Yapay zeka kullanırken bir kez daha düşünün: İçtiğimiz sudan fazlasını tüketiyor
Birleşmiş Milletler'in yeni raporu, yapay zekanın çevre üzerindeki yükünün sanıldığından daha hızlı arttığını ortaya koydu. Uzmanlara göre modeller daha verimli hale gelse bile toplam kullanımın büyümesi nedeniyle enerji, su ve kaynak tüketimi düşmek yerine rekor seviyelere çıkabilir.
Yapay zeka teknolojileri günlük yaşamın ve iş dünyasının vazgeçilmez bir parçası haline gelirken, bu dönüşümün çevresel maliyeti de giderek daha fazla tartışılıyor. Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan yeni rapor, yapay zeka sistemlerinin gelecekte daha verimli çalışacak olmasının enerji ve kaynak tüketimini azaltmaya yetmeyebileceğini ortaya koydu.
YAPAY ZEKANIN ENERJİ İHTİYACI NEDEN ARTIYOR?
Uzun süredir teknoloji sektöründe dile getirilen en yaygın görüşlerden biri, yapay zeka modellerinin geliştikçe daha az enerji harcayacağı yönünde. Ancak Birleşmiş Milletler raporu bu düşüncenin tek başına yeterli olmadığını vurguluyor.
Raporda, yapay zeka sistemlerinin daha verimli hale gelmesinin kullanım maliyetlerini düşüreceği, bunun da teknolojinin daha fazla kişi ve kurum tarafından kullanılmasına yol açacağı belirtiliyor. Sonuç olarak toplam enerji tüketiminin azalmak yerine artabileceği ifade ediliyor.
JEVONS PARADOKSU YAPAY ZEKADA DA GEÇERLİ OLABİLİR
Dikkat çekilen temel kavramlardan biri "Jevons paradoksu" olarak biliniyor. 19. yüzyılda ekonomist William Stanley Jevons tarafından ortaya konulan bu teoriye göre, bir kaynağın daha verimli kullanılması toplam tüketimi azaltmak yerine artırabiliyor. Çünkü maliyet düştükçe talep yükseliyor.
Birleşmiş Milletler raporunda da yapay zekanın benzer bir süreç yaşayabileceği belirtiliyor. Modeller daha hızlı, daha ucuz ve daha erişilebilir hale geldikçe yeni kullanım alanları ortaya çıkacak. Böylece verimlilikten elde edilen kazanımların önemli bir bölümü artan talep nedeniyle ortadan kalkabilecek.
2030 İÇİN DİKKAT ÇEKEN TAHMİNLER
Raporda yer alan projeksiyonlar, yapay zeka kaynaklı enerji talebinin önümüzdeki yıllarda ciddi şekilde yükselebileceğine işaret ediyor.
| Öngörülen Etki | 2030 Tahmini |
|---|---|
| Elektrik tüketimi | Dünya elektriğinin yaklaşık %3'ü |
| Enerji kullanımı | Mevcut seviyenin yaklaşık 2 katı |
| Karbon emisyonu | İngiltere'nin yıllık emisyonlarına yakın düzey |
| Su tüketimi | Küresel nüfusun yıllık içme suyu ihtiyacını aşabilecek seviyeler |
Rapora göre veri merkezlerinin enerji ihtiyacı arttıkça karbon salımı da yükselme riski taşıyor. Bu durumun iklim hedefleri üzerinde baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.
VERİ MERKEZLERİ ŞİMDİDEN DEV ÜLKELERLE YARIŞIYOR
Yapay zeka sistemlerinin çalışmasını sağlayan veri merkezleri bugün bile dünyanın en büyük enerji tüketicileri arasında yer alıyor. Raporda yer alan bilgilere göre veri merkezleri geçen yıl, dünyanın 11'inci büyük elektrik tüketicisi konumundaki Suudi Arabistan kadar elektrik kullandı.
Elektrik kullanımının 2030'a kadar iki katına çıkması halinde ortaya çıkacak karbon ayak izini dengelemek için önümüzdeki on yıl içinde yaklaşık 6,7 milyar ağacın dikilmesi gerekebileceği belirtiliyor. Ayrıca veri merkezlerinin;
- Yaklaşık 9,3 trilyon litre suya ihtiyaç duyacağı,
- Soğutma sistemlerinde devasa miktarda kaynak kullanacağı,
- Meksiko'nun yaklaşık 10 katı büyüklüğünde bir alan kaplayabileceği öngörülüyor.