İstanbul sel riski haritası yayında: İşte en tehlikeli 5 ilçe

İstanbul sel riski haritası yayında: İşte en tehlikeli 5 ilçe

İstanbul için hazırlanan yeni sel riski analizi, kentin hangi bölgelerinde tehlikenin yoğunlaştığını net biçimde ortaya koydu. Yapay zeka destekli çalışma, özellikle yoğun nüfus ve yapılaşmanın olduğu ilçelerde riskin daha yüksek olduğuna işaret ediyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Afet Yönetimi Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Ekmekcioğlu, İstanbul ilçelerinin sel riskini yapay zeka kullanarak belirlediklerini, buna göre en yüksek riskin Fatih, Gaziosmanpaşa, Bağcılar, Güngören ve Beyoğlu'nda olduğunu söyledi. İklim değişikliğiyle birlikte etkisi ve sayısı son yıllarda artan seller, yoğun yapılaşmayla birleşip ciddi riskler oluştururken kent içindeki drenaj sorunları ve betonlaşma, yağışların taşkınlara dönüşmesine zemin hazırlıyor.

İTÜ ve Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) işbirliğiyle "İstanbul'un ilçe bazlı sel risk haritalandırması" başlıklı çalışmada kentin ilçe ölçeğindeki sel riskleri, Türkiye'de ilk kez yapay zeka tabanlı bir karar destek algoritmasıyla ve tehlike, maruziyet, kırılganlık unsurlarıyla birlikte ele alınarak değerlendirildi.

📍 EN YÜKSEK RİSK TAŞIYAN İLÇELER

Araştırmaya göre sel tehlikesinin en yoğun hissedildiği 5 ilçe şunlar:

🔶Fatih
🔶Gaziosmanpaşa
🔶Bağcılar
🔶Güngören
🔶Beyoğlu

Bu ilçelerde hem nüfus yoğunluğu hem de betonlaşma oranı, yağışların hızla taşkına dönüşmesine neden oluyor.

Fatih, Gaziosmanpaşa ve Bağcılar, sel tehlikesinin en yoğun hissedileceği bölgelerin başında geliyor. (Kaynak: A Haber Foto Arşiv) Fatih, Gaziosmanpaşa ve Bağcılar, sel tehlikesinin en yoğun hissedileceği bölgelerin başında geliyor. (Kaynak: A Haber Foto Arşiv)

📉 SEL RİSKİNİN EN DÜŞÜK OLDUĞU BÖLGELER

Çalışmada riskin görece düşük olduğu 5 ilçeler de belirlendi:

🔶Adalar
🔶Şile
🔶Silivri
🔶Sarıyer
🔶Çekmeköy

Bu bölgelerde doğal alanların daha fazla olması ve yapılaşmanın daha sınırlı kalması dikkat çekiyor.

Çalışmada riski artıran faktörlerin yanı sıra bölgedeki uyum kapasitesi gibi riski azaltıcı unsurları da değerlendirdiklerini kaydeden Ekmekcioğlu, "Tehlike bağlamında yaklaşık 15 farklı göstergeyi, risk bağlamında ise hem kırılganlık hem de maruziyet olarak toplamda yaklaşık 20 göstergeyi ilçe bazlı olarak belirledik. Her bir göstergeye ilişkin verileri toplayarak analiz ettik ve İstanbul genelinde sel riskinin mekansal dağılımını ortaya koyduk." dedi.

Çalışmaya göre kentin Avrupa Yakası'ndaki risk daha büyük. (AA) Çalışmaya göre kentin Avrupa Yakası'ndaki risk daha büyük. (AA)

AVRUPA YAKASI DAHA SIKINTILI

Ekmekcioğlu, Avrupa Yakası'nda Silivri, Çatalca ve Sarıyer'in bazı bölgeleri ile Anadolu Yakası'nda Şile'de sel riskinin görece daha az olduğunu aktardı. Riskin en önemli unsurunun insan varlığı, dolayısıyla nüfus ve yapılaşma olduğunu kaydeden Ekmekcioğlu, şu bilgileri paylaştı:

"İstanbul'un özellikle merkez kuşağına baktığımızda yani nüfus yoğunluğunun fazla olduğu Esenler, Güngören, Bağcılar gibi bölgelere baktığımızda buralarda sel riskinin fazla olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Bizi aynı zamanda bu noktada geçmişte meydana gelmiş kronik sel baskınları doğruluyor. Yine keza Fatih'i de buna örnek verebiliriz. Avrupa Yakası'nda bu ilçelerden bahsedebiliriz. Anadolu Yakası'na geldiğimizde de Üsküdar, Ümraniye, Ataşehir, Kadıköy gibi ilçelerde sel riskinin Anadolu Yakası içerisinde yüksek olduğunu ifade edebiliriz. Ancak Avrupa Yakası'ndaki ilçelerle kıyaslandığında burada sel riskinin biraz daha düşük olduğunu gözlemliyoruz."

Riskin yüksek olduğu bölgelerin İstanbul nüfusunun önemli bir bölümünü barındırdığına dikkati çeken Ekmekcioğlu, "İstanbul için yaptığımız tehlike analizlerinde esasında şunu gördük, İstanbul'un yüzey alanı bakımından yaklaşık yüzde 10'luk bir kısmı yüksek tehlike, yüzde 10'luk bir kısmı orta tehlike, yüzde 80'lik bir kısmı ise düşük ve çok düşük olarak ifade edebileceğimiz kategorilerde sel tehlikesi altında. Ancak tekrar söylemek gerekir ki dikkat edilmesi gereken nokta özellikle yüksek tehlike altında olarak ifade ettiğimiz yüzde 10'luk bir yüzey alanı kısmı. Çok ciddi bir nüfus yoğunluğunu barındırıyor. Bu bölgelerde nüfus yoğunluğunun etkisiyle sel riski artıyor." diye konuştu.

AVRUPA YAKASI NEDEN DAHA RİSKLİ?

Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri, sel riskinin Avrupa Yakası'nda daha yüksek olması. Özellikle kentin merkez kuşağında yer alan ve nüfus yoğunluğu yüksek olan ilçelerde risk zirve yapıyor.

Uzmanlara göre:

🔶Yoğun betonlaşma
🔶Yetersiz drenaj altyapısı
🔶Geçmişte yaşanan kronik sel olayları

bu tabloyu doğrulayan başlıca unsurlar. Anadolu Yakası'nda da Üsküdar, Ümraniye, Ataşehir ve Kadıköy gibi ilçelerde risk bulunuyor; ancak Avrupa Yakası'na kıyasla daha düşük seviyede kalıyor.

Yoğun yapılaşma ve nüfus baskısı, İstanbul’un merkez ilçelerinde sel riskini artırıyor.Yoğun yapılaşma ve nüfus baskısı, İstanbul’un merkez ilçelerinde sel riskini artırıyor.

İSTANBUL'UN YÜZDE 10'U KRİTİK BÖLGEDE

Araştırmaya göre İstanbul'un:

🔶%10'u yüksek riskli
🔶%10'u orta riskli
🔶%80'i düşük ve çok düşük riskli kategoride yer alıyor

Ancak asıl dikkat çeken nokta, yüksek riskli bu %10'luk alanın aynı zamanda milyonlarca insanı barındırıyor olması. Yani risk küçük bir alanda yoğunlaşsa da etkisi çok daha geniş kitleleri ilgilendiriyor.

Yapay zekayla sel riski yüzde 90-95 doğrulukla tahmin edilebiliyor. (AA)Yapay zekayla sel riski yüzde 90-95 doğrulukla tahmin edilebiliyor. (AA)

YAPAY ZEKA UYARDI

Ekmekcioğlu, doğal alanların azaldığı ve geçirimsiz yüzeylerin yoğun olduğu kent bölgelerinde yağmur suyunun hızla akarak göllenme, sel ve su baskınına yol açtığını, bu sorunun da temel olarak şehirleşmeyle ilgili olduğunu söyledi.

