Kara şöhretin korkutucu boyutu! Cinayet işledi, takipçi patlaması yaşadı: Bu neyin hayranlığı?

Kara şöhretin korkutucu boyutu! Cinayet işledi, takipçi patlaması yaşadı: Bu neyin hayranlığı?

Bir cinayet failinin sosyal medyada binlerce yeni takipçi kazanması ve övgü dolu yorumlarla karşılanması, suç ile dijital dünya arasındaki tehlikeli ilişkiyi gündeme getirdi. Klinik Psikolog Hülya Özge Şahin, failin görüntülerinin estetize edilmesinin hayranlık oluşturabildiğine dikkat çekerken, bu ilginin arkasındaki psikolojik dinamikleri anlattı. Sosyolog ve Aile Danışmanı Dr. İsmail Öz ise sosyal medyanın toplumsal mesafeleri sıfırlayarak vicdani refleksleri etkilediğini vurguladı.

Bir cinayet failinin sosyal medyada binlerce yeni takipçi kazanması ve hakkında övgü dolu yorumlar yapılması, suç ile sosyal medya arasındaki karmaşık ilişkiyi bir kez daha gündeme getirdi. Kara şöhretin takipçiye dönüştüğü bu dikkat çekici ve tehlikeli tablo, psikolojik ve toplumsal yönleriyle masaya yatırıldı.

SUÇLULARA SOSYAL MEDYA İLGİSİ VE ESTETİZE EDİLEN VAHŞET

İşlenen vahşi bir cinayetin ardından failin sosyal medya hesaplarında takipçi patlaması yaşanması ve profilinin övgü dolu mesajlarla dolması kamuoyunda infiale yol açtı. Katillerin dijital platformlarda birer fenomene dönüştürülmesini değerlendiren Klinik Psikolog Hülya Özge Şahin, "Dijital mecralarda, sosyal medyada bu durum çok ilgi çekici bir şekilde sunuluyor bize. Arkada dramatik ve ilgi çekici bir müzik, karizmatik açıdan çekilmiş bir fotoğraf yer alıyor. Maalesef yanlış bir şekilde estetize edilmiş bu görseller, zihinde 'güzel olan iyidir' yanılsamasını uyandırdığı için kişilerde bu şekilde bir hayranlık oluşturabiliyor" ifadelerini kullandı.

İlginin yalnızca suçun kendisine değil, failin kim olduğuna ve özel hayatına da kaydığını belirten Klinik Psikolog Şahin, "Ona karşı hayranlık beslemek dediğimiz durum aslında 'hybristofili' olarak adlandırdığımız bir sendromdur. Normlara karşı çıkan, otoriteyi reddeden ve güçlü görünen yanılsamasıyla birlikte kişi, suçtan ziyade failin servis edilen ve estetize edilen görüntüsüne hayranlık duyuyor" sözleriyle tehlikeye dikkat çekti.

Klinik Psikolog Hülya Özge Şahin ve Sosyolog Dr. İsmail Öz, suçlulara duyulan hayranlığın psikolojik ve toplumsal nedenlerini değerlendirdi. -foto: ahaber.com.trKlinik Psikolog Hülya Özge Şahin ve Sosyolog Dr. İsmail Öz, suçlulara duyulan hayranlığın psikolojik ve toplumsal nedenlerini değerlendirdi. -foto: ahaber.com.tr

Sosyal medyada katillere yönelik sergilenen bu tavır sokaktaki vatandaşların da tepkisini çekiyor. Durumu sert bir dille eleştiren genç bir kadın, "Ben bunu hiç normal bulmuyorum. Ben de bir kızım sonuçta, ben de haberlerde ve internette aynı şeyleri görüyorum. Bazı kızların tepkileri hiç hoş ve doğru değil. Aynı şeyler çevrelerindekilerin ya da kendilerinin başına gelseydi bu tepkiyi vermezlerdi; bu durum açıkçası beni biraz sinirlendiriyor" diyerek tepkisini dile getirdi.

"KURTARICI ROLÜNE BÜRÜNÜYORLAR"

Toplumda derin yaralar açan bu hastalıklı ilginin arka planındaki psikolojik dinamiklere değinen Klinik Psikolog Hülya Özge Şahin, "Çoğunun altında yatan görülme arzusu, aidiyet arzusu ve değersizlik hissi gibi temel psikolojik ihtiyaçlar var. Bu duyguları bir merakla, heyecanla örtbas ederek hayali bir dünya içerisinde karşıladıklarını düşünüyorlar. Suçluya olan hayranlık konusunda özellikle kadınlarda sıklıkla kurtarıcı rolüne bürünme davranışı görülebiliyor. 'O farklı ve ben onun o farklı yönünü görüyorum, onu kurtarabilirim' düşüncesi insanlarda kendini özel hissettiriyor. Bu özel his de yine bir yere ait olma ve değerli hissetme arzusunu beraberinde getiriyor" değerlendirmesinde bulundu.

Cinayet failine sosyal medyada gösterilen ilgi, suçun nasıl hayranlığa dönüştürülebildiğini gözler önüne seriyor. - foto: ahaber.com.trCinayet failine sosyal medyada gösterilen ilgi, suçun nasıl hayranlığa dönüştürülebildiğini gözler önüne seriyor. - foto: ahaber.com.tr

"SANAL MEDYA MESAFELERİ SIFIRLADI, VİCDANİ REFLEKSLERİ DEĞİŞTİRDİ"

Oysa geçmişte işlenen ağır bir suç yalnızca faille sınırlı kalmıyor; kişinin ailesini ve yaşadığı çevreyi de doğrudan etkiliyordu. Mahalle ve çevrenin oluşturduğu güçlü toplumsal sınırların günümüzde sanal ortamla birlikte yok olduğuna işaret eden Sosyolog ve Aile Danışmanı Dr. İsmail Öz, "Sanal medya gerçekten de bütün ilişkileri, mesafeleri sıfırlayan bir hayat. Burada saygı yok, insanlara karşı sevgi yok. Eğer iyi bir eğitim sürecinden, sağlam bir aile eğitiminden ve aile ortamından bu tip değerler aktarılamıyorsa, o zaman kültürel refleksler kayboluyor. Bu sefer sorumluluk bilincini ve adalet duygusunu bir tarafa bırakarak hareket ediliyor. Çünkü ahlakın ürettiği bir vicdan vardır; dolayısıyla ahlak anlayışınız değiştiğinde vicdani refleksleriniz de değişiyor" ifadelerini kullandı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin