Bakan Fidan'dan Akdeniz'deki Yunanistan-İsrail-GKRY tehlikesine sert tepki: Müslümanlara karşı ittifak kurdular

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
Bakan Fidan'dan Akdeniz'deki Yunanistan-İsrail-GKRY tehlikesine sert tepki: Müslümanlara karşı ittifak kurdular

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu kapsamında kapanış oturumunda bölgesel konularla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Fidan, "Biz İsrail gibi değiliz. Onlar GKRY ve Yunanistan'la bir araya gelerek bölgedeki Müslüman ülkelere karşı ittifak kurdu. Dışarıdan kurtarıcı beklemeye devam ederse bölge bu sorunlarla karşı karşıya kalmaya devam edecek." dedi.

Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayesinde ve Dışişleri Bakanlığının ev sahipliğinde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 19 Nisan Pazar günü sona erdi.

Bakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu'nda 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı ve 50 bakanın ağırlandığını bildirdi.

İŞTE ZİRVE KAPSAMINDA ANTALYA'DA GÜN GÜN YAŞANAN DİPLOMASİ TRAFİKLERİ:

CANLI ANLATIM

14:26

İSRAİL MÜSLÜMAN ÜLKELERE KARŞI İTTİFAK KURDU

Bakan Fidan, Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen ADF 2026'nın kapanışında düzenlediği basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

5. ADF'yi yoğun, nitelikli ve verimli bir mesainin ardından bugün tamamladıklarını söyleyen Fidan, üç gün boyunca Antalya'nın bir kez daha küresel diplomasinin nabzının attığı bir merkez olduğunu vurguladı.

Fidan, lider panellerinden bölgesel oturumlara birçok farklı format ve içerikte kapsamlı bir programı başarıyla icra ettiklerini, toplam 52 oturumda mevcut krizlerin muhasebesini hep birlikte yapma imkanı bulduklarını belirtti.

Asya-Pasifik'ten Latin Amerika'ya, Avrupa'dan Orta Asya'ya dünyanın dört bir yanından gelen liderlerin, karar alıcıların ve uzmanların aynı çatı altında dinleme ve tartışma imkanı bulduğuna işaret eden Fidan, şöyle devam etti:

"Bu yıl 150 ülke ve 66 uluslararası kuruluştan 6 bin 400 katılımcı forumumuza katıldılar. Bu aslında emsalleriyle kıyaslandığı zaman gerçekten çok büyük bir rakam. Hem kapsadığı coğrafya itibariyle hem de katılımcıların sayısı itibariyle. 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı, meclis başkanları, 50 bakan ve 87 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisi forumumuza iştirak ettiler."

Forum kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın üst düzey verimli temaslarda bulunduğunu dile getiren Fidan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve bakanların Türkiye'ye gelen, foruma katılan diğer muhataplarıyla verimli görüşmelerde bulunduğunu ifade etti.

Fidan, kendisinin de çok sayıda mevkidaşı ve uluslararası kuruluş temsilcileriyle temaslarda bulunduğunu, ADF süresince uluslararası gündemi şekillendirecek kritik toplantılara forumun marjında aynı zamanda ev sahipliği yapma imkanı bulduğunu anlattı.

"Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan ile gerçekleştirdiğimiz dörtlü toplantıda bölgemizde barış ve istikrarı destekleyici adımları ve seyrüsefer serbestisinin kalıcı olarak tesisine yönelik muhtemel girişimleri ele aldık." diyen Fidan, bölgenin geleceğine ilişkin ortak bir vizyon geliştirmek amacıyla atacakları somut adımları tespit ettiklerini kaydetti.

Bakan Fidan, 6 Müslüman ülkenin bir araya geldiği toplantıda Gazze Barış Planı'nı ele aldıklarını, sürece ilişkin ortak iradeyi teyit ettiklerini, bölgede kalıcı barışın tesisine yönelik birlikte hayata geçirecekleri ortak planlamaları değerlendirdiklerini söyledi.

Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda ortak coğrafyanın gündemindeki meseleleri istişare ettiklerini belirten Fidan, Balkan Barış Platformu'nun üçüncü dışişleri bakanları toplantısını da forum marjında gerçekleştirdiklerini, ileriye dönük sahadaki operasyonel işbirliği adımlarını ele alma imkanı bulduklarını anlattı.

Fidan, "Gazze bağlamında Sayın Cumhurbaşkanı'mızın refikaları Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde düzenlenen 'Filistin için Tek Yürek: Eğitimde Yıkıma Karşı Geleceği Korumak' başlıklı yüksek seviyeli oturum, forumumuzun en anlamlı buluşmalarından biri oldu." dedi.

Geniş bir coğrafyadan gelen temsilcilerin, küresel ve bölgesel meselelere ilişkin perspektiflerini bir kez daha diplomasinin merkezine koyma imkanı bulduklarını dile getiren Fidan, ADF'nin farklı görüşleri, coğrafyaları ve çıkarları aynı masada buluşturan niteliğinin bir kez daha teyit ve test edildiğini vurguladı.

Bakan Fidan, şöyle devam etti:

"Oturumlarımızda bölgesel krizlerin ancak o coğrafyanın kendi dinamikleriyle ve bölgesel aktörlerin etkin katılımıyla çözüme kavuşturulacağı fikri belirgin biçimde öne çıktı. Küresel ekonomiye dair oturumlarımız da aynı ölçüde verimli geçti. Korumacılığın yükseldiği bir çağda yatırımların, serbest ticaretin ve bağlantısallık projelerinin uluslararası istikrara yapacağı katkıyı tekrar tekrar vurgulama imkanı oldu. Jeo-ekonominin yeniden tanımlandığı günümüzde küresel ve ulusal öncelikler arasındaki dengenin nasıl kurulacağı, çok taraflılıkların bu denklemde nereye oturacağı ve şu anda içinden geçtiğimiz krizler, etraflıca ele alındı."

Afrika'ya bu yıl da özel önem verdiklerinin altını çizen Fidan, kıtanın yatırım ve kalkınma potansiyelinin masaya yatırıldığını, aynı zamanda güvenlik ile kalkınma arasındaki kritik bağlantıyı da hassasiyetle değerlendirdiklerini söyledi.

Fidan, ADF'de diplomasiyi geleneksel sınırlardan çıkarıp yarını şekillendirecek alanlara taşıdıklarına dikkati çekti.

Türkiye'nin BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) bu yıl ev sahipliği yapacağını hatırlatan Fidan, ADF'de gıda güvenliğinin önemiyle kuraklık ve iklim değişikliğine karşı atılacak adımların jeopolitik gerilimlere kurban edilmemesi gerektiğinin altını çizdiklerini dile getirdi.

Fidan, "Belirsizliklerin ve çoklu krizlerin uluslararası sistemin baskın karakteri haline geldiği, diyaloğun yerini kutuplaşmanın almaya başladığı böylesine çetin bir dönemde ADF, dünyada eşine az rastlanır bir umut, diyalog ve çözüm zeminine dönüşmüştür." dedi.

ADF'nin aynı zamanda Dışişleri Bakanlığı Teşkilatının diplomatik birikiminin ve organizasyonel kapasitesinin de tescili olduğunu belirten Fidan, Türkiye olarak dış politikayı dar çerçevelere hapsolmadan, diplomasiyi barışın anahtarı gören anlayışla sürdürmeye devam edeceklerini vurguladı.

Fidan, diplomasinin tüm imkanlarından istifade ederek işbirliğini çeşitlendirmeyi ve dostluk köprülerini çoğaltmayı kararlılıkla sürdüreceklerinin altını çizerek "Kritik başlıklarda güven inşa etmeye, tarafları birbirine yaklaştırmaya ve gerektiğinde arabulucu rolü üstlenmeye aynı azimle devam edeceğiz. Türkiye'nin diplomasi alanındaki bu çekim gücü, önümüzdeki dönemde de artan bir büyümeyle inşallah devam edecek." ifadelerini kullandı.

