Ankara NATO Zirvesi tarihe geçti: Dünya diplomasisinde yeni bir devir mi başlıyor?
Türkiye'nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi, hem ittifakın geleceği hem de küresel güvenlik dengeleri açısından tarihin en kritik NATO toplantılarından biri olarak öne çıktı. A Haber, başkentten zirvenin nabzını tutarken, alanında uzman isimler kritik görüşmelerin perde arkasını ve masadaki stratejik başlıkları değerlendirdi.
36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi Türkiye ev sahipliğinde başarıyla tamamlandı.
NATO'NUN EN GENİŞ KAPSAMLI ZİRVESİ
Yeni güvenlik stratejisinin ele alındığı zirvede, NATO üyesi 32 ülkenin devlet ve hükûmet başkanlarının yanı sıra davetli ülke liderleri, yaklaşık 100 bakan, üst düzey diplomatlar ve uluslararası kuruluş temsilcileri Ankara'da bir araya geldi.
Uzman isimler A Haber canlı yayınında kritik değerlendirmelerde bulundu.
BU CANLI AKIŞ 08.07. 2026 TARİHİNDE SONA ERMİŞTİR
CANLI ANLATIM
AVRUPA STRATEJİK KÖRLÜK YAŞIYOR
Zirveye ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ve Avrupa müttefiklerine yönelik tavrı damga vurdu. Trump'ın aile fotoğrafı çekilirken kimseyle konuşmaması ve sadece İzlanda Başbakanı ile birkaç cümle etmesi zirvedeki gerilimin boyutunu gözler önüne serdi. Yusuf Alabarda, Trump'ın Avrupa'ya yönelik yaklaşık on yıldır süregelen tepkisini, "Trump’ın Avrupa’ya yönelik olarak Amerika Birleşik Devletleri’nin yanında yer almadıklarından mütevellit yaklaşık 10 yıldan bu yana tepkisini çeken bir pozisyonlanması var. İlk geldiğinde 'Pamuk eller cebe, %2 harcamayanlar NATO’daki varlıklarını sorgulasın' cümlesi çok eleştirilmişti ama şimdi %5 diyor" sözleriyle aktardı. Alabarda, Trump’ın savunma harcamaları konusundaki net duruşunu, "Ben 900 küsur milyar dolarlık bir savunma harcaması yapıyorum ve bunun karşılığında siz Avrupa’da harcamalarınızı düşük tutarak benim üzerimden bu işi kotarmaya devam ediyorsunuz. Ben bu parayı Amerikan vergi mükelleflerinden sizin güvenliğinizi sağlamak için topluyorum diyor" ifadeleriyle dile getirdi.
AVRUPA'NIN "ŞÜKRANSIZLIK" TARİHİ VE TERÖR DESTEĞİ
Yusuf Alabarda, Türkiye'nin NATO tarihindeki fedakarlıklarının Avrupa tarafından görmezden gelindiğine dikkat çekti. Türkiye'nin 1952'den bu yana Avrupa'nın güvenliği için bir kalkan olduğunu belirten Alabarda, "Berlin’in üzerindeki yükü aldık, Londra’nın üzerindeki yükü aldık, Paris’in üzerindeki yükü aldık. 1990’da Sovyetler Birliği tarihe karışınca bize teşekkür etmeleri gerekirken, tam tersi 90’da terör örgütü olayları yoğunlaştığında bize silah verenler, 'Leopard tanklarını terörle mücadelede kullanamazsınız' dediler" şeklinde konuştu. Avrupa'nın Türkiye karşıtlığı üzerinden körleştiğini vurgulayan Alabarda, "Konuları Türkiye karşıtlığı üzerinden okuduğu için geleceği göremiyorlar. Macron iki gün önce Şam’daydı; Suriye’nin istikrarından, açılan Fransız okullarından bahsediyor. Kardeşim, 2019’da Türkiye oraya harekat düzenlerken ambargo koyan sendin; şimdi Türkiye’nin katkılarıyla ortaya çıkan Suriye denklemine 'firmalarımız burada bir şeyler yapsın' diye gidiyorsun" sözleriyle Avrupa'nın ikiyüzlü siyasetini eleştirdi.
