İlk hedef 10 milyon TL ve üzerinde kazanç sağlayanlar! Bakan Şimşek'ten fon açıklaması: 131 fondan 66'sı tasfiye edildi! Nihai ödemeler ne zaman?
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, fonların tasfiye sürecinin öngörülen hızda ilerlediğini belirterek küçük yatırımcılar ile para piyasası fonlarının önceliklendirileceğini söyledi. Şimşek, 45 bin 747 hesaba 40,8 milyar lira ödeme yapıldığını, nihai ödemelerin ise zaman alacağını ifade etti. Kamu kaynağının kullanılmayacağını vurgulayan Şimşek, piyasa bozucu faaliyetlere yönelik yaptırımların artırılacağını kaydetti. İade hesaplarına ilişkin de bilgi veren Şimşek, belirli eşikler oluşturulduğunu ve ilk aşamada 10 milyon lira ve üzerinde reel kazanç elde edenlere başvurulacağını bildirdi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, fonların tasfiye sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, sürecin öngörülen hızda ve çerçevede ilerlediğini belirtti. Tasfiyede şeffaflığın temel ilkelerden biri olduğunu vurgulayan Şimşek, kamu kaynaklarının kullanılmayacağını ve bu yaklaşımın sürdürüleceğini söyledi.
Nihai ödemelerin zaman alacağını ifade eden Şimşek, ara ödeme yapılacağını, bu süreçte küçük yatırımcılar ile para piyasası fonlarının (PPF) önceliklendirileceğini bildirdi. Şimşek, 1 milyon liraya kadar olan ödemelerin hızlı şekilde yapılmasının hedeflendiğini belirterek ilgili kurumların hazırlıklarını tamamladığını, yasal düzenlemenin takviminin ise TBMM'nin kararına bağlı olduğunu kaydetti.
45 BİN 747 HESABA 40,8 MİLYAR LİRA ÖDENDİ
Tasfiye işlemlerinin İş Bankası ve Ziraat Bankası tarafından yürütüldüğünü belirten Şimşek, sürecin olağan ve olağanüstü tasfiye olmak üzere ikiye ayrıldığını söyledi. Mali yapıları nispeten yönetilebilir durumda olan portföy yönetim şirketleri için olağan tasfiyenin uygulamaya konulduğunu aktardı.
Toplam 7 portföy yönetim şirketi bünyesindeki 131 fonun tasfiyeye alındığını belirten Şimşek, bunlardan 66'sının tasfiyesinin tamamlandığını bildirdi. A1 Capital, Pardus ve Bulls bünyesindeki fonların olağan tasfiye sürecinin tamamlandığını ifade eden Şimşek, 45 bin 747 hesaba toplam 40,8 milyar lira ödeme yapıldığını açıkladı.
PARA PİYASASI FONU YATIRIMCILARINA YÜZDE 1,43 İLAVE GETİRİ
Küçük yatırımcıların ve para piyasası fonlarının önceliklendirilmesinin temel ilkeler arasında yer aldığını vurgulayan Şimşek, olağan tasfiyesi tamamlanan üç portföy yönetim şirketindeki para piyasası fonu yatırımcılarının 17 Eylül'deki değerlerine kıyasla yüzde 1,43 ilave getiri elde ettiğini söyledi.
Hisse senedi ağırlıklı fonlarda ise hisse değerlerindeki düşüş nedeniyle yatırımcıların 17 Eylül'deki değerlerin yaklaşık yüzde 58'ine karşılık gelen tutarı alabildiğini belirten Şimşek, aradaki farkın hisse senetlerinin değer kaybından kaynaklandığını ifade etti.
"MUHTEMELEN HAFTA SONUNA KADAR TAMAMLANACAK"
Hedef Portföy'ün de olağan tasfiye kapsamında olduğunu bildiren Şimşek, şirket bünyesinde 31 fon bulunduğunu, bunların dördünün para piyasası fonu olduğunu kaydetti. Yedi portföy yönetim şirketinden dördünün olağan tasfiyesinin hafta sonuna kadar tamamlanmasının beklendiğini belirtti.
Atlas Portföy'ün sahiplerinin tasfiyeyi yürüten kurumla iletişim halinde olduğunu ve kaynakların geri konulması konusunda irade ortaya koyduklarını aktaran Şimşek, konuya ilişkin değerlendirme yapmasının şu aşamada doğru olmayacağını söyledi.