"ÇOK CİDDİ SİYASİ KRİZLER VAR, ÇATIŞMALAR VAR"

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Fidan, Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan-Mısır 4'lü toplantısının 3'üncüsünün yapıldığını hatırlatarak, "Burada ilk baştan itibaren bizim hedefimiz, bunu da defaatle kamuoyuna iletiyoruz. Bu 4 ülkenin bölgesel sahiplenmeyi gerektiren bütün konuları ama bütün konuları ele alarak, sahici, gerçekçi, uygulanabilir bir gündemle yoluna devam etmesi. Liderlerimizin bu konuda bir iradesi var." dedi.

Fidan, "Bizim inancımız şu: Bu 4 ülke, aslında bir temsiliyeti ortaya koyuyor. Bu 4 ülkenin etrafında bütün bir bölge var." diye konuştu.

Bölgenin olması gereken işbirliği imkanlarını kullanmadığı için kendi potansiyelini hayata geçiremediğine dair kuvvetli inanca sahip olduğunu söyleyen Fidan, bu tespitten hareketle somut konuları hayata geçirmek amacıyla bir araya gelindiğini belirtti.

Fidan, "Çok ciddi siyasi krizler var, çatışmalar var. Biliyorsunuz bu çatışmaların sönümlendirilmesi için de neler yapılabilir? Biz, İsrail gibi değiliz. İsrail'i söylediğiniz gibi. Onlar, biliyorsunuz, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile bir araya gelip bölgedeki Müslüman ülkelere karşı bir askeri ittifak kurdular. Biz, onların yaptığını yapmıyoruz. 'Biz, bölgenizdeki çatışmaları nasıl söndürürüz, ekonomik ilerlemeyi nasıl sağlarız, istikrarı nasıl hayata geçiririz?', onun arayışı içerisindeyiz. Biz, şunu gördük, eğer dışarıdan yardım beklemeye, kurtarıcı beklemeye devam ederse bu bölge, ilanihaye bu sorunlarla baş başa kalmaya devam edecek." değerlendirmesinde bulundu.

Bu yüzden akıllı aktörlerin, hikmetle geçmişten ders çıkartarak geleceklerine yön verdiklerinin altını çizen Fidan, öte yandan Gazze Barış Planı'nın uygulama sürecinin de devam ettiğini anımsattı.

GAZZE BARIŞ PLANI

Fidan, Gazze Barış Planı'nın başlangıcına sebep olan sekizli grubun New York'ta 2025'te liderlerinin bir araya geldiğini, buradan çıkan görüş ve iradeyle Gazze Barış Planı gibi mekanizmaların hayata geçtiğini söyledi.

Kurucu ruhu oluşturan ülkelerle tekrar bir araya gelindiğini söyleyen Fidan, "'Tüm bu Gazze soykırımını durdurmaya ve tersine çevirmeye yönelik çabalarımız, çalışmalarımız geride bıraktığımız süreç içerisinde nerede, alınan kararlar, ortaya konulan vizyon, yapısal kurumsallaşmalar bizi nereye getirdi?', bununla ilgili çok detaylı tartışmaları ele aldık." ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan, bölge ülkelerinin bir araya gelip bölgenin sorunlarına sahip çıkmak zorunda olduklarını ve bunun yaşamsal gereklilik olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: "Bunun için yeterli olgunluğun, kapasitenin ve vizyonun olduğuna biz Türkiye olarak yürekten inanıyoruz. Cumhurbaşkanı'mızın bu konuda ortaya koyduğu çok güçlü bir irade var. Yıllar içerisinde bölge liderleriyle de bu vizyon üzerinde yaptıkları bir anlayış birliği var. Şimdi bunun hayata geçmesi gerekiyor. Şimdi bakıyorsunuz birçok sıkıntı var bölgemizde. Gazze'deki soykırım, Lübnan, arkasından İran. Bütün bunların ortaya çıkarttığı, bölge ülkelerinin birbirleri arasındaki güveni zedeleyen, çatışmaları artıran, yoksulluğu, geri kalmışlığı getiren bütün denklemleri ortadan kaldırmak için hep beraber bir araya geliyoruz, arayış içerisindeyiz.

Cumhurbaşkanı'mız, Sayın Şahbaz Şerif ve Sayın Şeyh Temim ile de bir araya geldiği zaman tabii ki bölge konularını konuştular. Yine bu vizyonla konuşuldu. Bu vizyon, herkesin sahip çıktığı vizyon. İnşallah bu vizyon etrafında gündemimizi ilerletmeye devam edeceğiz. Hürmüz Boğazı'yla ilgili biliyorsunuz, zihinlerde karışık bir durum var. Zaman zaman tarafların açıldığı, zaman zaman kısmi bloke etmelerin olduğu yönünde beyanlar var. Uygulamayı da yakından takip ediyoruz, Deniz Kuvvetlerimiz üzerinden."

 

Fidan, Gazze'deki soykırımın değişik şekillerde devam ettirilmeye çalışıldığı gerçeğinin ortada olduğunu söyleyerek, şunları kaydetti:

"Biz uluslararası toplum olarak bir araya geldik. Gazze Barış Planını uygulamak için, hayata geçirmek için yoğun çaba içerisindeyiz. Cumhurbaşkanımızın (Recep Tayyip Erdoğan) bu konuda Sayın Trump (ABD Başkanı Donald Trump) ve bölge liderleriyle başlattığı yoğun bir müzakere süreci var son bir yıldır. Ama buna rağmen İsrail'in asli niyeti olan Gazze'yi ister insanlarını öldürerek ister sürerek insansızlaştırmaya yönelik politikasının değişmediğini bütün herkes biliyor. Sadece söylemiyor."

Fidan, uluslararası toplumun, diplomasinin bütün imkanlarını kullanarak, bunu engelleme yolunda gereken adımları atma yönünde ciddi çaba ortaya koyduğunu söyleyerek, "İsrail yayılmacılığı sorunu sadece bölgenin değil artık dünyanın bir güvenlik sorunu haline gelmiştir. Bu yayılmacılığın hangi yöntemlerle, nasıl uluslararası toplum tarafından durdurulacağı meselesi yine uluslararası toplumun kendi ana gündem maddelerinden biridir." dedi.

Süreç içerisinde olumlu gelişmeler olacağını düşündüğünü dile getiren Fidan, "Bir araya geldiğimiz bütün aktörler aynı endişeyi taşıyorlar. İsrail'in bu yayılmacılığına artık kimse bahane bulabilecek durumda değil, sürdürülebilir de değil. Sürekli uluslararası krizlerin tetiklendiği ve uluslararası krizleri tetikleyen bir irrasyonel, fundamentalist bir hükümetten söz ediyoruz. Dünyanın başına bela olmuş durumda." diye konuştu.

Fidan, İsrail'in politikalarının sadece Türkiye'nin ya da bölgenin sorunu olmadığını vurgulayarak "Dünyanın başına bela olmuş bir güvenlik sorunundan bahsediyoruz." dedi.