FRANSA VE TERÖR ÖRGÜTLERİYLE "YAĞLI GÜREŞ" SKANDALI
A Haber ekranlarında, Fransız çimento devi Lafarge'ın terör örgütleriyle olan kirli ilişkileri de yeniden gündeme getirildi. Alabarda, TRT Haber'in "Fabrika" belgeseline atıfta bulunarak, "Lafarge firmasının Fransız istihbaratı altında terör örgütleriyle, beni affetsinler ama resmen oynaşmışlar. Fransız istihbaratı, Fransız Ekonomi Bakanlığı ve Lafarge firması, DEAŞ’la yağlı güreş yapmışlar, pehlivan gibi el ele ensede terör estirmişler. Fransız mahkemesi bu konuyla ilgili Lafarge firmasını cezalandırmak zorunda kaldı" ifadelerini kullandı.
ENERJİ VE ALTYAPIDA TÜRKİYE'NİN DURDURULAMAZ YÜKSELİŞİ
Zirvenin bir diğer önemli başlığı ise enerji güvenliği ve altyapı projeleriydi. Alabarda, Türkiye'nin Avrupa'nın enerji arzındaki hayati önemini, "Eğer TANAP ve TAP olmasaydı Avrupa’ya Azerbaycan gazının gitmesinin imkanı var mıydı? Rusya üzerinden gidemezdi. Türkiye bir çok alanda kendisini yeniden şekillendiren dünya için hazırladı" sözleriyle belirtti. Altyapı yatırımlarına da değinen Alabarda, "Türkiye 81 vilayetinde üniversiteleri, şehir hastaneleri, organize sanayi bölgeleri, doğalgaz altyapısı ve 30 bin kilometre bölünmüş yollarıyla aslında 'yeni kurulacak dünyada ben hazırım' diyor. Buna ilaveten Basra Körfezi’nden başlayıp Türkiye’ye gelecek Kalkınma Yolu projesi ve Hicaz demiryolu gibi vizyon projelerimiz var" bilgilerini paylaştı.
NÜKLEER ENERJİ VE AVRUPA: "HASTA ADAM" DÖNEMİ
Avrupa'nın nükleer enerji konusundaki geri adımlarının kendisini enerjisiz bıraktığını ifade eden Yusuf Alabarda, dünyadaki nükleer trendin aksine hareket eden muhalefeti de eleştirdi. Alabarda, "Siz dünyayı bilmiyorsunuz; Fransa’da 55 tane nükleer santral var. Son 25 yıl içerisinde dünyada 69 tane nükleer santral devreye girdi, önümüzdeki 20 yılda 70-80 tane daha girecek. Türkiye bu konularda mesafe kat etmeye başladığında 'nükleer belasından Türkiye’yi kurtaracağız' diyorsunuz. Bak Fransa’ya, bak İngiltere’ye, bak Güney Kore’ye" diyerek nükleer enerjinin savunma sanayi ve üretim bandı için vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Son olarak Avrupa'nın mevcut durumunu İbn-i Haldun'un devlet teorisiyle açıklayan Alabarda, "Avrupa o kadar çok norm ortaya koymuş ki, kendi içindeki olumlu gelişmeleri bıçakla keser gibi kesmiş. Sanırım Avrupa, 'Hasta Adam' periyodunu yaşıyor" sözleriyle analizini noktaladı.
TRUMP 3 - NATO 0 MI?
Zirvenin açılış anlarını değerlendiren A Haber spikeri Haktan Uysal, "Amerikan Başkanı Donald Trump bütün teamülleri altüst etti, mavi halıda yürümedi ve öncesinde fotoğraf karesine girmedi" sözleriyle aktardı. Trump’ın alışılagelmiş diplomasi trafiğini reddettiğini belirten Uysal, Trump, "İran yönetimi bir avuç yalancıdan ibaret, onlarla ateşkes bitti ve nükleer silaha sahip olmalarına asla izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı diyerek bölgedeki gerilimin tırmanacağına dikkat çekti.
TÜRKİYE’YE F-35 VE MOTOR MÜJDESİ
Trump’ın Türkiye ve Başkan Erdoğan hakkındaki sıcak mesajlarını analiz eden masada, Trump, "Başkan Erdoğan’ı seviyorum, çok güçlü bir orduları var ve Türkiye savaşa girmemekle en doğru kararı verdi, F-35’leri kesinlikle alacaklar" ifadelerini kullandı. Bu sözleri teknik detaylarla yorumlayan Bülent Atasever, "Burada sadece 5 adet F-35 uçağı değil, Türkiye’nin kendi ürettiği KAAN savaş uçakları için hayati önem taşıyan 700-750 milyon dolarlık F-110 motorlarının verilmesi de bir paket olarak masada" sözleriyle aktardı.
İSPANYA’YA SERT AMBARGO VE NATO’DA ÇATLAK
Trump’ın müttefiki İspanya’ya yönelik eşi benzeri görülmemiş sertlikteki sözleri analiz masasında geniş yer buldu. Trump, "İspanya NATO için korkunç bir ortak, onları taşımak zorunda değiliz ve onlarla asla ticaret yapmayacağım, İspanya tam bir umutsuz vaka" ifadelerini kullandı. Bu çıkışın ittifakın geleceğini sarstığını belirten Bülent Atasever, "Eğer yarın bir gün İspanya’ya yönelik bir saldırı olursa, Başkan Trump’ın parmağını bile oynatmayacağını anlıyoruz; bu durum NATO’nun 5. maddesinin fiilen rafa kalkması demektir" sözleriyle tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi.
NETANYAHU’YA "ERDOĞAN" AYARI
Trump’ın İsrail Başbakanı Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesine dair detayları paylaşan analiz masasında, Trump, "Bibi’yi aradım ve ona Erdoğan’ın liderliğinin ne kadar önemli olduğunu söyledim, artık bu tip konuşmalar yapmaması için kendisine bir nevi ayar verdim" ifadelerini kullandığı belirtildi. Trump’ın bölgesel dengelerde Türkiye’nin rolünü önemsediğini vurgulayan Doç. Dr. Merve Suna Özel Özcan, "NATO içinde artık ortak bir tehdit algısı kalmamıştır; doğu ülkeleri Rusya derken Trump Çin ve İran diyor, bu da NATO 3.0’ın kağıt üzerinde kalacağını gösteriyor" sözleriyle aktardı.
A Haber analiz masasında zirvenin bilançosu çıkarılırken, Haktan Uysal "Herkes NATO 3.0 (Üç nokta sıfır) beklerken, Trump’ın Ankara’daki bu baskın karakteriyle maçın sonucu Trump 3 - NATO 0 (Üç sıfır) olmuştur" diyerek durumu özetledi. Doç. Dr. Merve Suna Özel Özcan ise "Doğu kanadı Rusya diyor, Trump ise Çin ve İran diyor. Ortak bir tehdit algısının kalmadığı bir yerde NATO’nun kağıt üzerinde kalması artık bir tercih değil, bir sonuçtur" sözlerini kullandı.
MACRON ZİRVE ÖNCESİ SABAH KOŞUSUNA ÇIKTI
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ankara'da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi'nin ikinci gününde sabah saatlerinde başkent sokaklarında koşuya çıktı.
Yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen spor sırasında Macron, protokol güzergâhına yakın noktalarda görüntülenirken, o anlar zirvenin en dikkat çeken görüntüleri arasında yer aldı.