Beyaz Saray’da "yeni din" savaşı: Trump’tan Papa’ya tarihi muhtıra: Seni ben papa yaptım!

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
Beyaz Saray’da "yeni din" savaşı: Trump’tan Papa’ya tarihi muhtıra: Seni ben papa yaptım!

Dünya siyaseti, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir "ruhsal ve siyasi" hesaplaşmaya tanıklık ediyor. ABD Başkanı Donald Trump ile Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Leo arasındaki gerilim, karşılıklı restleşmelerle bir "dinler savaşı" provasına dönüştü. Trump’ın Papa’yı sert bir dille eleştirip kendisini "İsa Mesih" figürüyle özdeşleştiren paylaşımları, Vatikan’da deprem etkisi yaratırken; Orta Doğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, Gazeteci Yusuf Alabarda ve Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, A Haber ekranlarında bu tarihi kırılmanın şifrelerini çözdü. Hürmüz’deki barut kokusu şimdi de Vatikan’ın surlarına dayandı: Beyaz Saray merkezli yeni bir Hristiyanlık mı doğuyor?

ABD Başkanı Donald Trump ile Papa Leo arasında tırmanan söz düellosu, küresel siyasetin en hassas başlıklarından biri haline geldi. Göçmen politikalarından nükleer silah tartışmalarına, savaş eleştirilerinden Vatikan'ın küresel rolüne kadar uzanan gerilim, Washington–Vatikan hattında "tarihi bir kırılma" tartışmasını gündeme taşıdı. A Haber ekranlarında uzmanlar, bu gerilimin yalnızca dini değil aynı zamanda siyasi ve jeopolitik bir hesaplaşma olduğunu vurguladı.

TRUMP'TAN PAPA'YA ZEHİR ZEMBEREK SÖZLER: SUÇU SEVİYOR!

ABD Başkanı Donald Trump, Katolik dünyasının liderine yönelik bugüne kadar duyulmamış bir saldırı başlatarak fitili ateşledi. Donald Trump, "Çok iyi bir iş çıkardığını düşünmüyorum. Sanırım suçu seviyor. Bunu bir düşünün. Korku konusunda endişeli. Peki ya COVID sırasında tutuklanan bakanlar, rahipler ve o harika insanlar? Birçoğu dışarıda, 3 metre arayla dururken tutuklandılar. Nükleer silah sahibi olmanın sorun olmadığını söyleyecek bir Papa'yı sevmiyoruz. Şehirlerimizde suçun kabul edilebilir olduğunu söyleyen bir Papa istemiyoruz. Bunu sevmiyorum. Papa Leo'nun büyük bir hayranı değilim. O çok liberal biri ve suçu durdurmaya inanmayan bir adam. Dünyayı havaya uçurabilmek için nükleer silah isteyen bir ülkeyle oynamamamız gerektiğini düşünen bir adam. Ben Papa Leo'nun hayranı değilim" ifadelerini kullanarak adeta savaş ilan etti. Trump bununla da yetinmeyerek Papa'ya makamını kendisine borçlu olduğunu hatırlattı ve "Amerikalı olduğun için Papa oldun. Amerikalı olmasaydın Papalığı da göremezdin" sözleriyle diplomatik nezaketi tamamen bir kenara bıraktı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

PAPA LEO'DAN TOKAT GİBİ YANIT: BİZ POLİTİKACI DEĞİLİZ!

Trump'ın ağır suçlamaları karşısında sessizliğini bozan Papa Leo, İncil üzerinden bir mesaj göndererek geri adım atmayacağını vurguladı. Papa Leo, "Ne Trump yönetiminden ne de İncil'in mesajı hakkında yüksek sesle konuşmaktan korkum yok. Ve inandığım şey bu. Kilise'nin ne yapmaya çağrıldığını bilmeye çağrıldım. Biz politikacı değiliz, onun anladığı perspektifle dış politika yapmaya çalışmıyoruz. Ancak İncil'in mesajının 'ne mutlu barış yapıcılarına' olduğunu ve bunun dünyanın bugün duyması gereken bir mesaj olduğuna inanıyorum" şeklinde konuştu. Papa'nın bu barış vurgulu cevabı, Trump'ın sertleşen retoriği karşısında manevi bir kale inşası olarak yorumlandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

KENDİSİNİ "MESİH" İLAN ETTİ, SOSYAL MEDYA SALLANDI!

