S-400’ler gidiyor F-35’ler mi geliyor? Düğümün çözümünde 3 kritik senaryo masada
Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkilerde NATO Zirvesi sonrası uzun yılların en ılımlı süreci yaşanırken, F-35 projesine geri dönüş ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılması için S-400 hava savunma sistemi konusunda çözüm arayışları hız kazandı. Savunma sanayiinin önündeki engelin aşılması için "üçüncü ülkeye devir" formülü en güçlü senaryo olarak masada dururken, Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, “S-400’ler gidiyor F-35’ler mi geliyor?” sorusunu yanıtlayarak masadaki 3 olası senaryoyu A Haber ekranlarında konuştu.
Türkiye ile ABD arasında uzun süredir gündemde olan S-400 ve F-35 dosyasında yeni diplomatik temaslar dikkat çekiyor. A Haber ekranlarında değerlendirilen süreçte, CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına yönelik olası formüller ve savunma alanındaki kritik başlıklar ele alındı. Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, S-400'lere ilişkin olası çözüm yollarını ve bu sürecin Türkiye-ABD ilişkilerine etkisini değerlendirdi.
KRİZİN ÇÖZÜMÜN DE ÜÇ OLASI SENARYO MASADA
Programda, Türkiye ile ABD arasında son dönemde yeniden ivme kazanan ilişkiler çerçevesinde, S-400 hava savunma sistemi ve buna bağlı olarak uygulanan CAATSA yaptırımları ele alındı. Değerlendirmelerde, yaptırımların kaldırılmasına yönelik olası senaryolar arasında S-400'lerin üçüncü bir ülkeye devredilmesi, sistemin Amerikan gözetiminde devre dışı bırakılması veya Rusya'ya iade edilmesi gibi seçeneklerin gündeme geldiği belirtilirken A Haber'de konuşan uzman isim bu seçeneklerin hukuki ve diplomatik boyutlarının ise taraflar arasında değerlendirilmeye devam ettiğini ifade etti.
Programda S-400 hava savunma sistemi ve buna bağlı olarak uygulanan CAATSA yaptırımları ele alındı (Fotoğraf -ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
S-400'LER GİDERSE F-35 SÜRECİ HIZLANIR MI?
Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, S-400 meselesinin Türkiye-ABD ilişkilerindeki en kritik başlıklardan biri olmaya devam ettiğini belirterek, CAATSA yaptırımlarının kaldırılabilmesi için Amerikan yasalarına göre S-400 sistemlerinin Türkiye sınırları dışına çıkarılması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda en güçlü seçeneğin S-400'lerin Rusya'nın onayıyla üçüncü bir ülkeye devredilmesi olduğunu ifade eden Başbuğ, ABD ile çözüm bekleyen başlıkların F-35 programı, CAATSA yaptırımları, F-16 modernizasyonu ve KAAN'ın motor tedariki olduğunu dile getirdi. NATO Zirvesi'nin ardından sürecin hız kazandığını savunan Başbuğ, "Birbiri ardına bu konuların çözüldüğünü göreceğiz." sözleriyle S-400 konusunda atılacak adımların F-35 dosyası başta olmak üzere iki ülke arasındaki savunma iş birliğinin yeniden canlanmasının önünü açabileceği değerlendirmesinde bulundu. Ancak konuşmada F-35'lerin teslim edileceğine veya teslim takvimine ilişkin kesin bir açıklama yapılmadı.
Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, S-400 meselesinin Türkiye-ABD ilişkilerindeki en kritik başlıklardan biri olmaya devam ettiğini belirtti (Fotoğraf -ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
"YUNANİSTAN VE HİNDİSTAN'A SES ÇIKARMAYANLAR TÜRKİYE'Yİ HEDEF ALDI"
Yaptırımların arka planını ve S-400 sisteminin teknik gücünü analiz eden Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, "S-400 konusu senin de dediğin gibi bahaneydi Haktan. S-400 NATO'ya, Amerika'ya tehditse Yunanistan'ı nereye koyacaksın? Üstelik Hindistan, mesela gene Rusya'dan bunu temin eden bir ülke, oraya gelince yaptırım yok, Türkiye olunca var. Amerika gerilim ister, S-400 bahane. Yaptırımlar bunun bir bacağı; 12 madde başkana sunuldu, beşini seçti ve 'Bunlardır' dedi. Savunma sanayii şirketlerimizin hammadde temininde zorluklar yaşadık, kredilerden mahrum bırakıldı, Amerikan şirketleriyle ortak proje ve alışverişler olmadı. Seni oradan kilitlemeye çalışan bir Amerikan aklı var idi" açıklamasında bulundu.
Türkiye'nin savunma ihtiyacının görmezden gelindiğini hatırlatan Başbuğ, "Patriot'u istedik vermediniz. Rusya'dan yana tavır alındı, kıyamet koptu. Amerika olarak sen bir ülkenin savunma sistemi almasından rahatsızsan bunun bir tek izahı var: Saldırı düşünüyorsundur, almamdan rahatsız olursun" sözleriyle süreci eleştirdi.