Tehlike analizinde yapay zeka kullanmalarını, çalışmalarının özgün ve yenilikçi yanı olarak nitelendiren Ekmekcioğlu, "Dolayısıyla geçmiş, meydana gelmiş sel olaylarından öğrenen ve o olayları tetikleyici unsurları da bünyesinde barındıran tüm öğrenme sürecinde ve geçmiş sel olayları ile çevresel faktörler arasındaki ilişkileri öğrenerek gelecekte sel oluşma potansiyeli bulunan alanları da tahmin edebilen bir yapay zeka algoritması ve bu algoritmayla tehlike modellemesini gerçekleştirdik. Bu tehlike modellemesi ve algoritma da tüm risk değerlendirme sürecini beslemiş oldu." ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Ekmekcioğlu, tehlike modellemesinde sel risklerini bölgenin topografya, eğim, drenaj ağı ile hidrolojik, meteorolojik ve jeomorfolojik özelliklerini geçmiş sel olaylarıyla ilişkilendirerek yapay zekayla yaklaşık yüzde 90 ila 95 doğrulukla tahmin ettiklerini dile getirdi.

Yapay zeka algoritmaları, geçmiş sel verilerini analiz ederek risk haritasını oluşturdu.Yapay zeka algoritmaları, geçmiş sel verilerini analiz ederek risk haritasını oluşturdu.

YAPAY ZEKA İLE %95'E VARAN DOĞRULUK

Çalışmanın en çarpıcı yönlerinden biri ise kullanılan teknoloji. Araştırmada, geçmiş sel olaylarını analiz eden ve çevresel faktörlerle ilişkilendiren yapay zeka algoritmaları kullanıldı.

Bu sistem:

🔶Topografya
🔶Eğim
🔶Drenaj ağı
🔶Meteorolojik veriler

gibi birçok parametreyi değerlendirerek sel oluşma ihtimalini %90–95 doğruluk oranıyla tahmin edebiliyor.

Kentleşmenin doğayla uyumsuz ilerlemesi, sel tehlikesini büyüten faktörler arasında gösteriliyor.Kentleşmenin doğayla uyumsuz ilerlemesi, sel tehlikesini büyüten faktörler arasında gösteriliyor.

SEL RİSKİNİ ARTIRAN TEMEL NEDENLER

Uzmanlara göre İstanbul'da sel riskini büyüten başlıca etkenler şunlar:

🔶Yoğun ve plansız şehirleşme
🔶Geçirimsiz yüzeylerin artması
🔶Altyapı yetersizlikleri
🔶İklim değişikliğine bağlı şiddetli yağışlar

Bu faktörlerin birleşimi, kısa sürede yüksek miktarda yağışın taşkına dönüşmesine zemin hazırlıyor.

HAYAT KURTARACAK UYARILAR

Ömer Ekmekcioğlu, sel riskini azaltmak için şu önerilerde bulundu:

"İstanbul gibi yoğun kentleşmiş bir şehirde biz aslında doğa temelli çözümleri, yağmur suyu hasadı, yağmur bahçeleri, geçirimli zeminler gibi doğadan esinlenen çözümleri öneriyoruz. Bu noktada özellikle çatılarda yağmur suyunun biriktirilmesi, hem yağmur suyunun geri kazanımı bağlamında farklı bir kullanım alternatifi olarak değerlendirilmesini hem de özellikle çok hızlı şekilde yağmur suyunu akışa geçiren çatılarda yağmur suyunun tutulması ve yağışın akışa dönüşmesinin geciktirilmesi, İstanbul'da sel tehlikesiyle baş etme noktasında hayata geçilecek önemli unsurlar olarak karşımıza çıkıyor."

Çalışmada tehlike, maruziyet ve kırılganlık kriterleri birlikte değerlendirildi.Çalışmada tehlike, maruziyet ve kırılganlık kriterleri birlikte değerlendirildi.

UZMANLARDAN KRİTİK ÖNERİLER

Araştırmayı yürüten ekip, sel riskini azaltmak için doğa temelli çözümlere dikkat çekiyor:

🔶Yağmur suyu hasadı sistemleri
🔶Geçirimli zemin uygulamaları
🔶Yağmur bahçeleri
🔶Çatılarda su depolama sistemleri

Bu yöntemler sayesinde yağmur suyunun aniden akışa geçmesi önlenerek taşkın riski önemli ölçüde azaltılabiliyor.

Uzmanlara göre doğru planlama ve altyapı yatırımlarıyla sel riski önemli ölçüde azaltılabilir.Uzmanlara göre doğru planlama ve altyapı yatırımlarıyla sel riski önemli ölçüde azaltılabilir.

Ekmekcioğlu'nun verdiği bilgilere göre, ilçelerin sel riski sıralaması ve risk puanları şöyle:

Sıra İlçe Risk Skoru
1 Fatih 0,7750
2 Gaziosmanpaşa 0,7505
3 Bağcılar 0,7340
4 Güngören 0,7305
5 Beyoğlu 0,7211
6 Bahçelievler 0,7109
7 Bayrampaşa 0,7093
8 Zeytinburnu 0,6812
9 Esenler 0,6616
10 Kağıthane 0,6516
11 Şişli 0,6392
12 Esenyurt 0,6142
13 Küçükçekmece 0,5816
14 Kadıköy 0,5615
15 Ataşehir 0,5366
16 Ümraniye 0,5339
17 Üsküdar 0,5297
18 Bakırköy 0,4818
19 Sultanbeyli 0,4576
20 Sultangazi 0,4542
21 Kartal 0,4478
22 Beşiktaş 0,4301
23 Avcılar 0,4090
24 Beylikdüzü 0,3983
25 Sancaktepe 0,3941
26 Maltepe 0,3803
27 Pendik 0,2895
28 Başakşehir 0,2880
29 Arnavutköy 0,2877
30 Tuzla 0,2865
31 Büyükçekmece 0,2821
32 Eyüpsultan 0,2685
33 Çatalca 0,2371
34 Beykoz 0,2338
35 Çekmeköy 0,2212
36 Sarıyer 0,1880
37 Silivri 0,1831
38 Şile 0,1377
39 Adalar 0,1376

Fatih, Gaziosmanpaşa ve Bağcılar, sel tehlikesinin en yoğun hissedileceği bölgelerin başında geliyor. (Kaynak: AA)Fatih, Gaziosmanpaşa ve Bağcılar, sel tehlikesinin en yoğun hissedileceği bölgelerin başında geliyor. (Kaynak: AA)

10 SORUDA İSTANBUL'UN SEL RİSK ANALİZİ

1. İstanbul'da sel riski en yüksek olan ilçeler hangileri?

İstanbul'da sel riski en yüksek ilçeler Fatih, Gaziosmanpaşa, Bağcılar, Güngören ve Beyoğlu olarak öne çıkıyor. Bu bölgelerde yoğun yapılaşma ve nüfus baskısı riski artırıyor.

2. Sel riski en düşük ilçeler nereler?

Adalar, Şile, Silivri, Sarıyer ve Çekmeköy, sel riskinin en düşük olduğu ilçeler arasında yer alıyor. Bu bölgelerde doğal alanların daha fazla olması etkili.

3. İstanbul'da sel riskini artıran en önemli faktör nedir?

En belirleyici faktör nüfus yoğunluğu ve betonlaşma. Geçirimsiz yüzeyler, yağmur suyunun hızla yüzey akışına geçmesine neden oluyor.

4. Avrupa Yakası mı daha riskli, Anadolu Yakası mı?

Genel tabloya göre Avrupa Yakası daha yüksek sel riski taşıyor. Özellikle merkez ilçelerde risk yoğunlaşıyor.

5. Yapay zeka sel riskini nasıl hesapladı?

Geçmiş sel olayları, coğrafi veriler ve çevresel faktörler analiz edilerek yapay zeka algoritmasıyla risk haritalandırması yapıldı.

6. Yapılan analiz ne kadar güvenilir?

Modelleme sonuçlarına göre doğruluk oranı yüzde 90 ila 95 arasında değişiyor.

7. İstanbul'un ne kadarı yüksek risk altında?

Kent yüzeyinin yaklaşık yüzde 10'luk kısmı yüksek sel tehlikesi taşıyor. Ancak bu alanlarda yoğun nüfus yaşıyor.

8. Sel riskinin artmasının arkasında iklim değişikliği var mı?

Evet. İklim değişikliği nedeniyle şiddetli yağışların sıklığı ve etkisi artıyor, bu da sel riskini büyütüyor.

9. Şehirleşme sel riskini nasıl etkiliyor?

Doğal alanların azalması ve betonlaşmanın artması, yağmur suyunun emilmesini engelleyerek taşkın riskini yükseltiyor.

10. Sel riskini azaltmak için hangi çözümler öneriliyor?

Yağmur suyu hasadı, geçirimli zeminler, yağmur bahçeleri ve çatılarda su depolama sistemleri gibi doğa temelli çözümler öneriliyor.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin