30 yıl sonra itiraf geldi! Müge Anlı'da aranan 4 yaşındaki çocuk öldürüldü mü?
Hacer Çıraoğlu, 1995 yılında henüz 4 yaşındayken kocasının evlatlık verdiği oğlu Serdar'ı aramak için Müge Anlı stüdyolarına gelmişti. Hacer Hanım, kızının amcası tarafından öldürüldüğünü, oğlunun da evlatlık verildiğini iddia etmişti. Eski eşi Seyfi Birbir, Hacer Hanım'ın iddialarının ardından "Çocuğumu İzmit'te fuara bıraktım" diyerek itirafta bulundu.
Hacer Çıraoğlu, 1995 yılında henüz 4 yaşındayken evlatlık verilen oğlu Serdar'ı aramak için Müge Anlı'nın programına katıldı. 14 yaşında evlenen Hacer Hanım, eski eşi Seyfi Birbir'in kendisine ve çocuklarına sık sık şiddet uyguladığını anlattı.
Üç çocuğuyla birlikte zor günler geçirdiğini ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle baba evine dönmek zorunda kaldığını belirtti. Hacer Hanım, kocasının çocuğunu tanımadıkları birisine evlatlık verdiğini iddia etti.

Hacer Çıraoğlu, yaşadığı zor günleri ve şiddeti şu sözlerle dile getirdi:
"Geçinecek durumumuz yoktu. Çocukları Çocuk Esirgeme Kurumu'na vermeyi düşündük, ancak Seyfi daha sonra bu kararından vazgeçti."
Eski eşi Seyfi'nin, 4 yaşındaki Serdar'ı tanımadığı birine evlatlık verdiğini söyleyen Hacer Hanım, büyük oğlunun hala Seyfi Bey'in yanında olduğunu ifade etti. Daha da çarpıcı bir açıklama yaparak, 4 yaşındaki kızı Aslı'nın amcası tarafından benzin dökülerek yakıldığını ve hayatını kaybettiğini söyledi. Bu sözler, herkesi şoke etti.

"YOLDAN GEÇEN BİRİSİNE VERDİM"
Yayına bağlanan Seyfi Bey, "Çocukları geçindirecek durumum yoktu. İntihar etmeyi düşünüyordum. Adını bilmediğim, yoldan geçen birisine çocuğu verdim" dedi.
Seyfi Bey, iddiaları reddederken, ismini vermek istemeyen bir izleyicinin ifadeleri kan dondurdu. Yayına bağlanan izleyici, "Seyfi çok iyi para kazanan bir adamdı ama kapısının önü meyhane gibiydi. O kadına olmayacak şeyler söylemesin. Hacer Hanım, eski eşinden her gün şiddet görürdü. Çocuklarını ve karısını ıslak çamaşırlarla döverlerdi. O kadının şu an ayakta olması bile güç" dedi.

Tüm bunların ardından yayın ihbar kabul edildi. Müge Anlı, 8 Ekim tarihli yayınında Seyfi Bey ve yanında kalan oğlunun ekipler tarafından ifadeye çağrıldığını duyurdu. İkilinin yaklaşık 4,5 saat ifadesi alındı.

STÜDYOYA GELDİ
Müge Anlı'nın 10 Ekim tarihli yayınında olaya ilişkin yeni gelişmeler yaşandı.
Hacer Çıraoğlu'nun oğlunun evlatlık verilmesiyle ilgili iddiaların odağındaki baba Seyfi Birbir, geçtiğimiz günlerde "Bu olayı araştıracağım" diyerek Müge Anlı'nın programına katılmayı reddetmişti. Seyfi Bey, bugün canlı yayına katılırken, Hacer Çıraoğlu'nun aklındaki şüpheleri savcıya anlattığı ve suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi.
Seyfi Birbir, "Hiçbir bilgiye varamadım. İlerleyen günlerde bir araştırma yapıp haber alacağımı biliyorum. Dün sosyal hizmetlere müracaat ettim. Çocuğumun Kocaali taraflarında olacağından şüpheleniyorum. Çaresizlik insana her şeyi söylettiriyor. Ben bu çocuğu aramak için hala iddialıyım. 4 yaşındaki çocuk dediğiniz benim evladım. Ben kötü bir şey yapacak kadar cani bir insan değilim" dedi.
"ÇÖP KONTEYNERİNE ATTI"
Seyfi Birbir'in arkadaşı Yakup, çarpıcı iddialarda bulundu. Yakup Bey, "Çocuk 1,5 yaşında kayboldu. Tekme vurarak çocuğu evin önündeki suyun içine atmış. Çöp konteynerine attığını söylüyordu. 30 yıl önce çay içerken yanımıza geldi. 'Kim bu?' diye sordum. Bunun lakabı 'çakal' dediler. Bir kez olsun 'oğlumu evlatlık verdim' demedi. Suçun neyini arasan onda. Annesi dahil hepsini dövüyordu. Lastiklerin kenarına baksan şişeleri görürsün orada. Oğlunu evinin yakınındaki dereye atmış olabilir" dedi.
Yakup Bey, "Kızını Ankara'dan alıyor. O dönem annesi de haberdar. Kızı amcası ile evlendirmeye çalışıyorlar. Kız kaçınca kızı yakıyorlar. Kızı öldüğünde dünya umurunda değildi" dedi.
"İZMİT'TE FUARA BIRAKTIM"
Birbir, "Ben çocuğu İzmit Kocaeli'de fuara bıraktım. Ben 1,5 yıl bu çocuklara bakmak zorunda kaldım. Başaramadım. Tam gün çalıştığımda bu çocukları ben topladım. Benim yaşadığımı siz yaşasaydınız o gün hepsini verirdiniz. Ben yaşadıklarımdan bunaldım, hepsini götürmek istedim. Çocuğun eline poğaça verdim" dedi. Bu itiraf, stüdyoda şok etkisi yarattı.
