
- "BELİRLİ VE KESKİN SALDIRILAR"
Siyaset uzmanı Usame Muhammed, İsrail'in benimsediği yeni saldırıların "belirli ve keskin saldırılar" yöntemine dayandığını söyledi.
İsrail ordusunun hava, kara ve denizden düzenleyeceği saldırılarla direniş bölgelerini ve direnişçilerin kapasitesini hedef almayı amaçladığını dile getiren Muhammed, son Nusayrat Mülteci Kampı ile Şucaiyye Mahallesindeki saldırılara ilişkin, "Bu operasyonların, hava saldırılarıyla eş zamanlı olmasının yanı sıra hassas istihbarat bilgilerinin sağlanması, hızlı ve ani davranılması gibi çeşitli belirleyici askeri prensipler ile İsrail ordusunun Batı Şeria'da uyguladığı, hedef almanın yoğunluğu ve hassaslığı temelinde direnişin hayatta kalma şansını kapatan baskı ilkesine dayanıyor." ifadelerini kullandı.
Muhammed, "Bu aşama, süresi haftalar ve ayları bulan ikinci aşamanın aksine, askeri operasyonların saatler veya birkaç gün gibi kısa bir sürede tamamlanmasını kapsıyor." dedi.

- "BU BİR MEDYA SLOGANI VE İŞGALCİLER HENÜZ BİR AŞAMADAN DİĞERİNE GEÇEMEDİ."
Üçüncü aşamada, İsrail ordusunun kara saldırısı düzenlediği bölgelerden çekileceğini öngören Muhammed, "Ordunun saldırı düzenlediği bölgelerden çekilmesi, ya Gazze Şeridi dışına çıkmasını ya da Netzarim ve Philadelphia eksenlerindeki toplama noktalarına doğru çekilmesini içeriyor, ikinci aşamada olduğu gibi Gazze Şeridi içinde kalmasının aksine." diye konuştu.
İsrail'in bu aşamada, esirlerin kurtarılması, direniş gruplarının saha liderlerinin alıkonulması ve 7 Ekim öncesinden farklı, sonunda kontrolün ele geçirilmesine yol açan yeni bir durumun oluşturulması ile ilgili taktiksel hedeflere ulaşmayı amaçladığını dile getiren Muhammed, İsrail ordusunun Gazze'ye saldırılarına ilişkin belirlediği birinci ve ikinci aşamadaki başarısızlığına dikkati çekerek, üçüncü aşamadaki hedeflere ulaşmasının da şüpheli olduğunu söyledi.
Siyaset uzmanı MUhammed, "Üçüncü aşama tamamlayıcı bir aşamadır ve önceki aşamalar başarılmadan bunda başarıya ulaşmak zor. Ayrıca bu aşama, (İsrail'in) kuzey cephesindeki askeri gerilim ile İsrail'in üzerindeki uluslararası baskının artmasıyla aynı zamana denk geldi." ifadesini kullandı.

Filistinli analist ve yazar İbrahim el-Medhun ise "Saldırıların üçüncü aşamasının hedefi, işgalci İsrail'e daha fazla kayıp verdiren kara saldırıları olmaksızın, öldürme ve suikast saldırılarını daha geniş bir ölçeğe taşımaya çalışmaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Medhun, "Üçüncü aşamada İsrail'in tehdit ve korkutması, savaşın sistemli ve aşamalı olduğunu gösteriyor. Birinci ve ikinci aşamada ordu vahşet uyguladı, sivilleri bombaladı, binaları buldozerlerle yıktı; aralarında hiçbir fark yok." diye konuştu.
Üçüncü aşamanın halen anlaşılamadığına işaret eden Medhun, "Bu bir medya sloganı ve işgalciler henüz bir aşamadan diğerine geçemedi." dedi.
Medhun, "İşgalcilerin hiçbir hedeflerine ulaşamaması göz önüne alındığında uluslararası bir talep haline gelen 'saldırıyı durdurma' talebinden kaçmak için saldırıyı çeşitli biçimlerde sürdürmek için aşama ifadesini kullandığını" söyledi.
Üçüncü aşamada İsrail'in "suikast ve hedefleme" hızını artırabileceğini kaydeden Medhun, "işgalcilerin sağlık veya belediyeler gibi sivil güçleri hedef almaya odaklanarak Gazze Şeridi'nde bir tür kaos yaratmaya çalıştığına" vurgu yaptı.