Yalanı ortaya çıkarmada ek görev yöntemi: 2022 araştırması ne gösterdi?
Yalan söylemek beyni doğruyu söylemeye göre daha fazla zorlayabiliyor. İngiltere'de yapılan araştırma, sorgu sırasında kişiye ikinci bir görev verilmesinin aldatıcı ifadeleri daha görünür hale getirebildiğini ortaya koydu. Uzmanlar ise yöntemin dikkatli uygulanması gerektiğini vurguluyor.
Bir kişinin doğruyu mu söylediğini anlamak için sorgu sırasında yalnızca sorular yeterli olmayabilir. İngiltere'de yürütülen yeni bir araştırma, görüşme sırasında verilen ek bir görevin, yalan söyleyen kişilerin bilişsel yükünü artırarak ifadelerindeki tutarsızlıkların daha kolay fark edilmesini sağlayabileceğini ortaya koydu.
YALAN SÖYLEMEK DAHA FAZLA ZİHİNSEL ÇABA GEREKTİRİYOR
Araştırmacılar, uzun süredir yalan söylemenin doğruyu söylemeye kıyasla daha fazla bilişsel çaba gerektirdiğini biliyor. Çünkü yalan söyleyen kişi hem gerçeği bastırmak hem de inandırıcı bir hikaye oluşturmak zorunda kalıyor. Bu durum beynin daha yoğun çalışmasına neden oluyor.
Bilim insanları da bu noktadan hareketle, sorgu sırasında kişiye aynı anda yerine getirmesi gereken ikinci bir görev verildiğinde yalan söyleyenlerin hikayelerini sürdürmekte daha fazla zorlandığını değerlendirdi.
ARAŞTIRMA NASIL YAPILDI?
Portsmouth Üniversitesi araştırmacılarının 2022'de yayımladığı çalışma, sorgu sırasında kişiye ikinci bir görev verilmesinin aldatıcı ifadelerin fark edilmesini kolaylaştırabileceğini gösterdi. Deneye toplam 164 kişi katıldı. Katılımcılara önce COVID pasaportları, göçmenlik, Brexit ve Boris Johnson gibi kamuoyunda tartışılan konular hakkındaki gerçek görüşleri soruldu.
Daha sonra katılımcılar rastgele iki gruba ayrıldı:
| Grup | Görev |
|---|---|
| Doğru söyleyenler | Tartışmalı konular hakkındaki gerçek görüşlerini anlattı. |
| Yalan söyleyenler | Gerçek düşüncelerinin tam tersini savunarak yanlış bilgi verdi. |
Katılımcılara, araştırmacıları söylediklerine ikna etmeleri halinde para ödülü kazanabilecekleri de bildirildi.
İKİNCİ GÖREV DİKKATLERİ BÖLDÜ
Deneyde katılımcıların üçte ikisinden görüşme sırasında bir otomobil plakasını akılda tutmaları istendi. Bu grubun yarısına ise bu görevin özellikle önemli olduğu söylendi.
Araştırmacılar, ikinci görevin önemsendiği durumlarda yalan söyleyenlerin ifadelerinin daha az açık, daha az tutarlı ve daha az inandırıcı bulunduğunu belirledi. Buna karşılık doğruyu söyleyenlerin anlatımlarında belirgin bir olumsuzluk görülmedi.
GÜNLÜK HAYATTAN BİR ÖRNEK
Araştırmacıların kullandığı yöntemin nasıl çalıştığını basit bir örnekle anlamak mümkün. Örneğin bir kişiye, "Dün akşam neredeydin?" sorusu yöneltilirken aynı anda kendisinden sekiz haneli bir araç plakasını aklında tutması istenebilir.
Gerçeği anlatan bir kişi yaşadığı olayı hafızasından aktaracağı için iki işi aynı anda yürütmekte genellikle daha az zorlanır. Ancak yalan söyleyen biri hem yeni bir hikâye kurgulamak hem de plaka numarasını unutmamaya çalışmak zorunda kalır. Bu ek zihinsel yük nedeniyle anlatımında duraksamalar, ayrıntı eksiklikleri veya çelişkiler daha belirgin hale gelebilir.