390 BİN HESABIN TASFİYESİ HEDEFLENİYOR
TBMM'deki kanun teklifinin kabul edilmesinin ardından küçük yatırımcılar ile para piyasası fonlarının önceliklendirileceğini belirten Şimşek, bu kapsamda 390 bin hesabın tasfiye edileceğini ve tasfiye sürecinin önemli bir bölümünün tamamlanacağını ifade etti.
TMSF, Adalet Bakanlığı ve Merkezi Kayıt Kuruluşunun (MKK) birlikte çalıştığını belirten Şimşek, piyasa bozucu faaliyetlerden kazanç sağlayan kişilerin tespit edildiğini söyledi.
10 MİLYON TL VE ÜZERİNDE KAZANÇ SAĞLAYANLARA BAŞVURULACAK
İade hesaplarına ilişkin de bilgi veren Şimşek, belirli eşikler oluşturulduğunu ve ilk aşamada 10 milyon lira ve üzerinde reel kazanç elde edenlere başvurulacağını bildirdi. Gönüllü iade yapılmaması halinde Adalet Bakanlığının ilgili süreçleri işleteceğini kaydetti.
İki fonda karmaşık bir sürecin devam ettiğini belirten Şimşek, fonlarda yeterli kaynak bulunmaması halinde hukuka aykırı şekilde kazanç sağlayan kişi ve şirketlere aktarılan varlıkların geri alınmasının önem taşıdığını söyledi. Şimşek, birlikte hareket edenlerin kişisel mal varlıklarına da başvurulacağını ifade etti.
PİYASA BOZUCU FAALİYETLERE YAPTIRIMLAR ARTIRILACAK
Şimşek, manipülasyon ve diğer piyasa bozucu eylemlere yönelik yaptırımları önemli ölçüde artırmayı hedeflediklerini belirtti. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili kurumların kalıcı yapısal reformlar üzerinde çalıştığını aktaran Şimşek, önceliğin mevcut tasfiye sürecinin tamamlanması olduğunu söyledi.
Sermaye piyasalarının Türkiye ekonomisi için önemine dikkati çeken Şimşek, yaklaşık 1,8 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşan ekonominin finansman ihtiyacının yalnızca bankacılık sektörü tarafından karşılanamayacağını ifade etti. Orta ve uzun vadede finansman ihtiyacının yüzde 30-40'ının sermaye piyasaları üzerinden karşılanmasının gerekli olduğunu belirten Şimşek, sermaye piyasalarının gelişimini sekteye uğratacak bir yaklaşım içinde olmayacaklarını kaydetti.
Şimşek, piyasa bozucu faaliyetler, koordineli hareketler ve içeriden edinilen bilgilerle gerçekleştirilen işlemlere yönelik yaptırımların artırılacağını, denetim ve gözetim mekanizmalarının da güçlendirileceğini bildirdi.
DÜZENLEYİCİ KURUMLARIN KAPASİTESİ GÜÇLENDİRİLECEK
Piyasaların giderek daha karmaşık hale geldiğini ve gelişmiş algoritmalarla işlem yapıldığını belirten Şimşek, düzenleyici ve denetleyici kurumların teknolojik ve insan kaynağı kapasitesinin artırılacağını söyledi.
Bu kapsamda gerekli görülmesi halinde ücret düzenlemeleri yapılabileceğini ve kadro karşılığı sözleşmeli çalışma modelinin değerlendirilebileceğini ifade eden Şimşek, Vergi Denetim Kurulunda görev yapan deneyimli müfettişlerden bazılarının ilgili kurumlara aktarılmasının da gündeme gelebileceğini kaydetti. Şimşek, mevzuattaki eksikliklerin giderileceğini ve yaptırımların artırılacağını belirtti.
"BANKACILIK SEKTÖRÜNE RİSK OLUŞTURMASI SÖZ KONUSU DEĞİL"
Fon sorununa ilişkin değerlendirmesinde sistemik risk bulunmadığını daha önce de dile getirdiğini hatırlatan Şimşek, sorunlu alanın karantinaya alındığını ve etkilerin sınırlandırıldığını söyledi.
Bankacılık sektörünün söz konusu fonlara doğrudan riskinin 1,3 milyar lira olduğunu belirten Şimşek, bankacılık sektörünün toplam aktiflerinin 56 trilyon lira seviyesinde bulunduğunu ifade etti. Bu tutarın toplam aktiflerin on binde ikisine karşılık geldiğini kaydeden Şimşek, mevcut durumda bankacılık sektörü açısından önemli bir risk oluşmadığını dile getirdi.