AFRİKA'DA TERÖRLE MÜCADELEYE DESTEK
Türkiye'nin diğer bölgelerde oynadığı arabuluculuk rolünü Afrika'da da oynamaya gayret ettiğini belirten Fidan, "Özellikle çatışmaların sonlandırılması ve ulus devletlerin güvenlik sorunlarına, özellikle terörle mücadelede verebileceğimiz desteğin verilmesi konulu bir stratejimiz var bizim. Ekonomik, ticari, kalkınma, teknik işbirliği bunların hepsi var zaten. Ama stratejik olarak çatışmaların sönümlendirilmesi ve terörle mücadele, bu iki istikrarsızlık kaynağını özellikle çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

Fidan, bölgede metodolojik olarak ilerlediklerini belirterek, şöyle devam etti:

"Somali'de devam eden terörle mücadele sürecinde Türkiye'nin desteği var. Aynı şekilde Nijerya'da bu konuda ortaya koyduğumuz bir işbirliği var. Bunu daha da ilerleteceğiz. Ülkenin istikrarı için bu gerekli. Diğer taraftan çatışmaların çözümlenmesiyle ilgili Somali ve Etiyopya arasında yaptığımız arabuluculuk Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde bu fevkalade önemliydi. Aynı şekilde Libya'daki şu anda devam eden ülkenin bütünleşmesi çabalarına Türkiye'nin desteği tam. Sudan'daki devam eden iç savaşın durdurulması için elimizden geleni yapma gayreti içerisindeyiz. Ruanda ve Kongo arasındaki sorunlarla ilgili de yakından gözlemlerimiz devam ediyor. Şu anda zikretmek istemediğim birkaç tane çatışma konusu var, ihtilaf konusu var bölge ülkeleri arasında hassas. Onlara da yakından bakmaya devam ediyoruz."

Fidan, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

"Bu anlaşma inşallah hayata geçer ve şu ana kadar ortaya konmuş çabaların tamamlanmasını görürüz. Biz şimdiden aslında çatışma olmayışının barışın olduğu bir anın ve getirdiği nimetlerin bölgedeki etkilerini görüyoruz. Nihai anlaşmayla beraber ülkeler arası normalleşme, Türkiye-Ermenistan normalleşmesi, Azerbaycan-Ermenistan normalleşmesinin bölgede hem bağlantısallık konusunda hem ekonomik, ticari, enerji güvenliği konusunda çok ciddi sonuçları getireceğini şimdiden öngörüyoruz."

Türkiye'nin bölgedeki bağlantısallığını güçlendirmesi açısından da Zengezur Koridoru'nun önemli olduğunu belirten Fidan, "Bu konuda Avrupa Birliği bağlantısallık projeleriyle yakın çalışmalarımız var. Sayın Marta Kos'la (Avrupa Birliği Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi) bu konularda yakından görüşülüyor. İnşallah barış anlaşması imzalanınca göreceksiniz, hem bağlantısallık hem ekonomik kalkınma konusunda bölge ülkeleri büyük bir olumlu gelişme görecekler. Buna çok yakınız." ifadelerini kullandı.

AA muhabirinin, Türkiye'nin Rusya-Ukrayna Savaşı'ndaki müzakerelerde ev sahipliği yapması ve arabulucu rolüne ilişkin sorusuna Fidan, İran ile ABD arasındaki müzakerelerin yakından takip edildiği gibi, Rusya- Ukrayna müzakerelerinin de takip edildiğini vurguladı.

Fidan, Türkiye'nin süreçte gerektikçe rol aldığını vurgulayarak savaşın bitmesi gerektiğini ve "çok fazla maliyet ürettiğini" söyledi.

Savaşın belli bir coğrafyada devam ediyor olmasının kanıksandığı belirten Fidan, "Bu aslında hem Ukrayna hem Rusya için iyi bir durum değil. Barış çabalarını arttırarak devam ettirmemiz gerekiyor. Türkiye olarak bu konuda bizim vizyonumuz, çabamız ortada. Tarafları geçen yaz 3 defa İstanbul'da bir araya getirdik. Tekrar getirmeye hazırız. İster teknik düzeyde, ister liderler düzeyinde. " ifadelerini kullandı.

İki ülkenin başka başkentlerde de bir araya geldiğini anımsatan Fidan, İran ile ABD arasındaki müzakerelerin ve savaşın, Ukrayna'daki barış müzakerelerine ve Gazze'deki barış planına dünya kamuoyunun ilgisinin azalmasına neden olduğunu kaydetti.

Bakan Fidan, "Bunun bir yansıması olarak burada birtakım aksamalarla karşılaşmayı açıkçası biz stratejik bir endişeyle karşılıyoruz. Bunun olmaması için tarafları şimdiden uyarıyoruz. Tekrar tekrar diyoruz ki buralardan bizim dikkatimizi dağıtmamamız lazım. Hem Ukrayna hem Gazze meselesi oldukça önemli. Bu iki konudaki de dikkatimizi devam ettirmeliyiz ve buna kapasitemiz var." değerlendirmesini yaptı.

GÜNEY KAFKASYA'DAKİ DURUM
Türkiye'nin, Güney Kafkasya'daki barışın temini için çok ciddi çabası olduğunun altını çizen Fidan, bölgeye istikrar getirmek istendiğine değindi.

Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın baştan beri ortaya koyduğu dış politika vizyonunun ve yönteminin belli olduğunu belirterek "Bir bölge için ne istiyorsak, diğeri için de aynısını istiyoruz. Her yerde barışı, istikrarı, önceleyen bir duruşumuz var ki bunun üzerine kalkınmayı, refahı inşa edebilelim. Ermenistan'la Azerbaycan arasında yürüyen görüşmelerde çok önemli mesafeler kat edildi." değerlendirmesini yaptı.

Azerbaycan ile Ermenistan arasında ABD'de yapılan törene atıfta bulunan Fidan, barış anlaşmasına nihai imzanın atılması için gereken birkaç adım olduğuna işaret etti.

Fidan, şimdiye kadar yapılan çalışmalarla iki tarafın da barışı arama konusunda oldukça samimi ve ileri adımlar atma konusunda istekli olduğunun görüldüğünü belirterek aktörlerin riskleri alabildiğini kaydetti.

İki ülke barışına dünya kamuoyunun da inanılmaz bir teveccühü ve desteği olduğuna dikkati çeken Fidan, Türkiye'nin her zaman Azerbaycan'ın yanında olmaya devam edeceğini ve bunun ortak kader olduğunu dile getirdi.

Fidan, Azerbaycan ile Ermenistan'ın yapacağı barış neticesinde bölgenin çok daha istikrarlı olacağına inandıklarının altını çizerek "Bu bütün bölge halkları için fevkalade önemli." dedi.

LÜBNAN MESELESİ
Türkiye'nin Lübnan halkıyla büyük bir dayanışma içinde olduğuna dikkati çeken Fidan, Ankara'nın, bu ülkede krizde olan bölgelere yönelik insani yardım faaliyetlerine devam ettiğini söyledi.

Bakan Fidan, şu değerlendirmeyi yaptı: "Maalesef Lübnan bir kez daha savaşın acımasız pençesine kurban gidiyor. Kendi içinde zaten etnik ve mezhebi, dini parçalanmışlığın içerisinde boğuşurken diğer taraftan son aylarda İsrail işgaliyle karşı karşıya kalması ve bu işgal neticesinde 1 milyondan fazla insanın evinden olması ve yetmiyormuş gibi, İsrail'in tekrar tekrar yaptığı ilanlarla, Gazze'de uyguladığı bölge uygulamalarını, işgal politikalarını burada da uygulamaya başladığını görüyoruz. Burada hem bölge kamuoyu hem dünya kamuoyu oldukça endişeli durumda. Sadece insani gerekçelerle değil, bölge istikrarını çok ciddi etkileyecek bir işgaldir bu."

Devam eden İran-ABD müzakerelerinin, Lübnan'daki durumu biraz gölgede bırakmış gibi gözüktüğünü aktaran Fidan, "İsrail, bu fırsattan istifadeyle olayı bir oldubittiye getirmeye çalışıyor. Buna müsaade edilmemesi lazım. Bunun için elimizden geleni yapacağız." dedi.

KIBRIS'TAKİ DURUM

Fidan, Türkiye'nin, bölge ülkeleriyle işbirliği içinde olduğunu ancak askeri işbirliği hususunda NATO ile ittifak olunduğunu belirterek Yunanistan'ın da NATO üyesi olduğunu hatırlattı.

