İsrail'in küresel dolandırıcılık çarkı İstanbul'da kırıldı: MİT sızdı, milyarlık "Scam Empire" ağını çökertti

İsrail'in küresel dolandırıcılık çarkı İstanbul'da kırıldı: MİT sızdı, milyarlık "Scam Empire" ağını çökertti

Uluslararası kamuoyunda "Scam Empire" (Dolandırıcılık İmparatorluğu) olarak bilinen İsrail merkezli siber finans şebekesinin Türkiye operasyon alanı, Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) ve emniyet birimlerinin derin takibiyle çökertildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyon, 31 paravan şirkete bağlı 40'tan fazla lüks plaza ofisinin perde arkasındaki casusluk yöntemlerini, yalan makinesi testlerini ve milyarlarca dolarlık kara para trafiğini gün yüzüne çıkardı.

Küresel finans sistemini siber dolandırıcılık ağlarıyla manipüle eden İsrail merkezli dev bir yapılanma, İstanbul'da kurduğu lüks plaza üslerinde suçüstü yakalandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen derinlikli soruşturma, Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ekiplerinin aylarca süren fiziki ve teknik takibine dayanıyor. Yapılan saha çalışmalarında elde edilen bulgular, 31 paravan firmaya ait 40'tan fazla lüks ofisin, aslında Tel Aviv'den yönetilen organize bir siber dolandırıcılık çarkının dişlileri olduğunu kanıtladı. Küresel ölçekte milyarlarca dolarlık hacme ulaşan bu yapı, istihbarat birimlerinin sızma operasyonlarıyla tamamen deşifre edildi.

TEL AVİV KORUMALI KÜRESEL YASA BOŞLUĞU

Araştırmalar, bu şebekenin köklerinin 2016 ve 2017 yıllarında İsrail'de değişen yasal mevzuatlara dayandığını gösteriyor. İsrail Menkul Kıymetler Otoritesi, 2016'da ikili opsiyon işlemlerinin kendi vatandaşlarına pazarlanmasını yasaklamıştı. Ancak 2017'de meclisten geçen düzenlemedeki kritik bir açık, bu şirketlerin İsrail topraklarından dünyanın geri kalanını dolandırmasının önünü açtı. İsrail içinde denetim sıkılaşınca, siber suç baronları operasyon üslerini yurt dışına ihraç etmeye başladı. Bugüne kadar Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Gürcistan, Ukrayna, Belarus, Bulgaristan ve Yunanistan'da izlenen bu yer değiştirme stratejisinin, son dönemde yaşanan bölgesel gerilimlerin ardından Türkiye'ye yöneldiği tespit edildi. MİT, şebekenin finansal göç rotasını Türkiye'ye çevirdiği anı yakalayarak takibe başladı.

İsrail'in küresel dolandırıcılık çarkı İstanbul'da kırıldı: MİT sızdı, milyarlık "Scam Empire" ağını çökertti - 1

GİZLİ BARONLAR VE PARAVAN KURULUM ŞEMASI

Şebekenin operasyonel şeması incelendiğinde, en tepede İsrailli dolandırıcılık baronlarının yer aldığı görülüyor. Bu baronlar, hedef ülkede yasal sorumluluğu üzerine yıkabilecekleri yerel figürleri veya yabancı uyruklu paravan şahısları seçiyor. İstanbul'daki lüks gökdelenlerde kiralanan ve dışarıdan bakıldığında sıradan birer yazılım ya da danışmanlık firması gibi görünen ofislerin finansmanı tamamen bu gizli kanallardan aktarılıyor. Kurulan çağrı merkezlerine teknik altyapı sağlandıktan hemen sonra, insan kaynakları departmanları üzerinden çok dilli personel avı başlıyor. Fransızca, İspanyolca, İbranice, Japonca veya Hintçe bilen operasyon elemanları yüksek maaş vaatleriyle bu ağın içine çekiliyor.

İsrail'in küresel dolandırıcılık çarkı İstanbul'da kırıldı: MİT sızdı, milyarlık "Scam Empire" ağını çökertti - 2

OXFORD DİPLOMASI YALANIYLA MASKE HAYATLAR

İşe alınan personelin eğitim süreçleri, istihbarat örgütlerinin operasyonel hazırlık safhalarını aratmıyor. "Conversion agent" (ikna sorumlusu) ve "retention agent" (bakiye büyütme sorumlusu) olarak ikiye ayrılan çalışanlara, ilk bir haftalık eğitimde gerçek kimliklerini unutmaları talimatı veriliyor. Her çalışana yabancı isimlerden oluşan birer kod ad atanıyor ve hedef kitleyi manipüle etmek amacıyla sahte öz geçmişler (maske hayat hikâyeleri) kurgulanıyor. Görüşülen mağdurlara kendilerini "Oxford mezunu kıdemli yatırım uzmanı" veya "Londra merkezli bir fon yöneticisi" olarak tanıtan bu personeller, gün boyunca şirket içinde de yalnızca bu kod adlarla birbirlerine hitap ediyor.

İsrail'in küresel dolandırıcılık çarkı İstanbul'da kırıldı: MİT sızdı, milyarlık "Scam Empire" ağını çökertti - 3

CASUSLUK ÖRGÜTLERİNİ ARATMAYAN YALAN MAKİNESİ TESTİ

Saha çalışmalarında ulaşılan en çarpıcı detaylardan biri ise ofislerde uygulanan iç güvenlik protokolleri oldu. Şebekeye başvuran adaylar, işe başlamadan önce profesyonel yalan makinesi (poligraf) testine sokuluyor. Bu testlerde adayın herhangi bir istihbarat servisi, siber polis birimi ya da yargı organıyla bağının olup olmadığı sorgulanıyor. Testi geçemeyenler doğrudan elenirken, mevcut çalışanlar da sızıntıları önlemek amacıyla belirli periyotlarla yeniden yalan makinesine bağlanıyor. Ofis içi disiplin ise tam bir karartma üzerine kurulu; içeriye akıllı telefon sokulması kesinlikle yasak. Çalışanların seslerinin dışarıdan duyulmaması ve ortam dinlemesinin engellenmesi için koridorlarda sürekli yüksek sesli müzik çalınıyor ve operasyon merkezinde İbranice konuşulması kesin bir dille yasaklanıyor.

İsrail'in küresel dolandırıcılık çarkı İstanbul'da kırıldı: MİT sızdı, milyarlık "Scam Empire" ağını çökertti - 4

SAHTE LİSANSLAR VE HAYALİ YATIRIMLARLA TUZAK

Şebekenin kullandığı teknik yazılımlar, mağdurların kendi ülkelerinden aranıyormuş algısı yaratmasını sağlayan yerel numara maskeleme (spoofing) sistemlerine dayanıyor. Dolandırıcılar, paravan şirketin adını gizleyerek, İsrailli baronların Güney Afrika veya benzeri ülkelerdeki denetimsiz otoritelerden rüşvet karşılığı temin ettiği sahte lisanslı platformların isimlerini kullanıyor. İnternette bir platform hakkında şikayetler çığ gibi büyüyüp "dolandırıcı" etiketi yapıştığı anda, şebeke hızla yazılım arayüzünü değiştirerek parayla satın alınmış bir başka düzmece lisanslı markaya geçiş yapıyor. İstanbul'daki ofis adresleri ve şirket unvanları da deşifre olmamak adına 3 ila 6 aylık periyotlarla sürekli taşınıyor.

İsrail'in küresel dolandırıcılık çarkı İstanbul'da kırıldı: MİT sızdı, milyarlık "Scam Empire" ağını çökertti - 5

GÜVEN KAZANMAK İÇİN KÜÇÜK ÖDEMELERE İZİN VERİLDİ

Siber çarkın işleyişi iki aşamalı bir psikolojik harbe dayanıyor. İlk teması kuran "conversion agent", kurbanı sahte grafikler ve hayali kâr marjlarıyla sisteme dahil ediyor. İlk yatırımdan sonra kurban, daha büyük paralar koparması için "retention agent" denilen uzman dolandırıcılara devrediliyor. Şebekenin güven tesis etmek amacıyla uyguladığı taktik ise oldukça yanıltıcı: Kurbanların sistemin gerçekliğine inanması için ilk aşamalarda küçük miktarlarda para çekmelerine izin veriliyor. Paranın güvenli bir şekilde geri alınabildiğini gören mağdurlar, evlerini veya birikimlerini satarak sisteme daha büyük sermayeler aktarmaya yönlendiriliyor.

KASALAR DOLUNCA GELEN HACİZ VE SUÇ DUYURUSU TEHDİDİ

Mağdurun mali kapasitesi analiz edilerek maksimum "optimum" seviyeye ulaşıldığında sistem aniden kapatılıyor. Kurban para çekmek istediğinde ekranda hayali bir zarar, eksi bakiye ya da "hesap blokesi" uyarısı beliriyor. Bu aşamada dolandırıcılar yüz değiştirerek, blokenin kalkması için "vergi" veya "dosya masrafı" adı altında zorla ek ödemeler talep ediyor. Para vermeyi reddeden ya da durumu fark eden mağdurlar, şebekenin elindeki kişisel veriler üzerinden "uluslararası piyasaları zarara uğratmaktan hakkınızda suç duyurusunda bulunulacak" yalanıyla açıkça tehdit edilerek baskı altına alınıyor. Gerçekte ise sistem arayüzünde dönen tüm grafikler fiktif bir senaryodan ibaret olup hiçbir borsada gerçek bir alım-satım işlemi yapılmıyor.

İsrail'in küresel dolandırıcılık çarkı İstanbul'da kırıldı: MİT sızdı, milyarlık "Scam Empire" ağını çökertti - 6

KRİPTO PARALAR ÜZERİNDEN İSRAİL'E MİLYARLIK AKIŞ

Soruşturmanın en can alıcı finansal bulgusu, şebekenin katı bir "hedef dışı" kuralıyla çalışması oldu. İsrailli baronların talimatıyla, dünya genelinde yürütülen bu operasyonlarda İsrail vatandaşlarının dolandırılması kesinlikle yasak. Avrupa, Uzak Doğu, Asya ve Afrika ülkelerindeki mağdurlardan toplanan milyarlarca dolarlık suç geliri, yasal finansal sistemlere takılmamak adına anında kripto varlıklara ve soğuk cüzdanlara dönüştürülüyor. Bu paraların izi sürüldüğünde, nihai varış noktasının İsrail merkezli hesaplar olduğu ve bu yolla İsrail ekonomisine kayıtsız devasa bir sermaye akışı sağlandığı belirlendi. Sadece İstanbul ve Muğla merkezli son iki yıllık operasyonel hacmin, ofis ve maaş giderleri baz alındığında bile 13 milyar TL sınırına ulaştığı ortaya çıkarıldı. Elde edilen istihbarat raporları, bu kara para ağının ve küresel lojistik altyapının, zaman zaman bölgesel mafya grupları ve istihbarat unsurları tarafından operasyonel ihtiyaçlar için de bir üs olarak kullanıldığını gösteriyor.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin