Yapay zeka sesten yaş tahmini yaptı! Alzheimer hastalarında dikkat çeken bağlantı

Yapay zeka sesten yaş tahmini yaptı! Alzheimer hastalarında dikkat çeken bağlantı

Yeni bir araştırma, konuşma biçiminin biyolojik yaşlanma ve bunama riski hakkında önemli ipuçları taşıyabileceğini ortaya koydu. Yaklaşık 2 bin 928 kişinin incelendiği çalışmada sesi gerçek yaşından daha yaşlı bulunanlarda bilişsel sorunlarla daha güçlü ilişkiler saptandı.

İnsan sesi, yalnızca ne söylediğimizi değil, beynimizin ve bedenimizin durumuna ilişkin bazı ipuçlarını da taşıyor olabilir. Bilim insanlarının geliştirdiği yapay zeka destekli bir analiz aracı, konuşma biçiminden kişinin yaşını tahmin ediyor. Araştırmada, tahmini yaşı gerçek yaşını aşan kişilerde bilişsel sorunlar ve bunamayla ilişkili bazı belirtilerin daha sık görüldüğü belirlendi.

Yapay zeka, konuşma biçimindeki 700'den fazla özelliği analiz ederek yaş tahmini yaptı. (A Haber Grafik Ekibi)Yapay zeka, konuşma biçimindeki 700'den fazla özelliği analiz ederek yaş tahmini yaptı. (A Haber Grafik Ekibi)

YAPAY ZEKA KONUŞMA BİÇİMİNİ NASIL ANALİZ EDİYOR?

Araştırma, Latin Amerika'daki ReD-Lat adlı demans araştırma ağı kapsamında elde edilen veriler üzerinden yürütüldü. Arjantin, Şili, Kolombiya, Meksika ve Peru'dan 18 ila 88 yaşları arasındaki 2 bin 928 İspanyolca konuşan yetişkin çalışmaya katıldı. Katılımcıların yaklaşık 1.500'ü bilişsel açıdan sağlıklıydı. Diğer katılımcılarda ise hafif bilişsel bozukluk, Alzheimer hastalığı veya frontotemporal demans bulunuyordu.

Katılımcılar, ses analizinde kullanılmak üzere yedi farklı konuşma görevini tamamladı. (A Haber)Katılımcılar, ses analizinde kullanılmak üzere yedi farklı konuşma görevini tamamladı. (A Haber)

Araştırmacılar, katılımcılardan yedi farklı konuşma görevini tamamlamalarını istedi. Bu görevlerden bazıları şunlardı:

  • Kısa bir animasyon videosunu anlatmak.
  • Bir dakika içinde mümkün olduğunca çok hayvan veya sebze adı söylemek.
  • Dinlenen bir hikayeyi hemen ardından yeniden anlatmak.
  • Aynı hikayeyi 20 ila 30 dakika sonra tekrar aktarmak.

Ses kayıtları daha sonra yazıya döküldü. Yapay zeka modeli; konuşma hızı, duraksamalar, ses tonu, kelime dağarcığı ve duygusal ifade gibi 700'den fazla özelliği analiz etti. Bu verilerle her katılımcının tahmini konuşma yaşı hesaplandı.

Sesi gerçek yaşından daha yaşlı bulunan kişilerde bilişsel sorunlarla daha güçlü ilişkiler görüldü. (A Haber)Sesi gerçek yaşından daha yaşlı bulunan kişilerde bilişsel sorunlarla daha güçlü ilişkiler görüldü. (A Haber)

SESİ YAŞINDAN BÜYÜK ÇIKANLARDA HANGİ BELİRTİLER GÖRÜLDÜ?

Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu, tahmini konuşma yaşı ile gerçek yaş arasındaki farkın bilişsel sağlık durumuna göre değişmesiydi. Bilişsel açıdan sağlıklı kişilerde bu fark daha düşük çıktı. Hafif bilişsel bozukluğu veya demansı bulunan kişilerde ise farkın büyüdüğü görüldü. En belirgin farklar, dil ve iletişim becerilerini doğrudan etkileyen frontotemporal demans hastalarında saptandı.

