Trump gözünü Latin Amerika'ya dikti! Rubio'nun Maduro kombini Küba'ya mesaj mı?
ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela’yı "51. eyalet" olarak gösteren paylaşımı Latin Amerika’da tansiyonu yükseltti. Öte yandan Marco Rubio’nun, Maduro'nun kaçırıldığı operasyonda üzerinde olan gri eşofmanın aynı modelini giyerek verdiği pozu tehdit mesajı olarak yorumlandı. Dünyanın konuştuğu iki olay A Haber'de ele alınırken Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdür Bercan Tutar, ABD'nin bu paylaşımla küresel feodalizm projesini devreye aldığını, AA muhabiri Sinan Doğan ise Rubio'nun eşofmanlı görselinin ise Küba'ya bir mesaj olduğunu belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Venezuela'yı ülkesinin 51. eyaleti yaptığını gösteren paylaşımı dünya kamuoyunda büyük bir tartışma başlatırken gözler bir kez daha Latin Amerika'ya çevrildi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Trump'ın Çin ziyareti sırasında, Venezuela lideri Nicolas Maduro'nun kaçırıldığı gün üzerinde bulunan Nike marka gri eşofmanıyla poz vermesi ise gerilimi daha da tırmandırdı. Rubio'nun bu hamlesi Çin'e açık bir gönderme olduğu yorumlandı.
A Haber'de Tahir İnan'ın sunduğu Gece Ajansı programına konuk olan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Hazar Vural, Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar ve Anadolu Ajansı (AA) Kolombiya muhabiri Sinan Doğan Trump'ın yayılmacı politikasını ve yaptığı paylaşımı ele alarak değerlendirmelerde bulundu.
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Hazar Vural, Trump'ın Venezuela'ya topraklarına dahil ederek yaptığı 51. eyalet paylaşımının İsrail'in yayılmacı politikasının bir başka versiyonu olarak nitelendirdi. (A Haber - Ekran Görüntüsü)
"İSRAİL TİPİ YAYILMACILIĞIN BAŞKA VERSİYONU"
Trump yönetiminin Latin Amerika'yı adeta bir bilgisayar oyunu gibi gördüğünü belirten Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Hazar Vural, bu tehlikeli gidişatı sert sözlerle eleştirdi. Dr. Hazar Vural, "Venezuela liderliği bu skandal konuşmalara çok sert tepki veriyor. Sahada de facto olarak zaten Maduro sonrası bir Amerikan hegemonyası kurulmuş durumda. Ancak Kanada, Küba, Meksika ve Venezuela'yı içine alan bu gidişat, İsrail'in yayılmacılığından başka bir versiyondur. Bunun dünyada ne bir geçerliliği ne de bir kabulü vardır. Trump ölmeyi bayılmak zannediyor, bu işi bir bilgisayar oyunu esprisi sanıyor ama bu süreç böyle devam edemez" şeklinde konuştu.
Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdür Bercan Tutar, Trump'ın hedefinde Rusya ve Çin'in hegemonyası altındaki ülkeleri açık hedef olarak gördüğünü belirtti. (A Haber - Ekran Görüntüsü)
ABD'DEN KÜRESEL FEODALİZM VE RUSYA-ÇİN PAZARLIĞI
Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, ABD'nin küresel ölçekteki stratejik saldırılarını ve müttefiklerini yalnız bırakan dev güçlerin pozisyonunu analiz etti. Bercan Tutar, "Trump aslında Alaska'da Rusya ile anlaştı ve istediği tavizleri aldı. Şimdi aynı şeyi Çin'den de alacak. Rusya ve Çin'in kalkanındaki tüm ülkeler şu an Amerika'nın açık saldırısı altında. Suriye'de Rusya, İran'da ise Çin ve Rusya sessiz kaldı. Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez'in Moskova'da olduğu gece Maduro'ya operasyon yapıldı. Amerika artık 'Küresel Feodalizm' diyebileceğimiz bir projeyi devreye sokuyor. Avrasyacılık hikayesinin yalan olduğu ortaya çıktı; Rusya ve Çin aslında Amerika ile beraber dünyayı yönetmek istiyorlar ancak Amerika bunu bile kabul etmiyor" ifadelerini kullandı.
Bercan Tutar, Amerika'nın sadece Latin Amerika'da değil, Asya-Pasifik hattında da agresif bir genişleme siyaseti izlediğini vurguladı. Bercan Tutar, "Amerika; Grönland'da askeri üs açıyor, Zengezur koridoruna 'Trump' ismini veriyor, Orta Asya ülkelerini Washington'da ağırlayıp yeni ittifaklar kuruyor. Rusya ve Çin'den ise tık yok. Amerika şimdi de Japonya, Güney Kore, Filipinler ve Endonezya üzerinden yeni projeleri devreye sokuyor. Amerika'nın temel stratejisi 'önce benim taleplerim' diyerek küresel bir tahakküm kurmaktır" diyerek Washington'ın yeni dönemdeki yayılmacı ajandasını deşifre etti.





