Orta Doğu’daki siyonist işgale NATO’dan rest:“Türkiye bölgede vazgeçilmez aktör”

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
Orta Doğu’daki siyonist işgale NATO’dan rest:“Türkiye bölgede vazgeçilmez aktör”

ABD Başkanı Donald Trump’ın, İsrail ile birlikte İran’a karşı yürüttüğü operasyonlarda NATO müttefiklerinden beklediği askeri ve lojistik desteği bulamaması, ittifak içinde tarihi bir krize yol açtı. Avrupa başkentlerinden yükselen "hukuksuzluk" seslerine Trump’ın yanıtı "NATO’dan ayrılırız" tehdidi olurken; uzmanlar bu restleşmenin gölgesinde Türkiye’nin vazgeçilmez bir stratejik aktör olarak öne çıktığını vurguluyor.

A Haber Editörü Kübra Urhan'ın hazırladığı dosya haberde, ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO'dan beklediği desteği neden göremediği mercek altına alındı.

TRUMP'TAN AVRUPA'YA SALDIRI: "YAKINDA AYRILIYORUZ"

Beyaz Saray ile Brüksel arasındaki gerilim, Trump'ın NATO ülkelerini açıkça hedef almasıyla yeni bir boyuta taşındı.

İttifakın Orta Doğu'daki operasyonlarda kendilerini yalnız bıraktığını savunan Donald Trump, "Daha ayrılmaya hazır değiliz ama yakında ayrılıyoruz yani. Bayağı yakında ayrılacağız. Şu an zaten her açıdan darmadağın oldular. Yine söylüyorum, Orta Doğu'daki ülkelerden bayağı sağlam destek aldık ama NATO'dan neredeyse hiç destek görmedik" ifadelerini kullandı.

Özellikle Fransa'nın tavrına dikkat çeken Trump, "Fransa'yı arıyorum Macron'u, diyorum ki 'Körfez'de biraz yardım iyi olur. Gemi gönderebilir misin hemen?' 'Yok yapamayız' diyor. 'Savaştan sonra olabilir' diyor. O zaman anladım NATO'yu. Eğer büyük savaş olursa yanımızda olmayacaklar" sözleriyle müttefiklerine yönelik güven kaybını dile getirdi.

Fotoğraf (AA)Fotoğraf (AA)

HUKUKİ ENGEL: NATO BİR SAVUNMA İTTİFAKIDIR

ABD'nin destek talebinin neden karşılıksız kaldığını hukuki perspektiften değerlendiren Prof. Dr. Selami Kuran, NATO'nun kurucu ilkelerine dikkat çekerek, "NATO bir savunma ittifakıdır. Kurucu antlaşmanın beşinci maddesi çerçevesinde kolektif savunma bir yükümlülüktür. Ancak ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırısında saldıran devlet konumundalar. ABD saldıran bir ülke konumunda olduğu için zaten NATO'ya üye diğer devletlerin ABD'ye yardım etme, destek verme yükümlülüğü yoktur" açıklamasında bulundu.

Kuran ayrıca, Trump'ın tek başına ayrılma kararı veremeyeceğini, "Trump gibi bir başkanın tek başına NATO'dan çıkmaya ilişkin bir iradesi yeterli değil. Bu kararın ABD Kongresi'nde nitelikli çoğunluk ile kabul edilmesi lazım" sözleriyle aktardı.

ABD ve İsrail'in Orta Doğu'daki işgaline NATO ülkelerinden rest geldiABD ve İsrail'in Orta Doğu'daki işgaline NATO ülkelerinden rest geldi

AVRUPA'DAN "SAVAŞA HAYIR" RESTİ

Avrupa kanadı ise Washington'dan gelen baskılara kapıyı kapattı. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, "Üzerimde ne kadar baskı olursa olsun, kim ne derse desin, ben bütün kararlarımda İngiltere'nin çıkarına göre hareket edeceğim. O yüzden de çok netim; bu bizim savaşımız değil ve bu işin içine çekilmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ise "Açgözlülüğü ve siyasi hesapçılığı demokrasi kılıfına büründürmeye hayır diyoruz. Kısacası savaşa hayır diyoruz" diyerek net bir duruş sergiledi.

Sosyolog İsmail Öz ise Avrupa'nın bu tutumunu, "Trump aynı zamanda Avrupa Birliği ülkelerini de bir anlamda oldu bittiye getirerek bunu yapmaya çalışıyor. Hukuki zeminde son derece haklılar" şeklinde yorumladı.

Fotoğraf (AA)Fotoğraf (AA)

TÜRKİYE: NATO'NUN VE AVRUPA GÜVENLİĞİNİN KİLİT TAŞI

ABD ile Avrupa arasındaki bu kopuş senaryoları, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin NATO içindeki ağırlığını bir kez daha kanıtladı.

Türkiye'nin stratejik önemine vurgu yapan Sosyolog İsmail Öz, "Amerika Birleşik Devletleri NATO'dan çıkarsa ki zaten biliyorsunuz çıkmadığı halde Avrupa, Türkiye alternatifini çok sıkça konuşuyor. Türkiye'nin bu kritik rolünün ben daha da artacağını düşünenlerdenim" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - Ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - Ekran görüntüsü)

Özellikle Adana'da kurulması planlanan çok uluslu NATO Kolordu Karargahı'nın bölge güvenliği için hayati olduğunu belirten Prof. Dr. Selami Kuran, "Karadeniz'in güvenliğinin korunması noktasında bir değerlendirme yapıldığı görülüyor. Eğer herhangi bir üs kurulacaksa buradaki yönetim kademesinin Türk askerlerden, Türk generallerden oluşması ve personelinin de büyük ölçüde Türk personelden oluşması öngörülüyor" bilgisini paylaştı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - Ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - Ekran görüntüsü)

MONTRÖ KIRMIZI ÇİZGİMİZ: TAVİZ YOK

Yeni karargah tartışmalarıyla birlikte gündeme gelen Boğazlar üzerindeki egemenlik hakları konusunda Türkiye'nin duruşunun net olduğu belirtildi. Montrö Sözleşmesi'nin stratejik gücüne değinen Prof. Dr. Selami Kuran, "Montrö Sözleşmesi Türk boğazları üzerinde Türkiye'nin askeri, siyasi ve idari denetim yetkilerini kullandığı bir alandır. Karadeniz'e kıyıdaş olmayan devletlerin savaş gemilerinin Karadeniz'e açılması hukuken mümkün değil" değerlendirmesinde bulundu.

Sosyolog İsmail Öz ise Türkiye'nin uluslararası hukuka olan bağlılığını, "Suriye'de Türkiye'nin yürüttüğü krizlerde hiçbir ülke Türkiye'nin uluslararası hukuku ihlal ettiğini söyleyemedi. Türkiye burada kendi haklarını bir tarafta bir hak elde ederken, öbür taraftaki hakkını heba etmez" sözleriyle vurguladı.

Orta Doğu’daki siyonist işgale NATO’dan rest:“Türkiye bölgede vazgeçilmez aktör” - 6
Mobil uygulamalarımızı indirin