Araştırmada, konuşma yaşı daha yüksek tahmin edilen kişilerin:

  • Hafıza, dil ve dikkat testlerinde daha düşük performans gösterdiği,
  • Günlük işlerini yerine getirmekte daha fazla zorlandığı,
  • Bazı biyolojik yaşlanma göstergelerinde daha belirgin değişiklikler taşıdığı belirlendi.

Alzheimer hastalarında konuşma yaşı farkı, kandaki p-tau217 proteini seviyeleriyle bağlantılı bulundu. (A Haber)Alzheimer hastalarında konuşma yaşı farkı, kandaki p-tau217 proteini seviyeleriyle bağlantılı bulundu. (A Haber)

ALZHEIMER HASTALARINDA KAN TESTİYLE BAĞLANTI KURULDU

Araştırmacılar, konuşma yaşı farkını biyolojik yaşlanma göstergeleriyle de karşılaştırdı. Farkın daha büyük olduğu kişilerde, DNA üzerindeki kimyasal işaretlerden yararlanarak biyolojik yaşlanmayı değerlendiren üç ayrı epigenetik saatte daha hızlı yaşlanmayla ilişkili sonuçlar görüldü.

Alzheimer hastalığı bulunan katılımcılarda ise konuşma yaşı farkı büyüdükçe, hastalıkla ilişkili p-tau217 proteininin kandaki seviyelerinin de yükseldiği belirlendi. Bu bulgular, konuşma analizinden elde edilen sonuçların bazı biyolojik göstergelerle örtüşebildiğine işaret ediyor. Ancak araştırma, yalnızca ses analizinin Alzheimer hastalığını belirleyebileceğini ortaya koymuyor.

Maddi güçlükler ve sağlık hizmetlerine erişim sorunları, daha büyük konuşma yaşı farkıyla ilişkili bulundu. (A Haber)Maddi güçlükler ve sağlık hizmetlerine erişim sorunları, daha büyük konuşma yaşı farkıyla ilişkili bulundu. (A Haber)

MADDİ SIKINTI YAŞAYANLARDA DA FARK DAHA BÜYÜK ÇIKTI

Araştırmada öne çıkan bir başka sonuç, sosyal ve ekonomik koşullarla ilgiliydi. Maddi zorluk yaşayan veya sağlık hizmetlerine erişimde güçlük çeken kişilerde konuşma yaşı farkının daha büyük olabildiği görüldü. Çalışmanın ortak yazarlarından, Arjantin'deki San Andrés Üniversitesi Bilişsel Sinirbilim Merkezi Direktörü Adolfo García, bu ilişkinin beş ülkede de benzer şekilde görüldüğünü belirtti.

Araştırmada konuşma yaşı farkıyla ilişkili bulunan koşullar şöyle sıralandı:

  • Maddi güçlükler ve gıda güvensizliği
  • Sağlık hizmetlerine sınırlı erişim
  • Zorlu çocukluk koşulları
  • Düşük eğitim düzeyi

Uzmanlar, konuşma analizinin tek başına bunama teşhisi koymak için yeterli olmadığını belirtiyor. (A Haber)Uzmanlar, konuşma analizinin tek başına bunama teşhisi koymak için yeterli olmadığını belirtiyor. (A Haber)

UZMANLARDAN UYARI: SES TEK BAŞINA BUNAMA TEŞHİSİ KOYAMAZ

Araştırmada yer almayan Hackensack Üniversitesi Tıp Merkezi Hafıza Kaybı ve Beyin Sağlığı Merkezi eş direktörü Dr. Manisha Parulekar, konuşma analizinin beyin sağlığını değerlendirmede yardımcı olabileceğini belirtti.

Parulekar'a göre insan sesi, kişinin genel durumundan kolayca etkilenebiliyor. Bu nedenle bazı kişiler, herhangi bir bilişsel hastalıkları olmamasına rağmen ses analizinde daha yaşlı görünebilir. Konuşma biçimini değiştirebilecek etkenler arasında şunlar bulunuyor:

  • Yoğun stres
  • Yorgunluk
  • Depresyon
  • Günlük yaşamda yaşanan ağır sorunlar

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin