarda muazzam ilişkiler kuran, senelerdir CIA operasyonuyla gergin olduğumuz Özbekistan ile dahi barışıp kucaklaşan bir Türkiye vardı artık.
FETÖ'nün kendine başkent ilan ettiği Kırgızistan'dan artık FETÖ'nün terörist liderlerini paketleyip getiriyorduk. Orta Asya'dan başlayıp, Karabağ zaferinde kapalı koridoru açıp, büyük destek vererek zafere imza attığımız Azerbaycan ile devam eden yol, artık Londra'ya kadar ulaşıyordu. Yani Türkiye trilyon dolarların yolculuk yapacağı İpekyolu'nun güvenliği ve kontrolünde dünyada söz sahibi en önemli birkaç ülkeden biri haline geliyordu.
Tüm bu hamleler birkaç yıllık geçmişle özetlenemezdi. Dünya 15 yıllık akıllı bir "Türk projesi" ile karşı karşıyaydı ve daha buna yeni uyanıyorlardı. Son yıllarda yapılan otobanlar, köprüler, alt yapı çalışmalarının tamamında ileriyi görme, dünyayı sarmalayacak İpekyolu projesini önceden hissederek kolları sıvama hamleleri vardı. Boğaziçi üniversitesinde aylardır dikilerek eylem yapan profesörlerimiz bunu anlatmazdı. Bizim her şeyi Batı'dan bekleyen montajcı ve ittihatçı kafa güdümlü muhalefetimiz ise anlatsan da anlamazdı.
O yüzden hep diyoruz ki, Allah'a şükür iyi ki bu ülkeyi çeşme musluğu açanlar, temel atmama töreni yapanlar değil, 2070 vizyonu koyanlar yönetiyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.