Başkan Erdoğan'dan Rusya-Ukrayna savaşı için yeni diplomasi hamlesi: Zelenskiy'den sonra sıra Putin'de

Başkan Erdoğan'dan Rusya-Ukrayna savaşı için yeni diplomasi hamlesi: Zelenskiy'den sonra sıra Putin'de

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'ın davetine icabetle resmi ziyaret gerçekleştirdiği Seul'deki temaslarını tamamlayarak yurda döndü. Başkan Erdoğan, dönüş yolunda Seul'deki nükleer ve savunma sanayii temaslarından Rusya-Ukrayna savaşına, ABD seçimlerinden Terörsüz Türkiye sürecine kadar birçok kritik başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Karadeniz’deki savaşın diplomasi yoluyla sonlandırılması için Türkiye'nin kilit arabuluculuk rolünü vurgulayan Erdoğan, İstanbul'da temaslarda bulunan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşme trafiğini başlatacaklarını açıkladı.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'ın davetine icabetle resmi ziyaret gerçekleştirdiği Seul'deki temaslarını tamamlayarak dün (4 Kasım Çarşamba) yurda döndü. Başkan Erdoğan dönüş yolunda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"TİCARET HACMİMİZİ 15 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAK İSTİYORUZ"

"Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung'un davetine icabetle Seul'e yaptığımız ziyaretimizi tamamladık. 76 sene önce Kore Savaşı'nda kahraman Mehmetçiğimizin fedakarlıklarıyla kurulan, iki milleti kan kardeşi kılan tarihi bağlarımızı daima gururla hatırlıyoruz. Bu ortak geçmiş üzerine bina ettiğimiz ilişkileri 2012 yılında stratejik ortaklık düzeyine yükseltmiştik. İnşallah 2027 yılında diplomatik ilişkilerimizin tesisinin 70. yıl dönümünü de birlikte idrak edeceğiz. Ülkelerimiz arasında yoğunlaşan ziyaretler iş birliğimizin gelişmesine katkı sağlıyor.

Hatırlayacaksınız; Sayın Cumhurbaşkanı geçen yıl Kasım ayında ülkemize resmi ziyarette bulunmuş, ayrıca NATO Ankara Zirvesi'ne iştirak etmiştir. İki stratejik ortak olarak bu ziyaretimizde münasebetlerimizi ilerletmeye yönelik ortak irademizi bir kez daha teyit ettik. İlişkilerimizde, ticaret ve yatırım başta geliyor. 11 milyar doları aşan ticaret hacmimizi "kazan-kazan" anlayışıyla 15 milyar dolara çıkarmak istiyoruz. Serbest ticaret anlaşmamızın güncellenmesi dahil, birçok konuda ilgili kurumlarımız temaslarını sürdürüyor.

Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmemde özellikle yatırımlar konusuna dikkat çektim. Türkiye'nin yatırımcılara sağladığı fırsatları, küresel ölçeğe sahip Koreli firmalara anlattım. Malumunuz Kore ile nükleer enerji alanında iş birliği için geçmişte görüşmelerimiz oldu. Bu ziyaretimizde bu alanda yeni bir irade ortaya koyduk. Özellikle finansman konusunda görüşmelerimiz sürecek. Savunma sanayii alanında ise Altay tankı ve Fırtına obüsleri gibi başarılı projelerden hareketle iş birliğimizi ilerletecek konuları ele aldık. Ayrıca, otomotiv, ileri teknolojiler ve yapay zeka alanlarında iş birliği imkanlarını değerlendirdik. Enerji, madencilik, bilimsel iş birliği, proje finansmanı ve yatırım alanlarında beş belgeye imza attık. Her açıdan dolu dolu geçen bir ziyaret gerçekleştirilmiş oldu. Sayın Cumhurbaşkanı'nın ve kıymetli eşinin heyetimize ilgisi de son derece yüksekti. Karşılamadan resmi akşam yemeğine kadar ziyaretin her aşamasında, Türkiye'yle ve milletimizle olan dostluklarına verdikleri önemi bizzat müşahede ettik. İstişarelerimizin ve aldığımız kararların Türkiye- Kore Cumhuriyeti ilişkileri için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum."

GÜNEY KORE İLE DEĞERLENDİRİLEN ANLAŞMA VE İŞ BİRLİĞİ KONULARI

Erdoğan bir gazetecinin, "Güney Kore ile yapılan nükleer güç santrali anlaşmasına ilişkin bir takvim var mı? Bundan sonraki süreçte hangi adımları göreceğiz? Savunma sanayiinden bahsettiniz, İHA ve SİHA'lar konusunda acaba önümüzdeki dönemde Güney Kore ile bir anlaşma, iş birliği mümkün müdür?" sorusunu şöyle yanıtladı:

"Türkiye ve Kore Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerde savunma sanayii dediğimiz zaman, bir iki silahı masaya yatırma şeklinde değerlendirilmez. Burada konu, toplu bir savunma sanayi teknolojisidir. Savunma sanayii teknolojisi Altay Tankı'ndan tutun Fırtına Obüsleri'ne varıncaya kadar, İHA, SİHA'lara, hava savunma sistemlerine, denizdeki son gelişmelere, denizaltılara varıncaya kadar bütün bunları kapsayan adımlardır. Milli Savunma Bakanlığımız muhatabıyla bunları görüşür, hepsini ele alırlar ve biz de buna göre adımlarımızı atarız."