Yaşanan bu söz düellosunun arka planındaki sarsıcı detayları aktaran Gazeteci Yusuf Alabarda, Trump'ın kendisini kutsal bir figür olarak sunmasının yarattığı infiale dikkat çekti. Yusuf Alabarda, "Papa daha önce Trump'ın ismini vermeden, İran'daki medeniyetin ortadan kaldırılmasının kabul edilemez olduğuna dair cümleler kurdu. Trump bunu üzerine aldı. Papalık tarihinde ilk defa bir Hristiyan devlet başkanı bir Papa'yı bu denli eleştiriyor. Arkasından Trump'ın kendisini Hazreti İsa olarak gösteren, hastalanmış insanlara şifa dağıtırken tasvir edildiği bir paylaşım yapması Amerika'daki Katoliklerde büyük rahatsızlık yarattı. Başkan Yardımcısı J.D. Vance bir Katolik ve bu kitle Amerika'da çok önemli bir yekun. Bu tepkiler üzerine paylaşım apar topar silindi ancak bu durum Trump'ın içinde bulunduğu vahim ruh halini gösteriyor. Vatikan Kilisesi dünyanın en organize güçlerinden biridir ve Trump bu gücü karşısına alarak ateşle oynuyor" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

BÜYÜK HESAPLAŞMA: "O TAÇ AMERİKA'YA GELECEK" DEMİŞTİ!

Hukukçu Doç. Dr. Levent Ersin Orallı ise Trump'ın Papa üzerindeki "hak sahipliği" iddiasının hukuki ve siyasi boyutunu ele aldı. Levent Ersin Orallı, "Papa 2 milyara yakın insanın ruhani temsilcisi ve tarihteki ilk Amerikalı Papa. Trump, Papa seçiminde etkili olduğunu zaten 'O taç Amerika'ya gelecek' diyerek beyan etmişti. Hiç şans verilmeyen bir kardinalin seçilmesi Trump'ın bir zaferi gibi sunulmuştu. Ancak Papa, 'Bu haklı bir savaş değil' diyerek Eski ve Yeni Ahit'ten bölümler okuyup İsrail'e de gönderme yaparak Trump'ın savaş politikasını dinen caiz görmediğini vurguladı. Trump ise buna 'Senden büyük Hazreti İsa var, o da benim' diyerek karşılık verdi" sözleriyle tarihe tanıklık eden o anları özetledi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

VATİKAN DİPLOMATLARI SINIR DIŞI MI EDİLECEK?

Orta Doğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu, krizin sadece sözlü kalmayacağını, diplomatik bir depremin kapıda olduğunu işaret etti. Mete Sohtaoğlu, "Vatikan ile siyasetçilerin arası 2 bin yıldır pek iyi değil. Geçmişte Mussolini ve Napolyon örnekleri var. Şimdi Trump'ın açıklamalarından, cübbelerinin altında diplomat kimliği taşıyan Vatikan yetkililerinin sınır dışı edilebileceğine dair işaretler alıyoruz. Bu durum bizi 14. yüzyıla, Papalık merkezinin Roma'dan alınıp Fransa'ya taşındığı Avignon sürecine götürüyor. Hristiyan dünyası ciddi bir tehdit altında. İngiltere'deki Anglikan Kilisesi ayrılması gibi, Trump liderliğinde Vatikan'dan kopan bir 'Amerikan Kilisesi' kurulması için zemin hazırlanıyor" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

BEYAZ SARAY DİNİ VE İNGİLİZ TARZI KOPUŞ PLANI

Trump'ın amacının dini bir aksesuar olarak kullanarak yeni bir hegemonya kurmak olduğunu belirten Mete Sohtaoğlu, "Trump sadece Papa ile değil, Vatikan'ın merhamet odaklı göçmen politikalarıyla, kadın hakları ve kürtaj gibi konulardaki açıklamalarıyla da zıtlaşıyor. Trump, Amerika'daki Evanjelik Hristiyanları kendi çatısı altına toplarken, Avrupa'daki Hristiyanların da ruhani liderliğine soyunuyor. Burada klasik bir çatışmadan ziyade, Vatikan'ın 2 bin yıllık iktidarının çatırdatıldığı bir süreç izliyoruz. Trump, 'Papa'nın seçilmesinde yardımım oldu' diyerek o makamı küçültüyor. Çevresindeki isimler, özellikle ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, Trump'ı 'kötülüklerle mücadele ederek günahlarından arınan, Tanrı'nın bir lütfu' olarak dünyaya pazarlıyor" dedi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

"AMAÇ BEYAZ SARAY HRİSTİYANLIĞI OLUŞTURMAK"

Meselenin derinliklerinde gizemli tarikatların ve stratejik ziyaretlerin yattığını vurgulayan Mete Sohtaoğlu, sarsıcı detayları şu sözlerle aktardı:

"Bu yaşananlar mizah değil, çok ciddi bir planlama. J.D. Vance, Vatikan içerisinde Opus Dei tarikatının en saygı duyulan isimlerinden biridir. Vance'in Papa seçimi öncesinde ve sonrasında yaptığı Vatikan ziyaretlerini hatırlamakta fayda var. ABD, Papalık seçimlerine müdahale etmeye çalıştı. Şimdi ise Roma medeniyetiyle Amerikan kültürünün köklerini birleştiren ancak Vatikan'dan tamamen kopuk bir 'Beyaz Saray Hristiyanlığı' yaratılmaya çalışılıyor. Bu tarihi bir kırılmadır; Vatikan'ın evrenselciliğine karşı Trump'ın Amerikan merkezli yeni dini düzeni karşı karşıya gelmiştir."

Mobil uygulamalarımızı indirin