Milli enerjiden küresel güce! Berat Albayrak ile başlayan vizyon 2040'a taşınıyor
Orta Doğu'daki çatışmalar, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol altyapısı krizleri, Ukrayna-Rusya gerilimi dünyayı yeni bir enerji krizinin eşiğine getirirken, Türkiye enerjide "tam bağımsızlık" ve küresel aktör olma hedefinde tarihi bir adıma daha hazırlanıyor. 2017 yılında Berat Albayrak'ın öncülüğünde hayata geçirilen Milli Enerji ve Maden Politikası'nın kazanımlarıyla Milli Enerji 2040 vizyonuna hazırlanıyor. Sabah Gazetesi yazarı Dilek Güngör, Karadeniz'deki doğal gaz keşfinden yerli petrol üretimine, nükleer enerjiden yenilenebilir kaynaklara uzanan stratejik hamlelerin Türkiye'ye sağladığı avantajları köşesine taşıdı.
Orta Doğu'daki savaşlar, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol hatlarına yönelik saldırılar ve rafineri krizleri dünyanın yeni bir küresel enerji krizine sürüklendiği bir dönemde Türkiye, oyun kurucu rolünü pekiştirecek dev bir stratejiye imza atıyor.
Dünyada yaşanan bu enerji sıkıntısında Türkiye, 2017'de Berat Albayrak'ın vizyonuyla başlayan 'Milli Enerji ve Maden Politikası' hamleleri ile enerjide bağımsızlık yolunda tam gaz ilerliyor.

Sabah gazetesi yazarı Dilek Güngör konuyla ilgili olarak Türkiye'nin 2040 vizyonuyla birlikte yeni bir stratejik hamleye hazırlandığını söyledi.
İşte Güngör'ün "Yeni enerji mimarisi" başlık yazısından detaylar:
ABD-İsrail-İran savaşı, Ortadoğu'da yaşanan jeopolitik gelişmeler, Hürmüz Boğazı'nda petrol altyapısına yönelik saldırılar, Libya'da yaşanan üretim kayıpları derken dünya yeni bir enerji kriziyle karşı karşıya... Avrupa'da enerji fiyatlarındaki yükselişin de etkisiyle hayat pahalılığı protestoları yayılıyor. Ukrayna'nın Rusya'daki rafinerileri ve enerji tesislerini hedef alan İHA saldırıları, ülkenin yakıt altyapısını olumsuz etkiliyor. Güneydoğu Asya'da enerji arz güvenliği ve çevre krizleri ekseninde tansiyon yükseliyor. Hürmüz Boğazı'ndaki kriz nedeniyle artan enerji fiyatlarının yol açtığı enflasyon, ulusal bütçeler üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor. Kasım başındaki ara seçimler öncesinde baskı altında olan ABD yönetimi, Rusya ile acele bir dizel anlaşması yaparak fiyatlardaki yükselişi baskılamayı amaçlıyor.

Anlayacağınız, enerji tedarikinde ortaya çıkan sorunlar küresel ekonomilerdeki baskıyı artırıyor.
Uzmanlar, önümüzdeki 2-3 yıl içinde dünya enerji haritasının yeniden çizileceğini öngörüyor.
Peki ya Türkiye bu süreçten nasıl etkileniyor?
Elbette yükselen emtia fiyatları Türkiye'de de maliyetleri artırıyor.



