Beyaz Saray'daki Suriye zirvesinde YPG için ne karar çıktı? "Trump SDG'yi orduya katmak istiyor"

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
Beyaz Saray'daki Suriye zirvesinde YPG için ne karar çıktı? "Trump SDG'yi orduya katmak istiyor"

ABD Başkanı Donald Trump ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Washington’daki tarihi zirvesinin ardından iki liderin görüşmesinde terör örgütü YPG/SDG konusu gündemin en önemli başlıklarından biri oldu. Peki Trump-Şara toplantıda terör sorununa ilişkin ne konuştu? A Haber ekranlarında Melih Altınok’un sunduğu Sebep Sonuç programına katılan uzmanlar, zirvenin perde arkasını değerlendirdi.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, dün ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray'da bir araya gelerek Şam yönetiminin istikrarı ve bölgedeki terör sorunu dahil olmak üzere birçok meseleyi basına kapalı görüşmede masaya yatırdı. Oval Ofis'teki Suriye zirvesinde ABD, Şam'a yönelik Sezar Yasası yaptırımlarının kaldırıldığını duyurmasının ardından görüşmedeki birçok konu gizemini koruyor. Donald Trump görüşme sonrası Suriye'nin başarılı bir ülke olmasını istediklerini ve Şara'nın güçlü bir lider olduğunu vurgularken Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ı da açıklamalarında değinerek "Erdoğan, Şara ile çok iyi anlaşıyor. O büyük bir lider ve Şara'yı destekliyor" dedi.

Trump görüşmede ikili ve bölgesel meselelerin çözülmesi için önemli bir yol kat edildiğini belirtirken Şara ise Fox News'e verdiği röportajında "ABD ile DEAŞ'la mücadele hakkında konuşmamız ve bir anlaşmaya varmamız gerekiyor." ifadelerini kullandı. Peki Trump-Şara görüşmesinde terör örgütü SDG-YPG için ne sonuç çıktı? ABD, Suriye'ye asker mi gönderecek? A Haber'de Melih Altınok ile Sebep Sonuç programına katılan Dış Politika Uzmanı Mete Sohtaoğlu ve Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar görüşmenin perde arkasını ve Suriye'deki terör problemini ele aldı.

"ABD, SURİYE İLE ORTAK TERÖRLE MÜCADELE KOORDİNASYON MERKEZİ KURMAK İSTİYOR"

Dış Politika Uzmanı Mete Sohtaoğlu: Ahmed Şara, geçici Cumhurbaşkanı sıfatıyla Trump'ın yanında, bir Suriye'nin seçilmiş Cumhurbaşkanı olarak değil. Bu yüzden de bir ortak terörle mücadele, zaten bir koordinasyon vardı. Şimdi burada, IŞİD karşıtı koalisyon meselesinde, 90. ülke olacağına dair haberler vardı. Suriye'nin de beklentisi bu yöndeydi. Fakat bu, burada biraz sahaya bakmak gerekecek. Çünkü Palmira bölgesi başta olmak üzere, Şam'ın doğusunda Essin Havaalanı var. Bu bölgede bir Suriye-Amerikan ortak terörle mücadele koordinasyon merkezinin kurulması gibi bir fikri var Amerikalıların. Tabii bu İsrail'in de talebiyle oluşturulan bir mesele. Çünkü Süveyda da dahil olmak üzere, Golan Tepeleri'nden dört bölgeli bir güvenlik garantisi istiyor İsrail, Amerika Birleşik Devletleri'nden. Ben bu konuda bir sorun çıktığını düşünüyorum. Çünkü bu Suriye tarafı, bu görüşmede 1974'teki İsrail'le imzalanan anlaşmanın temelinde bir güvenlik anlaşmasını sadece imzalayabileceği yönünde.

A Haber - Ekran Görüntüsü A Haber - Ekran Görüntüsü


"İSRAİL'İN 4 BÖLGELİ BİR TAMPON BÖLGE İLE AYIRMA PLANI VAR"

Burada toplantıdan benim edindiğim bilgilerle, bu Tartus'taki Rus askeri varlığı üzerine bir Amerikan rahatsızlığı iletildi ve mümkünse Amerika Birleşik Devletleri lehine burada bir askeri varlık konuşlandırılıp konuşlandırılmama gibi, ya da burada Suriye'nin kalkınması için bir liman adı altında Amerikan şirketlerinin burada iş yapıp yapamayacağına dair bir görüşme de gerçekleşmiş. Ama burada İsrail'in güvenlik garantileri meselesi önemli. Çünkü burada İsrail dört bölgeli, neredeyse Şam'ın güneyinden itibaren, Suriye'nin Tenef'teki üssüne kadar Amerika'nın bütün bölgeyi dört bölgeli bir tampon bölge olarak ayırma planının kabul edilmesini istiyor. Golan Tepelerinden Suriye feragat etmeyecek vesaire. Burada önemli olan Sezar yaptırımlarının 180 gün boyunca kaldırılması oldu.

A Haber - Ekran Görüntüsü A Haber - Ekran Görüntüsü

"SGD İÇERİSİNDE MAZLUM ABDİ'NİN YER DEĞİŞTİRMESİ SÖZ KONUSU"

IŞİD karşıtı koalisyon meselesinde şöyle bir risk var Ahmet Şara açısından da: Şimdi Suriye'nin Cumhurbaşkanı sıfatıyla Trump'la görüştü. Şimdi IŞİD karşıtı koalisyonda bir devlet olarak içerisinde yer almak var. Bir de bir örgütün ABD tarafından tekrar desteklenme meselesi var. Bir tarafta bir örgütün Suriye'de yapılanması, diğer tarafta kabul ettiğiniz bir ülkenin Cumhurbaşkanı var. Şimdi bu bir tezat. Amerika Birleşik Devletleri'nin 2026 yılında bununla ilgili bir tasarrufta bulunması gerekiyor, maddi ve manevi. Ama şöyle söyleyeyim ben: SDG içerisinde, Amerika Birleşik Devletleri'nin isimlendirmesiyle, tuhaf bir gelişme var. Mazlum Abdi'nin yer değiştirmesi söz konusu. İlham Ahmed'in yerine Mazlum Abdi'nin getirilerek, PKK'lı olduğunu bildiğimiz Sipan Hemo'nun da Mazlum Abdi'nin yerine getirilmesi gibi örgütte bir eğilim var. Bu, Ocak'tan sonra ben Türkiye'nin pek hoş karşılamayacağını düşünüyorum. Ama önümüzdeki 2 ay boyunca artık bu YPG meselesinin de sonuna gelmiş olduk.

"SÜVEYDA MESELESİ ÇÖZÜLMEDİKÇE BAŞLARINA CİDDİ BİR BELA ALACAKLAR"

Askeri harekât gündeme gelecek manasında söylüyorum, benim tahminim. Ahmet Şara şu an ülkesinin kalkınması, küresel sisteme entegre edilmesi, bunu kovalıyor. Açık söylemek gerekirse. Bu Süveyda meselesini çözmedikleri sürece başlarına çok ciddi bir bela gelecek. Çünkü bu toplantıdan önce Ahmet Şara'nın IŞİD tarafından iki kere suikaste uğradığı da akşamüstü ilk defa açıklandı. Hem Şam içerisinde hem Şam kırsalında ve özellikle Şam kırsalında, özellikle Dera bölgesinde çok ciddi bir IŞİD yapılanması var. Bu aynı zamanda yeni bir tehdit olarak Ahmet Şara'nın karşısına geliyor.

A Haber - Ekran Görüntüsü A Haber - Ekran Görüntüsü

"TRUMP SDG'Yİ BOZMADAN SURİYE MİLLİ ORDUSUNA ENTEGRE ETMEYE ÇALIŞIYOR"

Askeri Stratejist Doç. Dr. Kemal Olçar:DAEŞ dediğimiz yapı aslında tek bir yapı değil. Bir Horasan grubu var, biliyorsunuz. Aslında oraya aktardılar büyük bir kısmını. Libya'nın çok çölllük bölgelerinde veya hatta Suriye'nin daha doğrusu çölllük arazilerinde DAEŞ ile ilgili bazı köyler olduğu ifade ediliyor. O yüzden gerçekten bir yapı olarak varlığını sürdürüyor. Ama Irak'taki varlığı daha çok ailelerden mürekkep. Onların hapishanelerine bakmayın, kamplar var orada. Kampların emniyetini sağlıyor. Yani Trump, DAEŞ'le mücadele konusunda El Şara'nın sorumluluğu üstlenmesi konusunda telkinde bulunuyor. Bu zaten El Şara'nın teklifi. Bu söyledi zaten, evvelce mutabakatta da var. Trump şunu yapacak gibi gözüküyor: O PKK var ya, SDG dediğimiz yapı, onu bozmadan Suriye Milli Ordusu'nun altına entegre etmeye çalışıyor. Biz bunu istemiyoruz. Diyor ki, "Sen sorumluluğu al El Şara hükümeti olarak ama PKK orada DAEŞ'le mücadele konusundaki görevini devam ettirsin ama komutanı sen ol." Ya bu farklı bir şey.Tenef'te 28 tane kamp var. Aileler kalıyor, çoğu çocuk bunlar.

A Haber - Ekran Görüntüsü A Haber - Ekran Görüntüsü

"SDG'NİN ORDUYA KATILMASI ÇOK TEHLİKELİ"

Bunların da işte dediğim gibi, muhafızlığını PKK örgütü yapıyor şu anda. Ama işte PKK'yı dağıt, silahlarını teslim al, tasfiye et, feshet, ondan sonra işte hukuki muamele yap filan değil Trump'ın planı. Plan şu: Hani dedi ya Mazlum Abdi denen terör başı, "10 bin kişilik silahlı kuvvetim var". "Ben 10 bin kişiyle El Şara hükümetinin Milli Ordusu'na gireyim, komuta bende olsun" diyor. Dolayısıyla böyle bir entegrasyon öngörüyorlar. Bu da 9 Temmuz kararı. YPG için de aynı. Dolayısıyla Trump'ın ortaya koyduğu bu plan, PKK'nın tasfiyesiyle ilgili değil. Onu unutmayalım. Bunları derken YPG'den bahsediyorum. PKK daha doğrusu. Bir de bu takviye edilmiş hâli var. Biz 10 bin kişiyi 6 ay önce duyduk Abdi'den ama Irak'tan gelen silahlar ve birtakım Kandil mensupları buraya takviye oldu. Dolayısıyla bu 15 bine falan da çıkmış olabilir. Söylenen ifade tabii 10 bin, kesin rakam 10 bin. Ben tahmini 15 dedim. 7-8 bin de Milli İstihbarat Teşkilatımızın tespit etmiş. Ama yine de silahlı bir binlerce grup var demektir bu. O yüzden bunun blok olarak Suriye Ordusu'na monte edilmesi çok tehlikeli. Umarım böyle olmamıştır planlamada.

Mobil uygulamalarımızı indirin