Regaip Kandili ile ilgili hadisler ve ayetler! Diyanet Regaip Kandili ile ilgili Kur'an'da geçen ayetler nelerdir?
Müslümanların her yıl heyecanla beklediği üç aylar başladı. Üç aylardan, Recep ayının ilk perşembe gününü cumaya bağlayan gece yani bugün Regaip Kandili idrak edilecek. Regaip Kandili huşu içinde karşılanırken, kandil ile ilgili hadis ve ayetler araştırılmaya başlandı. Peki, Regaip Kandili ile ilgili Kur'an'da hangi ayetler geçiyor? Hz. Muhammed'in Regaip Kandili hadisleri nelerdir? İşte Regaip Kandili ile ilgili hadisler ve ayetler...
Regaip Kandili ile ilgili hadisler ve ayetler, günün en çok aranılanları arasında yer alıyor. İslam dünyası için büyük öneme sahip üç aylardan, recep ayının ilk perşembe gününü cumaya bağlayan gecesi idrak edilecek Regaip Kandili, Müslümanlar tarafından sevinçle karşılanıyor. Regaip Kandili hakkında merak edilenleri yazımızda ele aldık. Peki, Regaip Kandili ile ilgili Kur'an'da hangi ayetler geçiyor? Hz. Muhammed'in Regaip Kandili hadisleri nelerdir? İşte Regaip Kandili ile ilgili hadisler ve ayetler...
REGAİP KANDİLİ İLE İLGİLİ AYET
Regaip kelimesi Kur'an-ı Kerim'de direkt olarak geçmemektedir. Ancak "reğabe"den türemiş olan çeşitli kelimeler, Kur'ân'da sekiz yerde geçmekte ve "reğabe"nin ifâde ettiği manayı karşılamaktadır. Bu ayetlerin içerisinde yer alan bir ayet ise Recep ayına vurgu yapmaktadır:
"Şüphesiz Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah'ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin." (Tevbe Suresi, 36)
Peygamberimiz bir hadisinde ayet-i kerimede işaret edilen haram ayların, Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları olduğu vurgulamıştır.
Diyanetin tefsirine göre, Hz. İbrâhim ve İsmâil'in şeriatındakine uygun olarak Câhiliye dönemi Arapları da yılın dört ayını kutsal sayarlar, bu inanışa saygının bir işareti olarak savaştan ve her türlü saldırıdan kaçınırlardı. Zilkade, zilhicce, muharrem ve recebden oluşan bu aylar haram aylar (eleşhürü'l-hurum) diye anılırdı.
Bununla birlikte bazı kabileler bu dört aya bir dört daha ekleyerek sekiz ayı haram sayarken, diğer bazıları aylar arasında fark gözetmiyordu. Aynı şekilde, belirli kabileler arasında yaşayan hıristiyanlar da haram ayların saygınlığını kabul etmiyorlardı. Bu anlayışı benimseyenlerin haram aylarla ilgili bir taahhütleri olmadığından, diğer kabileler onlara karşı dikkatli davranmak zorundaydı.
Her türlü çatışmanın haram sayıldığı bu aylarda meydana gelen savaşlara, dinî yasaklar çiğnendiği için "ficâr savaşları" denmiştir. Bu çerçevede, İslâmî düşünce sistemi içinde, yılın üçte birini meydana getiren bir sürenin savaş karşıtı duygu ve düşüncelerle geçirilmesine yer verilmiş olması, ihmal edilen birtakım insanî değerlerin hatırlanıp yaşatılmasına ve bu konuda kamuoyu oluşturulması için belli günlerin veya haftaların ayrılmasına önem verilen zamanımızda daha bir dikkat çekmekte ve anlam kazanmaktadır.






