Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'den A Haber'e duygusal açıklamalar! Ailesini ilk kez anlattı: Anne ve babasına vefa dolu sözler
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, A Haber ekranlarında ilk kez yayınlanan "Benim Annem, Benim Babam" programında çocukluk yıllarına, anne ve babasıyla olan bağlarına ve hayatına yön veren aile değerlerine dair samimi ve duygusal açıklamalarda bulundu. Anne ve babasını her zaman örnek aldığını belirten Bakan Tekin, hayatındaki en büyük düsturun onların fedakârlıklarını aşabilmek olduğunu ifade etti.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, A Haber'de yayınlanan "Benim Annem, Benim Babam" programında çocukluk yıllarını ve ailesine ilişkin anılarını anlattı.
"BABA BENİM İÇİN BİR FEDAKÂRLIK SEMBOLÜDÜR"
Babasının kendisi ve kardeşleri için hayatı boyunca büyük bir özveri gösterdiğini vurgulayan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Baba benim için bir fedakârlık sembolü. Baba dendiğinde kendi hayatını, kendi özel hayatını, kendi emeğini ikinci plana atan fedakâr insan demek. Ben hep baba dendiğinde kendi babamın bizim için yaptığı fedakârlıkları hatırlarım. Babamın sevgisinden hayatım boyunca hiç tereddüdüm olmadı. Babamın beni çok sevdiğini, fikrime saygı duyduğunu o bana hep hissettirdi. Hem şefkatini hem saygısını sürekli hissettirdi" ifadelerini kullandı. Babasının emekçi kimliğine ve yorulmak bilmeyen azmine değinen Tekin, "Babam işçi emeklisi. Bizlerin yetişmesi için sekiz saat ÇAYKUR'da mesai yapıyordu. Mesai çıkışı Rize'de narenciye fidan bahçesinde aşı yapardı. Binlerce fidan üretip satardı. Babamı öyle gördükçe çok etkilenirdim. Hiç emeğine acımazdı, bir şey söylediğimizde ikiletmezdi" dedi.

"HER AKŞAM BİRLİKTE BULMACA ÇÖZERDİK"
Babasının askerlik yıllarından kalma kusursuz bir el yazısına sahip olduğunu ve eğitime büyük kıymet verdiğini belirten Bakan Tekin, "Babam askerdeyken yazıcıymış, el yazısı inanılmaz düzgündü. Boş kaldığında kâğıtlara sürekli bir şeyler yazardı. Bir ilkokul mezununun o kadar güzel yazı yazması ve imlasının kusursuz olması beni çok etkilerdi. Babam her gün eve Tercüman gazetesi getirirdi. Akşam otururken televizyon da yoktu tabii, en büyük eğlencemiz babamla beraber Tercüman gazetesindeki bulmacayı çözmekti. Her akşam fırsat buldukça çözerdik. Ayrıca bize Tercüman Çocuk dergisi alırdı, abone olurduk" sözleriyle o günleri yâd etti.

"BABAMI KENDİME RAKİP OLARAK ALDIM"
Babasının hayatı boyunca son derece sabırlı ve anlayışlı bir insan olduğunu aktaran Tekin, "Hayatta tanıdığım en sabırlı insandı. İbadetinde, işinde asla acelecilik yapmaz, sabırla hareket ederdi. Bize kötü bir söz söylediğini bile hiç hatırlamam" dedi. Gençlere ve yeni evlenen çiftlere tavsiyede bulunan Tekin, "Babalar baba gibi yetişmeli, baba gibi anlayışlı olmalı. Ben babamı kendime rakip olarak aldım. Babamın çocukları için yaptığı fedakârlıktan daha fazlasını yapmak, onun harcadığı emekten daha fazlasını sarf etmek ve ülkeme milletime faydalı evlatlar yetiştirmek benim hayat düsturum oldu. Yeni evlenen çiftlere de bunu tavsiye ediyorum; anne ve babanızı kendinize rakip olarak görün ve onları geçmeye çalışın" şeklinde konuştu. İmam hatip lisesi yıllarında camide mevlit ve aşr-ı şerif okuduğu anı hatırlatan Tekin, "Cemaatin takdirinden sonra babam bana sarılarak o mutluluğunu, sevincini ifade etmişti. O anı hiç unutmuyorum" dedi.

