DSÖ kapıdaki tehlikeyi işaret etti: Meğer hastalıkları kendi ellerimizle yayıyormuşuz!

Farelerden yarasalara, kuşlardan çiftlik hayvanlarına kadar birçok canlıdan insanlara bulaşabilen zoonotik hastalıklar yeniden gündemde. Uzmanlar iklim değişikliği, turizm, kentleşme ve değişen yaşam alışkanlıklarının yeni salgınların ortaya çıkma riskini artırdığına dikkat çekiyor.

DSÖ kapıdaki tehlikeyi işaret etti: Meğer hastalıkları kendi ellerimizle yayıyormuşuz! 1

Son yıllarda dünya, Kovid-19'dan Ebola'ya, maymun çiçeğinden Hantavirüs'e kadar birçok bulaşıcı hastalıkla mücadele etti. Uzmanlara göre bu salgınların önemli bir bölümü, hayvanlardan insanlara geçen zoonotik hastalıklardan kaynaklanıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), değişen yaşam koşulları ve iklim krizinin bu riskleri daha da artırdığı konusunda uyarıyor.

DSÖ kapıdaki tehlikeyi işaret etti: Meğer hastalıkları kendi ellerimizle yayıyormuşuz! 2

DSÖ: 200'DEN FAZLA ZOONOTİK HASTALIK BULUNUYOR

Zoonotik hastalıklar, doğal olarak hayvanlarda bulunan ancak bazı koşullarda insanlara da bulaşabilen enfeksiyonlar olarak tanımlanıyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre bugün bilinen 200'den fazla zoonotik hastalık bulunuyor.

Kuduz gibi bazı hastalıklar aşılama ve koruyucu sağlık uygulamalarıyla büyük ölçüde önlenebilirken, bazıları ise küresel salgınlara dönüşebiliyor. Uzmanlar, 1970 yılından bu yana keşfedilen 1.500'den fazla patojenin yaklaşık yüzde 70'inin hayvan kaynaklı olduğuna dikkat çekiyor.

DSÖ kapıdaki tehlikeyi işaret etti: Meğer hastalıkları kendi ellerimizle yayıyormuşuz! 3

İNSAN VE DOĞA ARASINDAKİ DENGE DEĞİŞİYOR

DSÖ Başbilim İnsanı Dr. Sylvie Briand, zoonotik hastalıkların yayılmasında insan faaliyetlerinin önemli rol oynadığını söyledi. Briand'a göre ormansızlaşma, arazi kullanımındaki değişiklikler ve doğal yaşam alanlarının daralması, insanların daha önce temas etmediği hayvan türleriyle karşılaşmasına neden oluyor. Bu durum da yeni virüslerin insanlara geçme ihtimalini artırıyor.

Uzmanlar, insan ile doğa arasındaki mesafenin azalmasının yeni salgınların ortaya çıkmasında belirleyici faktörlerden biri olduğuna dikkat çekiyor.

DSÖ kapıdaki tehlikeyi işaret etti: Meğer hastalıkları kendi ellerimizle yayıyormuşuz! 4

TURİZM VE KÜRESEL HAREKETLİLİK RİSKLERİ ARTIRIYOR

Hızla gelişen ulaşım imkanları da hastalıkların yayılmasını kolaylaştıran unsurlar arasında gösteriliyor. Dr. Briand, yakın dönemde bir yolcu gemisinde görülen Hantavirüs vakalarını örnek göstererek turistlerin enfekte kemirgenlerin bulunduğu bölgelere seyahat etmelerinin hastalığın yayılmasında etkili olduğunu belirtti.

Uzmanlara göre günümüzde insanlar kısa sürede kıtalar arasında seyahat edebiliyor. Bu durum, yerel ölçekte ortaya çıkan bir enfeksiyonun günler içinde farklı ülkelere taşınmasına zemin hazırlıyor.

