Batı'nın üstünlük düşüncesi: Soykırım ve katliam

Çağdaşlık ve demokrasi maskesi altında dünyaya nizam vermeye kalkan Batı dünyasının karanlık yüzü, tarihsel süreçten günümüze uzanan kanlı eylemleriyle bir kez daha deşifre ediliyor. Savaşlar, soykırımlar ve ağır insan hakları ihlalleriyle şekillenen sözde "medeni" düzenin, aslında sömürgeci bir zihniyetin ürünü olduğu ve kendi değerlerini tüm dünyaya "çağdaş medeniyet" adı altında dayatarak pazarladığı gerçeği, Gazze’den Ruanda’ya uzanan tarihi bir tanıklıkla gözler önüne seriliyor. İşte iki yüzlü Batı'nın gerçeklerinin perde arkası...
Batı dünyasının yıllardır bir kalkan olarak kullandığı değerlerin sahteliği, sıcak bölgedeki gelişmelerle gün yüzüne çıkıyor.
Tarihçi Yazar Prof. Dr. Özcan Hıdır "İnsan hakları, özgürlükler ve demokrasi gibi konularda bize ahkam kesen Batı'nın gerçek niyetini Gazze'de ve İran'a yönelik hamlelerinde net bir şekilde gördük" ifadelerini kullandı. Batı'nın bu söylemleri sadece kendi çıkarlarını korumak için birer araç olarak kullandığı, mazlum coğrafyalarda yaşanan dehşet anlarına karşı takındığı tavırla tescillenmiş oldu.
Fotoğraf-A Haber
ÜSTENCİ ZİHNİYET VE MODERN SÖMÜRGECİLİK
Batı'nın kendinden olmayanı "öteki" olarak kodlayan müstemlekeci yapısı, insanlık onurunu hiçe saymaya devam ediyor. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Giray Saynur Derman "Batı'nın her zaman kendini üstün görmesi, aslında kölelik düzenine dayanan üstenci ve müstemlekeci bir zihniyetin yansımasıdır. Batı zihniyetinin hakim olduğu toplumlarda, kendilerinden olmayan ırkların aşağılanması, esir muamelesi görmesi ve hatta gerektiğinde yok edilmesi gereken unsurlar olarak değerlendirilmesi kaçınılmaz bir gerçektir" sözleriyle Batı'nın ırkçı kodlarını aktardı.
Fotoğraf-A Haber
HEGEL'İN DOĞRUSAL İLERLEME TEZİ VE BARBARLIK YALANI
Batı medeniyetinin entelektüel temellerinin nasıl bir ayrımcılık üzerine inşa edildiği, felsefi argümanlarla destekleniyor.Tarihçi Yazar Prof. Dr. Özcan Hıdır "Batı, kendini üstün bir ırk ve medeniyet olarak konumlandırmayı Alman filozof Hegel'in doğrusal ilerleme tezine dayandırdı. Bu teze göre kültür ve medeniyet doğrusal bir çizgide ilerler ve en son, en mükemmel şeklini Batı medeniyetinde bulur. Batı dışındaki tüm toplumlar ise 'ilkel' veya 'barbar' olarak nitelendirilerek sömürgecilik faaliyetleri güya 'medenileştirme' işlevi altında meşrulaştırıldı" şeklinde konuştu.








