Son dakika | Her yıl koronavirüs aşısı mı olacağız? Dikkat çeken sözler

Son dakika | Her yıl koronavirüs aşısı mı olacağız? Dikkat çeken sözler

Son dakika haberi... Koronavirüs salgınını ortadan kaldırması için başta Türkiye olmak üzere dünyada aşılama çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Aşılarını olan yaşlı hasta vakalarında ciddi bir azalma meydana geldi. Başarılı bir şekilde yürütülen aşı çalışmalarında vatandaş "her yıl aşı olunacak mı?" sorusunun yanıtı merak ediyor. Bir kısım uzmanlar, her yıl grip aşısı gibi Covid-19 aşısı yaptırma durumu ile karşı karşıya kalma ihtimalinin olduğunu söyledi. İşte pandemi sürecinde halkın en çok merak ettiği sorular ve yanıtları...

BioNTech'in kurucu ortağı ve tıp direktörü Dr. Özlem Türeci geçtiğimiz günlerde, "Bundan sonra her yıl koronavirüs aşısı olunması gerekecek, tıpkı her sene mevsimsel grip aşısı olunduğu gibi..." diye önemli bir açıklama yaptı. Benzer açıklamaları daha önce de bazı uzmanlar tarafından da dile getirilmişti.

Son dakika | Her yıl koronavirüs aşısı mı olacağız? Dikkat çeken sözler - 1

BU AÇIKLAMALAR SONRASI AKILLARDA BİR SORU İŞARETİ OLUŞTU: COVİD-19 HAYATIMIZDAN HİÇ GİTMEYECEK Mİ?
"Bu virüs ile belli bir süre daha yaşayacağımızın ipuçları var. Şu anki bulgulara göre önümüzdeki 3-4 yıl boyunca pandemi şeklinde olmasa bile Covid-19'un mevsimsel hastalık pozisyonunda devam edeceğini öngörebiliriz" diyen Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Aydın, Hürriyet'e önümüdeki birkaç yılın resmini anlattı.

Son dakika | Her yıl koronavirüs aşısı mı olacağız? Dikkat çeken sözler - 2

1- HER YIL GRİP AŞISI GİBİ COVİD-19 AŞISI MI OLACAĞIZ?
Bu soruyu cevaplamak için öncelikle koronavirüslerin geçmişine bakmak lazım. Virologlar, bu virüsleri 1930'lu yılların sonlarına doğru keşfetmişler. Biz bugün 6 farklı koronavirüsü tanıyoruz. Bu virüsleri HCoV-229E, HCoV-OC43, HCoV-NL63, HKU1-CoV, SARS-CoV ve MERS-CoV olarak sıralayabiliriz.

2019'da bir pandemiye sebep olan ve SARS-CoV-2 olarak isimlendirilen virüs de bu tabloya eklendi, sayı 7'ye çıktı. Genetik materyalleri RNA olan bu virüsler normalde sınıf olarak üst solunum yolu enfeksiyonu yapıyor.

Kış aylarında mevsimsel olarak koronavirüsle enfekte olan insanlar var. Tabii burada SARS-CoV-2'den değil, yukarıda saydığımız diğer koronavirüslerden bahsediyoruz. Bunlar her yıl bizde enfeksiyon oluşturabildiğine göre, bu virüslere karşı oluşan antikorlar kalıcı değil. Yani koronavirüsler için kalıcı bağışıklık oluşturamadığımız bir virüs sınıfı diyebiliriz.

Bu aileye ait olan SARS-CoV-2 virüsünün de böyle bir karaktere sahip olabilme veya influenzaya benzer mutasyonlar yaparak sürekli yeni varyantlar oluşturarak karşımıza farklı şekillerde çıkabilme ihtimali bulunuyor. Eskiden geçirdiğimiz enfeksiyona veya yapılan aşıya bağlı antikorumuz olsa bile onların korumama ihtimali söz konusu. Bu nedenle her yıl grip aşısı gibi Covid-19 aşısı yaptırma durumu ile karşı karşıya kalma ihtimalimiz bulunuyor.

