Kürşat Saygılı'dan Müge Anlı yorumu: "Türkiye sosyolojisini daha güçlü yansıtıyor"
Sabah Gazetesi yazarı Tuba Kalçık'a konuşan sinemacı ve yazar Kürşat Saygılı, bağımsız sinemanın festival ve sponsor beklentileri nedeniyle özgünlüğünü kaybettiğini savundu. Saygılı, Müge Anlı'nın programlarının Türkiye sosyolojisini Nuri Bilge Ceylan filmlerinden daha güçlü ve gerçekçi yansıttığını öne sürerek dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Sinemacı ve yazar Kürşat Saygılı, TK Yayınları'ndan çıkan Kendine Ait Bir Film adlı kitabı üzerine Sabah gazetesi yazarı Tuba Kalçık'a değerlendirmelerde bulundu.
Bağımsız sinemanın günümüzde festival ve sponsor beklentileri nedeniyle tam anlamıyla bağımsız olmadığını savunan Saygılı, Müge Anlı'nın programlarının Türkiye sosyolojisini Nuri Bilge Ceylan filmlerinden daha güçlü yansıttığını öne sürdü.
Sinemacı ve yazar Kürşat Saygılı
BAĞIMSIZ FİLM GERÇEKTEN BAĞIMSIZ MI?"
Kitabında günümüzde bağımsız film üretmenin zorluklarını ele alan Saygılı, bağımsız sinemanın temelinde "Bağımsız film nedir, nasıl olmalıdır?" sorusunun yer aldığını belirtti.
Sektörde ana akım gişe filmleri ile bağımsız sanat filmleri arasında köklü bir ayrım bulunduğunu ifade eden Saygılı, Hollywood'un ticari kaygılarla şekillenen yapımlarına karşı İtalya'daki Yeni Gerçekçilik ve Fransız Yeni Dalgası gibi akımların sinemaya estetik ve felsefi bir bakış kazandırdığını söyledi.

"FESTİVALLERİN BEKLENTİLERİ BAĞIMSIZLIĞI ETKİLİYOR"
Tuba Kalçık'ın bağımsız sinemanın bugün geldiği noktaya ilişkin sorusunu yanıtlayan Saygılı, kapitalizmin dönüşümüyle birlikte bağımsız sinemanın uluslararası film festivallerinin etkisi altına girdiğini savundu.
Venedik gibi büyük festivallerin artık Oscar'dan çok da farklı bir yapıda olmadığını öne süren Saygılı, günümüzde bağımsız sinema yaptığını söyleyen birçok ismin sponsor desteğine ihtiyaç duyduğunu ve festivallerin de yönetmenlerden belirli beklentileri bulunduğunu ifade etti.

