AK Parti iktidarının 24. yılı! Başkan Erdoğan'dan 3 Kasım mesajı: "24 yıl önce bugün bir Anadolu ihtilaline imza attık"
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin 3 Kasım 2002 seçimlerinin 24. yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Erdoğan, "24 yıl önce bugün bir Anadolu ihtilaline imza attık" ifadelerini kullanarak AK Parti'nin eser, proje ve yatırımlarla millete hizmet ettiğini vurguladı.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin 3 Kasım 2002 seçimlerinin 24. yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.
Erdoğan, partisinin çeyrek asra yaklaşan süreçte hayata geçirdiği eser, proje ve yatırımlara dikkat çekerek Türkiye'ye hizmet etmeye devam edeceklerini vurguladı.
"24 YIL ÖNCE BUGÜN BİR ANADOLU İHTİLALİNE İMZA ATTIK"
Başkan Erdoğan, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"24 yıl önce bugün bir Anadolu ihtilaline imza attık, milletimizin teveccühüne ilk kez mazhar olduğumuz 3 Kasım 2002 seçimleriyle büyük ve güçlü Türkiye'nin kapılarını araladık. AK Parti olarak biz, çeyrek asır boyunca eserlerimizle, projelerimizle, yatırımlarımızla aziz milletimizin hizmetkârı olduk; "Her Şey Türkiye İçin" diyerek durmadan, duraksamadan çalıştık. Ülkemize inşallah daha nice hizmetlerde bulunacağımız, Türkiye'yi her alanda daha ileri taşıyacağımız uzun ince bir yolda olduğumuzun da farkındayız. Allah'ın izniyle âşığı olduğumuz bu millete, sevdalısı olduğumuz bu ülkeye hizmet etmeye devam edeceğiz."

AK PARTİ İKTİDARININ 24. YILI
AK Parti, 3 Kasım 2002'deki genel seçimleri kazanarak iktidara gelmesinin ardından kuruluşunda "Kalkınma ve Demokratikleşme Programı" adıyla açıkladığı parti programında yer alan ilkeleri ve projeleri tek tek hayata geçirdi.
AK Parti iktidarının en kritik adımlarından biri Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamasının tamamen kaldırılması oldu.
2003 yılında arka arkaya yürürlüğe giren Avrupa Birliği (AB) Uyum Paketleri ile temel haklar, demokrasi ve sivilleşme alanlarında önemli reformlara imza atılırken, bu çalışmalar Türkiye'nin 17 Aralık 2004 tarihli Brüksel Zirvesi'nde AB ile tam üyelik müzakerelerine başlama kararı almasının hukuki ve siyasi zeminini oluşturdu.
Öte yandan Türkiye, Avrupa Birliği'ne uyum süreci ve demokratikleşme hedefleri doğrultusunda 2004 yılında 1982 Anayasası'nda kapsamlı değişikliklere imza attı.
Lüksemburg'da 3 Ekim 2005'te yapılan Hükümetlerarası Konferans ile Türkiye resmen AB'ye katılım müzakerelerine başladı. Yine aynı gün bir basın toplantısı düzenlenerek Türkiye için Müzakere Çerçeve Belgesi yayımlandı.
Böylece, Türkiye ile AB arasındaki inişli çıkışlı ilişki, çok önemli bir dönüm noktasını aşarak yepyeni bir sürece girdi.
SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI
AK Parti iktidarının ilk yıllarında uygulamaya konulan "Sağlıkta Dönüşüm Programı" ile vatandaşa sunulan sağlık hizmetinin kalitesini yükseltmek, sağlık sistemini erişilebilir, verimli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak amacıyla çok sayıda reform çalışması yapıldı. "Sağlıkta Dönüşüm Programı"nın en önemli reformlarından biri, SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı ve Sağlık Bakanlığı hastanelerinin tek bir sistem altında birleştirilmesi oldu. Hastaneler arasındaki ayrım kaldırılarak tüm vatandaşların istediği sağlık kuruluşundan hizmet almasının önü açıldı. Türkiye, AK Parti iktidarının başlattığı kapsayıcı toplumsal reform hamlesi doğrultusunda, sosyal güvenlik sistemindeki çok başlılığı ve hak kayıplarını sona erdiren önemli bir adımı 2006 yılında attı. Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü ve Bağ-Kur Genel Müdürlüğünü aynı çatı altında toplayan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, 20 Mayıs 2006'da kuruldu.

