Seyahat süresi günlerce kısalacak! Türkiye'nin dev ulaşım projesi yılda 70 bin kişiye iş kapısı olacak
Türkiye'nin küresel ticaretteki konumunu güçlendirecek Kalkınma Yolu Projesi ile yük taşımacılığında seyahat süresinin 10 ila 20 gün kısalması hedefleniyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, projenin her yıl ortalama 70 bin kişiye istihdam sağlamasının beklendiğini açıkladı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından Ankara Ofisi'nde düzenlenen Değişen Küresel Ulaştırma Jeopolitiği ve Kalkınma Yolu Projesi Konferansı'nda konuştu. Küresel ticaret koridorlarının bugün yeniden çizildiğine işaret eden Uraloğlu, son yıllarda yaşanan jeopolitik gelişmelerin, ulaştırma sistemlerinin ne denli kırılgan olabileceğini ve küresel ticareti nasıl sekteye uğratabileceğini gösterdiğini söyledi.
Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimler ve Rusya-Ukrayna Savaşı gibi gelişmelerin kırılganlıklar yarattığını belirten Uraloğlu, bu kırılganlık karşısında ülkelerin daha güvenli, kısa, öngörülebilir ve sürdürülebilir güzergahlar aramaya başladığını anlattı. Uraloğlu, bu noktada Türkiye'nin coğrafi ve jeostratejik üstünlüğünün devreye girdiğine dikkati çekerek, "Orta Koridor'un kalbinde yer alan, Türk Boğazları'nı yöneten ve Kalkınma Yolu'nu inşa eden bir Türkiye olarak masada da sahada da şunu net biçimde kanıtlıyoruz. Türkiye'siz koridor olmaz. Bu gerçekten kıymetli. Dünya artık Trans-Hazar üzerinden işleyen Orta Koridor'u, Basra'dan Avrupa'ya uzanacak Kalkınma Yolu'nu, Orta Koridor'un yeni bağlantısı TRIPP Koridoru'nu ve Modern Hicaz Demir Yolu Hattı'nı konuşuyor. Bu koridorlar birbirinin rakibi değildir, olmamalı da. Doğu-batı ve kuzey-güney hatlarını ülkemizde buluşturup Avrupa'ya taşıyan tamamlayıcı omurgalardır. Dolayısıyla Kalkınma Yolu'nu mevcut ticaret ağlarına can suyu veren tamamlayıcı bir güç olarak konumlandırıyoruz" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin bir kavşak noktasında olduğunu ve 4 saatlik uçuş mesafesinde yaklaşık 1,6 milyar insanın yaşadığını, yaklaşık 50 trilyon dolarlık gayri safi milli hasılaya sahip 67 ülkenin merkezinde yer aldığını aktaran Uraloğlu, altyapı yatırımları, kriz çözme kabiliyeti, diplomasideki yapıcı duruşu ve güven inşa eden yaklaşımıyla Türkiye'nin "jeostratejik bir güven adası" haline geldiğini vurguladı.
"KALKINMA YOLU STRATEJİK BİR KALDIRAÇ NİTELİĞİNDE"
Uraloğlu, ulaştırma ağlarının çeşitlendirilmesinin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu ve bu zorunluluğu fırsata çevirdiklerini, Türkiye'yi küresel ticaretin vazgeçilmez merkezi kılmak için bölgesel ve uluslararası iş birliklerini de kararlılıkla güçlendirdiklerini dile getirdi. Orta Koridor'un Çin ve Orta Asya'yı Hazar üzerinden Türkiye'ye ve Avrupa'ya bağlayan en kritik güzergah olması bakımından bu vizyonun en önemli ayaklarından biri olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Türkiye'de Orta Koridor'a bağlantı sağlayan hatların uzunluğu mevcut, devam eden ve planlanan hatlarla birlikte toplam 2 bin 156 kilometreye ulaşmaktadır. Bu kapsamda yapılan ve yapılacak yatırımların toplamı 47,1 milyar doları bulurken, 10 yıllık projeksiyonda üretim kapasitesinin 114 milyar doları, yıllık ortalama istihdam etkisinin ise 144 bin kişiyi bulmasını hedefliyoruz" dedi.
Temeli atılan Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu'nun Orta Koridor'a stratejik bir güzergah kazandıracağına işaret eden Uraloğlu, şöyle devam etti:
"Doğu-batı eksenindeki bu gücü kuzey-güney yönünde tamamlayacak ana omurga ise Kalkınma Yolu'dur. Basra Körfezi'ni Irak'taki Fav Limanı'ndan başlayarak Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlayacak yeni bir lojistik omurga oluşturuyoruz. Bu proje, özellikle Körfez ülkelerinden Avrupa'ya giden yükler için Hürmüz Boğazı'na bağımlılığı azaltacak stratejik bir alternatif sunacaktır. Bu projeyi bitirmiş olsaydık dünya Hürmüz Boğazı'nı daha az konuşacaktı. Fav Limanı'ndan çıkıp ülkemiz üzerinden Avrupa'ya uzanan güzergah sayesinde 45 gün süren Ümit Burnu güzergahına göre 20 gün, 35 gün süren Güney Koridoru'na göre ise 10 gün kısalarak yaklaşık 25 güne düşecektir. Kalkınma Yolu, Asya-Körfez-Irak-Türkiye-Avrupa hattında yeni bir ticaret ve lojistik koridoru oluşturmayı hedeflemekte, Irak'ın ekonomik yeniden inşasını desteklerken, Türkiye'nin doğu-batı ve kuzey-güney bağlantısallık ağlarındaki merkezi konumunu güçlendirme potansiyeli taşımaktadır. Bu yönüyle proje, yalnızca bir ulaştırma ve altyapı yatırımı değil, bölgesel güç dengelerini ve ekonomik ilişkileri yeniden şekillendirebilecek stratejik bir kaldıraç niteliğindedir."