12 Haziran Cuma Hutbesi yayımlandı! Diyanet hicri yeni yıl öncesi o tehlikeye dikkat çekti
Diyanet İşleri Başkanlığının 13 Haziran 2026 tarihli Cuma hutbesinde, hicri yeni yıl öncesinde hicret kavramının yalnızca bir göç olmadığı vurgulandı. Hutbede, günahlardan uzaklaşmak, kardeşliği güçlendirmek ve hayatı yeniden muhasebe etmek gerektiği mesajı öne çıktı.
Türkiye genelindeki camilerde okunacak olan 13 Haziran 2026 tarihli Cuma hutbesinde, yaklaşan hicri yeni yıl dolayısıyla hicretin anlamı ve Müslümanlar için taşıdığı mesajlar ele alındı. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan hutbede, hicretin sadece Mekke'den Medine'ye yapılan tarihi yolculuktan ibaret olmadığı, aynı zamanda insanın yanlışlardan doğrulara yönelmesini ifade eden güçlü bir dönüşüm süreci olduğu belirtildi.
HİCRET İSLAM'DA NEDEN DÖNÜM NOKTASI OLARAK KABUL EDİLİYOR?
Hutbede, İslam'ın ilk yıllarında Müslümanların Mekke'de ağır baskılara maruz kaldığı hatırlatıldı. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.s.) ve sahabenin Allah'ın emriyle Medine'ye hicret etmesinin, İslam tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olduğu ifade edildi.
Diyanet, daha sonra hicri takvimin başlangıcı kabul edilen bu olayın, fedakârlığın, sabrın ve inancın sembolü olduğuna dikkat çekti.
DİYANET'TEN HİCRETİN ANLAMINA DAİR ÖNEMLİ MESAJ
Hutbede, hicretin yalnızca fiziksel bir yer değişikliği olmadığı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
"Hicret, Allah ve Resûlünün rızasını her şeyden üstün tutma idealidir. Hakka yönelmenin ve hakikate sımsıkı bağlanmanın gayretidir."
Diyanet'e göre hicret; günahlardan uzaklaşma, kötü alışkanlıkları terk etme, helale yönelme ve daha güzel bir ahlaka ulaşma çabasını da ifade ediyor. Cuma hutbesinde, hicretin manevi boyutunu anlatan bir hadise de yer verildi. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.s.) şu sözü hatırlatıldı:
"Müslüman, elinden ve dilinden diğer Müslümanların zarar görmediği kişidir. Muhacir ise, Allah'ın yasaklarını terk eden kimsedir."
MÜSLÜMANIN HİCRETİ NASIL OLMALI?
Diyanet'in hutbesinde, günümüz Müslümanının gerçekleştirmesi gereken manevi hicretin kapsamına da değinildi. Buna göre Müslümanın hicreti;
- Kibirden tevazuya,
- Öfkeden merhamete,
- Bencillikten paylaşmaya,
- Zulümden adalete,
- Karamsarlıktan umuda yönelmek,
olarak tanımlandı. Ayrıca yalan, iftira, fitne ve gıybetten uzak durulması gerektiği belirtilirken; doğruluk, kardeşlik ve muhabbet duygularının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi.
TOPLUMSAL HAYATA YÖNELİK UYARILAR
Hutbede yalnızca bireysel sorumluluklar değil, toplumsal konular da ele alındı. Diyanet, alkol, zina, faiz, rüşvet, stokçuluk ve karaborsacılık gibi toplumun huzurunu zedeleyen davranışlardan uzak durulması gerektiğini vurguladı. Kamu hakkı ve kul hakkının korunmasının önemine işaret edilirken, Müslümanların sözlerine, davranışlarına ve yaptıkları işlere karşı daha dikkatli olmaları gerektiği ifade edildi.