"Anneni öldürürüm" tehdidiyle susturmaya çalıştı! Antalya'da çocuğa cinsel istismara 30 yıl hapis
Antalya'da birlikte yaşadığı kadının kızına cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle yargılanan O.E., 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanık hakkında tutuklamaya yönelik yakalama emri çıkarılmasına karar verdi.
Antalya'da dini nikahla birlikte yaşadığı kadının kızına bir yıl boyunca cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle yargılanan 47 yaşındaki O.E., "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" suçundan 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yaşadıklarını rehberlik öğretmenine anlatan çocuğun ifadeleri üzerine başlatılan soruşturma mahkemeye taşınırken, sanık hakkında tutuklamaya yönelik yakalama emri çıkarıldı.
"ANNENİ ÖLDÜRÜRÜM" DİYEREK TEHDİT ETTİ
Olay, Antalya'da meydana geldi. İddiaya göre O.E., dini nikahla birlikte yaşadığı S.S.'nin 12 yaşındaki kızına aynı evde cinsel istismarda bulundu. Çocuk, istismarın yaşandığı dönemde ilkokul 4. sınıf öğrencisiydi.
Annesi ve kardeşinin uyuduğu sırada da çocuğa istismarda bulunan sanık, para vererek yaşananları annesine anlatmamasını istedi. Bir yıl boyunca istismarı sürdürdüğü belirtilen O.E., yaşadıklarını anlatması halinde yurda verileceğini söyleyerek çocuğu korkuttu. Sanık, "Anneni öldürürüm" sözleriyle de çocuğu tehdit etti.
Antalya'da görülen davada sanık O.E., 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı. (Foto: İHA)
YAŞADIKLARINI REHBERLİK ÖĞRETMENİNE ANLATTI
Korktuğu için yaşadıklarını bir süre gizleyen çocuk, daha sonra durumu annesine ve rehberlik öğretmenine anlattı. Anne S.S., kızına cinsel istismarda bulunduğunu belirttiği O.E. hakkında polise başvurarak şikayetçi oldu. Şikayet üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.
Annesiyle birlikte polise gideceği sırada sanıktan korktuğu için yaşadıklarını gizlemeye çalışan çocuk, Çocuk İzlem Merkezinde alınan ifadesinde istismarı anlattı.
Soruşturma kapsamında çocuğun rehberlik öğretmeninin de ifadesine başvuruldu. Öğretmen, öğrencisinin annesinin birlikte yaşadığı kişinin kendisine cinsel istismarda bulunduğunu anlattığını belirtti.
Soruşturmanın ardından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede çocuğun ve annesinin beyanları, tanık ifadeleri ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildi.
Savcılık, sanığın çocuğa defalarca cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle cezalandırılmasını talep etti. Hapis cezası verilmesi halinde kamu görevinde bulunma gibi bazı haklarının da kısıtlanması istendi.
MAHKEMEDEN 30 YIL HAPİS CEZASI
Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın karar duruşmasına çocuğun annesi S.S. ve taraf avukatları katıldı. Bu dosyada tutuksuz yargılanan O.E. ise duruşmaya katılmadı. Başka bir suçtan cezaevinde bulunan sanığın, duruşma günü izinli olarak dışarıda olduğu iddia edildi.
Duruşmada önceki mütalaasını tekrarlayan savcı, çocuğun ve annesinin ifadeleri ile rehberlik öğretmeninin anlatımlarını değerlendirerek sanığın "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Savcı, istismarın birden fazla kez gerçekleştirilmesi nedeniyle cezanın artırılmasını da istedi.
Mahkeme heyeti, suç tarihinde 12 yaşından küçük olan çocuğa yönelik "nitelikli cinsel istismar" suçundan sanığa önce 18 yıl hapis cezası verdi. Suçun tehditle ve birden fazla kez işlenmesi nedeniyle yapılan artırımlarla ceza 33 yıl 9 aya yükseldi.
Ancak yasal üst sınır nedeniyle sanığın cezası 30 yıl hapis olarak belirlendi. Heyet, sanığın geçmişteki mahkumiyetleri ve yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle cezada indirim uygulamadı.
Verilen cezanın süresini ve sanığın kaçma şüphesini dikkate alan mahkeme, adli kontrol tedbirlerinin yeterli olmayacağına hükmederek O.E. hakkında tutuklamaya yönelik yakalama emri çıkarılmasına karar verdi.
Mağdur çocuğun annesi S.S., mahkemenin verdiği karardan memnun olduğunu söyledi. (Foto: İHA)
AVUKATI: REHBERLİK ÖĞRETMENİNİN SORUMLU DAVRANIŞIYLA ORTAYA ÇIKTI
Karar duruşmasının ardından açıklama yapan mağdur çocuğun avukatı Hande Amioğlu, sürecin yalnızca bir ceza yargılaması olmadığını, aynı zamanda çocuğun adalet arayışında yanında durmayı amaçladıklarını belirtti.
Amioğlu, "Bu bizim için sadece ceza yargılamasını devam ettirmek ya da süreci takip etmek değil, bir çocuğun ceza yargılamasında adalet arayışında onun yanında olmaktı. Çocuğumuz rehber öğretmenine yaşadığı sorunları dile getirmiş, öğretmeninin sorumlu davranışı sayesinde bu durum aileye bildirilmiş. Tek ebeveyn ile yaşayan bir çocuğumuz var, annenin bu süreci öğrenmesiyle beraber tarafımıza müracaat etti, şikayetçi olduk" ifadelerini kullandı.
Çocuğun sanıktan korktuğu için yaşadıklarını gizlemeye çalıştığını söyleyen Amioğlu, Çocuk İzlem Merkezinde pedagoglar eşliğinde alınan ifadeyle yaşananların ortaya çıktığını ve yargılamanın sonuçlandırıldığını kaydetti.
"ŞİKAYETTEN VAZGEÇMEDİM DİYE KAÇIRILDIM, DÖVÜLDÜM"
İki çocuk annesi S.S., sanıkla iki yıl boyunca dini nikahlı birliktelik yaşadığını söyledi. Kızının yaşadıklarını rehberlik öğretmenine anlattığını, öğretmenin de çocuk şubeye haber verdiğini belirten anne, kendisine yönelik baskılar olduğunu ifade etti.
S.S., "Çocuk şube beni aradı ve adli süreci başlattım. Bu şahısta benim yaklaşık 8-10 milyon TL param vardı, şikayetten vazgeç paranı al denildi. Çok baskı kuruldu, asla vazgeçmedim. Şikayetten vazgeçmedim diye kaçırıldım, dövüldüm. Bununla ilgili mahkemeler görüldü, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve şiddet gibi suçlardan hapis cezaları aldı" diye konuştu.
"ÇOCUĞUMUN ARKASINDA SONUNA KADAR DURDUM"
Mahkemenin verdiği karardan memnun olduğunu dile getiren anne S.S., yaşadıkları zorlu süreci anlatarak adaletin yerini bulduğunu söyledi.
S.S., "Evimi, her şeyimi kaybettim ama çocuğumun arkasında durdum sonuna kadar. Çocuğum ve benim için yıpratıcı bir savaştı. Sonunda avukatım ve deliller sayesinde bunu ispatladık. Ağlamak üzereyim, çok mutluyum. Yaşadığımı kimse yaşamasın. Bu karar örnek teşkil etmeli, hiç kimse hiç kimsenin çocuğuna el uzatmamalı. Onlar birer bebek onlar masum. Verilen karardan çok memnunum, iyi ki adalet var iyi ki bu devletin başında savcılar var" ifadelerini kullandı.
