Okan Bayülgen’den sanatçılara çağrı: Filistin konusunda birleşelim
Okan Bayülgen, Filistin konusunda son dönemde artan protesto eylemleri ve soykırıma karşı neler yapılması gerektiği hakkında konuştu. Bayülgen, "Yaşasın Filistin, kahrolsun soykırım' diye bağırmalıyız. Hepimiz Filistin için birleşelim. Sokaklara çıkılması lazım. Ben bu konuda davet edildiğim her yere gidiyorum. Sanatçılar yürüyüşe, organizasyona katılıp, bir vatandaş olarak herkesle birlikte bağırıp çağırabilir" dedi.
"Çocuklarımıza dünyada olanlara seyirci kalmamanın ne demek olduğunu göstereceksek ilk önce bunun bir acı fotoğrafını tekrar göndermekle sınırlı kalmayacağını göstermemiz lazım" "Tarih boyunca yazarların, ressamların, müzisyenlerin soykırımı protestosu onlara siyasi bir kimlik giydirmedi. Bundan korkmamalı sanatçılar"
Okan Bayülgen, Filistin konusunda son dönemde artan yaratıcı protesto eylemlerini, soykırıma karşı neler yapılması gerektiğini ve politik doğruculuk hakkındaki düşüncelerini AA Stratejik Analiz'e anlattı.

FİLİSTİN KONUSUNDA SANATÇILARIN YARATICI PROTESTO EYLEMLERİNDE BULUNMASINI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?
"SANATÇILAR PROTESTO ETMEKTEN KORKMAMALI"
Sanatçılar Filistin konusunda siyasi bir duruş sergilemekten mi çekiniyorlar?
O.B.: Bu konuda niye endişe edilsin ki? "Yaşasın Filistin dersem siyasi bir davranışta bulunmuş olurum. Çocuklar ölmesin dersem insani bir davranışta bulunurum." Bu ne saçma bir şey. Zaten siyasi bir davranışta bulunmak insanidir. O yüzden insanlar siyasi davranışlarda bulunurlar. "Yaşasın Filistin" demek ayrıca da ne kadar siyasi olabilir. Bu konuda endişe edecek ne vardır? Ben katıldığım bir gecede yumruğumu kaldırıp "Yaşasın Filistin" dedim. Çocuklar demedim. Çocuklar dememe gerek yoktu zaten. Zaten o çocuklar büyümüş çocuklar, büyüyecek olan çocuklar, hiçbir zaman büyüyemeyecek olan çocuklar, Filistin dediğiniz zaman. Ve aslında, sanatçılar da ya da toplum önündeki insanlar da böyle bir konuda ses çıkardıkları ve protesto ettikleri zaman endişelenmelerine de gerek yok. Bu onlara bir siyasi kimlik getirmiyor. Tarih boyunca yazarların, ressamların, müzisyenlerin soykırımı protestosu onlara siyasi bir kimlik giydirmedi. Bundan korkmamalı sanatçılar. Korkmalarına da gerek yok. Çünkü biz onların zaten işleriyle, ürünleriyle, seslerini duyurduklarını, protesto ettiklerini biliyoruz. Ve sanatçılar için zaten uygun bir giysi değildir siyasi giysi. Çünkü bugün bunu protesto edersiniz, bu siyasi görüşün yanında bunu yaparsınız yarın bir başka siyasi görüşün yanında olabilirsiniz.

BÜTÜN SANATÇILAR OTOSANSÜRLE DAVRANIYOR"
Sanatçılar kültür endüstrisinin sansürüne mi maruz kalıyor?
O.B: Bütün sanatçılar bir otosansürle davranıyorlar. Eğer kendileri bunun bilincinde değillerse onların yapım şirketleri veya menajerleri devreye girip bunu yapıyorlar. Sanatçı sürekli havadan sudan bahsetmek zorunda kalıyor. Ya da kendi hikayesini anlatmaya çalışıyor; kendi hikayesini anlatmak derdinde. Bir süre sonra bütün toplumun göz önünde olan sanatçılara baktığınızda ne kadar içi boş konuştuklarını görebilirsiniz. Çünkü onlar tembihlidir bu konuda. Ya menajerleri ya yapım şirketleri. Son oynadıkları filmin son oynadıkları dizinin yapım şirketi bu konuda bunları tembihlerler. Ve siz de bu sanatçılara bakıp şöyle düşünürsünüz: "Ya bunların hepsi mi gerizekalı? Hiçbir konuda düşünmezler mi bunlar? Sadece kendilerinden, aşklarından, tatillerinden mi söz ederler?"