İsrail-Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) bir araya gelerek askeri ittifak kurması ve somut birlikler oluşturması durumda, "tehdit önceliğinin Türkiye ve diğer ülkeler" olduğu değerlendirmesini yapan Fidan, şunları söyledi:

"Bunun başka türlü bir izlenim oluşturmasını da kimse bekleyemez. Bunun aksi yönünde bize ne öncesinde ne sonrasında bir güvence veya beyan verilmedi. Kimse biz bu ittifaklar oluşturulurken bize 'ya biz bunu size karşı yapmıyoruz' demedi. Tam tersine bu ittifakın oluşturulduğu seremonide liderler yan yana iken İsrail Başbakanının hem Yunanistan Başbakanının hem Kıbrıs Rum Kesimi liderinin bulunduğu yerde yaptığı beyanlar var. Bu ittifakın ruhunu tanımlayan. Neden yapıldığını. Şimdi bu gerçekler ortadayken ben bizim ortaya koyduğumuz tepkinin Yunanistan'la aramızda yürüttüğümüz müzakere sürecinden dolayı az bile olduğunu düşünüyorum."

Fidan, bu işbirliği ruhunun hiçbir zaman için rahatsız etmek istenmediğini söyleyerek "Ama o toplantıda İsrail Başbakanı'nın söylediği şeyler, ortada somut askeri yapılanmalar var, askeri işbirlikleri var. Şimdi bunu görmemezlikten gelemeyiz. Hani Yunanistan bunu başka türlü anlatabilir, saklayabilir." ifadesini kullandı.

Bakan Fidan, Avrupa'da, Yunanistan dışında bu türden bir askeri işbirliği veya ortak birlik kurma anlaşması imzalayan başka bir ülke olmadığına dikkati çekti.

Bunun sadece Türkiye'nin sıkıntısı olmadığını vurgulayan Fidan, "Söylemiyorlar ama bölgedeki bütün Müslüman ülkeler ciddi endişe içerisindeler ve soru soruyorlar." dedi.

Fidan, İsrail'in son zamanlarda bölgedeki işgalci ve yayılmacı politikasına atıfta bulunarak bu nedenle "Türkiye, burada gereksiz yere endişe üretiyormuş" gibi söylemlerde bulunmanın doğru olmadığına dikkati çekti.

Ortada gerçeklerin ve bölge ülkelerinin endişelerinin olduğunu kaydeden Fidan, "Türkiye, kendisini koruyacak nitelikte ama bölgede daha zayıf nitelikte olup bu askeri ittifaka endişeyle bakan ülkeler var." dedi.

 

12:59

BAKAN FİDAN LETONYA DIŞİŞLERİ BAKANI İLE GÖRÜŞTÜ

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 marjında Letonya Dışişleri Bakanı Baiba Braze ile bir araya geldi. Diplomatik kaynaklardan alınan bilgiye göre, Fidan, ADF 2026 kapsamında Braze ile görüştü.

23:09

BAŞKAN'DAN YOĞUN DİPLOMASİ TRAFİĞİ

Başkan Erdoğan,  Antalya Diplomasi Forumu kapsamında yoğun diplomasi trafiği yürüttü.

Görüşmelerinde ikili ilişkiler ile bölgesel ve küresel konuları ele alan Erdoğan, forum kapsamında ayrı ayrı Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Slovenya Cumhurbaşkanı Natasa Pirc Musar, Komorlar Birliği Cumhurbaşkanı Assoumani Azali, Burundi Cumhurbaşkanı Evariste Ndayishimiye ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Felix Tshisekedi ile bir araya geldi.

Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Gürcistan Başbakanı İrakli Kobahidze ve Libya Milli Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe'nin yanı sıra Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani ile görüşme yaptı.

Erdoğan, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi üyeleri Zeljka Cvijanovic, Denis Becirovic ve Zeljko Komsic ile çalışma kahvaltısında bir araya geldi.

Öte yandan Erdoğan, forum kapsamında Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri Feridun Sinirlioğlu'nu da kabul etti.

Ahaber
19:04

BAKAN FİDAN TDT DIŞİŞLERİ BAKANLARI KONSEYİ GAYRİRESMİ TOPLANTISI'NA EV SAHİPLİĞİ YAPTI

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 marjında Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Dışişleri Bakanları Konseyi Gayriresmi Toplantısı'na ev sahipliği yaptı.

Dışişleri Bakanlığının NSosyal hesabındaki paylaşımda, Bakan Fidan'ın, ADF 2026 çerçevesinde TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Gayriresmi Toplantısı'na ev sahipliği yaptığı belirtildi.

17:29

ERDOĞAN BARZANİ'Yİ KABUL ETTİ

 Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani ile görüştü. Erdoğan,Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında IKBY Başkanı Barzani'yi kabul etti.

Erdoğan'ın konakladığı oteldeki kabulde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da hazır bulundu.

Kabulde bölgemizdeki son gelişmeler ele alındı.

SAVAŞIN BİTMESİ İÇİN TÜRKİYE GAYRETLERİNİ ARTIRARAK SÜRDÜRÜYOR

Erdoğan, İran’a yönelik hukuksuz saldırılarla başlayan çatışma sürecinin bölgenin tamamını yorduğunu, savaşın tamamen sona erdirilmesi ve kalıcı barışa ulaşılabilmesi için Türkiye’nin ilgili ülkelerle birlikte gayretlerinin artarak devam ettiğini belirtti. 

IRAK'TA SÜKUNETİN KORUNMASI ÖNEMLİ

Erdoğan, İran için ortaya konan ayrılıkçı senaryoların kimseye hayır sağlamayacağını, her halükarda Irak'ta sükunetin korunmasının kritik önemde olduğu söyledi.

Erdoğan, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin petrol arzında güzergah çeşitliliğinin önemini ortaya koyduğunu, Kalkınma Yolu’nun ehemmiyetinin de bu süreçte bir kez daha görüldüğünü, proje ile ilgili süreçlerin hızlandırılmasının herkes açısından faydalı olacağını belirtti.

Ahaber
17:22

BAŞKAN ERDOĞAN AGİT GENEL SEKRETERİNİ KABUL ETTİ

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri Feridun Sinirlioğlu'nu (solda) kabul etti.

Kabulde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (sağda) yer aldı.

Ahaber
17:18

BAKAN FİDAN İSVİÇRELİ MEVKİDAŞI İLE GÖRÜŞTÜ

 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 marjında, İsviçre Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis ile bir araya geldi.

Dışişleri Bakanlığının NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, Bakan Fidan'ın, ADF 2026 çerçevesinde Cassis ile görüştüğü belirtildi.

16:20

BAŞKAN ERDOĞAN LİBYA BAŞBAKANI DİBEYBE İLE GÖRÜŞTÜ

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 5. Antalya Diplomasi Forumu için Antalya’da bulunan Libya Ulusal Birlik Hükûmeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile görüştü.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından, Erdoğan'ın Dibeybe ile Antalya Diplomasi Forumu kapsamındaki görüşmesine ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamaya göre, iki lider, Türkiye ile Libya ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konuları ele aldı.

Erdoğan, görüşmede, Türkiye'nin Libya'da, Libyalıların sahiplenmediği hiçbir girişimin başarılı olamayacağını sıklıkla vurguladığını, siyasi tasarrufların geniş tabanlı istişare ve diyalogla ilerletilmesinin önemli olduğunu, Türkiye'nin sürece desteğinin devam edeceğini belirtti.

Türkiye ile Libya arasındaki işbirliğini her alanda geliştirmek için adımlar atmayı sürdüreceklerini vurgulayan Erdoğan, Doğu Akdeniz'deki müşterek hak ve çıkarlarının muhafazası için birlikte çalışmaya devam edeceklerini bildirdi.

Erdoğan, İsrail'in tüm bölgeyi hedefe koyan saldırganlığının tüm dünya için maliyetinin ağır olduğunu, Türkiye'nin kardeş ülkelerle birlikte İran'da ateşkesin devamı ve barışın tesisi için çalıştığını ifade etti.

