İnsanlık tarihinde bir ilk: Yaşlanmayı tersine çeviren gen terapisi bir insana uygulandı!
Yaşlanan göz hücrelerini yeniden gençleştirmeyi hedefleyen deneysel gen terapisi ER-100 ilk kez bir insanda uygulanmaya başlandı. Bilim dünyasında heyecan yaratan çalışma, görme kaybını geri çevirebilir.
Yaşlanmanın etkilerini hücresel düzeyde tersine çevirmeyi amaçlayan deneysel bir gen terapisi ilk kez insanlar üzerinde uygulanmaya başladı. ABD merkezli biyoteknoloji şirketi Life Biosciences tarafından geliştirilen ER-100 adlı tedavi, yaşa bağlı görme kaybını durdurmayı ve hasar gören sinir hücrelerinin işlevlerini yeniden kazanmasını sağlamayı hedefliyor.
FDA onaylı gen terapisi ilk kez insanlar üzerinde uygulanıyor. (Fotoğraf: A Haber)
YAŞLANAN HÜCRELERİ YENİDEN GENÇLEŞTİRME HEDEFİ
ABD Gıda ve İlaç Dairesi'nin (FDA) onay verdiği klinik çalışma kapsamında ilk hasta tedaviyi aldı. Araştırmanın ilk aşamasında güvenlik verileri toplanacak, aynı zamanda görme üzerindeki olası etkiler de incelenecek.
TEDAVİNİN MERKEZİNDE ÜÇ GEN BULUNUYOR
ER-100, göz ile beyin arasındaki iletişimi sağlayan retina ganglion hücrelerine odaklanıyor. Bu hücreler yaşlanma veya glokom gibi hastalıklar nedeniyle zarar gördüğünde ortaya çıkan görme kaybı çoğu zaman kalıcı hale geliyor.
Tedavide kullanılan özel bir virüs, hücrelere üç farklı gen taşıyor. Bu genler aktif hale geldiğinde, yaşlanan hücrelerin daha genç ve işlevsel bir duruma dönmesini sağlayabilecek proteinler üretiyor. Araştırmacılar, bu yöntemin hücrelerde zamanla biriken epigenetik değişiklikleri kısmen sıfırlayabileceğini düşünüyor.
Deneysel tedavi, yaşa bağlı görme kaybını durdurmayı hedefliyor. (Fotoğraf: A Haber)
GÖRME KAYBINA KARŞI YENİ YAKLAŞIM
Çalışmanın arkasındaki isimlerden biri olan Harvard Üniversitesi genetik uzmanı David Sinclair, yaşlanmanın yalnızca bir yıpranma süreci olmadığını, aynı zamanda hücrelerin biyolojik bilgilerini kaybetmesiyle ilişkili olduğunu savunuyor.
Sinclair ve ekibi, 2020 yılında fareler üzerinde yaptıkları deneylerde benzer bir yaklaşım kullanarak yaşlı hücrelerin bazı özelliklerini genç hücrelere benzer hale getirebildiklerini açıklamıştı. Şimdi ise aynı yaklaşımın insanlarda işe yarayıp yaramayacağı test ediliyor. Uzun ömür ve yaşlanma araştırmalarıyla ilgilenen birçok bilim insanı, bu denemeyi son yılların en önemli klinik çalışmalarından biri olarak değerlendiriyor.


