Devrimci Karargah kumpasında yeni dava: 22 FETÖ'cü hakim ve savcıya 50 yıl hapis istemi
FETÖ'nün Emniyet yapılanmasını deşifre eden kitabının ardından Devrimci Karargah kumpasıyla 15 yıl 4 ay hapse mahkum edilen Hanefi Avcı ve kumpas mağdurları için adalet tecelli etti. Masum insanları Devrimci Karargah dosyasında delilsiz tutuklayıp devleti zarara uğratan 22 FETÖ'cü eski yargı mensubuna dava açıldı. Şike kumpasçı savcısı Mehmet Berk, Balyoz mahkumiyetlerine imza atan Ömer Diken ve Ali Efendi Peksak, Poyrazköy aktörü Mehmet Karababa ile "Kamikaze Hakim" Metin Özçelik ve Rüstem Eryılmaz'ın da aralarında bulunduğu sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 50 yıla kadar hapsi isteniyor.
Kapatılan Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemelerinde görev yaptıkları dönemde kamuoyunda "Devrimci Karargah" olarak bilinen soruşturma ve yargılamalarda hukuka aykırı tutuklama ve gözaltı kararlarına imza atan 22 eski hakim ve savcı hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeni bir iddianame hazırlandı. Devrimci Karargah kumpasının en kilit ismi, eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'ydı. Avcı, FETÖ'nün Emniyet ve yargı yapılanmasını deşifre ettiği "Haliç'te Yaşayan Simonlar: Dün Devlet Bugün Cemaat" kitabını yayımlamasından kısa süre sonra hedef alındı. Eylül 2010'da gözaltına alınan Avcı, aşırı sol "Devrimci Karargah" terör örgütüne yardım etmek ve Yargıtay dinlemelerini sızdırmakla suçlanarak kumpas davasına dahil edildi. İlk derece mahkemesince 15 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılan ve dosyanın tek tutuklu sanığı olarak bırakılan Avcı, tam 3 yıl 9 ay (yaklaşık 45 ay) Silivri Cezaevinde hapis yattı. Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararı vermesinin ardından Haziran 2014'te tahliye olan Avcı, FETÖ kumpaslarının çökmesiyle beraat etti.

22 ŞÜPHELİYE 50 YILA KADAR HAPİS CEZASI İSTENDİ
Devrimci Karargah'ta yargılandıkları kumpas davalarından beraat eden mağdurların Maliye Hazinesi aleyhine açtıkları tazminat davalarını kazanması ve devletin uğradığı kamu zararı üzerine harekete geçen başsavcılık, meslekten ihraç edilen FETÖ iltisaklı 22 eski yargı mensubu hakkında "Kamu Görevinin Sağladığı Nüfuz Kötüye Kullanılmak Suretiyle Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma" suçundan 10 yıldan 50 yıla kadar hapis cezası istedi.
HAZİNE TAZMİNAT ÖDEDİ, DEVLET KAMU ZARARININ PEŞİNE DÜŞTÜ
Sabah'tan Abdurrahman Şimşek'in haberine göre kapatılan CMK 250. maddesiyle görevli Özel Yetkili Mahkemelerin (ÖYCM) karanlık dönemine ilişkin yargısal hesaplaşmada emsal niteliğinde bir safhaya geçildi. İstanbul Valiliği Defterdarlık Muhakemat Müdürlüğü ile Denizli Valiliği Defterdarlık Muhakemat Müdürlüğü tarafından yapılan ihbarlar üzerine başlatılan adli süreç, kumpas mağdurlarının haksız tutuklamalar nedeniyle devlete açıp kazandığı tazminat davalarına dayanıyor.
FETÖ'NÜN AMAÇLARI DOĞRULTUSUNDA HAREKET ETTİLER
İddianamede özellikle FETÖ üyesi olan 22 eski yargı mensubunun, yapmış oldukları yargısal faaliyetlerinde Anayasa'ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre karar vermediklerinin altı çizildi. Bağımsızlık ve tarafsızlık ilkeleriyle hiçbir biçimde bağdaşmayacak şekilde FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü yapılanmasının içerisine girerek örgüt hiyerarşisi ve ideolojik bağlılık duygularıyla anılan silahlı terör örgütünün amaçları doğrultusunda hareket ettikleri vurgulandı. Şüphelilerin maddi gerçeğin ortaya çıkmasına çalışmadıkları, buna göre tarafsızlık, doğruluk, tutarlılık, ehliyet ve liyakat ilkelerine aykırı davrandıklarının altı çizildi.

5 MAĞDUR BERAAT EDİP TAZMİNAT KAZANDI
Devrimci Karargah soruşturmasında yıllarca haksız yere özgürlüklerinden mahrum bırakılan 5 mağdurun beraat etmelerinin ardından Ağır Ceza Mahkemelerinde Hazine aleyhine açtıkları "koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" davaları mağdurlar lehine sonuçlandı. Ödenen yüksek tazminatlar neticesinde kamunun doğrudan zarara uğratıldığının tespit edilmesi üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 2026/5 Esas numarasıyla kapsamlı bir dosya hazırlayarak Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesine sundu.
SOMUT DELİL OLMADAN YILLARCA SÜREN HAKSIZ TUTUKLAMALAR
Hazırlanan iddianamede, 2009-2012 yılları arasında İstanbul'da kapatılan 9, 10, 11, 12, 13, 14 ve 17. Ağır Ceza Mahkemelerinde görev yapan şüpheli eski hakim ve savcıların, kumpas soruşturmaları kapsamında gerçekleştirdikleri yetki suiistimalleri detaylarıyla anlatıldı. Şüphelilerin mağdurlar hakkında yeterli, somut ve inandırıcı delil bulunmamasına rağmen sistematik bir biçimde gözaltı, tutuklama, tutukluluğun devamı ve tahliye taleplerinin reddi yönünde kararlar verdikleri vurgulandı.
50 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
Eski yargı mensuplarının Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 109/1, 109/3.d ve 53/1 maddeleri uyarınca "Kamu Görevinin Sağladığı Nüfuz Kötüye Kullanılmak Suretiyle Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma" suçundan, her bir mağdura yönelik eylemleri sebebiyle ayrı ayrı 10 yıldan 50 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları istendi.


