CHP’de “mutlak butlan” depremi! A Haber’de çarpıcı analiz: Delege iradesi menfaatlerle sakatlandı
Cumhuriyet Halk Partisi’nde mahkemenin verdiği “mutlak butlan” kararının yankıları sürerken, gözler muhalefette bundan sonra yaşanacak gelişmelere çevrildi. CHP’yi mutlak butlan sürecine taşıyan delege pazarlıkları ve rüşvet iddiaları kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, konu A Haber ekranlarında uzman isimler tarafından masaya yatırıldı. Yapılan değerlendirmelerde yapılan usulsüz pazarlıklarla delege iradenin sakatlandığı dile getirilirken hem sürecin perde arkası hem de CHP içinde yaşanabilecek olası kırılmalar detaylı şekilde ele alındı.
CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin açılan davada kritik gelişme yaşandı. CHP mutlak butlan davasında karar çıktı ve 38. Kurultay iptal edildi. Peki bundan sonra ne olacak?
A Haber canlı yayınında konuşan bulunan uzman isimler, sürecin yalnızca hukuki değil siyasi sonuçlar da doğuracağını vurgulayarak çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
İŞTE DAKİKA DAKİKA AKTARILANLAR
CANLI ANLATIM
“YARINDAN İTİBAREN ÇOK YENİ BİR ŞEYLE KARŞILAŞMAYACAĞIZ”
A Haber canlı yayınında dikkat çeken açıklamalarda bulunan Gazeteci Ekrem Kızıltaş, CHP’de yaşanan süreçte ana muhalefetin nasıl bir çizgi izleyeceğinin aslında geçmişe bakıldığında görülebileceğini söyledi. Kızıltaş, “Sayın Kılıçdaroğlu’nun yaptığı muhalefeti hatırlarsak ki şu anki Genel Başkan, görevden şu anda el çektirilecek olan Genel Başkan da o dönemde Grup Başkanvekiliydi. Zaten bu muhalefetin içindeydi. Dolayısıyla geriye doğru baktığımızda, yarından itibaren çok yeni bir şeyle karşı karşıya kalmayacağız” ifadelerini kullandı.
CHP İÇİNDE “KAOS BÜYÜYECEK” İDDİASI
CHP’de suların kolay kolay durulmayacağını belirten Kızıltaş, mahkeme kararı sonrası parti içerisindeki kavganın daha da sertleşeceğini öne sürdü. Kızıltaş, “Cumhuriyet Halk Partisi içindeki karışıklığın, oradaki kaosun artarak devam edeceğini” sözleriyle parti içinde yeni bir kırılma yaşanacağını savundu.
Kurultay sürecine ilişkin hukuki kararın “tedbiren” alındığını vurgulayan Kızıltaş, mevcut yönetimin değişeceğini ancak diğer grubun da CHP’yi yeniden ele geçirmek için uzun bir hukuk mücadelesine girişeceğini söyledi. Kızıltaş, “Büyük ihtimalle uzun uğraşlar sonucu, çok büyük bir para harcayarak ele geçirdikleri, çaldıkları Cumhuriyet Halk Partisi’ni tekrar ele geçirebilmek için Yargıtay safhasında falan epey uğraşacakları düşünülebilir” şeklinde konuştu.
“TÜRKİYE’DE HAKİMLER VAR” MESAJI
Mahkemenin verdiği kararı tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiren Kızıltaş, Almanya’daki meşhur “Berlin’de hakimler var” sözünü hatırlatarak çok konuşulacak bir benzetmede bulundu. Kızıltaş, “Şu anda ilgili mahkemenin verdiği bu karar, ‘Türkiye’de hakimler var’ sözünün altını çok kalın çizgilerle çizmemiz gerektiren bir karar” ifadelerini kullandı.
“MİLYON DOLARLAR, MİLYON AVROLAR, İŞ VAATLERİ…”
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin ortaya atılan iddiaları tek tek sıralayan Kızıltaş, süreç boyunca kamuoyuna yansıyan çok ağır suçlamalar bulunduğunu dile getirdi. Kızıltaş, “Milyon dolarların, milyon avroların, birtakım iş vaatlerinin, pavyonla birtakım başka şeylerin, birtakım delege yakınlarına SGK’lı iş bağlantılarının yapıldığına dair artık ayyuka çıkan şikayetler vardı” diyerek kurultay sürecine ilişkin şaibe iddialarını gündeme taşıdı.
Bu iddiaların ilk etapta dedikodu gibi değerlendirildiğini belirten Kızıltaş, “Ateş olmayan yerden duman çıkmayacağına göre” diyerek iddiaların ciddiyetine vurgu yaptı.
UŞAK DETAYI VE “DELEGE OPERASYONU”
Kızıltaş, görevden alınan Uşak Belediye Başkanı üzerinden gündeme gelen delege pazarlığı iddialarını da hatırlattı. Kurultay sürecinde bazı isimlerin delegeleri ikna etmek için görevlendirildiğini savunan Kızıltaş, bu süreçte delege yakınlarına iş imkanları sağlandığının da kamuoyuna yansıdığını ifade etti.
Kurultaydaki oy farkına dikkat çeken Kızıltaş, “Hatırlatalım, o bahsi geçen kurultayda Kılıçdaroğlu ile Özel arasındaki fark 18’di. Özel lehine. Hatta 18 oyla ilgili de sıkıntılar vardı” sözleriyle tartışmalı oy iddialarını yeniden gündeme getirdi.
“112 KİŞİYE SGK’LI İŞ TEMİN EDİLDİ” İDDİASI
Son günlerde ortaya çıkan yeni iddiaların da altını çizen Kızıltaş, kurultay delegelerinin yakınlarından çok sayıda kişiye CHP’li belediyelerde iş sağlandığını öne sürdü. Kızıltaş, “Kurultayın hemen ardından kurultay delegelerinin yakınlarından 112 kişiye SGK’lı iş temin edildiği ilgili CHP’li belediyelerde son derece açık bir şekilde ortada” ifadelerini kullandı.
“KURULTAY İBB KAYNAKLI PARALARLA ÇALINDI”
Kızıltaş, kurultayın meşruiyetine ilişkin en sert ifadelerini ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi üzerinden kurdu. Kızıltaş, “Kurultayın son derece sakat olduğu, daha çok İBB kaynaklı paralarla büyük miktarda sağa sola paralar dağıtılarak kurultayın çalındığı, Kılıçdaroğlu’nun ve ekibinin elinden bunun resmen yürütüldüğü, gasp edildiği, el konulduğu son derece açık bir şeydi” şeklinde konuştu.
MASAK raporlarına da atıf yapan Kızıltaş, dağıtılan paralar ve verilen vaatlerle ilgili çok sayıda iddianın dosyalara yansıdığını savundu.
“BİR PARTİYE PARA GÜCÜYLE EL KOYAMAZSINIZ”
Mahkemenin kararının siyasete çok net bir mesaj verdiğini belirten Kızıltaş, hukuk mekanizmasının geç de olsa devreye girdiğini söyledi. Kızıltaş, “Türkiye’de bir siyasi parti para gücüyle, kimsenin aklına gelmeyecek birtakım tuhaf ilişkiler ağıyla bir partiyi çalamazsınız. Bir partiye el koyamazsınız. Hukuk burada devreye girer, biraz gecikmiş olsa da bu konudaki kararını verir ve sizler de apışır kalırsınız demiş oldu” ifadelerini kullandı.
“CHP ARTIK TÜRKİYE’NİN MESELELERİYLE İLGİLENMİYOR”
Konuşmasının son bölümünde CHP’nin mevcut siyasi çizgisini de hedef alan Kızıltaş, partinin Türkiye’nin ve bölgenin meselelerinden tamamen koptuğunu savundu. Kızıltaş, “Cumhuriyet Halk Partisi gibi ana muhalefet partisi, Cumhuriyet’le yaşı bir olan parti, Atatürk’ün partisi dedikleri parti, böyle yüzlerce şeylerin söylendiği bir partinin son dönemdeki söylemleriyle adeta gerek Türkiye’nin meseleleriyle gerek bölgenin meseleleriyle zerre kadar ilgilenmeyip sadece yolsuzluk, rüşvet, iltimas, irtikap benzeri suçlar nedeniyle hapse giren başkanları kurtarmak için çırpınan bir parti haline dönmüştü” sözleriyle CHP yönetimine sert eleştiriler yöneltti.
“ARINMA” ÇIKIŞI CHP’DE YENİ CEPHE Mİ AÇTI?
Canlı yayında değerlendirmelerde bulunan Gazeteci Merve Şebnem Oruç, Kemal Kılıçdaroğlu’nun son açıklamalarındaki tonun önceki eleştirilerden çok daha sert olduğuna dikkat çekti. Oruç, Kemal Kılıçdaroğlu’nun özellikle “arınma” kelimesini seçmesinin tesadüf olmadığını belirterek, “’Arınma’ kelimesi çok güçlü bir kelimeydi. Dün hakikaten çok dikkat çekiciydi, çok çarpıcıydı demek doğrudur” ifadelerini kullandı.
Oruç, Kılıçdaroğlu’nun bugüne kadar CHP yönetimine yönelik eleştirilerini farklı tonlarda sürdürdüğünü ancak ilk kez bu kadar sert ve net konuştuğunu belirterek, “Bu kadar ağır, bu kadar radikal ve bu kadar kesin konuşmamıştı” sözleriyle dikkat çekti.