Zoonotik hastalıkların yayılmasını hızlandıran başlıca faktörler şu şekilde:

  • Uluslararası seyahatlerin artması
  • Ormansızlaşma ve doğal yaşam alanlarının daralması
  • İklim değişikliği
  • Yoğun hayvancılık faaliyetleri
  • Tarım ve gıda üretim modellerindeki değişim
  • İnsanların doğayla daha sık temas etmesi
DSÖ kapıdaki tehlikeyi işaret etti: Meğer hastalıkları kendi ellerimizle yayıyormuşuz! 5

KUŞ GRİBİNDE KRİTİK NOKTA: YOĞUN HAYVANCILIK

Uzmanlar, modern hayvancılık uygulamalarının da bazı riskleri beraberinde getirdiğini vurguluyor. Özellikle büyük ve yoğun kümes hayvanı çiftliklerinde virüslerin yayılması daha kolay gerçekleşebiliyor. Çok sayıda hayvanın dar alanlarda bulunması, enfeksiyonların kısa sürede geniş sürülere yayılmasına neden olabiliyor.

Bu nedenle uzmanlar, biyogüvenlik önlemlerinin güçlendirilmesini ve hayvan sağlığının yakından takip edilmesini öneriyor.

DSÖ kapıdaki tehlikeyi işaret etti: Meğer hastalıkları kendi ellerimizle yayıyormuşuz! 6

KOVID-19 NEDEN İLK DÖNEME GÖRE DAHA AZ ÖLÜMCÜL?

Dr. Sylvie Briand'a göre zoonotik virüsler zaman içinde evrim geçiriyor. İnsanlara yeni bulaşan bazı virüsler başlangıçta daha ağır sonuçlar doğurabiliyor. Ancak virüsler zamanla insan popülasyonuna uyum sağlayabiliyor.

Kovid-19 bunun en dikkat çekici örneklerinden biri olarak gösteriliyor. İlk varyantların daha yüksek ölüm riski taşıdığını belirten Briand, virüsün zamanla daha bulaşıcı ancak daha az ölümcül bir yapıya dönüştüğünü ifade etti. Bugün Kovid-19 dünyanın birçok ülkesinde görülmeye devam etse de 2020 yılındaki etkisiyle aynı seviyede değerlendirilmiyor.

DSÖ kapıdaki tehlikeyi işaret etti: Meğer hastalıkları kendi ellerimizle yayıyormuşuz! 7

EN RİSKLİ GRUPLAR KİMLER?

Uzmanlara göre zoonotik hastalıklar herkesi etkileyebilse de bazı gruplar daha yüksek risk altında bulunuyor.

Risk Grubu Olası Etki
Yaşlılar Ağır hastalık geçirme ve ölüm riski daha yüksek olabilir.
Kronik hastalığı olanlar Hastalığa bağlı komplikasyon gelişme ihtimali artabilir.
Bağışıklık sistemi zayıf kişiler Enfeksiyonlara karşı daha savunmasız olabilir ve iyileşme süreci uzayabilir.
Obez bireyler Hastalığın daha ağır seyretme ve hastaneye yatış riski yükselebilir.
DSÖ kapıdaki tehlikeyi işaret etti: Meğer hastalıkları kendi ellerimizle yayıyormuşuz! 8

YENİ SALGINLARA KARŞI NELER YAPILMALI?

Uzmanlar, olası salgınlarla mücadelede en önemli unsurun hazırlık olduğunu vurguluyor. Ülkelerin sağlık altyapılarını güçlendirmesi, acil durum planları oluşturması ve gerekli tıbbi ekipman stoklarını hazır tutması gerektiği belirtiliyor. Maske, oksijen desteği ve hızlı teşhis sistemleri gibi araçların kriz dönemlerinde kritik rol oynadığı ifade ediliyor.

Bireysel korunma yöntemleri ise hastalığın türüne göre değişiklik gösteriyor. Ancak uzmanlar, hijyen kurallarına uymanın, aşı programlarını takip etmenin ve sağlık otoritelerinin uyarılarını dikkate almanın temel önlemler arasında yer aldığını belirtiyor.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin