Galatasaraylı oyuncular, deplasmanda alınan galibiyetin sevincini yaşadı (AA)
BÜLENT TİMURLENK-İNADI BIRAKMALI
AZ Alkmaar'dan 4 gol yerken üçlü defans ile çıkıyor, maç öncesinde 'ilk 11'im sızdı' diye serzenişte bulunuyorsun ama dün Rize'de ev sahibinden 32 dakika önce resmi sitenden kadronu ve dizilişini duyuruyorsun. Sezon başından beri oynayacağım dediğin üçlü defans, İcardi ile Osimhen'i birlikte kullanmak ise Arjantinli sezonu kapatmış, aldığın Morata da bir ay sakatlanmış. Bu ısrar niye? "Ben transfer yapamadım, stoperi de ben alayım" diye başkana giden Hatipoğlu'na kim Cuesta'nın ismini vermiş, scout ekibi mi, oynamayan adamı teknik ekip mi izlemiş yoksa Davinson'un referansı mı yetmiş… Okan Buruk, Galatasaray'ın en formsuz ismi. 2025 yılında daha hiç iyi futbol oynamayan takımıyla Hollanda yolculuğundan iki gün önce partileyen teknik adamın, takımına 4 gollü hezimetin faturasını Rize'ye kesmelerini söylemesi ve buna göre kadro kurması gerekiyordu. Dün ilk yarıda isabetli şutu olmayan G.Saray, Sowe'un topu direkten dönmese soyunma odasına geride gidebilirdi. Mertens-Cuesta çıkmalı, takım dörtlüye dönmeliydi, Buruk en azından bunun için 60'ı beklemedi. Hazır olmayan Lemina son yarım saatte orta sahayı toparlayan, 2. golde de topu Osimhen'e aşırtan adamdı. G.Saray teknik heyeti yatsın kalksın Osimhen'e, ilk maçında verimli oynayan Frankowski'ye ve son topta Muslera'ya dua etsin. Futbolda dün yok. Buruk, inatlarından vazgeçmeli. 3 puanın derbiye yansıması elbette olacak ama takım, armanın da formanın da hakkını vermeli…
Cimbom, kritik bir engeli daha aşarak yoluna emin adımlarla devam ediyor (AA)
AHMET ÇAKAR-KÜÇÜK İYİ KONTROL ETTİ
Dün geceki galibiyet tam anlamıyla G.Saray için Allah'ın bir lütfu. 90 dakika bu kadar kötü oynayacaksın, goller dışında hemen hemen hiç pozisyon bulamayacaksın ama böyle zorlu deplasmandan 3 puan alacaksın! Kesinlikle Allah böyle istedi.
Maçın geneline bakıyoruz, G.Saray'ın gazı kaçmış! Abdülkerim bir de biraz Frankowski dışında iyi oynayan tek G.Saraylı yok. Torreira hata yapıyor, Mertens'in ne yaptığı belli değil. Osimhen istediği pasları alamıyor, kanatlar hiç kullanılamıyor ve ilk devre Rizespor'un direkten dönen topu dışında da fazla pozisyon olmadan tamamlanıyor.
Galatasaray ikinci yarının hemen başında golü buldu. Bir yan topta Osimhen kafa ile golü attı. Hemen ardından Rizespor yine G.Saray'ın yerleşim hatasından basit bir gol atıp beraberliği yakaladı. Bu golden sonra her geçen dakika G.Saray'ın çöktüğünü ve felç olduğunu gördük. Artık herhalde maç böyle biter derken sahneye yine Osimhen çıktı. Bir kornerde Lemina'nın kafasından gelen topu kritik yerde tamamlayıp G.Saray'ı galibiyete götüren golü attı. Puan kaybetseydi hem kötü oyun hem puan kaybı G.Saray'da bütün taşları belki de yerinden oynatacaktı. Üstelik belli oranda da lig yeniden başlayacaktı. Ama kötü hem de çok kötü oynarken kazanmak da şampiyonluk yarışında çok önemli. Hakem Zorbay Küçük çok eleştirilen bir hakemdi. Ama bana göre dün gece 1-2 ufak hata dışında maçı hem çok iyi yönetti hem de çok iyi kontrol etti.
MURAT ÖZBOSTAN-DERBİ ÖNCESİ DEV SATRANÇ
Derbi için geri sayım başlarken herkesin merak ettiği konu yabancı hakem meselesi. Madde madde gidelim o zaman:
1- MERKEZ Hakem Kurulu yabancı değil, yerli hakemden yana.. Birinci aday da Halil Umut Meler... Fakat TFF son yaptığı toplantıda yabancı için prensip kararı aldı.
2- FUTBOL FEDERASYONU burada Galatasaray ve Fenerbahçe'den gelecek resmi yazıyı istiyor... F.Bahçe istekli, G.Saray ise tam tersi düşüncede.
3- ADI geçen yabancı hakem için en kuvvetli aday, Sloven hakem Slavko Vincic… (UEFA'nın en güvendiği hakemlerin başında geliyor. 45 yaşındaki FIFA kokartlı isim, son 10 yılda sayısız Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi karşılaşmaları yönetirken son 5 sezonda zorluk derecesi yüksek çeyrek, yarı ve final maçlarının da vazgeçilmezlerinden oldu. Geçen sezon Real Madrid'in Dortmund'u 2-0 yenerek Şampiyonlar Ligi'ni kazandığı mücadeleyi de yöneten Vincic, bu sezon Devler Ligi'nde 6 maçta düdük çaldı. Yunanistan Federasyonu'nun daveti üzerine 26 Ocak 2025'te Olympiakos- Panathinaikos derbisinde de sahadaydı.)
4- GALATASARAY, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ve Asbaşkan Acun Ilıcalı'nın açıklamalarına tepkili... Sarı-kırmızılı kulüp, "F.Bahçe istiyor diye hakem yabancı olmaz. Eğer TFF resmi bir karar aldıysa bize bildirmeli. Bizim muhatabımız TFF'dir..." görüşünde.
5- UEFA Başkanı Ceferin, TFF yönetimi ile özellikle son zamanlarda çok sık bir araya geliyor. Türkiye'de açılacak olan UEFA İrtibat Bürosu çok önemli.. Hakem meselesinde de Ceferin'in yardımcı olduğu iddia ediliyor.
6- EĞER Fenerbahçe resmi olarak ister, Galatasaray istemezse ne olacak? İşte bu en kilit soru.. Bu durumda TFF yerli hakem ile yola devam etmeyi planlıyor. Tabii burada yabancı hakemin kalitesi çok önemli bir kriter... TFF, Galatasaray'ın da bu öneriyi kabul edeceğini düşünüyor.
TFF, RİVA'YA ÇAĞIRDI
7- TFF de dev derbi öncesi gerginliği azaltmak için harekete geçti. Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu, iki kulübün başkanını yarın saat 13.00'te Riva'da toplantıya davet etti. Bu müsabakanın, hem ligimizin marka değeri hem de ülke futbolunun Avrupa'daki tanıtımı açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı. Zirvede yabancı hakem konusunun da gündeme geleceği öğrenildi. TFF Başkanı'yla mahkemelik olan Dursun Özbek'in, toplantıya katılıp katılmayacağı merakla beklenirken G.Saray kulislerine göre Riva'ya gitmeyi düşünmüyor.
Osimhen, maçın 86. dakikasında attığı golle zaferi getirdi (DHA)
MUSTAFA ÇULCU-HAKEM ÇOK GERGİNDİ
Oyun, tempolu ve çekişmeli başladı. Rizespor iyi kapanıp Akintola ve Sowe ile kontratak aradı, zaman zaman önde pres yaptı. Galatasaray topu öne taşımakta ve önde tutmakta zorlanıyor. Ne bir kanat organizasyonu ne de merkez hücum kombinasyonu yok. Klasik vur uzun top, bak Osimhen'e ne yapacak diye. İlk yarıda rakip ceza alanında çok az topla buluştu ve isabetli şutu yok. Galatasaray'ın şifreleri çözülmüş, oyun da kuramıyor baskı da. Sanki oyuncuların gözündeki ışık kaybolmuş. Rizespor iyi savundu, arkadaki boşlukları kovaladı, golü de buldu. Galatasaray kötü oyununa rağmen derbi öncesi zorlandı ancak çok değerli bir galibiyet aldı. Ülke hakemliği yıllardır Zorbay Küçük'e sahip çıktığı kadar hiçbir hakeme sahip çıkmadı. Sakatlık döneminde tedavisini üstlendi, iyileşmesini bekledi, sahiplendi. Sonra FIFA yaptı. Kendi hatalarından FIFA'dan düştü, bir yıl sonra tekrar FIFA yaptılar. Ama o bunun karşılığını vermek yerine ona ihtiyaç olduğu anlarda kolayı seçti, bazı takımların maçına kendi isteği ile çıkmadı. Buna onay verenleri de sorgulamak lazım. Nihayet 402 gün sonra ilk defa bir Galatasaray maçına çıkınca tedirgin ve gergindi. Alikulov, Osimhen'in koşu yoluna, önüne ayak koydu, faul ve sarı olmalıydı, faul dahi vermedi. Bir FIFA hakemi için kabul görmeyen gereksiz, tutarsız şerbetleme fauller çaldı. Osimhen kafaya yükselirken Alikulov altta kaldı, faul yok, gol temiz. Olawoyin- Sara pozisyonunda Galatasaray penaltı bekledi. Hakem inanmadı, 'devam' dedi. Benim de görüşüm devam, VAR karışmaz. Derbi öncesi oyuncular maçta sakindi, majör hata olmadı, hakemin işi kolaylaştı.