
"BU MİLLETİN EVLATLARI SAHİPSİZ DEĞİLDİR"
Bu şahsiyetlerin ortak ideali, Türkiye'nin geleceğini inşa edecek eğitimli, ahlaklı ve sorumluluk sahibi gençler yetiştirmekti. Bu isimlerin müşterek gayesi, Türkiye'nin istikbalini şuurlu, donanımlı, cesur ve öz güvenli bir gençliğe emanet etmekti. Tüm çabalarını bu amaca teksif ettiler. Tüm ümitlerini bu mefkureye sabitlediler. "Bu milletin evlatları sahipsiz değildir" dediler. "Bu milletin çocukları ilimden, irfandan, eğitimden mahrum bırakılamaz" dediler. Zor zamanlarda "Ya Allah" diyerek, "Allah bizimledir" diyerek, "Allah bes, baki heves" diyerek surda mukaddes bir gedik açtılar. "Gayret bizden, tevfik Allah'tandır" inancıyla Türkiye'nin eğitim davasına omuz verdiler; gönül ve ömür verdiler.
KARANLIKLARI DELEN BİR GÜNEŞ MİSALİ
Kardeşlerim, bu yönüyle İlim Yayma, Türkiye'nin istiklal ve istikbal davasının eğitim ve sivil toplum alanındaki remzidir, mührüdür, güçlü bir yansımasıdır. Aynı şekilde İlim Yayma'nın mücadelesi, aynı zamanda Türkiye'nin eğitim ve demokrasi mücadelesidir. Zira İlim Yayma Cemiyeti, tek tipçi zihniyetin kapısına kilit vurduğu imam hatip liselerinin yeniden açılması sürecinde çok önemli bir misyonu yerine getirmiş, milli iradenin yanında olmuştur.
Üstadın ifadesiyle, "Allah" ve "ahlak" demenin yasaklandığı, evlerin basıldığı, kursların basıldığı, Kur'an-ı Kerim'i öğreten hocaların tutuklandığı, elifba kitaplarının adeta birer suç aleti gibi, birer zararlı neşriyat gibi toplatıldığı karanlık bir devrin sonunda İlim Yayma, milletçe mesut olmanın imkanlarını oluşturmak için karanlıkları delen bir güneş misali Türkiye'nin üzerine doğmuştur.

100'DEN FAZLA İMAM HATİP LİSESİNE KATKI
Kuruluşundan yalnızca 6 gün sonra, 17 Ekim 1951'de Türkiye'nin ilk imam hatip okulunun açılışına öncülük eden cemiyet, devam eden süreçte 100'den fazla imam hatip lisesinin yapımına da katkı sağlamıştır. Böylelikle eğitim hizmetlerinin yalnızca İstanbul'la sınırlı kalmasının önüne geçilmiş, Anadolu'nun dört bir yanında yeni eğitim kurumları açılmıştır. Sonraki yıllarda farklı şehirlerimizde inşa ettiği yurtlarla önemli bir ihtiyacı karşılayan İlim Yayma Cemiyeti, Anadolu'dan İstanbul'a gelen talebelere burs ve barınma hizmetleri sunmuş, on binlerce gencin güvenli ve nitelikli bir yaşam alanı içinde eğitim almalarını sağlamıştır.
İlim Yayma mücadelesi, İlim Yayma davası, nice engele, nice zorluğa, zorbalığa, baskıya rağmen işte böyle kök salmış, büyümüş, serpilmiştir.
Ne diyor şair:
"Mazhar-ı feyz olamaz düşmeyicek hake nebat
Mütevazı olanı rahmet-i Rahman büyütür"
68 İNANMIŞ YÜREĞİN DİKTİĞİ FİDAN, GÖRKEMLİ BİR ÇINARA DÖNÜŞTÜ
Bundan 75 sene evvel 68 inanmış yüreğin halisane niyetlerle toprağa diktiği mütevazı fidan, Cenab-ı Allah'ın inayetiyle bugün görkemli bir çınara dönüşmüştür. Bu çınarın gölgesinde Allah'a hamdolsun, nice gençler yetişti. Bu çınarın gölgesinde nice evladımız okudu. Bu çınarın gölgesinde yetişen nice kardeşimiz, İlim Yayma hareketinin açtığı yoldan yürüyerek ülkesine, milletine ve insanlığa hizmet etti.

