Mavi Vatan Kanunu ve 152 belirsiz ada! Türkiye'nin bayrak bulundurma hakkı oluşabilir
Türkiye Mavi Vatan'da deniz yetki alanlarına ilişkin yeni bir kanun çalışması başlatırken, tasarının önümüzdeki günlerde TBMM'ye sunulması bekleniyor. Kıta sahanlığı, münhasır ekonomik bölge gibi hususlarda Akdeniz ve Karadeniz'de 12, Ege'de ise 6 mil deniz uygulaması yasalaşacak. Yaşanan gelişme Yunanistan'da paniğe neden olurken adalardaki mevcut durum ve teklifin hayata geçirilmesinin ardından neler değişebileceği A Haber'de masaya yatırıldı. Askeri Stratejist Kemal Olçar, Adalar'da Yunanistan gibi Türkiye'nin de bayrak bulundurma hakkının oluşabileceğini belirtti.
Milli Savunma Bakanlığı'nın Deniz Yetki Alanlarına ilişkin kanun çalışmasında düzenlemeye gidildiğini duyurmasının ardından Yunanistan'da panik oluştu. Söz konusu düzenlemede mevzuattaki eksikliklerin giderilmesi ve TSK'nın deniz yetki alanlarındaki hak ve menfaatlerini korumaya yönelik kararların alınacağı vurgulanırken, tasarının önümüzdeki günlerde Meclis'e sunulması bekleniyor.
Özellikle Yunanistan'daki Türkiye'nin attığı bu adım panikle karşılanırken, iki ülke arasındaki 152 adanın akıbeti ve Mavi Vatan Kanunu ile neler değişeceği A Haber'de Canan Barlas ile Gündem programında ele alındı. Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar, deniz yetki alanlarından kıta sahanlığına, münhasır ekonomik bölgeden Atina'nın adaları silahlandırmasına kadar birçok merak edileni değerlendirdi.
EGEMENLİĞİ BELİRSİZ 152 ADA İÇİN KRİTİK KANUN HAZIRLIĞI
Ege'deki statüsü belirsiz adalar üzerindeki Türk hakimiyetinin hukuki bir zırha bürünmesi gerektiğini vurgulayan Kemal Olçar, "Siyasi irade şöyle bir karar alabilir; bu kanundan sonra yetkisi olacak çünkü. Diyecek ki; 'Biz şu adalar bizim yetki alanımıza dahil olduğu için bu adalarda biz bayrak bulundurabiliriz.' Yani adayı kullanabiliriz" ifadelerini kullandı.
Olçar, bu adaların Türkiye'ye ait olduğunu tescilleyecek yeni bir kanuni düzenlemenin şart olduğunun altını çizerek, "Adanın bize ait olduğuna dair belki onunla ilgili yeni bir kanun da ihtiyaç olabilir. Yani bu adaların, 152 tane tam olarak belirsiz olan adaların, kayalıkların bize dahil olduğuna dair bir kanun çıkartılabilir. Hayatın akışı öyle değişir. Dolayısıyla buradaki kıta sahanlığı hikayesi bambaşka bir yere gidebilir" şeklinde konuştu.
Olçar, Kardak krizini hatırlatarak Yunanistan'ın adalarda para karşılığı aile veya bayrak yerleştirerek hukuksuz şekilde hak iddia ettiğini vurgulayarak çoğu adanın iki ülkeye de tanımlı olmadığını ifade etti. (AA)
"MAVİ VATAN KANUNU İLE YETKİ VE HAKLARIMIZI TAMAMEN KULLANACAĞIZ"
Türkiye'nin denizlerdeki hak ve menfaatlerini koruma noktasında tavizsiz bir duruş sergilediğini belirten Kemal Olçar, "Dediğimiz gibi; belki siyasi irade bunu da yapmayabilir ve der ki; 'Ben bu yetkimi saklı tutuyorum, karşı tarafın yapacağı hamleye göre biz de yeni hamleler yapabiliriz.' Çünkü iç hukuk buna artık müsaade ediyor, uluslararası sözleşmeler de bunu müsaade ediyor" sözleriyle Ankara'nın elindeki hukuki kozlara dikkat çekti. Mavi Vatan'ın sadece bir kavram değil, bir hak arama mücadelesi olduğunu ifade eden Olçar, "Mavi Vatan doktrini deniz yetki alanları ile ilgili kanunla taçlandırılırsa eğer, biz buradaki bütün denizle ilgili yetki, hak, hukuk ne varsa tamamını kullanabiliyor vaziyette olacağız" dedi.
Kemal Olçar, Mavi Vatan kanununun yasalaşmasının ardından 152 adada Türkiye'nin tıpkı Yunanistan'ın yaptığı gibi bayrak bulundurma hakkının oluşacağını belirtti. (A Haber - Ekran Görüntüsü)
YUNANİSTAN'DAN "BAYRAK VE AİLE" OYUNU
Yunanistan'ın Ege adacıkları üzerinde yürüttüğü sinsi iskan politikasını ve Kardak benzeri provokasyonlarını sıcak bölge atmosferiyle anlatan Kemal Olçar, "Kanun çok önemli. 1995 tarihindeki Meclis kararı bile şu anda Casus Belli. Şu anda silahsızlanma ve hatta 12 mile çıkartmayla ilgili blokaj yapıyor ya… Bu kanun da karşı tarafın egemenliği tam belli olmayan adalarla ilgili tasarrufunu da bloklaştıracak, engelleyecek. Gidiyor mesela Kardak benzeri bir adada, ona benzer işte bir sürü ada var, o adalara gidiyor bayrak dikiyor. Dört tane Yunan askeri koyuyor ya da oraya bir tane iki tane aile koyuyor. Orada onu parayla yaşatıyor, bir şekilde bir kulübede yaşatıyor. Sonra diyor ki; 'Bu ada, adacık Yunanistan'ın toprakları içerisinde ya da kara suları içerisinde'" sözleriyle Atina'nın hukuksuz hamlelerini ifşa etti.
Olçar, Midilli Adası örneğini vererek Yunanistan'ın kıta sahanlığı iddiasıyla tanımı yapılmamış tüm kayalıklara çökme planını, "Midilli Adası'nın etrafında kayacıklar var değil mi? Midilli Adası'nın kara suları var diyelim, kaç mil olabilir? 6 mil. Bir de kıta sahanlığı olduğunu düşünün şöyle, 372 kilometre şöyle bir alan yapıyor. Buradaki bütün adacıklar diyor ki 'Benim.' Neden? Midilli Adası Yunanistan'a ait olduğu için etrafındaki kıta sahanlığının içine kalan adalar… Halbuki o adalar tanımlı değil değil mi? Kime ait olduğu belli değil" cümleleriyle aktardı.