Reel sektörün söz konusu fonlarla bağlantılı riskinin de toplam aktiflerin on binde dokuzu düzeyinde olduğunu belirten Şimşek, doğrudan etkilerin sınırlı kaldığını, ancak dolaylı etkilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
FONLARDAN NET ÇIKIŞ 647 MİLYAR LİRA OLDU
Fon piyasasındaki sorunların küresel gelişmelerle aynı döneme denk gelmesi nedeniyle borsa ve varlık fiyatları üzerindeki etkilerin büyüdüğünü belirten Şimşek, fonlardan çıkışların büyük ölçüde durduğunu ifade etti.
Şimşek, bugüne kadar fonlardan yaklaşık 647 milyar liralık net çıkış gerçekleştiğini, bunun 287 milyar liralık bölümünün yabancı yatırımcılardan kaynaklandığını bildirdi. Fonlardan çıkan paranın mevduata yöneldiğini belirten Şimşek, 17 Eylül'den bu yana TL mevduatın 685 milyar lira arttığını söyledi.
Toplam mevduat içinde TL mevduatın payının yüzde 62'ye yükseldiğini kaydeden Şimşek, yatırımcıların daha riskli alanlardan daha az riskli alanlara yöneldiğini, ancak fonlardaki çıkışların büyük ölçüde durduğunu ifade etti.
ÖZEL SEKTÖR TAHVİLLERİ İÇİN HAZİNE GARANTİSİ OLMAYACAK
Özel sektör tahvil piyasasının büyüklüğünün 1 trilyon lira olduğunu belirten Şimşek, yıl sonuna kadar vadesi gelecek tahvillerin toplam tutarının 26,5 milyar lira olduğunu söyledi.
Kamu kaynağının kullanılmaması yönündeki ilkesel kararın sürdüğünü vurgulayan Şimşek, bankalar ile Kredi Garanti Fonu arasında görüşmeler yapıldığını aktardı. Hazine olarak sürece taraf olmayacaklarını, kaynak kullandırmayacaklarını ve garanti vermeyeceklerini belirten Şimşek, Kredi Garanti Fonunun kendi kaynaklarıyla, manipülasyona karışmamış ve piyasa bozucu faaliyetlerde bulunmamış kurum ve şirketlerle bağlantılı özel sektör tahvilleri için bir kredi çerçevesi oluşturmasına olumlu baktıklarını ifade etti.
HAZİNE KAYNAĞI KULLANILMAYACAK
Şimşek, bu kapsamda Hazine garantisinin verilmeyeceğini ve Hazine kaynağının kullanılmayacağını yineledi.
HEDEF PORTFÖY DE NORMAL TASFİYEYE ALINIYOR
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Hedef Portföy Yönetim Şirketi bünyesindeki fonların da normal tasfiye sürecine alınacağını açıkladı. Şimşek, şirket sahipleri ve yöneticilerinin varlıkları ve parayı portföy yönetim şirketine geri koyduğunu belirterek, bu gelişmenin normal tasfiye kararında etkili olduğunu ifade etti.
Hedef Portföy bünyesinde 31 fon bulunduğunu, bunların dördünün para piyasası fonu olduğunu belirten Şimşek, toplam hesap sayısının 23 bin 925 olduğunu bildirdi.
Tasfiye sürecinin öngörülenden daha hızlı, etkin ve şeffaf ilerlediğini kaydeden Şimşek, "Geçtiğimiz hafta Sermaye Piyasası Kurulu, Hedef Portföy Yönetim Şirketi'nin de fonlarını normal tasfiyeye tabi tutmaya karar verdi. Neden? Çünkü bu portföy yönetim şirketinin sahipleri, yöneticileri portföy yönetim şirketine getirip varlıkları ve parayı geri koydular." dedi.
Şimşek, Hedef Portföy'ün normal tasfiye sürecine alınarak işlemlerin tamamlanmasının amaçlandığını belirterek, "Kurumlarımızın amacı bu hafta itibarıyla Hedef Portföy Yönetim Şirketi'ni de normal tasfiye sürecine tabi tutup bu süreci tamamlamak." ifadelerini kullandı.
Yedi portföy yönetim şirketinden dördünün tasfiye işlemlerinin hafta sonu itibarıyla tamamlanmasının beklendiğini aktaran Şimşek, Hedef Portföy'ün tasfiye işlemlerinden Ziraat Bankası'nın sorumlu olduğunu kaydetti.


