Mezuniyetler gösteriş yarışına mı dönüştü? Tek günlük tören büyük masraf
Yıllarca verilen emeğin, uykusuz gecelerin ve dökülen alın terinin tek bir günle taçlandığı mezuniyet törenleri, son yıllarda masumiyetini kaybederek adeta bir "gösteriş savaşına" dönüştü. Okul bahçelerinde kesilen mütevazı pastaların yerini lüks mekanlar, binlerce liralık kıyafetler ve sosyal medya baskısı alırken; bu şatafat yarışı hem aile bütçelerini sarsıyor hem de öğrencilerin omuzlarına ağır bir psikolojik yük bindiriyor. Bir başarı kutlaması olması gereken o özel anlar, nasıl oldu da ekonomik bir yıkıma ve sanal dünyanın zafer çığlığına dönüştü? A Haber ekibi, eğitimden psikolojiye, veliden öğrenciye bu devasa organizasyonların perde arkasını ve toplumun üzerine çöken o "lüks" karabasanı mercek altına aldı.
Mezuniyet törenleri son yıllarda eğitim hayatının önemli bir dönüm noktası olmaktan çıkarak, yüksek maliyetli organizasyonlara dönüşmeye başladı. Bir zamanlar okul bahçelerinde mütevazı kutlamalarla gerçekleştirilen mezuniyetler; lüks mekanlar, pahalı kıyafetler ve sosyal medya odaklı paylaşımların etkisiyle aile bütçelerini zorlayan bir yarışa evrildi. Konuya ilişkin konuşan, Klinik Psikolog Mehmet Büyükçorak ve Eğitimci Nazik Kösegil A Haber'de dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
GEÇMİŞİN TATLI TELAŞINDAN GÜNÜMÜZÜN ŞAŞAALI KAOSUNA
Mezuniyetler, bir dönemin kapanışı ve yeni bir hayatın başlangıcı olarak hafızalarda yer eden en kıymetli dönemeçlerden biri. Ancak o eski samimi törenler artık yerini adeta birer "küçük düğün" organizasyonuna bırakmış durumda. Bir Veli, "Ha, bir kutlama olabilir. Yıl bitiyor veya işte ilköğretim bitiyor, efendime söyleyeyim lise..." sözleriyle törenlerin gerekliliğine vurgu yaparken, bir Öğrenci ise eski günlerin o saf sevincini "Şiirler okuduk, gösteriler yaptık. Bir babamıza yaptık, bir annemize yaptık. Anneannem, ailem falan geldi." ifadeleriyle dile getirdi.
Ailelerin bir araya geldiği, duygusal anların yaşandığı o dakikalarda bir Öğrenci, "O kadar heyecanlandım ki ne diyeceğimi bile unuttum. Harika. Benim annem, anneannem, babam, kardeşim, bir de babaannem geldi." diyerek o anların kendisi için taşıdığı manevi değeri paylaştı.
FATURAYI KİM ÖDÜYOR?
Sokaktaki ve okullardaki bu değişimin ekonomik boyutu ise dehşet verici seviyelere ulaştı. Sahadan bildiren A Haber Muhabiri Meral Dağlılar, "Bir dönem sınıfta kesilen pastalar, okul bahçelerinde kutlanan mezuniyetler şimdilerde ise düğün organizasyonlarını aratmıyor. Lüks çekimler, mekanlar ve kıyafetler işte bu alanlarda sergileniyor. Peki bu durum çocuklar yararına nasıl yansıyor, faturayı kim ödüyor?" sorusunu yönelterek meselenin can yakıcı kısmına parmak bastı. Artık kep ve cübbe giymek sadece bir tören değil, aynı zamanda ailelerin bütçesini zorlayan devasa bir harf kalemine dönüşmüş durumda.
BAŞARI DEĞİL, SANAL MEDYANIN ZAFERİ KUTLANIYOR
Meselenin psikolojik boyutunda ise korkutucu bir gerçek yatıyor. Törenlerin odak noktası öğrencinin başarısı olmaktan çıkıp, sosyal medyada yapılacak "paylaşımların" kalitesine kaymış durumda. Klinik Psikolog Mehmet Büyükçorak, "Kusursuz bir eğlencenin peşinde giderken aslında biz öğrencilerin başarısını ya da emeğini kutlamıyoruz, bunu zafer haline getirmiyoruz ama dikkat edelim orada görsel medyanın, sanal medyanın ve ekonomik yapının zaferini kutluyoruz. Bu bireyin omzunda bir kaygı oluşturuyor." değerlendirmesinde bulundu. Büyükçorak'a göre, kutlanan şey öğrencinin gelişimi değil, tamamen dış dünyaya sunulan bir "vitrin" başarısı.