KONUT VE KENTLEŞME İÇİN ACİL EYLEM PLANLARI
58. Hükümet Programı ile birlikte açıklanan "Konut ve Kentleşme için Acil Eylem Planı" 1 Ocak 2003'te kabul edildi. Bu planla yenileme, dönüşüm ve nitelikli konut üretimi hedefleri belirlendi ve TOKİ'ye ilgili planın uygulama sorumluluğu verildi.
AK Parti iktidarının ortaya koyduğu "afetlere karşı dirençli yapılar" ve "sosyal devlet" vizyonu kapsamında TOKİ, 2002 yılından bugüne 1 milyon 770 bin konut üretti.
2007 CUMHURBAŞKANI SEÇİM KRİZİ
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in görev süresinin dolması üzerine AK Parti, Cumhurbaşkanlığı için Abdullah Gül'ü aday gösterdi. Daha önce birçok kez askeri müdahale yaşayan Türk demokrasisi, 27 Nisan 2007'de bu kez "e-Muhtıra" ile karşılaştı.
Meclis'te 28 Ağustos 2007'de yapılan oylamada partinin kurucularından Abdullah Gül, Türkiye Cumhuriyeti'nin 11. Cumhurbaşkanı seçildi.
Bu arada Türkiye 21 Ekim 2007'de anayasa değişikliği için sandık başına gitti. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini de içeren halkoylamasında yaklaşık yüzde 69 oranında "evet" oyu kullanıldı.
Dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya tarafından hazırlanan, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan'ın da aralarında bulunduğu 71 kişiye 5 yıl süreyle siyaset yasağı getirilmesi ile partinin kapatılması taleplerini içeren iddianame, 14 Mart 2008'de Anayasa Mahkemesine sunuldu.
Dava, 30 Temmuz 2008'de karara bağlandı. Parti kapatma talebi reddedildi.
TÜRKİYE, YÜKSEK HIZLI TREN TEKNOLOJİSİYLE BULUŞTU
AK Parti iktidarı, ülkeyi yüksek hızlı tren teknolojisiyle buluşturdu. 13 Mart 2009 tarihinde hizmete giren Ankara-Eskişehir Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattı, Türkiye'nin ulaşım tarihinde dönüm noktası oldu. Türkiye'nin altıncı halkoylaması olan 12 Eylül 2010 anayasa değişikliği referandumu, siyasi olarak gerilimli ve hassas bir süreçte yapıldı. AK Parti'nin "Anayasa değişikliği paketi ile ilgili sorular ve cevaplar" isimli yayınının sunuş yazısında dönemin Başbakanı Erdoğan'ın "12 Eylül'ün 30'uncu yıl dönümünde, 30 yıl aradan sonra yine bir 12 Eylül gününde inanıyorum ki halkımız 1982 Anayasası üzerindeki en kapsamlı ve en demokratik değişikliği gerçekleştirecektir." ifadeleri yer buldu. 12 Eylül darbesinin 30. yılına denk gelen ve 1982 Anayasası'nda değişiklik öngören düzenlemeye ilişkin 2010'daki halk oylamasında yüzde 57,88 oranında "evet" oyu çıktı.
EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ
AK Parti iktidarı, eğitim alanında da kapsamlı değişikliklere imza attı. "Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi" (FATİH) Projesi, 22 Kasım 2010'da Cumhuriyet tarihinin en büyük eğitim ve teknoloji yatırımı olarak kamuoyuna duyuruldu, 2012 yılında fiilen hayata geçirildi.
Okul öncesinden ortaöğretime kadar tüm derslikleri etkileşimli tahtalar, fiber internet altyapısı ve Eğitim Bilişim Ağı (EBA) ile buluşturan bu hamle, iktidarın eğitimde fırsat eşitliği ve teknoloji entegrasyonunun önemli aşamalarından birini oluşturdu.