CHP KULİSLERİNDE “AKTİF ROL” İDDİASI
Siyasi kulislerin hareketlendiğini belirten Oruç, Kılıçdaroğlu’nun artık pasif bir eleştirmen rolünde kalmayacağının sinyalini verdiğini ifade etti. Gazeteci Oruç, “Bundan sonrasında pasif bir eleştiri noktasında kalmayacağını, biraz daha aktif bir role soyunacağını bize hissettirdi” şeklinde konuştu.
CHP’de özellikle kurultay tartışmaları üzerinden büyüyen kriz hattının yeniden alevlendiğine işaret eden değerlendirmelerde, olağanüstü kurultayın da dava dosyasına dahil edilmesinin dikkat çekici olduğu vurgulandı. Programda, 2023 ve 2025 kurultaylarının istinaf dosyasında birleştirildiği de hatırlatıldı.
“DELEGE İRADESİ SAKATLANDI” İFADESİ DİKKAT ÇEKTİ
Programda en dikkat çeken başlıklardan biri de gerekçeli kararda yer aldığı belirtilen ifadeler oldu. Yayında, “Delege iradesinin çeşitli menfaatler gerekçesiyle sakatlandığı, bunun parti içi demokrasi, eşitlik ve kamu düzenine aykırı olduğu kanaatiyle” ifadesinin altı özellikle çizildi.
Bu ifadelerin CHP açısından yalnızca siyasi değil, aynı zamanda hukuki anlamda da çok ağır sonuçlar doğurabileceği değerlendirmesi yapıldı. Oruç, gerekçeli kararın detaylarının büyük önem taşıdığını vurgulayarak devam eden ceza davasına da dikkat çekti.
CHP’DE “DEĞİŞİM” TARTIŞMASI YENİDEN ALEVLENDİ
Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’in başını çektiği “değişim” hareketine de değinen Oruç, sürecin başlangıçta reform ve yenilenme söylemleriyle yürüdüğünü ancak bugün gelinen noktanın tartışmalı olduğunu söyledi. Oruç, “Değişimin bu tarz illegal diyebileceğimiz teşviklerle yapılıyor olması insanın canını sıkacak nitelikte” ifadelerini kullandı.
“NELER DÖNMÜŞ NELER!”
Yayında, CHP kurultayına ilişkin süreçte ortaya atılan iddiaların yalnızca siyasi rakipler tarafından değil, CHP’ye yakın isimler tarafından da dillendirildiği vurgulandı. Oruç, “CHP’li bildiğimiz gazeteciler bile ‘Neler dönmüş neler!’ diyerek bunu söylüyorlardı” sözleriyle parti içindeki rahatsızlığa işaret etti.
“TELEFON, YEMEK KARTI, PARA…” İDDİALARI GÜNDEMDE
Kurultay sürecine ilişkin ortaya atılan iddiaların toplumda ciddi rahatsızlık oluşturduğunu ifade eden Oruç, “Telefon vermelerden yemek kartı dağıtmaya, parayla alakalı pek çok farklı şeyden bahsediliyor” diyerek dikkat çeken kulis bilgilerini aktardı.
Süreçte yaşananların yalnızca CHP seçmenini değil tüm Türkiye’yi rahatsız ettiğini belirten Oruç, “Çok ciddi, insanı da rahatsız eden iddialarda bulunuldu” sözleriyle krizin boyutuna dikkat çekti.
KILIÇDAROĞLU CEPHESİNDE “SEÇİM ÇALINDI” ÖFKESİ
CHP içerisindeki kırılmanın giderek derinleştiğini söyleyen Oruç, Kemal Kılıçdaroğlu cephesinin uzun süredir büyük bir öfke taşıdığını ifade etti. Oruç, “Kemal Kılıçdaroğlu cephesi emeklerinin çalındığını düşünüyorlar, seçimin çalındığını düşünüyorlar. Doğru kelime çalma, hiç kıvırmaya da gerek yok” şeklinde konuştu.
Bu nedenle “arınma” çağrısının doğrudan mevcut yönetime yönelik çok sert bir mesaj taşıdığını belirten Oruç, “O ‘arınma’ kelimesi doğrudan muhatabının kirlendiğini, yozlaştığını ve temizlenmeye ihtiyacı olduğunu söylüyor” ifadelerini kullandı.
CHP’Yİ 90 GÜNLÜK KRİTİK SÜREÇ BEKLİYOR
Programda en dikkat çeken değerlendirmelerden biri de önümüzdeki sürece ilişkin oldu. Oruç, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden aday olup olmayacağına ilişkin soru işaretleri bulunduğunu belirtirken, “90 gün içerisinde CHP’yi karışık, karmaşık günler bekliyor” dedi.
CHP’de mahkemenin vereceği olası kararın ardından nasıl bir siyasi depremin yaşanacağı merak edilirken, parti içinde yeni bir liderlik savaşının fitilinin ateşlenmiş olabileceği yorumları Ankara kulislerinde yüksek sesle konuşulmaya başlandı.