MHP lideri Bahçeli'den fon mesajı: En güçlü yaptırımlar uygulanacak

MHP lideri Bahçeli'den fon mesajı: En güçlü yaptırımlar uygulanacak

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, fon soruşturmasına ilişkin, “Milletimizin helal tasarrufuna göz dikenlere hukuk zemininde en güçlü yaptırımlar kuşkusuz uygulanacaktır” dedi. Terörsüz Türkiye hedefinin terörsüz bölge vizyonundan ayrı düşünülemeyeceğini belirten Bahçeli, Suriye ve Irak'ta olumlu gelişmeler yaşandığını ifade etti. Bahçeli, “Kıbrıs asırlardan beri Türk'tür ve ebediyen Türk kalacaktır” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. (Foto: AA)MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. (Foto: AA)

Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları...

İstanbul'daki selde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yağmur ve selden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Canla başla afetle mücadele eden kurumlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Yaşanan felaket planlama risk yönetimi ve önleyici tedbirlerle afetlere hazırlıklı olmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha açığa çıkarmıştır. Allah ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten esirgesin diyorum.

Geçtiğimiz haftadan bu yana hem fon soruşturması hem de başta İBB olmak üzere belediyelerdeki yolsuzluklara ilişkin yargı süreçleri devam etmektedir.

Bahçeli'den fon açıklaması: Arınma ve aklanma fırsatı olarak değerlendirilmelidir (Foto: AA)Bahçeli'den fon açıklaması: Arınma ve aklanma fırsatı olarak değerlendirilmelidir (Foto: AA)

FON SORUŞTURMASI
Muhterem dava arkadaşlarım, geçtiğimiz haftadan bu yana hem fon soruşturması hem de başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere belediyelerdeki yolsuzluklara ilişkin yargı süreçleri devam etmektedir. Sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarını sağlamaya yönelik politikaların etkili olabilmesi, finansal sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesine bağlıdır. Sermaye piyasalarının gelişimi, piyasaların yeterli derinliğe kavuşmasını, sermayenin tabana yayılmasını, aynı zamanda da tüm finansal piyasaların istikrar içinde işlemesi için gözetim ve denetim işlevinin eş güdüm içinde gerçekleştirilmesini gerektirmektedir. Fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerden, Türkiye ekonomisinin istikrarını hedef alan bir kanunsuzlukla piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmak suretiyle organize bir şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır. Milletimizin helal tasarrufuna göz dikenlere hukuk zemininde en güçlü yaptırımlar kuşkusuz uygulanacaktır. Nitekim suçluların açığa çıkarılması ve mağduriyetin giderilmesi yönünde atılan önemli adımlardan, konuya ilişkin yasal düzenlemenin Meclis Genel Kurulu gündeminde bulunmasından ve meselenin tüm boyutlarıyla aydınlatılarak sorumluların hesap vermesini sağlayacak güçlü siyasi iradenin ortaya konulmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum.

"TÜRKİYE EKONOMİSİ SAĞLAM TEMELLER ÜZERİNDEDİR"
Daha önce de vurguladığım gibi bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Adalet, suçluyu cezalandırmak yanında masumu korumak, mağdurun hakkını gözetmektir. Cumhurbaşkanımızın isabetle, fahiş kazancın bedelinin ödetileceği ve devletin kimseyi mağdur etmeyeceğini söylemesi, adaletin tecellisine olan güveni artırmıştır. Bazı sorunlarımız olsa da Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerindedir. Partimiz, milletimizin hak ve hukukunu savunurken adaletli bir gelir dağılımını mümkün kılacak adımların da takipçisi olacak. Dar gelirli vatandaşlarımızın beklentilerinin karşılanması için gerekli hamleler mutlaka yapılacaktır.

3 Ekim 2026 tarihli yazılı açıklamada ifade ettiğim gibi, cümle halkın emek ve alın terinin hülasası olan devlet mülkünü omuzlarda taşımak büyük bir sorumluluktur. Devlet mülküne tasallut edenin adalet ve terbiyesi ise devlet ahlakındadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden başlayarak birçok belediyeye uzanan ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşan her türlü çıkar ilişkisi, ceza hukukunu ilgilendiren bir problem olmanın yanında bir ahlak yoksulluğudur. Yargılama süreçleri devam ederken siyasi polemiklerle kişisel gündem oluşturmak yerine, yöneltilen iddialara hukuki zeminde cevap vermek ilgililerin hayrına olacaktır. Mahkemeler, siyasi gösterilerin değil, savunma hakkının esas alındığı yerlerdir. Milletimiz gelişmeleri yakından takip etmekte ve adaletin bir an evvel tecellisini beklemektedir.

"BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ SUÇ İŞLEME ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİLDİR, OLMAMALIDIR"
Soruşturmalar kapsamındaki bir başka konu da basın özgürlüğü tartışmalarına yöneliktir. Özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna, medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bununla beraber özgürlük kadar sorumluluğun, reyting kadar da hukukun kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır. Nitekim medya kuruluşları da diğer bütün kurumlar gibi hukuk karşısında sorumluluk taşımaktadır. Asıl olan, basın özgürlüğünü savunurken hukuka aykırı eylemlere göz yuman bir hukuksuzluğa düşmemektir. Çünkü basın özgürlüğü demokrasinin güvencesiyse hukuka bağlılık ve etik sorumluluk da bu özgürlüğün temel dayanaklarıdır.

Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve diplomatik başarılarla öne çıktığı, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerinin kuvveden fiile dönüştüğü, kanunsuzlukların üzerine gidildiği bir ortamda huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik hiçbir girişim kabul edilemezdir. Sosyal medya üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıya, FETÖ hesaplarından yapılan kışkırtıcılığa itibar edilmemeli, resmî açıklamalar doğrultusunda hareket edilmelidir. Türkiye'nin güvensizlik temelinde yönlendirilmiş toplumsal tepkilerle karşı karşıya bırakılması girişimlerinin mutlaka önüne geçilmelidir.

Değerli milletvekilleri, âlim olan Allah'ın âlemleri kuşatan kürsüsü, insanlığa huzur ve bereketi muştulayan, dünyaya düzen ve adaleti veren ilim kapısıdır. İlim kapısı, insanı akli ve ruhi hasletleriyle büyüten, nefsini vicdanıyla törpüleyen, hırsına sağduyusuyla bent olan kemalet makamına açılır. İlim yolunda dergâhına eğri olan odunu bile sokmayan Yunus Emre, "İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmez isen, bu nice okumaktır?" mısralarıyla insanı kâmil olmanın yolunun evvela kendini bilmekten geçtiğini ifade etmiştir. Kendini bilmek, kibir aynasını kırarak Rabbin karşısında acizliğini bilmek, sözü ölçüp tartmak, kalemi ise hattı, tarikati ve endazesinde tutabilmektir. Kendini bilmek, ilim ummanında hikmet pusulasıyla yönünü tayin edebilmek, ihlas ile Hakk'a teslim olabilmektir. Kendini bilmek, vav hâlinde geldiği fani âlemde kelamı elif gibi dosdoğru söylemek, hakikat karşısında mim gibi eğilebilmektir. Tanrı Dağları'yla başlayan Türk'ün kutlu yürüyüşü, Horasan'da ilmin kapısından geçerek erenlik makamına erişmiş, Söğüt'e kök salarak İslam medeniyetinin en mütekâmil çağını yaşamış ve yaşatmıştır.

Bahçeli'den İsrail'e KKTC uyarısı: Kıbrıs asırlardan beri Türk'tür ve ebediyen Türk kalacaktır (Foto: AA)Bahçeli'den İsrail'e KKTC uyarısı: Kıbrıs asırlardan beri Türk'tür ve ebediyen Türk kalacaktır (Foto: AA)

KAPSAMLI BİR GELECEK VİZYONUYLA HAREKET ETMELİYİZ
Değerli milletvekilleri Türkiye'nin önünde büyük fırsatlar olduğu kadar önemli sınamalar da bulunmaktadır. Günübirlik tartışmaların önüne geçen milli iradeyi birleştiren kapsamlı bir gelecek vizyonunda hareket etmeliyiz.

Yanlış yönde saf tutmayın, gelin bir olalım.

Türkiye'nin hedefi güvenliğini sağlamış bir ülke olarak yüksek katma değerli sanayisini geliştiren enerjide dışa bağımlılığını azaltan bir güç haline gelmektir. Bu amaçla tüm kurumlarımızla birlikte üniversitelerimizin de bu hedeflere odaklanması şarttır.

Türkiye yüksek öğretimde önemli bir kapasiteye sahiptir. Ülkemizde 208 üniversite bulunmaktadır. Bu vesileyle üniversitelerde bilgi ve hakikat uğruna emek veren tüm gençlerimize akademisyenlerimize başarılar diliyorum.

"KIBRIS TÜRK'TÜR TÜRK KALACAK"
Toplumsal mutabakat ve güven önemlidir. Terörsüz Türkiye hedefini terörsüz bölge vizyonundan ayrı düşünemeyiz. Suriye ve Irak'ta olumlu gelişmeler yaşanıyor. Terör örgütlerinin feshi yeni kapı açıyor.

Kıbrıs asırlardan beri Türk'tür ve ebediyen Türk kalacaktır.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin