FAO raporu uyardı: İklim değişikliği ve kirlilik dünya balıkçılığını tehdit ediyor
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) 2026 raporu, habitat kaybı, kirlilik ve iklim değişikliğinin balık stokları üzerindeki baskısını ortaya koydu. Su ürünleri üretimi rekor seviyeye ulaşmasına rağmen sürdürülebilir balık stokları azalıyor ve gelecekte gıda güvenliği açısından risk büyüyor.
FAO'nun "Dünya Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiriciliğinin Durumu 2026" raporuna göre dünya genelinde biyolojik olarak sürdürülebilir kabul edilen balık stoklarının oranı düşmeye devam ediyor. Üretim tarihi zirveye ulaşsa da habitat tahribatı, su kirliliği ve iklim değişikliği hem balık popülasyonlarını hem de milyonlarca insanın gıda kaynağını tehdit eden en önemli çevresel riskler arasında yer alıyor.
AO verileri, sürdürülebilir balık stoklarının son yıllarda kademeli olarak azaldığını gösteriyor. (Görsel: A Haber)
BALIK STOKLARINDA DÜŞÜŞ SÜRÜYOR
AA'da yer alan rapora göre biyolojik olarak sürdürülebilir seviyede değerlendirilen balık stoklarının oranı 2021'de yüzde 64,5 iken 2023'te yüzde 62,4'e geriledi. Buna karşın küresel su ürünleri üretimi 2024 yılında 195 milyon tona ulaşarak bugüne kadarki en yüksek seviyesini gördü.
Su ürünleri yetiştiriciliği de ilk kez 100 milyon ton sınırını aşarak 103 milyon tona yükseldi. Böylece 92 milyon ton seviyesinde kalan avcılığı geride bırakarak dünyanın en büyük su ürünü üretim kaynağı haline geldi.
Aynı dönemde kişi başına yıllık su ürünü tüketimi yaklaşık 21,3 kilogram olarak hesaplandı. Su ürünleri, küresel hayvansal protein arzının yaklaşık yüzde 15'ini karşıladı.
Tatlı su ekosistemlerinde balıkçılığı en fazla habitat tahribatı olumsuz etkiliyor. (Görsel: A Haber)
HABİTAT KAYBI EN BÜYÜK TEHDİT
FAO, tatlı su balıkçılığı açısından kritik öneme sahip 529 havzayı değerlendirdi. İnceleme sonucunda 284 havzada habitat tahribatı, 144 havzada kirlilik ve 74 havzada ise iklim değişikliği en baskın tehdit olarak belirlendi. Habitat kaybının başlıca nedenleri arasında ise ormansızlaşma, nehirlerin barajlarla bölünmesi, sulak alanların kurutulması ve aşırı su kullanımı yer aldı.
Dünya yüzeyinin yüzde 2'sinden daha azını kaplayan tatlı su ekosistemleri, bilinen balık türlerinin yaklaşık yüzde 40'ına ev sahipliği yapıyor. Ayrıca küresel avcılık üretiminin yaklaşık yüzde 13'ü bu alanlardan sağlanıyor. Özellikle düşük gelirli ülkelerde tatlı su balıkçılığı, gıda güvenliği açısından oldukça önemli.


