IRAK VE AFGANİSTAN İŞGALİNİN MİMARI: DONALD RUMSFELD!
Bu karmaşık ifadeler, eski ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'e ait.
Irak'ta kitle imha silahları olduğuna dair yeterli kanıt olmadığı sorusuna verdiği bu yanıtla kazınmıştı hafızalara. Bugün kendisini ABD'nin Irak ve Afganistan'ı işgal planının mimarı olarak tanıyoruz.
Ayrıca ABD'nin yurtdışındaki cezaevlerinde uygulanan işkence metotlarının da birinci dereceden sorumlusu olarak görülüyor.

Donald Rumsfeld amaca ulaşmak için güç sloganını benimsiyordu. Tutuklulardan daha fazla bilgi almak amacıyla özel sorgulama yöntemlerine izin veren birkaç belge imzaladı ve o yöntemler Ebu Gureyb'ten tutun da Guantanamo'ya kadar Amerikan hapishanelerinde kullanıldı.
Sonuçta onlara göre "teröre karşı savaş" sırasında böylesine geniş yetkileri kullanmalarında sakınca yoktu.
Adına özel sorgu yöntemleri dedikleri planın bir dizi işkenceyi içerdiğiyse birkaç yıl içinde ortaya çıktı.
Rumsfeld, gelen tepkiler üzerine 2006 yılında istifa etmek zorunda kaldı.
IRAK'TAKİ İŞKENCE HAPİSHANESİ 2014 YILINDA KAPATILDI
Bush döneminde uygulanan işkence planı Obama döneminde iptal edildi.
Tarihe Amerikan askerlerinin işkence skandalıyla kaydolan Ebu Gureybse ancak 2014 yılında kapatılabildi.
Ebu Gureyb'in kapatılmasından birkaç ay sonra ABD Senatosu, CIA'in 11 Eylül saldırıları sonrası kullandığı sorgu teknikleri anlatan bir rapor yayınladı. Rapor, CIA'in gizli sorgu odalarında yaptığı yüzlerce işkenceyi anlatan ilk resmi belgeydi.

Guantanamo ve Ebu Gureyb gibi, ABD'nin tutuklulara yönelik işkenceleriyle ünlenmiş bir başka cezaeviyse Bagram'dı. Diğer bir tabirle 'Afganistan'ın Guantanamo'su' Bagram Hapishanesi masum ya da suçlu fark etmeksizin bölgenin her yerinden gelen mahkumların eridiği bir potaydı.

2 MAHKUM TACİZDEN ÖLDÜ!
Bagram Hapishanesi, Afganistan'ın başkenti Kabil'e yaklaşık 40 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Bagram hava üssündeki ilk Amerikan gözaltı merkezi, 2001 yılının sonlarında kuruldu. Başlangıçta geçici bir tesis olarak düşünülmüştü ama Küba'daki Guantanamo kampından daha uzun süre kullanıldı.
Vahşi ve tehlikeli bir yer olarak ün kazanmasıysa çok sürmedi...
Gardiyanlar tutuklulara o kadar kötü işkence yapıyordu ki, 2002'de mahkumlardan ikisi tacizden öldü.
Bagram'daki mahkumlara, Guantanamo'ya kıyasla hiçbir yargılama yapılmadı.
Yalnızca ABD askerleri tarafından belirlenen inceleme kurullarıyla karşı karşıya kaldılar.
Bazı mahkumlar daha fazla işbirliği yapmazlarsa Küba'ya yani Guantanamo'ya gönderilecekleri konusunda tehdit ediliyordu.
Sonuçta Afganistan'daki savaş yaklaşık 20 yıl sürdü. Binlerce kayıp ve geri dönülmez bir ziyadan sonra son Amerikan askeri de 31 Ağustos'ta ülkeden ayrıldı. Gecenin bir yarısı sessiz sedasız terk edilen Bagram'dan geriye ise işkencenin izleri kaldı.

20 yılın sonunda Taliban yeniden Kabil'deki başkanlık sarayındaydı ama kaderin cilvesi bu ya; teröre karşı savaş doktrinin önde gelen destekçilerinden Donald Rumsfeld o günleri göremedi. Rumsfeld, bu gelişmelerden sadece bir buçuk ay önce 88 yaşında hayatını kaybetmişti.
Yaşasaydı, yıllarca Amerikan hapishanelerinde Taliban veya El Kaide üyesi olmakla suçlanmış ve bunun bedelini en ağır işkencelerle ödemiş binlerce insanın "ne içindi?" sorusundan kurtulamazdı muhtemelen.