Son dakika | Her yıl koronavirüs aşısı mı olacağız? Dikkat çeken sözler - 3

2- VİRÜS ŞEKİL DEĞİŞTİRDİKÇE AŞILAR DA DEĞİŞECEK Mİ?
Değişen virüsün oluşturduğu yeni varyantların özelliklerine bağlı olarak aşı içeriği de değişecektir. Enfeksiyon oluşturabilme kapasitesi devam ettiği sürece, yeni oluşan antijenik özelliklerin yani gelişen antikorların yeni virüslere uygun olması lazım. O zaman aşılara bu yeni yapının entegre edilmesi gerekiyor.

Son dakika | Her yıl koronavirüs aşısı mı olacağız? Dikkat çeken sözler - 4

3- VARYANT DENİNCE AKLIMIZA HEP 'DAHA ÖLÜMCÜL VİRÜS' GELİYOR. İLERİDE VARYANTLAR 'ETKİSİ AZALMIŞ VİRÜS' OLARAK DA KARŞIMIZA ÇIKABİLİR Mİ?
Mutasyon, RNA virüslerinin genetik karakterleri nedeniyle oluşan değişimlerdir. RNA virüslerinde bu çok sık meydana gelir. Bu mutasyonlar anlamlı olduğu zaman virüse katkı verir, anlamsız olduğu zaman ise virüse zarar verir. Yani mutasyonlar her zaman zarar verici şekilde gerçekleşmez.

Mutasyonlar anlamlı olduğu zaman virüs yaşar ve yeni kazandığı özellik onun patojenitesini artırıyorsa ona güç vermiş olur. Ama mutasyon virüsün aleyhinde de gelişebilir ve virülansını destekleyen bir değişim yapmak yerine, yok olup gitmesine neden olur.

Covid-19 hastalığı başladığından beri bu değişimler virüste meydana geliyor. Mutasyonların birçoğu silinip gidiyor ancak bir kısmı da anlamlı olarak meydana geldiği için varyant şeklinde karşımıza çıkıyor. Varyant dediğimiz virüslerin de mutasyona uğrayarak silinip gitmesi mümkün. Burada önemli nokta bulaşı azaltmak olacaktır. Bu virüsler insandan insana bulaştıkça mutasyon potansiyeli de artıyor.

Son dakika | Her yıl koronavirüs aşısı mı olacağız? Dikkat çeken sözler - 5

4- BUNDAN SONRAKİ HAYATIMIZDA KORONAVİRÜS İLE YAŞAMAYA DEVAM MI EDECEĞİZ? BİZİ NELER BEKLİYOR?
Şu anda yangın büyük ve alevli. Bu yangınla mücadelede, Dünya Sağlık Örgütü'nün ve Sağlık Bakanlığımız'ın önerileri doğrultusunda alevi söndürmeye çalışıyoruz. Alevleri iyice söndürmemiz, küçük közler bile bırakmamamız lazım. Bıraktığımız sürece yangın büyümeye meyilli; sürekli bulaşarak eskisi gibi büyük alevler oluşturuyor. Bundan sonra bizleri daha dikkatli bir yaşam, maske takmaya biraz daha devam etmek, hijyen kurallarına uymaya devam etmek ve korunmanın iyi algılandığı ve uygulandığı bir dönem bekliyor.

Bu virüs ile belli bir süre daha yaşayacağımızın ipuçları var. Şu anki bulgulara göre önümüzdeki 3-4 yıl boyunca pandemi şeklinde olmasa bile Covid-19'un mevsimsel hastalık pozisyonunda devam edeceğini öngörebiliriz. Covid-19'un devam ettiği bu yıllarda aşıların da virüsün şekline göre hazırlanması ve insanların bağışık halde tutulması gerektiğini söylemek mümkün.

Aşılar bu noktada çok önemli. Eğer dünya nüfusunun tamamını aşılarsak, virüsün bulaşmasını kırmış olacağız, mutasyon ihtimalini de azaltacağız. Toplum bağışıklığının kısa sürede oluşması büyük önem taşıyor. Aşıyı da hızlı yapmak gerekiyor. Çünkü süre uzadıkça virüsün yaşama şansı artıyor.

