Dijital savaşın hedefinde çocuklarımız var: "Zihinlerine subliminal mesajlar enjekte ediliyor!"

Dijital savaşın hedefinde çocuklarımız var: "Zihinlerine subliminal mesajlar enjekte ediliyor!"

Çocukların ve gençlerin sosyal medya kullanımına ilişkin tartışmalar ABD'de yeni bir boyut kazandı. Meta, çocukları platformlarına bağımlı hale getirdiği ve güvenlik risklerini yeterince önlemediği iddialarıyla 48 eyalet ve bölgeyle yaklaşık 18 milyar dolarlık anlaşmaya vardı. Anlaşmayla Instagram ve Facebook'ta 18 yaş altındaki kullanıcılar için günlük süre sınırı, gece erişim kısıtlaması ve daha güçlü yaş doğrulama önlemleri getirilecek.

Dijital mecraların ve sosyal medya platformlarının çocuklar üzerindeki yıkıcı etkileri tüm dünyada tartışılmaya devam ederken Sabah Gazetesi Yazarı Yüksel Aytuğ, A Haber ekranlarında çarpıcı uyarılarda bulundu. Sosyal medyanın Türkiye'ye karşı yürütülen yeni nesil bir savaşa dönüştüğünü vurgulayan Aytuğ, çocukların millî ve manevi köklerinden koparılmak istendiğini belirterek ailelere uluslararası tazminat davası açma çağrısında bulundu.

"SAVAŞLAR ARTIK SAVAŞ MEYDANLARINDA DEĞİL DİJİTALDE YAPILIYOR"

Çocukların dijital platformlarda karşılaştığı tehlikelerin masaya yatırıldığı yayında değerlendirmelerde bulunan Sabah Gazetesi Yazarı Yüksel Aytuğ, "Sanal medya ve dijital platformlar üzerinden Türkiye'ye açılmış bir savaşa şahit oluyoruz. Artık savaşlar dünyada böyle yapılıyor, yani savaş meydanlarında olmuyor. Uzaktan uzağa füzeler atıyorlar." ifadelerini kullandı.

foto: ahaber.com.trfoto: ahaber.com.tr

Kendi aile yaşantısından örnek vererek tehlikenin boyutunu gözler önüne seren Yüksel Aytuğ, "En önemlisi ben de 11 yaşında bir kız çocuğunun babasıyım. Durumu laboratuvar gerçekliğinde görüyorum. Sanal medyanın, dijital platformların çocukları, gençleri nasıl kuşattığının bizzat şahidiyim." dedi.

Sosyal medyadaki gizli tuzaklara dikkat çeken Aytuğ, "Ayrıca çocukların zihinlerine subliminal mesajlar veriliyor. Hiçbir çocuk bunun farkında değil. Pek çok ebeveyn büyük de farkında değil. Bu durum; çocuklarımızın, gençlerimizin örf, adet ve geleneklerinden uzaklaştırılması, kültürel köklerinin imha edilmesi, dininden, millî duygularından ve ailelerinden koparılması adına yürütülen bir kampanya hâline dönüştü." sözleriyle tehlikeye işaret etti.

foto: ahaber.com.trfoto: ahaber.com.tr

"AMERİKA KENDİ AÇTIĞI KUYUYA DÜŞTÜ: META MİLYAR DOLARLAR ÖDÜYOR"

Dijital dönüşümün merkez üssü olan ABD'de de tehlike çanlarının çaldığını aktaran Yüksel Aytuğ, "Amerika, bu dijital sarmalı başımıza dolayan en başta gelen ülke. Ama baktılar ki işin sonunda kendi toplumları da riske giriyor; dağılmak üzereler, yakında toz şeker hâline gelecekler. Bunun farkına vardılar ve harekete geçtiler. 29 eyalette Meta'ya karşı açılan tazminat davaları sonucu Meta, milyar dolarlar bazında çok büyük tazminatlar ödemeyi kabul etti." şeklinde konuştu.

foto: ahaber.com.trfoto: ahaber.com.tr

UZMANDAN AİLELERE TAZMİNAT VE HUKUKİ MÜCADELE ÇAĞRISI

Türkiye'de çocukların sosyal medyada birer meta hâline gelmesinin önüne geçilmesi için izlenmesi gereken hukuki süreci anlatan Sabah Gazetesi Yazarı Yüksel Aytuğ, "Bunun öncelikle ebeveynlerin gönüllü katılımıyla, ardından devletin yardımıyla bertaraf edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ebeveynler önce çocuklarının psikolojik açıdan etkilendiğini bir sağlık raporuyla, bir psikiyatri raporuyla belgeleyecekler. Daha sonra hangi yayınların buna yol açtığını görsel olarak kaydedecekler ve ilgili mahkemelere başvuracaklar. Şikayet davaları birleştirilip uluslararası mahkemelere taşınırsa çok daha etkili olur. Milyon dolarlık tazminatlar söz konusu." çağrısında bulundu.

foto: ahaber.com.trfoto: ahaber.com.tr

SOKAKTA DA TEPKİ BÜYÜK: "AİLE SOHBETİ BİLE YAPAMIYORUZ"

Sosyal medyanın esiri olan çocukların durumuna isyan eden vatandaşlar da mikrofonlara dert yandı. Yaşanan kopuşu dile getiren bir vatandaş, "Hepsinin elinde telefon. Bütün yaşam tarzları, giyimleri, yemeleri, içmeleri sosyal medyaya bağlı. Ne sosyalleşebiliyoruz ne aile sohbeti yapabiliyoruz. Her gencin elinde bir telefon var." dedi.

Maruz kaldığı içerikleri anlatan küçük bir çocuk ise, "Küfürlü şeyler, olumsuz şeyler, insanların birbirine vurduğu şeyler, şiddetli görüntüler çocukları etkiliyor." ifadelerini kullandı.

Denetim mekanizmasının önemine değinen bir diğer vatandaş ise, "Devletin bir taraftan bu konuda alanları sınırlandırması gerekiyor, bir taraftan da ebeveyn kontrolünün olması şart. İkisi birlikte olursa ancak düzgün bir şekilde yürütülebileceğine inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin