Askeri-endüstriyel kompleks ve oyun tuzağı| Saldırganlar nasıl yetişiyor?

Türkiye’de yaşanan okul saldırılarının ardından gözler yeniden küresel ölçekte artan gençlik şiddeti vakalarına çevrildi. A Haber Washington Muhabiri İrfan Sapmaz, ABD’de yıllardır tekrarlanan ve okulları kana bulayan saldırılara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Sapmaz, aktardığı analizlerde FBI ve Gizli Servis raporlarının ortaya koyduğu saldırgan profiline dair çarpıcı bulgular öne çıkarılırken, olayların yalnızca “akıl hastalığı” ile açıklanamayacak kadar çok katmanlı bir yapıya sahip olduğunu vurguladı.
Türkiye'de son dönemde yaşanan okul saldırıları, eğitim kurumlarında güvenlik ve gençlik şiddeti tartışmalarını yeniden gündemin en üst sırasına taşıdı. Gözler bu gelişmelerin ardından, benzer olayların uzun yıllardır sıkça yaşandığı Amerika Birleşik Devletleri'ne çevrildi. A Haber Washington Muhabiri İrfan Sapmaz, ABD'de okulları hedef alan ve toplumda derin infiale yol açan saldırılara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
BİRİKEN ÖFKE VE DIŞLANMIŞLIK: SALDIRGANLARIN ANATOMİSİ
Amerika'daki okul saldırılarının perde arkasındaki psikolojik yıkımı analiz eden İrfan Sapmaz, "Amerika'daki bu saldırılarda ortak görüş nedir, onları ben size bir aktarmak istiyorum. Yani bu okullardaki genç saldırganlar konusunda neler düşünülüyor? İşte mesele şu deniliyor: Tek başına akıl hastalığı değil; daha çok biriken öfke, dışlanma, umutsuzluk, travma, aşağılanma duygusu, şiddete takıntılı ilgi ve şiddete giden yol davranışlarıyla ilgili bu diyor" ifadelerini kullanarak, meselenin sadece tıbbi bir sorun değil, derin bir sosyolojik çöküş olduğunu vurguladı.
(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
FBI VE GİZLİ SERVİS'TEN DEHŞET VERİCİ RAPORLAR: BİR ANDA ÇILDIRMIYORLAR
Saldırıların planlı birer strateji ürünü olduğunu belirten İrfan Sapmaz, "İşte FBI, kitle saldırganlarının bir anda çıldırmadığını, çoğunun saldırıdan önce plan yaptığını, hazırlık yürüttüğünü ve çevreye kaygı verici işaretler gösterdiğini vurguluyorlar. İşte US Secret Service'ın yani Gizli Servis'in okul saldırıları araştırmalarında da benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Kuruma göre engellenen okul saldırısı planlarında öğrenciler en sık sınıf arkadaşlarına veya okula dönük bir saldırı yani bir kırılganlık, bir öfke patlaması yaşıyorlar ve bu öfkeyle hareket ediyorlar" sözleriyle tehlikenin nasıl sinsice yaklaştığını aktardı.
YALNIZLIK VE KIRGINLIK: KATLİAM MOTİVASYONUNUN %50'Sİ
Saldırganların ortak karakteristik özelliklerine dikkat çeken İrfan Sapmaz, "Yine Gizli Servis'in daha geniş toplu saldırı analizlerinde saldırganların yaklaşık yarısının temel motivasyonu yalnızlık olarak dikkat çekiyor; kırgınlık, öfke duygusu olarak ortaya çıkıyor" şeklinde konuştu. Amerika'daki silahlanma çılgınlığına da değinen Sapmaz, "Amerika'da tabii işte 350 milyonluk dev nüfusta bir silah serbest. Her evde iki üç tane bir şekilde silahlar var. Eyalet yasaları da değişiyor. Genel olarak işte Amerika'daki bu saldırılarda depresyon, psikotik belirtiler veya intihar düşünceleri gibi ruhsal sıkıntılar da bazı vakalarda görülüyor diyor" ifadeleriyle ateş hattındaki tabloyu resmetti.
(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
UYUŞTURUCU VE MADDE BAĞIMLILIĞI SARMALI: "BURADA UYUŞTURUCU SERBESTTİR"
Gençliği esir alan madde kullanımı dehşetini Washington sokaklarından örneklerle anlatan İrfan Sapmaz, "Gençlerde şiddet riskini artıran psikolojik ve davranışsal etkenler arasında yüksek duygusal sıkıntı, zayıf dürtü kontrolü, sosyal bilişsel işlemleme sorunları, madde kullanımı... Buna biraz parantez açmak istiyorum, madde kullanımı çok yüksek, engelleyemiyorlar. Ben çok görüyorum işte Washington DC'de özellikle siyahilerin olduğu bölgelerde; eğitim düzeylerinin çok düşük olduğu ve suç oranlarının yüksek olduğu yerlerde işte yazar: 'Burada uyuşturucu serbesttir' der. Yani oraya girerler, belirli bir yeri çevirmişlerdir, orada uyuşturucu kullanırlar" diyerek yaşanan sosyal çürümeyi gözler önüne serdi.
AİLE YAPISININ ÇÖKÜŞÜ: 14 YAŞINDA GELEN ERKEN DEPRESYON
Aile içi çatışmaların ve erken kopuşların yarattığı travmaya değinen İrfan Sapmaz, "Madde kullanımı, geçmişte şiddete maruz kalma ve aile içi çatışma öne çıkıyor. Çocukların aileden kopma yaşları çok erken Amerika Birleşik Devletleri'nde. 14-15 yaş dediği zaman çocuklar serbest bırakılıyorlar ve çok ciddi depresyonlar var" sözleriyle toplumu bir arada tutan en küçük yapı taşının nasıl parçalandığını aktardı.
MANEVİYATA SIĞINIŞ: 356 BİN KİLİSE VE MUHAFAZAKAR REFLEKS
Amerika'daki manevi arayışı ve Türkiye'deki ibadethane tartışmalarına bakışı değerlendiren İrfan Sapmaz, "Türkiye'de insanlar 'Ya işte Türkiye'de işte şu kadar fazla cami var, bu kadar cami var, bu nedir?' falan gibi. Amerika Birleşik Devletleri'nde 356 bin kilise var. Sadece benim evimin etrafında nereden baksanız beş altı tane en yakında. Bazı günler kapılarımız çalar, genç çocuklar gelir, çok kibar ve nazik bir şekilde kendi dinlerini size anlatmaya çalışırlar. Bir insan niye ibadethaneye karşı çıkar? Ya psikolojik sorunları vardır ya bir şeydir" ifadelerini kullandı. Amerika'nın bu sorunu manevi olarak çözmeye çalıştığını belirten Sapmaz, "Amerika bu sorunu manevi olarak çözmeye çalışıyor. Trump döneminin bana göre en iyi yönlerinden birisi Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bu Hristiyan kesimlerin, muhafazakar kesimlerin özellikle de çocuklarını kurtarma adına... Aileler kendi çocuklarını kurtarma derdine düşmüş vaziyette şu anda Amerika Birleşik Devletleri'nde. Onun için de kendi dinlerine sarılıyorlar" şeklinde konuştu.
(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
LGBT DAYATMASINA KARŞI TEMİZLİK OPERASYONU
Donald Trump'ın LGBT meselesine bakışını ve radikal kararlarını aktaran İrfan Sapmaz, "LGBT meselesini hiç konuşmuyorum. Washington DC belediye başkanı 'Burası dünyanın başkenti' diyor. Düşünebiliyor musunuz siz? Donald Trump gelir gelmez bunları temizlemeye başladı, ordudan temizlemeye başladı. Haklı olarak kendi dinlerine sarılıyorlar ve onları bir şekilde kurtarmaya çalışırlar" ifadeleriyle Amerika'daki ideolojik savaşı aktardı.
ASKERİ-ENDÜSTRİYEL KOMPLEKS VE OYUN TUZAĞI
Dijital dünyadaki büyük oyunun asıl amacını sarsıcı ifadelerle açıklayan İrfan Sapmaz, "Kongrede sık sık işte Facebook'un patronları, sosyal medyanın patronları çekilirler, izliyorsunuz canlı yayınlarda sorgulanırlar. 'Bizim çocuklarımızı zehirliyorsunuz, bizim ailelerimizi yok ediyorsunuz' diyor. Yani bu sistem, bu sistem tamamıyla aileleri ve dolayısıyla aileler üzerinden toplumu yok etmeye yönelik bir sistem. Şimdi siz bu oyunların yani işte gençlerin kapanıp odalarına günlerce oyunların başına geçerek kendilerini hapsetmelerinin çok tesadüfi bir olay mı olduğunu zannediyorsunuz? Amerika Birleşik Devletleri'nde özellikle askeri-endüstriyel kompleks içerisindeki birtakım yapılar bu oyunları özellikle çocukların beyinlerine yerleştirerek toplumu geleceğe yönelik şiddete yöneltiyorlar" diyerek kirli planı deşifre etti.
"DAHA ÇOK ŞİDDET, DAHA ÇOK PARA…"
Savaş endüstrisinin kâr hırsının çocukları kurban seçtiğini belirten İrfan Sapmaz, "Ne kadar çok şiddet o kadar silah kullanımı, ne kadar silah kullanımı o kadar savaş, o kadar savaş o kadar da yüz milyarlarca dolar para demek. Bunların hepsi çok büyük bir tezgahın uzantıları işin açıkçası. Bunlar sıradan işte çocuklar gidiyorlar oradan oyun alıyorlar, oyun satın alıyorlar gibi bir şey değil ama daha da arkasındaki en önemli olay budur" sözleriyle A Haber ekranlarında dünya gündemini sarsacak bir gerçeği daha tarihe not düştü.