Ahaber
14:20

BAŞKAN ERDOĞAN FELİX TSHİSEKEDİ İLE BİR ARAYA GELDİ

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, ​Kongo Demokratik Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Felix Tshisekedi ile bir araya geldi.

Başkan Erdoğan, Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olarak yer aldığı, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2026'nın ikinci gününde ​Kongo Demokratik Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tshisekedi ile görüştü.

Erdoğan'ın konakladığı otelde gerçekleşen görüşmede, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan da hazır bulundu.

14:11

BAŞKAN ERDOĞAN’DAN BOSNA HERSEK İÇİN "İSTİKRAR" MESAJI

Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi üyeleri, Türkiye-Bosna Hersek ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeleri görüştü.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından, Erdoğan'ın Antalya Diplomasi Forumu kapsamında Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi üyeleri Zeljka Cvijanovic, Denis Becirovic ve Zeljko Komsic ile bir araya geldiği çalışma kahvaltısına ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamaya göre, Türkiye-Bosna Hersek ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmelerin değerlendirildiği görüşmede Erdoğan, Türkiye'nin, Balkanlar'ın istikrarı için kilit konumda bulunan Bosna Hersek'in geleceğine yönelik atılacak her türlü yapıcı adımın yanında olduğunu, Bosna Hersek'in toprak bütünlüğü ve anayasal düzenine koşulsuz desteğinin süreceğini vurguladı.

Başkan Erdoğan, son dönemde Boşnak halkına yönelik ayrılıkçı ve kışkırtıcı söylemlerin arttığını belirterek, Balkanlar'ın istikrarını tehlikeye atacak sorumsuz tavırların kimseye hayır getirmeyeceğini, üç kurucu unsurun uyum içinde yaşayabileceği bir Bosna-Hersek'i inşa etmenin önemli olduğunu ifade etti.

Erdoğan görüşmede, Türkiye ile Bosna Hersek arasında ikili ticaret hacmini artırma, ulaştırma, enerji başta olmak üzere birçok alanda adımları hızlandırma gerekliliğini de dile getirdi.

14:01

BAŞKAN ERDOĞAN AZALİ ASSOUMANİ İLE GÖRÜŞTÜ

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Komorlar Birliği Cumhurbaşkanı Azali Assoumani ile bir araya geldi.

Başkan Erdoğan, Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olarak yer aldığı, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2026'nın ikinci gününde Komorlar Birliği Cumhurbaşkanı Azali Assoumani ile görüştü.

Erdoğan'ın konakladığı otelde gerçekleşen görüşmede, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan da hazır bulundu.

12:30

BAŞKAN ERDOĞAN BOSNA HERSEK HEYETİNİ KABUL ETTİ

Başkan Erdoğan, 'Antalya Diplomasi Forumu' kapsamında Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi üyeleri Denis Beirovic, Zeljko Komsic ve Zeljka Cvijanovic ile bir araya geldi.

 

 

Ahaber
09:58

İKİNCİ GÜNDE GÖZLER LAVROV’DA

Forumun açılışında konuşan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, küresel siyasetin kilit noktalarına değinerek diplomasinin önemine dikkat çekti. Erdoğan, "İsrail'in müzakere sürecini dinamitlemesine karşı her daim hazır olunması gerekiyor" ifadelerini kullanırken, Gazze’de yaşanan insani dramın bir an önce son bulması gerektiğini vurguladı.

 

Bakan Fidan'dan Akdeniz'deki Yunanistan-İsrail-GKRY tehlikesine sert tepki: Müslümanlara karşı ittifak kurdular - 1

Bölgesel güvenlik ve enerji hatlarına ilişkin de stratejik mesajlar veren Erdoğan, "Hürmüz Boğazı'nın açılması gerektiğini" söyleyerek küresel ticaretin devamlılığına işaret etti. Suriye’nin toprak bütünlüğüne olan bağlılığı bir kez daha teyit eden Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin olarak ise, "Tarafların istekli olması halinde Türkiye, barış için kolaylaştırıcı adımlar atabilir" sözleriyle Ankara’nın arabuluculuk iradesini dünyaya ilan etti.

ANTALYA’DA KRİTİK TEMAS TRAFİĞİ

Başkan Erdoğan’ın açılış konuşmasının ardından Antalya’da adeta bir diplomasi trafiği yaşandı. İlk günün en dikkat çeken görüşmelerinden biri, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile gerçekleşti. Ardından Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani’nin de katılımıyla üçlü bir zirve havası oluştu. Görüşme trafiği, Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şaraye, Gürcistan Başbakanı ve Moldova Cumhurbaşkanı ile devam etti. Günün finalinde ise Başkan Erdoğan, "Can Azerbaycan"ın lideri İlham Aliyev ile bir araya gelerek bölgesel iş birliği mesajlarını pekiştirdi. Muhabir Kübra Bal, "Başkan Erdoğan’ın yoğun diplomasi trafiği ikinci günde de hız kesmeden devam edecek" sözleriyle Antalya’daki hareketliliğin altını çizdi.

 

Bakan Fidan'dan Akdeniz'deki Yunanistan-İsrail-GKRY tehlikesine sert tepki: Müslümanlara karşı ittifak kurdular - 1

DÜNYA BU FORUMU TAKİP EDİYOR

Antalya Diplomasi Forumu, sadece liderlerin değil, dünya siyasetine yön veren tüm paydaşların buluşma noktası oldu. Kübra Bal, "Organizasyon kapsamında 150’den fazla ülkeden katılım sağlanırken, 20’den fazla devlet başkanı ve 80’e yakın bakan Antalya’da bir araya geliyor" ifadeleriyle katılımın devasa boyutunu paylaştı. Akademisyenlerden sivil toplum kuruluşu temsilcilerine, öğrencilerden diplomatlara kadar 5 bin konuğun ağırlandığı forumda, küresel sistemin geleceği 40’tan fazla oturumda tartışılıyor. Özellikle Mısır, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında gerçekleştirilen dörtlü görüşmenin üçüncü ayağının Antalya’da yapılması, bölgede kurulan yeni güç dengeleri açısından tarihi bir adım olarak kayıtlara geçti.

İKİNCİ GÜNDE GÖZLER LAVROV’DA

Zirvenin ikinci gününde de kritik isimlerin Antalya’da olması bekleniyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un foruma katılarak önemli görüşmeler gerçekleştirmesi öngörülüyor. Kübra Bal, "Lavrov’un yanı sıra Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani’nin de bugün burada olması ve önemli temaslarda bulunması bekleniyor" sözleriyle forumun ikinci günündeki ajandayı paylaştı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde gerçekleşecek olan Gazze konulu toplantı ve Türk Devletleri Teşkilatı’nın gayriresmi buluşması, Antalya’dan çıkacak kararların dünya kamuoyunda uzun süre yankılanacağını gösteriyor.

20:48

ERDOĞAN’DAN PEŞ PEŞE STRATEJİK GÖRÜŞMELER VE BARIŞ MESAJI

Antalya’da düzenlenen Diplomasi Forumu, dünya siyasetinin kalbinin attığı adres haline geldi. 150’yi aşkın ülkeden liderler, bakanlar ve üst düzey isimler kritik başlıkları masaya yatırırken, Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın gerçekleştirdiği yoğun diplomasi trafiği dikkat çekti. A Haber Muhabiri Kübra Bal’ın aktardığı detaylar, zirvenin yalnızca bir forum değil, küresel dengelerin şekillendiği bir platform olduğunu gözler önüne serdi.

ANTALYA’DA DİPLOMASİ FIRTINASI

Antalya’da adeta diplomasi rüzgarı esti. A Haber Muhabiri Kübra Bal, sahadaki atmosferi, "Bugün diplomasi rüzgarı adeta Antalya'da esti diyebiliriz. 150'den fazla ülkenin katılımıyla 20'den fazla devlet başkanı, 15'ten fazla devlet başkanı yardımcısı, 40'tan fazla dışişleri bakanı ve 50 bakan katıldı" sözleriyle aktardı. Bal, ayrıca yaklaşık 5 bin konuğun katılımıyla forumun küresel ölçekte büyük bir buluşmaya dönüştüğünü ifade etti.

DÜNYA LİDERLERİ AYNI MASADA

Foruma katılan isimlerin ağırlığı dikkat çekti. Kübra Bal, "Suriye Devlet Başkanı Ahmet Şara, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Cömert Tokayev, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade, ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barak ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif gibi önemli isimler burada" diyerek zirvenin uluslararası gücünü vurguladı. Bal ayrıca Katar Emiri Es-Sani, Neçirvan Barzani ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiga’nın da forumda yer aldığını, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un ise ertesi gün katılacağını belirtti.

 

ERDOĞAN’DAN YOĞUN DİPLOMASİ TRAFİĞİ

Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın forum kapsamında gerçekleştirdiği temaslar günün en kritik başlıkları arasında yer aldı. Kübra Bal, "Cumhurbaşkanı Erdoğan açılış konuşmasının ardından yoğun bir ikili görüşme trafiği yürüttü" ifadelerini kullandı.

PAKİSTAN İLE KRİTİK ZİRVE: ATEŞKES MASADA

Günün en dikkat çeken görüşmelerinden biri Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile yapılan temas oldu. Kübra Bal, "Bu görüşmede özellikle İran’daki ateşkes süreci değerlendirildi" diyerek görüşmenin önemine dikkat çekti.

Erdoğan’ın bu görüşmede Türkiye’nin barıştan yana tutumunu net şekilde ortaya koyduğunu aktaran Bal, Cumhurbaşkanı’nın Pakistan’ın rolünü takdir ettiğini ve ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi için çabaların süreceğini vurguladığını ifade etti.

YENİ GÜVENLİK MİMARİSİ MESAJI

Başkan Erdoğan’ın bölgesel güvenlik konusundaki mesajları da dikkat çekti. Kübra Bal, "Yeni bir bölgesel güvenlik mimarisine ihtiyaç duyulduğunu ve Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki temaslardan memnuniyet duyduğunu ifade etti" sözleriyle bu kritik başlığı aktardı. Erdoğan’ın ayrıca Gazze’de ateşkesin güçlendirilmesi ve iki devletli çözümün geciktirilmemesi gerektiğine vurgu yaptığı belirtildi.

SURİYE GÖRÜŞMESİ: YENİDEN İNŞA VE İŞ BİRLİĞİ

Başkan Erdoğan’ın Suriye Devlet Başkanı Ahmet Şara ile gerçekleştirdiği görüşme de öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Kübra Bal, "Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’nin birlik ve beraberliğini güçlendirme ve yeniden inşa sürecinde Türkiye’nin yanında olacağını ifade etti" dedi. Erdoğan’ın ayrıca savunma, güvenlik, ticaret, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliğinin artırılmasının önemine dikkat çektiği aktarıldı.

KATAR’IN DA KATILDIĞI ÜÇLÜ TEMAS

Pakistan görüşmesine Katar Emiri’nin de katılması dikkat çekti. Kübra Bal, "Bu görüşmede liderler bölgesel çapta kalıcı ve sürdürülebilir barış için atılabilecek adımları değerlendirdi" diyerek çok taraflı diplomasinin önemine işaret etti.

AVRUPA HATTINDA TEMASLAR

Başkan Erdoğan’ın diplomasi trafiği bununla da sınırlı kalmadı. Kübra Bal, "Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze ve Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu ile de görüşmeler gerçekleştirildi" sözleriyle gün boyu süren yoğun temaslara dikkat çekti.

ANTALYA KÜRESEL KARAR MERKEZİNE DÖNÜŞTÜ

Forumun genel atmosferini özetleyen Kübra Bal, "Antalya’da adeta diplomasi rüzgarı esiyor ve yarın da programlar devam edecek" diyerek zirvenin etkisinin süreceğini vurguladı.

20:09

ANTALYA'DA TÜRKİYE-AZERBAYCAN ZİRVESİ

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu kapsamında, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir araya geldi.
 
Ahaber
19:42

BAKÜ-TİFLİS-KARS HATTI MASADA!

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze ile görüşmesinde, Güney Kafkasya'da kalıcı barışın sağlanması konusunda çalışmaların sürdüğünü, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattının tam kapasiteyle çalıştırılmasının Orta Koridorun verimliliğine katkı sunacağını söyledi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamındaki görüşmesine ilişkin açıklama yapıldı.

Buna göre iki lider, görüşmede, Türkiye-Gürcistan ikili ilişkileriyle bölgesel ve küresel konuları ele aldı.

Başkan Erdoğan, Türkiye ile Gürcistan arasında ikili ticaret hacminin artırılması, enerjide işbirliği başta olmak üzere, birçok alanda ilişkilerin geliştirilmesi için adımlar atmayı sürdüreceklerini belirtti.

Erdoğan, Güney Kafkasya'da kalıcı barışın sağlanması konusunda çalışmaların sürdüğünü, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattının tam kapasiteyle çalıştırılmasının Orta Koridorun verimliliğine katkı sunacağını söyledi.

Ahaber
19:26

BAKAN FİDAN DİPLOMASİ MESAİSİNDE

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 5. Antalya Diplomasi Forumu çerçevesinde Ukrayna ve Avusturyalı mevkidaşlarıyla bir araya geldi.  

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Fidan, ilk etapta Avusturyalı mevkidaşı Meinl-Reisinger ile görüştü. Daha sonra diplomasi mesaisine devam eden Fidan Ukraynalı mevkidaşı Sybiha ile bir araya geldi. 

19:18

BAŞKAN ERDOĞAN MOLDOVALI MEVKİDAŞIYLA GÖRÜŞTÜ

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Formu kapsamında Moldova Cumhurbaşkanı Maya Sandu ile bir araya geldi.

İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu ADF2026 için Türkiye’de bulunan Moldova Cumhurbaşkanı Maya Sandu ile bir görüşme gerçekleştirdi.

Liderler, Türkiye-Moldova ikili ilişkileri ile bölgesel konuları ele aldı. Başkan Erdoğan görüşmede, Türkiye ile Moldova arasında ticaret, enerji ve savunma sanayii başta olmak üzere bir çok konuda ilişkilerin ilerletilmesi için atılan adımların sürdüreceğini ifade etti.

Başkan Erdoğan Türkiye olarak, Ukrayna-Rusya savaşının sonlandırılması için müzakere sürecini canlandırmaya yönelik gayretlerin devam ettiğini, kalıcı barışa ulaşmak amacıyla taraflarla temasların artırıldığını söyledi.

Başkan Erdoğan, Gagauz Türklerinin iki ülke arasında kültürel ve beşeri bağların müstesna simgesi olduğunu vurguladı.

Ahaber
18:14

"İRAN’DA BARIŞA ULAŞANA KADAR ATEŞKESİN UZATILMASI İÇİN ÇALIŞACAĞIZ"

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu (#ADF2026) için Türkiye’de bulunan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’i kabul etti.
 
Liderler, Türkiye-Pakistan ikili ilişkileri başta olmak üzere, İran’daki ateşkes süreci, bölgesel ve küresel konuları ele aldı.
 
Erdoğan kabulde, iki ülke arasındaki iş birliğini enerji, ticaret, savunma başta olmak üzere birçok alanda daha ileriye taşımak için adımlar atmayı sürdüreceklerini ifade etti.

Erdoğan, Erdoğan, Türkiye’nin İran’a yönelik saldırılarla başlayan çatışma sürecinde ilk günden bu yana barışın tarafında olmaya devam ettiğini, Pakistan’ın ateşkesin sağlanmasındaki gayretlerinin ve başarısının tüm dünyanın takdirini kazandığını, İran’da barışa ulaşana kadar ateşkesin uzatılması için çalışacağımızı söyledi.

Erdoğan, yaşanan krizin sağlam temellere dayanan yeni bir bölgesel güvenlik mimarisine duyulan ihtiyacı ortaya koyduğunu, Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan Dışişleri Bakanlarının yakın mesaisinin Antalya Diplomasi Forumu’nda da sürmesinden memnuniyet duyduğunu belirtti.
 
Erdoğan, Gazze’de sağlanan ateşkesin güçlendirilmesinin önemli olduğunu, bölgemizde yaşanan kaosun, Filistin’in özgürleştirilmesi ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesi konusunu ertelememesi gerektiğini ifade etti.
 
Cumhurbaşkanımız, Pakistan’ın huzur ve refahının Türkiye için önem arz ettiğini, Pakistan’ın komşularıyla sorunlarını diyalog yoluyla çözme konusunda Türkiye’nin desteğinin her zaman süreceğini belirtti.

17:47

ERDOĞAN-ŞARA GÖRÜŞMESİ

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Belek Turizm Merkezi'ndeki NEST Kongre ve Fuar Merkezinde gerçekleştirilen "Antalya Diplomasi Forumu kapsamında, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile görüştü.

 

Ahaber
17:16

3'LÜ ZİRVE

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Belek Turizm Merkezi'ndeki NEST Kongre ve Fuar Merkezinde gerçekleştirilen 'Antalya Diplomasi Forumu"nun resmi açılış törenine katıldı. Başkan Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile görüştü. 

 

 

Ahaber
16:35

DİPLOMASİ TRAFİĞİ

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Antalya'da bir araya geldi.

 

 

Ahaber
13:53

ŞARA: İSRAİL SURİYE İLE ATEŞKES ANLAŞMASINI İHLAL ETTİ

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara Antalya Diplomasi Forumu'nda konuştu. Bölgenin son yüzyıldan beri "daha önce tarihte olmadığı kadar" zor bir dönemden geçtiğini ve birçok problemler yaşadığını kaydeden Şara, bölge halkları adına bu zorluklara karşı rol almaya çabaladığını bildirdi.

Şara, Suriye'nin "çok müstesna bir coğrafi konumda" bulunduğunu kaydederek, ülkesinin "çoğu zaman bir dünya gücü tarafında kendisinden yana olmaya zorlandığını" belirterek, "Bu seçeneğe artık mahkum değiliz." dedi. Ülkesinin hem Rusya hem ABD hem de Çin ile dengeli bir ilişki kurmaya çabaladığını anlatan Şara, "çatışmaların posta kutusu olmaktansa, stratejik güvenliğinin sağlanmasını hedefliyoruz." diye konuştu.

"SURİYE, İRAN'A SAVAŞTA TARAF OLMADI"

"Suriye'nin 14 yıldır İran saldırısına maruz kaldığını ve İran'ın eski rejime destek olduğunun farkında olduklarını" ifade eden Şara, "Suriye, bütün bir olumsuz geçmişe rağmen bugünkü çatışma ve İran'a karşı yapılan savaşta taraf olmadı." değerlendirmesinde bulundu.

Şara, bölgede "çatışmanın çıkmaması ve alevlenmemesi" için çaba sarf ettiklerini kaydederek, "Hedef, diplomasinin hakim olduğu ve çatışmaların olmadığı bölge olmak. Suriye'nin herhangi bir çatışmada taraf olmamasına çabalıyoruz." dedi. ABD'nin önderliğinde Lübnan'da sağlanan ateşkese destek verdiklerini kaydeden Şara, "(Suriye) Ülke, Lübnan'da yaşananlardan da etkileniyor." ifadesini kullandı.

Fotoğraf: AAFotoğraf: AA
 

"GOLAN TEPELERİ'NDEKİ İŞGALİN ULUSLARARASI HUKUKTA YERİ YOK"

İsrail'in Golan Tepeleri'nde sürdürdüğü işgale dikkati çeken Şara, İsrail'in orada "hak iddia etmesinin yersiz" olduğunu belirterek, "(Golan Tepeleri) Bir devletin hakkı değil, bir halkın hakkıdır." dedi. ABD'nin İsrail'in Golan Tepeleri işgalini tanıdığını anımsatan Şara, bunun uluslararası hukukta bir yeri olmadığını bildirdi.

Suriye ve İsrail arasındaki ateşkes anlaşmasını, Aralık 2024'te Beşşar Esed rejiminin devrilmesi sonrası İsrail'in ihlal ettiğini kaydeden Şara, "İsrail bunu ihlal etti. Yeni kuralların ve şartların belirlenmesini için çabalıyoruz. Başarırsak eğer Golan Tepelerini adına uzun vadeli müzakere süreci başlatacağız." değerlendirmesinde bulundu. Ülkedeki "yeniden entegrasyon" sürecinin ilerleyişine değinen Şara, ülkede "her attıkları adımda önemli gelişmeler yaşadıklarını" belirtti.

"ANLAŞMALARDA İYİ İLERLEDİK"

Şara, "Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile anlaşma birçok adımı içerisinde barındırıyor. Mart 2025 anlaşmasına sadık kalınmadı, aralıkta son buldu, aralıkta genel bir anlaşma imzalandı." ifadelerini kullandı. Entegrasyon sürecinin aşamalara dönüşmüş şekilde gerçekleşmeye devam ettiğini belirten Şara, "Taraflar Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve istikrarını temellendirmek istiyor. İyi ilerlediğimizi ifade etmek isterim." dedi.

Ülkede anayasa deklarasyonu, siyasi boşluğun doldurulması, meclisin kurulması, ekonomik kurumsallaşma süreçlerinin adım adım yönetildiğini kaydeden Şara, "Burada ilk adım (ABD menşeli) yaptırımların kaldırılmasıydı ve başarıldı. Nüfus sayımı önemli çünkü ülke içi ve dışına göç hareketleri yaşandı. Toprak bütünlüğü sağlamlaştırılmalı." ifadelerini kullandı.

"KENDİMİZE YETECEK SEVİYEYE ULAŞMAK İSTİYORUZ"

Şara, ülkenin yeniden inşa politikasında "yatırımlara dayalı vizyon" izlediklerini kaydederek, ülkede yatırım atmosferinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Suriye'ye yönelik yapılması beklenen yardımlara dikkati çeken Şara, "Vaat aldık ama hiçbiri gerçekleşmiş değil. Suriye yardıma ihtiyaç duyan bir ülke ancak politize edilmiş yardım fonu almak ya da sahip olmak istemiyoruz. İlk olarak kendimize yetecek seviyeye ulaşmak istiyoruz." dedi.

Şara, ülkesinin bir dönem "çatışmaların posta kutusu haline geldiğini" ifade ederek, Suriye'nin son dönemde çatışmalardan uzak olmasının yatırım fırsatlarını artırdığını ve ülkenin "hayal edilemeyecek ivme kazandığını" belirtti.

13:40

BAKAN BAYRAKTAR: ENERJİ PİYASALARIMIZ OLDUKÇA DİRENÇLİ

Antalya Diplomasi Forumu'nun  ilk gününde düzenlenen 'Küresel Enerji Haritasının Yeniden Çizilmesi: Güvenlik ve Belirsizlik' konulu panele, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Slovenya Çevre İklim ve Enerji Bakanı Bojan Kumer, Azerbaycan Enerji Bakanı Perviz Şahbazov, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı Genel Direktörü Francesco La Camera katıldı.

Panelin açılışında konuşan Bakan Bayraktar, İran ve ABD arasındaki gerilim nedeniyle yaşanan enerji krizine ilişkin konuştu. Bayraktar, "Bu kriz tabi ki bizi çok derinden etkiledi. Bizim enerji piyasalarımız oldukça dirençli. Türkiye dirençli çünkü bizim daha geçmiş dönemde yaşadığımız krizlerimiz var. Biz zaten etrafımızdaki belirsizliklerle yaşıyoruz. Son 6-7 yıldır iklim krizi, pandemi, tedarik zincirinde belirsizlik yaşadık. Rusya ve Ukrayna savaşı sonrasında İran, Orta Doğu bunların hepsi Türkiye'yi dirençli hale getirdi. Biz krizle başa çıkmaya alışığız" diye konuştu.

'KARBON NÖTR POLİTİKAYA SAHİBİZ'

Bakan Bayraktar, "Türkiye'deki vizyonumuz bizleri daha dirençli ve güvenli hale getirdi. Son 25 yıldır enerji piyasaları dönüşümden geçti. Kendi piyasalarımızı özel yatırım ve girişimlere açtık. Bölgesel olarak birçok iş birliği gerçekleştirdik. Çok büyük altyapılar yaptık. Mevcut sorunlarımız, uzun vadeli enerji talebimiz. Türkiye'deki enerji talebi çok hızlı artıyor. Yapay zekaya dayanan merkezler var, elektrikli araçlar gibi durumlar enerji ihtiyaçlarını artırıyor. Fosil yakıtlardan uzaklaşmayı ve elektriği kullanmayı hedef edindik. Bizler ithalat bağımlı bir ülkeyiz ve bağımlılığımızı azaltmak istiyoruz. Karbon nötr politikaya sahibiz. Enerji kaynaklarımızı çeşitlendirmek bizler için önemli. Daha fazla yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanmak istiyoruz. Sırtımızı da fosil yakıtlara dönmüyoruz. Bizlerin bir enerji mimarisine sahip olmamız gerekiyor. Petrol ve doğal gaz sadece Hürmüz Boğazı'ndan geçmiyor. Karbonsuz enerjiye ihtiyacımız var ama Türkiye'de her gün 40 milyon araç yollarda. Bizim onlara yakıt arzı sağlamamız lazım. Her gün 22 milyon hanede doğal gaz kullanılıyor. Somali'de birkaç gün önce deniz kazı çalışmalarına başladık. Birçok farklı uluslararası projeye yatırım yaptık" ifadelerini kullandı.

'EKONOMİMİZDE ANAHTAR KELİME; YENİLENEBİLİR ENERJİ'

İlk veya son kez böyle bir enerji kriziyle karşılaşmadıklarını aktaran Bayraktar, şöyle konuştu:

"Bu krizlerden derslerimizi almalı, yapmamız gerekenleri yapmalıyız. Çok güçlü bir hedefimiz var. Karbon nötr bir ekonomiye sahip olmak istiyoruz 2050'ye kadar. Ulaşım, altyapı, tarım tüm bunlarda değişim göreceğiz. Ekonomimizde anahtar kelime; yenilenebilir enerji. Kapasitelerinin artırılması, güvenliğinin sağlanması, depolanması ile yenilenebilir enerjinin kullanılması bu hedeflerin gerçekleşmesi noktasında anahtar rol olacaktır. Yakında çok büyük bir ilanımız olacak. Bu 2050 hedefimizi 2035'e çekeceğiz. Bu henüz kesinleşmedi. Ulusal enerji verimliliği programını 2040'a kadar hayata geçirmeyi planlıyorduk, onu da 2030'a çekeceğiz. Enerji verimliliğini artırmak alanında hem özel hem de kamu sektörü oyuncuları ile çalışıyoruz."

Bu krizlerden ders alıp elden gelenleri yapmak gerektiğini ifade eden Bakan Bayraktar, "Her bir kriz yenilenebilir enerjinin önemini öne çıkarıyor. Nükleer enerji bu dönüşümün bir parçası. Yenilenebilir enerji için kullanılacak malzemelerin üretiminden de bahsetmemiz gerekiyor. Tüm bunlar bizim bazı elementlere bağımlılığımızı gözler önüne seriyor" dedi.

ŞAHBAZOV: EN CİDDİ KRİZLERDEN BİRİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ

Azerbaycan Enerji Bakanı Perviz Şahbazov, enerji güvenliğinin en önemli konulardan biri haline geldiğini belirterek, "Sadece bugünün önemli konusu değil. En ciddi krizlerden biriyle karşı karşıyayız şu an. Hürmüz Boğazı'na baktığımızda 12 milyon varillik petrolden bahsediyoruz. Bu şu an toplam enerji tedarikinden muaf durumda. Bunların bir bölümü Avrupa'ya aktarılıyor. Bu sevkiyat sıkıntı yaşayınca Avrupa'da jet yakıtı konusu kırılgan hale geldi. Bu global bir kriz. Hepimizin bu krizle mücadele etmesi gerekiyor. Azerbaycan bu noktada kendi arz güzergahlarını çeşitlendirdi. Biz 20 farklı ülkeye 40 milyon varil arzı gerçekleştiriyoruz. Yakın zamanda Avrupa ortaklarımıza doğal gaz da tedarik etmeye başladık. Sanki üretici ülkeler bu krizden para kazanıyor diye algı var ama borsada petrol nedeniyle düşüş yaşandığında bundan biz de etkileniyoruz. Dengeli fiyatlar hepimiz için önemli" diye konuştu.

KUMER: BU KRİZ DOĞRU ZAMANDA BİZİ BULMADI

Slovenya Çevre İklim ve Enerji Bakanı Bojan Kumer, ülkesinin Körfez ülkelerinde yaşanan çatışmalardan etkilendiğini belirterek, "Fiyatlar hemen arttı ama miktar azaldı. Biz petrolümüzün yüzde 100'ünü ithal ediyoruz. Petrol ürünlerinin ithalatına bağımlısıyız. Slovenya'dan geçen bütün güzergahları değerlendirdik ve hesaplamalar yaptık. Her geçen gün ihtiyacımız da artıyor. Avusturya, İtalya sınırımıza kadar yaklaşıp bizden petrol ithal ediyordu. Güzergahlar bizden geçtiği için çevremizdeki ülkelere de petrol veriyorduk. Bu kriz doğru zamanda bizi bulmadı. Kış bitiminde tarım, çiftçilik başladığında oldu ve petrol ihtiyacımız daha da arttı. Hiçbir ülke bu tür enerji kriziyle tek başına başa çıkamaz. AB ülkeleri açısından birlikte hareket etmemiz gerekiyor. Slovenya biraz daha fazla ölçüde stratejik dengeye bağlı durumda. Ukrayna savaşından önce Rusya'dan doğal gaz alıyorduk. Yenilenebilir enerji dünyanın geleceği. Fosil yakıt bizim sahip olduğumuz bir kaynak değil" ifadelerini kullandı.

LA CAMERA: BU BİR FOSİL YAKIT KRİZİ

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı Genel Direktörü Francesco La Camera, "Bu bir enerji krizi değil. Bu enerji sisteminin fosil yakıt üzerine kurulması krizi. Bu bir fosil yakıt krizi. Bu bizi yenilenebilir enerjiye daha fazla kaydıracak. Yenilebilir enerjide 1 yılda yaptığımız kurulumla 70 yıllık nükleer enerji yatırımını geçtik. Enerji güvenliğinin fosil yakıtlar üzerinden yürütülmesi bize başarısızlık getiriyor. İspanya enerji kaynaklarının yüzde 60'ını yenilenebilir enerji kaynaklarına çevirdi. Türkiye de yenilenebilir enerjiye kaynaklarına yatırım yapıyor. Ekonominin rekabetçi olması için enerji sisteminin güçlü olması gerekiyor. Avrupa yenilenebilir enerji kaynaklarını hala küçümsüyor. Bu yüzden Avrupa kaybederken, yenilenebilir enerjiye yatırım yapan Asya ülkeleri kazanıyor. Bu üretim tesislerinin kapatılması imkansız bir şey. Doğal gaz, petrol ve nükleer enerjiyle ilgili 2050 yılına kadar yüzde 4 artış bekliyoruz tüketimde. Çok ciddi enerji ihtiyacı artışı var" dedi.