Kişisel veriler nasıl sızıyor? Uygulama ve Wi-Fi'ye tehdidi! Bu adımlara dikkat...
Geçtiğimiz günlerde Türkiye gündemini oldukça meşgul eden "kişisel verilerin sızdırılması" olayına değinen Prof. Ali Murat Kırık ve İletişim Direktörü Ümit Sanlav, verilerin sızdırılması olayında sosyal medya şirketlerinin rolüne dikkat çekti. Prof. Kırık, sosyal medya şirketlerinin söz konusu kişisel verileri toplaması ve işlenmesinde en büyük suç ortağı olduğunu belirtti. Sanlav ise konuya ilişkin, "Üyeliklerimiz, sosyal medya aboneliklerimiz ya da tıkladığımız korsan yazılım linkleri marifetiyle, hesaplarımız başkalarınca kullanılabilir" diye konuştu.
Bolu'da meydana gelen yangın felaketinin ardından şüphelilerin, yangında yaşamını yitiren ailelerin yakınlarını aramasının ardından kişisel verilerin güvenliği konusu yeniden gündem oldu. Devletin verileri koruyamadığına yönelik başlatılan asılsız iddialara bir yanıt getiren dijital bilimciler, herhangi bir zafiyetin söz konusu olamayacağını belirtirken sızmaların ne şekilde gerçekleştiğine dair, açıklamalarda bulundu.
Ümit Sanlav, kişisel verilerin sızdırılmasında kişilerin telefon uygulamaları ve wi-fi adreslerine dikkat çekti / SABAH
"VERİLERİMİZİ KENDİ ELİMİZLE VERİYORUZ"
Sosyal Medya Araştırmacısı ve İletişim Direktörü Ümit Sanlav, devlet tarafından bir sızmanın olmadığını kesin dille vurgularken, "E-devlet tarafından verilerimizin sızdırıldığı iddiası yine gündemde. Devletin ilgili organları tarafından bu konuda bir sızıntı olmadığı söylendi ve devletin bu konuda siber güvenlik önlemleri etkili şekilde çalıştığını biliyoruz" dedi. Sanlav, verilerimiz güvende mi? sorusuna, "Kişisel verilerimizin harç-ı alem dolaşması için e-devletin ya da benzer bir kurumun bilgi güvenliğini sağlayamamasına ihtiyacımız yok aslında. Zira zaten kendi ellerimizle her verimizi her türlü ortam aracılığıyla herkese veriyoruz" diye yanıt verdi.
Kişisel verilerin sızdırılmasında devlet zafiyeti iddiaları asılsız denildi / SABAH
UYGULAMA, Wİ-Fİ VE BLUETOOTH'A DİKKAT!
Sızıntıların çoğunlukla insanlardan kaynaklı olduğunu kaydeden Sanlav, "Telefonlarımızın içinde aslında hiçbirimiz kimlerin olduğunu gerçekten bilmiyoruz. Bazen indirdiğimiz bir uygulama, bazen bağlandığımız wi-fi, bazen açık unuttuğumuz bluetooth veya NFC bazen de ortak kullanıma açık şarj ünitelerine bütün verilerimize erişim imkanını ellerimizle vermiş olabiliriz. Mobil cihazınızı, toplu taşıma otobüsleri, restoranlar, havaalanları, AVM'ler gibi ortak kullanıma açık bir şarj istasyonuna taktığınızda, şarj istasyonu kutusundaki USB bağlantı noktası, cihazınıza veya cihazınızdan veri aktarmak için kullanılır. Bu da cihazınıza kötü amaçlı yazılım yüklemek veya cihazınızdan kişisel bilgileri çalmak için kullanılabileceği anlamına gelir. Bu bilgilerin bazıları; dijital ortamlara giriş bilgileri, kimlik bilgileri, kişi listeleri, foto galeri ve diğer hassas verilerdir" ifadelerini kullandı.