192 ŞUBE, 153 YURT, 122 EĞİTİM MERKEZİ
Bugün geldiğimiz noktada şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim: İlim Yayma Cemiyeti, 192 şubesi, 153 yurdu ve 122 eğitim merkeziyle Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek nesilleri ihya etmeyi sürdürüyor. Temel eğitimden yükseköğretime, öğrencilik döneminden akademik hayata kadar uzanan son derece kuşatıcı ve başarılı bir sistemle hamdolsun çalışmalarına devam ediyor.
Bir yandan İlim Yayma Vakfımız, diğer yandan Sabahattin Zaim Üniversitemiz, öte yandan kendisini ilme ve gençlere adayan gönüllülerimiz, hayırseverlerimiz, mezun derneklerimiz, İlim Yayma camiasının tamamı büyük bir aşkla, vatanına ve devletine bağlılık içinde, tam bir adanmışlıkla millete ve ümmete hizmet ediyor.
75 YILLIK İRADE, MİLYONLARCA İNSANIN HAYATINA DOKUNUYOR
75 sene önce 68 dava adamının ortaya koyduğu bu irade, bugün okullarla, yurtlarla, burslarla, eğitim merkezleriyle, akademik destek ve uluslararası çalışmalarla milyonlarca insanın hayatına dokunuyor. Cenab-ı Allah'a hamdüsenalar olsun. Az önce Meclis Başkanı Numan kardeşimi dinledik. Babasının bizde de çok emeği var. Allah rahmet eylesin. Makamı ali olsun inşallah. Bizlere bu günleri gösteren Rabbimize sonsuz hamdolsun, diyorum.
Nesiller boyunca elden ele kutlu bir emanet gibi onurla taşınan bu bayrağı inşallah bizler de şanla, şerefle taşıyacak, daha azametli dalgalanması için bizden sonrakilere teslim edeceğiz.
"BEN SİZLERE İNANIYORUM"
Sevgili dostlarım, çok değerli kardeşlerim, sevgili gençler; ben sizlere inanıyorum. Gözlerinizdeki ışıltı bana bu ümidi veriyor. Onun için de durmadan, yılmadan, usanmadan inşallah bu yola devam edeceğiz. Biz devlet ve millet olarak tarihinden ilham alan, cesaret alan, güç alan bir karaktere sahibiz.

"BİZİM EN BÜYÜK HAZİNEMİZ İNSANDIR"
İlim Yayma'nın her sayfası mücadeleyle geçen, bin bir emekle, özveriyle yoğrulan, tek bir lekenin dahi bulunmadığı bu 75 yıllık tarihi elbette önemlidir, kıymetlidir. Ama aslolan, yarına ne söylediğimiz, neyi miras bırakmak istediğimizdir. Kuşkusuz bizim en büyük hazinemiz insandır. En büyük mirasımız şuurlu, sağlıklı, vatanını ve milletini tutkuyla seven, iyi yetişmiş gençler olacaktır. İnsan yetiştirmek, emek ve sabır isteyen uzun soluklu bir uğraştır. Nasıl bizler ve evlatlarımız tam 75 yıl önce atılan tohumların meyvelerini topluyorsa, bugün toprağa serpilecek tohumlar da çeyrek asır sonra, yarım asır sonra meyveye duracaktır.
KÜRESEL KÜLTÜR DAYATMALARI KARŞISINDA MİLLİ KİMLİĞİMİZİ NASIL KORUYACAĞIZ?
İlim Yayma davasının 75 yılını iftiharla yad ederken bugün aynı zamanda şu soruları kendimize sormamız gerekiyor:
Teknolojinin hızla değiştiği, ilerlediği günümüz dünyasında gelecek yıllarda hangi alanlara odaklanacağız? Asimetrik tehditler karşısında gençlerimizin maneviyatını nasıl koruyacak, kökleriyle bağlarını muhafaza etmelerini nasıl sağlayacağız? Daha fazla öğrencinin eğitimine nasıl katkı verecek, gençlerimizin kendi yeteneklerini keşfetmesine nasıl yardımcı olacağız? Bilimde, teknolojide, kültür ve sanat alanlarında kendi ruh kökümüzden beslenen ürünler, eserler ve çalışmalarla çağa nasıl damga vuracağız? Küresel kültür dayatmaları karşısında milli kimliğimizi nasıl koruyacağız? Bu sorulara vereceğimiz cevaplar önümüzdeki dönemi şekillendirecektir.
İlim Yayma Cemiyetimizin hedefi sadece geçmişte yaptığı hizmetleri sürdürmekle sınırlı kalmamalıdır. Bu hizmetleri günümüzün ihtiyaçları doğrultusunda özellikle geliştirmek, yenilemek, yeni alanlara taşımak ve daha fazla gence ulaşmak da mühimdir.
YAPAY ZEKA İLE HAYATIMIZDA KÖKLÜ DEĞİŞİMLER YAŞANIYOR
Dünyanın nereye doğru sürüklendiğini hiçbirimiz kestiremiyoruz. Teknolojinin hayatımız üzerindeki etkisi her geçen gün büyüyor. Yapay zeka ile birlikte hayatımızda köklü değişimler yaşanıyor.
TEKNO-OLİGARKLARIN HEDEF KİTLESİ GENÇLERİMİZ
Kendini seçilmiş gören, kendini diğer insanlardan üstün gören tekno oligarklar sadece şu anki hayatımıza değil, geleceğimize de yön vermek; anlayışları ve çıkarları doğrultusunda biçimlendirmek istiyorlar. Dünyayı keyiflerince at oynatabilecekleri bir oyun alanı olarak gören bu tekno oligarkların hedef kitlesini ise gençlerimiz oluşturuyor.
"EVLATLARIMIZI BUNLARDAN NASIL KORUYACAĞIMIZ ÇOK AMA ÇOK ÖNEMLİDİR"
Son günlerde okullarımızda meydana gelen müessif hadiseler bize bu zihniyetin saçtığı zehirli tohumların nasıl bir tehdit olduğunu göstermiştir. Irkçılığı körükleyen, hedonizmi teşvik eden, hiçbir kural ve sınır tanımayan bu yeni nesil elitler karşısında ne yapacağımız, nasıl duracağımız, evlatlarımızı bunlardan nasıl koruyacağımız çok ama çok önemlidir.
KARANLIĞA TESLİM OLMAK YERİNE BİR MUM YAKMAK
İlim Yayma Cemiyetimizin 75'inci kuruluş yıl dönümünü "Bir Mirasın Hafızası, Bir Geleceğin İnşası" temasıyla idrak etmesini bu bakımdan fevkalade isabetli buluyorum. Çünkü İlim Yayma, değerlerinden kopmadan, tarihine yabancılaşmadan, kimliğini inkar etmeden öz güvenli bir şekilde istikbale yürümenin adıdır. İlim Yayma, karanlığa teslim olmak yerine bir mumu yakmanın, umutsuzluğa kapılmak yerine ümitvar olmanın adıdır.
Burada şunu da ifade etmek durumundayım: Tekno oligarkların insanı, tabiatı, gökyüzünü, hatta ve hatta uzayı metalaştıran tahakkümcü zihniyeti karşısında en büyük güvencemiz TEKNOFEST gençliği olacaktır. Elbette İlim Yayma gençliği olacaktır.
"DAHA ÇOK OKUYAN, DAHA ÇOK DÜŞÜNEN, DAHA ÇOK ÜRETEN"
Ortak hedefimiz, teknolojiyi insan merkezli kullanan ve geliştiren böyle bir gençliğin yetişmesini sağlamaktır. Bu gençlik karşımda. Daha çok okuyan, daha çok düşünen, daha çok üreten ama bütün bunları yaparken vicdanını ve insanlığını koruyan, milli ve manevi değerlerini kendine rehber edinen bir neslin yetişmesine katkı sunmaktır.
İstiklal Marşı şairimiz merhum Mehmet Akif ne diyor? Burası çok önemli:
"Doğrudan doğruya Kur'an'dan alıp ilhamı,
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı."
KÖKLERİMİZDEN KOPMADAN YENİLENMEK, KİMLİĞİMİZİ KAYBETMEDEN İLERLEMEK
Her şey burada. Mesele bu. Köklerimizden kopmadan yenilenmek. Mesele, kimliğimizi kaybetmeden ilerlemek. Mesele, medeniyet değerlerimize sırtımızı dönmeden çağın imkanlarını kuşanmaktır. Bizim yolumuz da istikametimiz de hedefimiz de tam olarak budur.
BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE'Yİ KUVVEDEN FİİLE ÇIKARACAK İŞLER
Kıymetli hocalarım, sevgili genç kardeşlerim; İlim Yayma ailesi olarak ne kadar ağır bir mesuliyeti omuzladığınızı en iyi sizler biliyorsunuz. Sizler çok hayati bir görevi hem de başarıyla icra ediyorsunuz. Sizler Türkiye'nin önünü açacak, bu ülkenin vizyonuna katkı yapacak, büyük ve güçlü Türkiye'yi kuvveden fiile çıkaracak işler yapıyorsunuz. En önemlisi, sizler inşallah Gönüller Sultanı Peygamber Efendimiz aleyhissalatü vesselamın şu müjdesine nail olacak faaliyetler yürütüyorsunuz.
"ONLARIN BIRAKTIKLARI YEGANE MİRAS İLİMDİR"
Bakın, İki Cihan Serveri ilmi çoğaltanlara, yayanlara, yani sizlere nasıl bir müjde veriyor:
"Kim ilim için yola çıkarsa Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır. Melekler hoşnutluklarından dolayı ilim talebesine kanatlarını serer. Sudaki balıklara varıncaya kadar yer ve gök ehli, alim kişinin bağışlanması için Allah'a yakarır. Alimin abide, yani ibadet edene üstünlüğü; parlaklık, görünürlük ve güzellik bakımından ayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Kuşkusuz alimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler miras olarak ne altın ne de gümüş bırakmışlardır. Onların bıraktıkları yegane miras ilimdir. Dolayısıyla kim onu alırsa büyük bir pay almış olur."
TEKNOFEST KUŞAĞINA YENİ GENÇLER KAZANDIRACAKSINIZ
Evet. Sizler, yani bu ilmi tevarüs edenler, gençlerimizi ilimle, hikmetle teçhiz edenler, inşallah büyük bir pay alacaksınız. Sizler daha müyesser, daha müreffeh bir Türkiye için üreten, emek veren, sa'y eden, Türkiye'ye yön veren gençlerin yetişmesine vesile olacaksınız. Sizler TEKNOFEST kuşağına yeni fertler, yeni gençler kazandıracak; bu milletin, bu ümmetin hayrına daha nice işler başaracaksınız.
"ONLARA BEKLEDİKLERİ FIRSATI HİÇBİR ZAMAN VERMEYECEĞİZ"
Bugün burada siz gönül dostlarımın arasında, sizlere olduğu kadar kendime de hitap ederken şu gerçeği önemle ifade etmek istiyorum: Ülkenin ve milletin hayrına olan her işi engellemeye çalışanlar, 75 senedir olduğu gibi bugün de yarın da olacaktır. Tam 75 yıldır yanan bu ilim irfan ocağını söndürmek için ellerinden geleni yapanlar, çok iyi biliyoruz ki bundan sonra da boş durmayacaktır. Allah'ın izniyle onlara bekledikleri fırsatı hiçbir zaman vermeyeceğiz.
Rabbimin şu müjdesini kendimize rehber edinerek kavline ve davasına sadık nesillerin yetişmesi için mücadeleye hep beraber devam edeceğiz:
"Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız üstün gelecek olan sizsiniz."
"BU MİLLETİN BAŞINI ÖNE EĞDİRMEDİK, BUNDAN SONRA DA ASLA EĞDİRMEYECEĞİZ"
Rütbe, makam, koltuk, şöhret, zenginlik gibi dünyevi payeler beklemeden ömrünü İlim Yayma davasına adayan isimsiz kahramanların emanetini inşallah yere düşürmeyecek, çok daha yükseklere çıkaracağız. Allah'ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirmedik, bundan sonra da asla eğdirmeyeceğiz.
"İLİM YAYMA CEMİYETİMİZİN 75'İNCİ KURULUŞ YIL DÖNÜMÜ MÜBAREK OLSUN"
Bu düşüncelerle her birinize ilim yolunda, millete, ümmete ve insanlığa hizmet yolunda Yüce Allah'tan üstün muvaffakiyetler diliyorum. Rabbim gayretlerinizi bereketlendirsin, diyorum. Başta şehit Başbakanımız merhum Adnan Menderes ve kurucularımız olmak üzere dualarıyla, gözyaşlarıyla, infaklarıyla üç çeyrek asırdır bu çınarın büyümesi için emek veren bütün kardeşlerime, hocalarımıza, hayırseverlerimize, gönüllülerimize, mezun ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Ebediyete irtihal eden büyüklerimizi bir kez daha rahmetle yad ediyorum. İlim Yayma Cemiyetimizin 75'inci kuruluş yıl dönümü mübarek olsun, diyor; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Tekrar görüşmek temennisiyle sizleri Allah'a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.