BARIŞ ZİRVESİ HAMLESİ

Başkan Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşını ve Türkiye'nin arabuluculuğu konusunu ise şu şekilde değerlendirdi:

"Sayın Zelenskiy'nin, Türkiye'ye cumartesi günü yaptığı ziyarette bunları etraflıca görüşme fırsatımız oldu. Beraber bir çalışma yemeği de yedik. Rusya-Ukrayna arasındaki bu savaşın sonlandırılması için müzakereler noktasında diplomasi yoluyla adımların atılmasının çok önemli olduğunu Sayın Zelenskiy'e ifade ettik, anlattık. Türkiye olarak barışa giden yolu açmak için elimizden geleni yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. Sayın Zelenskiy ile yaptığımız bu görüşmeden sonra şimdi Sayın Putin ile de bir görüşme yapmak suretiyle işin Rusya ayağını da ele alalım istiyoruz. Bu arada başta Dışişleri Bakanı'm olmak üzere ilgili arkadaşlarım muhataplarıyla görüşerek, Rusya tarafını da inşallah bu görüşmeye hazırlayacaklardır."

"ABD İLE YAKIN DİYALOG HALİNDE OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Erdoğan, ABD'de gerçekleşen ara seçimleri ve Türkiye'ye yansımaları olup olmayacağı sorusunu ise şu şekilde cevaplandırdı:

"Seçim sonuçlarının Amerikan halkı için hayırlı olmasını diliyorum. Aynı zamanda bu sonuçların bölgemize ve dünya siyasetine yansımalarının olumlu olmasını temenni ediyorum. Şimdiden köşeli cümleler kurmak herhalde biraz erken olacaktır. Türk-Amerikan ilişkileri köklüdür ve sağlam temellere dayanır. NATO müttefiki ve uzun yıllara dayanan stratejik ilişkilere sahip iki ülkeyiz. Biliyorsunuz bölgemiz uzun zamandır çok çalkantılı bir süreçten geçiyor. Dört bir yanımızda savaşlar, çatışmalar, zulümler maalesef devam ediyor. Biz bölgemizin bir an önce huzura kavuşmasını istiyoruz. Seçim sonuçlarının coğrafyamızda kalıcı barışa ve istikrara katkı vermesi en büyük arzumuz. Bu amaçla hem Amerikan yönetimiyle hem de Temsilciler Meclisi ve Senato'yla yakın diyalog halinde olmaya devam edeceğiz."

"SINIRLARIMIZIN ÖTESİNDEKİ MAĞARALAR KADEME KADEME BOŞALTILIYOR"

Erdoğan, Terörsüz Türkiye süreci ve PKK'nın silah bırakma süreci ile ilgili olarak şunları söyledi:

"Öncelikle Terörsüz Türkiye sürecimiz, Kanun'un belirlediği çerçevede devam ediyor. Oradan taviz vermemiz mümkün değil. Sürecin takibini titizlikle yapıyoruz. Milletimizin arzuladığı büyük hedefe ulaşmak için dikkatli bir şekilde ilerliyoruz. Bazen bu ilerlemeler konunun nezaketi nedeniyle görünür olmayabilir. Ama bizim buradaki kararlılığımız çok net. Sınırlarımızın ötesindeki mağaralar kademe kademe boşaltılıyor. Tespit ve teyit çalışmaları planlandığı şekilde devam ediyor. Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında oluşturduğumuz kurulumuz da devletimizin ilgili kurumları da konuya son derece hakim. Silah bırakmanın tam anlamıyla gerçekleşmesi, tespit ve teyit süreçlerinin tamamlanması ile yeni aşamaya geçeceğiz. Böylesi büyük meselelerin halli, hassas bir süreç yönetimini gerektiriyor. Biz de bunu yapmanın meseleyi hassasiyetle yönetmenin çabası içerisindeyiz. Ülkemizi terörsüz bir geleceğe hep birlikte taşıyacağız. Sağdan, soldan, nereden ne olursa olsun, ne gelirse gelsin bütün bu mağaraları boşaltarak terörün artık tamamen bittiğini hep birlikte inşallah göreceğiz ve yaşayacağız."

"24 YIL ÖNCENİN TÜRKİYE'SİYLE BUGÜNÜ KIYASLAMAYA GÜNLER YETMEZ"

Başkan Erdoğan, "Şu anda aynı zamanda AK Parti iktidarının 24. yıl dönümündeyiz ve siz bugünü yine yolda karşılıyorsunuz. Hiçbir zaman sizin insani yönünüz ve siyasetçi tarafınız arasında makas açıklığı olmamıştır. Yine de en fazla merak ettiğimiz şey 24 yılın içinde gördüğünüz, hissettiğiniz nedir?" sorusunu şu ifadelerle yanıtladı:

"24 yıl önce teslim aldığımız bu emanette hassasiyetimiz neyse bugün de bu hassasiyetimiz aynı kararlılıkla devam ediyor. Biz bu koltukları burada daimi olarak oturmak için milletimizden teslim almadık. Koşacağız, yorulacağız, terleyeceğiz ve milletimize de hak ettiği emanetin gereğini teslim edeceğiz. 24 yıl öncenin Türkiye'siyle bugünü kıyaslamaya günler yetmez. O kadar çok adım attık, o kadar çok eser ve hizmet ürettik ki saymakla bitmez. Tabii bunları yaparken güllük gülistanlık bir ortamımız yoktu. Nasıl bir Türkiye teslim aldık, hepiniz biliyorsunuz, hepimiz biliyoruz. Ve şu anda nasıl bir Türkiye'deyiz? Zaman içinde karşı karşıya kaldığımız türlü engellemeler, türlü tuzaklar, bütün bunlar ortada. Biz 'Her şey Türkiye için' dediysek, bunun gereğini yapacağız. Yıllar, dünyayı, bölgemizi, hayatı değiştirdi. Bunu görerek etraflıca değerlendirmesini yaparak adımlarımızı da buna göre atacağız. Durmak yok, yola daha güçlü, daha azimli, daha kararlı devam ediyoruz."

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin