Öldürdüğü hamile eşinin cesediyle 10 gün aynı evde yaşadı

Kastamonu'da 8 aylık hamile eşini öldürdükten sonra yaklaşık 10 gün 1,5 yaşındaki çocuğuyla birlikte cesetle aynı evde yaşayan şahıs, içtiği sigara sebebiyle olay anını hatırlamadığını iddia ederek, "Tek hatırladığım 8 gün boyunca eşimin cesediyle uyumuşum" dedi.
Olay, 21 Nisan 2025'te İnönü Mahallesi Arnavut Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerindeki apartmandan kötü kokuların gelmesi üzerine binada yaşayan vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi'ni aradı. İhbar üzerine Civil ailesinin yaşadığı eve giren ekipler, 34 haftalık hamile Elif Civil'in cesediyle karşılaştı. Elif Civil'in, vücuduna aldığı 12 bıçak darbesiyle öldürüldüğü, cesedin 10 günden fazla süredir evde olduğu belirlendi.
SANIK TUTUKLANDI
Yaşanan olayın ardından harekete geçen Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ölen kadının kocası Berkan Civil'i (29) 1,5 yaşındaki çocuğu İ.C. ile birlikte Nasrullah Meydanı'nda yakaladı. Gözaltına alınan Berkan Civil tutuklandı. Olayın ardından Berkan Civil hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "Eşe karşı kasten öldürme kasten öldürme" suçundan dava açıldı. Davanın ilk duruşmasında, tanıklar ve taraf avukatları hazır bulunurken, sanık SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı.
Fotoğraf: İHA
"TEK HATIRLADIĞIM 8 GÜN BOYUNCA EŞİMİN CESEDİYLE UYUMUŞUM"
Duruşmada savunma yapan Berkan Civil, "Olaydan önce ben, kapı komşum M.Ç.'yi telefonla aradım. Çarşıya inemeyeceğimi eve gelirken ekmek ve sigara almasını söyledim. Kapıyı tıkladı, açtım ekmek ve sigarayı aldım. Parasını da verdim. Sigarayı içtikten sonrasını da hatırlamıyorum. Tahlillerimde uyuşturucu çıktı mı, bilmiyorum. 4 gün kendimde değildim. Uyandığımda boğazımda kesik vardı, karnımda da kesikler vardı. Tek hatırladığım 8 gün boyunca eşimin cesediyle uyumuşum. Telefonum da olmadığı için arayamadım. Ben yaralıydım, eşim de öldürülmüş haldeydi. Telefonum yoktu, bulamadım. O yüzden de kimseyi arayamadım. Sigarayı içtikten sonra uyandığımda boğazım kesikti. Gömleğimde kan içerisindeydi. Korktuğum için kimseyi arayamadım, haber veremedim. 4 gün boyunca uyuya kalmışım. Korktum, çocuğumu kaybederim diye, o yüzden aramadım. Eşimle ara sıra anlaşmazlıklarımız olurdu. Her ailede olduğu gibi sorunlarımız olurdu. Fiziki olarak eşime bir şiddet uygulamadım. Ciğerim yanıyor, evladımı, eşimi kaybettim. Tek hazırladığım T.Ş.'nin kapıya gelip ekmek ve sigarayı bıraktığı, ardından bir süre sonra görüşünce, 'ben, sana demiştim' diye cevap verdi. 10 gün sonra olay ortaya çıktı. Kan değerlerimde uyuşturucu çıktı mı bilmiyorum" dedi.
Fotoğraf: İHA
"BEN BABAYIM SONUÇTA, BİLİNCİMİ KAYBETSEM DE ÇOCUĞUMA BAKABİLİRİM"
Evde bulunan bıçaktaki DNA'sının daha önce ev işlerinde kullandığı için çıkmış olabileceğini iddia eden sanık, "Herhangi bir yere borcum yoktu. Herhangi birisiyle husumetim de yok. Ben işimde gücümde birisiyim, eşimin de kimseyle husumeti yoktu garibimin. Boya ve fayans işlerine gidiyorum, akşamları da kahvehanede çalışıyordum. Ben, 8 gün boyunca evde eşimin cesedini gördüm. Nasıl yaralandığımı hatırlamıyorum. Uyandığımda boğazım kesik, gömleğim de kan içerisindeydi. Yakalandığım güne kadar 8 gün boyunca dışarıya hiç çıkmadım. Herhangi bir madde kullanmadım. Olaydan 15 gün önce eşimle kavga ettiğimi söylüyorlar. Bunu kabul etmiyorum. Madem komşularımız kavga ettiğimizi duymuşlar, neden polisi aramamışlar" diye konuştu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına duruşmaya katılan avukatın, "4 gün boyunca kendine gelemediğini söylüyorsun. 1,5 yaşındaki çocuğun bakımını kim sağlamış, bunu açıklayabilir misiniz" şeklindeki sorusuna cevap veren sanık, "Çocuğuma ben baktım. Ben, babayım, bilincimi kaybetsem de çocuğuma bakabilirim. Kendimde olmasam da hatırlamasam da çocuğuma bakabilecek durumdaydım" şeklinde konuştu.