Son dakika | Her yıl koronavirüs aşısı mı olacağız? Dikkat çeken sözler - 6

5- AŞILAMA HIZLI OLMAZSA, DAHA İLK DOZ UYGULANMAYANLAR VARKEN ÜÇÜNCÜ AŞIYI OLMASI GEREKENLERİN SIRASI GELECEK. BU DURUM NELERE SEBEP OLABİLİR?
Üçüncü doz aşıların gerekliliği bir teorik gerçek olarak görülüyor. Şayet insanlar bağışıklıklarını yitirirlerse, ilk yapılan aşıların etkisi ortadan kalkmış olacak, tekrar hassas duruma düşecekler ve üçüncü doz aşının uygulanması gerekecek. Bu da aşı tüketiminin ciddi derecede artmasına neden olacak. Böyle bir durum sağlık sektörünün yanı sıra ekonomik sıkıntıların da ortaya çıkmasına neden olabilir. İşte hızlı aşılamanın önemi de bu noktada devrede giriyor. İnsanlar antikorlarını kaybetmeden toplumun yüzde 70-80'ini 6 ay gibi bir zamanda aşılamak gerekiyor.

6- HER YIL COVİD-19 AŞISI OLMAMIZ GEREKTİĞİ KONUSU NE KADAR SÜRE GEÇERLİ OLACAK? BİR SÜRE SONRA İSTEĞE BAĞLI OLACAK MI?
Evet, böyle bir teori kurmak mümkün. Bu hastalık pandemi olarak devam etmeyecek. Belli bir süre sonra endemi dediğimiz bölgesel veya lokal bir hastalığa dönüşecektir. Her ülke kendi riskini hesaplayarak aynı influenza hastalığında olduğu gibi belli bir aşılama programı oluşturacaktır. Bu pandeminin uzun yıllar sürüp gideceğini düşünmüyoruz ama birkaç yıl daha gücünü yüzde 50 de olsa koruyabileceğini, etkisini sürdürebileceğini öngörüyoruz.

Son dakika | Her yıl koronavirüs aşısı mı olacağız? Dikkat çeken sözler - 7

7- TAM KAPANMA VİRÜSÜN AZALMASINA NASIL ETKİ EDECEK?
Tüm uzmanlar olarak tam kapanmanın önemine değiniyoruz. Tam kapanmadaki amaç, virüsün bir başkasına geçmesine engel olmak. Ancak tam kapanma oldu ve bulaş azaldı diye insanlarda bağışıklık olmuyor. İnsanları bağışık hale getirmenin en büyük silahı aşılamaktır.

8- MASKE TAKMAYA DAHA NE KADAR DEVAM EDECEĞİZ?
Maske ile yaşamı beraber düşünebilmek lazım. Bundan kurtulmaktan çok onunla birlikte nasıl yaşarız konusunu geliştirmek gerekiyor. Maske gribal hastalıkların, anjinlerin birçoğunu önlemiş durumda. Uzak Doğu toplumlarının pandemi ile mücadele başarılı olmalarının sebeplerinden biri de maske ile yaşamayı becerebiliyor olmaları oldu. Özellikle mevsimsel hastalıkların çok olduğu dönemlerde maske kullanımı Uzak Doğu ülkelerinde çok yaygın.

Bizlerin de pandemi sürecinden sonra da maske ile yaşamı beraber devam ettirmeyi öğrenmemiz gerekebilir.

Maske sadece Covid-19'dan korumakla kalmıyor. Mesela verem hastalığı solunum yolu ile bulaşan bir hastalık. Türkiye'deki insanların yaklaşık yüzde 15-20'si bu hastalığa enfekte durumda, yani virüs taşıyıcısı. Kim bilir kaç kişi bu hastalarla aynı yolculukta, aynı ortamda, aynı havayı teneffüs ederek enfekte oldular. Maske bizleri hava ile bulaşan hastalıklarından da koruyor.

Son dakika | Her yıl koronavirüs aşısı mı olacağız? Dikkat çeken sözler - 8

9- MASKE SAĞLIĞA ZARAR VERİYOR MU?
Tabii ki sürekli maske takıyor olmak da sağlık için doğru değil. Etrafta kimsenin olmadığı, kalabalık olmayan açık havada maske takmayabilirsiniz. Ancak şöyle bir örnek verelim; İstiklal Caddesi de açık hava olarak görülüyor fakat en az kapalı ortam kadar riskli çünkü çok kalabalık. Eğer bizler açık havada maske takmaya gerek yok dersek, insanlar tıpkı İstiklal Caddesi gibi kalabalık yerlerde de "Nasıl olsa açık hava" diyerek maskelerini çıkarabilirler ve o zaman bulaşın önüne geçemeyiz.

Son dakika | Her yıl koronavirüs aşısı mı olacağız? Dikkat çeken sözler - 9

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin