Panik yaratan iddialar sonrası uzmanlardan kritik bilgilendirme: Gerçekten korkmalı mıyız? İşte A’dan Z’ye kuduz hakkında tüm bilinmesi gerekenler

Panik yaratan iddialar sonrası uzmanlardan kritik bilgilendirme: Gerçekten korkmalı mıyız? İşte A’dan Z’ye kuduz hakkında tüm bilinmesi gerekenler

Diyarbakır’da dört yaşındaki bir çocuğun kedi ısırığı sonrası gelişen kuduz şüphesiyle entübe edilmesi kamuoyunda derin endişe yarattı. Virüsün temasın üzerinden dört ay geçtikten sonra semptom göstermesi akıllarda soru işaretleri oluştururken, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, kuluçka süresinin yıllarca sürebileceğine dikkat çekti. Prof. Dr. Ertuğrul; kedilerden bulaş riskinden kuluçka evresinin detaylarına, hayati önem taşıyan ilk müdahaleden takip protokollerine kadar merak edilen tüm hususları değerlendirdi.

Diyarbakır'da 4 yaşındaki bir kız çocuğunun kuduz belirtileri nedeniyle entübe edilmesi paniğe neden oldu. Kedi tarafından dudağından tırmalandığı belirtilen çocukta semptomların temastan 4 ay sonra ortaya çıkması da soru işaretlerini beraberinde getirdi.

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, kedilerden kuduz bulaşma mekanizmalarından kuluçka süresine, ilk yardım önlemlerinden takip sistemine kadar merak edilenleri değerlendirdi.

Panik yaratan iddialar sonrası uzmanlardan kritik bilgilendirme: Gerçekten korkmalı mıyız? İşte A’dan Z’ye kuduz hakkında tüm bilinmesi gerekenler - 1

KEDİLER VİRÜSÜN DOĞAL TAŞIYICISI DEĞİL

Köpeklerden kuduz bulaşma riskinin kedilere kıyasla çok daha yüksek olduğunu belirten Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, kedilerin virüsü sürekli taşıyan ana konakçı hayvanlardan biri olmadığını ifade etti.

Ertuğrul, "Kediler virüsü sadece rastlantısal olarak doğada ya da sokakta kuduz bir köpek, tilki veya sırtlan gibi hayvanlarla karşılaşması sonucu alır. Mücadele esnasında kediler büyük oranda yaşamını yitirir. Bu durumuda virüsü alsa bile bulaştırma olasılığını düşürür" dedi.

Kedilerden bulaşın mümkün olduğunu belirten Ertuğrul, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Buna karşın kedi kaynaklı bulaşlar literatürde yer alıyor. Türkiye'de son 20 yılda kedi kaynaklı kuduz olgusu saptanmadı. En azından şu ana kadar rastlanmadı. Türkiye'de Sağlık Bakanlığı kayıtlarına göre son 10-15 yılda tespit edilen 20'yi aşkın kuduz olgusunun tamamı köpek teması sonrası gelişmiştir."

"Kedilerden kuduz bulaşma riskinin çok düşük olması, gerçekleşmeyeceği anlamına gelmiyor. Bu sebeple bir sokak kedisi tarafından ısırıldığınızda ya da tırmalandığınızda riske atmayın ve aşınızı olun. Aşının bir zararı yok, aksine aşı olursanız bütün riskleri yok ediyor, hayatınızı kurtarıyorsunuz."

Panik yaratan iddialar sonrası uzmanlardan kritik bilgilendirme: Gerçekten korkmalı mıyız? İşte A’dan Z’ye kuduz hakkında tüm bilinmesi gerekenler - 2

TIRMALAMAYLA BULAŞMA İHTİMALİ

Kuduzun genel olarak salya temasıyla bulaştığının bilindiğini ancak kedilerde tırmalamanın da risk taşıdığını belirten Ertuğrul, kedilerin patilerini yalama alışkanlığına dikkat çekti.

Kedilerin salyalarını patilerine bulaştırması nedeniyle virüsün tırmalama yoluyla da aktarılabileceğini belirten Ertuğrul, bu ihtimalin zor bir olasılığa dayandığını söyledi:

"Kuduz virüsü 'zarflı' bir virüs olması sebebiyle dış ortama ve güneş ışığına maruz kaldığı anda hemen ölür. Tırmalama ile bulaş gerçekleşmesi için kuduz bir kedinin patisini yalaması ve hiç vakit kaybetmeden hemen ardından bir insanı tırmalaması gibi çok hassas bir zamanlamanın çakışması gerekiyor. Bu yüzden kediden bulaş zor ancak imkânsız değil."

Ertuğrul, Türkiye'deki şüpheli temasların ardından yapılan aşılamaların büyük bölümünün kedi ısırığı veya tırmalamasından kaynaklandığını da ekledi.

Panik yaratan iddialar sonrası uzmanlardan kritik bilgilendirme: Gerçekten korkmalı mıyız? İşte A’dan Z’ye kuduz hakkında tüm bilinmesi gerekenler - 3

İLK ADIM BOL SABUNLU SU

Şüpheli temas durumunda atılması gereken ilk ve en kritik adımın bölgeyi bol sabunlu suyla yıkamak olduğunu belirten Ertuğrul, sabunun virüsün dışındaki zarfı eriten ve çözen temel madde olduğunu söyledi.

Sabunla yıkamanın virüs yükünü önemli ölçüde düşürdüğünü ifade eden Ertuğrul, bu işlemin aşı zorunluluğunu ortadan kaldırmadığını vurguladı. Yıkama işleminin ardından mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti.

Panik yaratan iddialar sonrası uzmanlardan kritik bilgilendirme: Gerçekten korkmalı mıyız? İşte A’dan Z’ye kuduz hakkında tüm bilinmesi gerekenler - 4

AŞI TAKVİMİ VE 10 GÜNLÜK TAKİP

Kuduz aşılama programında yeni nesil rekombinant DNA aşılarının kullanıldığını belirten Prof. Dr. Ertuğrul, aşının 0, 3, 7 ve 14'üncü günlerde olmak üzere 4 doz şeklinde uygulandığını söyledi.

Temas edilen hayvanın 10 gün boyunca gözlem altında tutulması gerektiğini ifade eden Ertuğrul, hayvanın bu süre içinde kudurarak veya başka bir nedenle ölmemesi durumunda 4'üncü doza gerek kalmadığını bildirdi.

Hayvanın takip edilemediği veya kaybolduğu durumlarda aşı şemasının eksiksiz tamamlandığını belirten Ertuğrul, bu aşılama protokolünün kişiyi yaklaşık 2 yıl koruduğunu aktardı.

Ertuğrul, ciddi ve derin yaralanmalarda yalnızca aşının yeterli olmadığını, virüsün kas hücrelerinde saklanabilme ihtimaline karşı kuduz antiserumunun da uygulanması gerektiğini vurguladı.

Panik yaratan iddialar sonrası uzmanlardan kritik bilgilendirme: Gerçekten korkmalı mıyız? İşte A’dan Z’ye kuduz hakkında tüm bilinmesi gerekenler - 5

KULUÇKA SÜRESİ 27 YILA KADAR UZAYABİLİYOR

Diyarbakır'daki 4 yaşındaki kız çocuğunda kuduz belirtilerinin 4 ay sonra ortaya çıkması, hastalığın kuluçka süresini gündeme getirdi.

Kuduzun kuluçka süresine ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Ertuğrul, "Tipik kuluçka süresi 20 ila 90 gün arasında değişiyor ancak virüsün kas dokusu içinde çoğalma süresine bağlı olarak bu süre daha da uzayabiliyor. Tıp literatüründe temasın ardından dokuz yıl sonra kuduz belirtileri yaşayan bir vaka var. Hatta 27 yıl sonra ortaya çıkan bir vaka dahi var" dedi.

Ertuğrul, kuluçka süresini etkileyen unsurları şöyle anlattı:

"Yaranın konumu, derinliği, kanama miktarı ve sinir uçlarına yakınlığı kuluçka süresini doğrudan etkiliyor. Beyne yakın yüz ve boyun gibi bölgelerde gerçekleşen ısırıklarda kuluçka süresi dört güne kadar düşebiliyor."

Panik yaratan iddialar sonrası uzmanlardan kritik bilgilendirme: Gerçekten korkmalı mıyız? İşte A’dan Z’ye kuduz hakkında tüm bilinmesi gerekenler - 6

BELİRTİLER ORTAYA ÇIKMADAN AŞI UYARISI

Kuduzun klinik belirtilerinin "sakin" ve "agresif" olmak üzere iki farklı biçimde görüldüğünü belirten Prof. Dr. Ertuğrul, şunları söyledi:

"Sakin formda hasta içine kapanır, ışık ve gürültüden rahatsız olur. Agresif formda ise dış uyaranlarla şiddetli nöbetler ve saldırganlık gelişir. Virüsün sinirlere ulaşıp beyinde ensefalit (beyin iltihabı) tablosu oluşturmasının ardından hastalık %100 ölümcül hale gelir. Dünya üzerinde belirtiler çıktıktan sonra hayatta kalabilen sadece bir vaka bildirildi. Bu sebeple belirtiler beklenmeden ilk 24 saat içinde aşı programına başlanması şart."

Panik yaratan iddialar sonrası uzmanlardan kritik bilgilendirme: Gerçekten korkmalı mıyız? İşte A’dan Z’ye kuduz hakkında tüm bilinmesi gerekenler - 7

KUDUZ RİSKİ BULUNAN HAYVANLAR

Kuduz riski taşıyan hayvanlara ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Ertuğrul, fare ve sıçan gibi kemirgenlerde kuduz riski bulunmadığını ifade etti. Ertuğrul, bir farenin kuduz bir hayvanla karşılaşmasının ardından virüsü bir insana taşıyacak kadar zamanı olmadan yaşamını yitireceğini belirtti.

Kümes hayvanlarında da risk olmadığını söyleyen Ertuğrul, at gibi çiftlik hayvanları ile tilki ve çakal gibi yabani hayvanların virüsü bulaştırma riski taşıdığını kaydetti.

"ÇÖZÜM DÜZENLİ AŞILAMA"

Hürriyet'in haberine göre, sokak hayvanlarına ilişkin tartışmaları da değerlendiren Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, Avrupa'da ormanlardaki yaban hayatına aşı içeren yemler bırakılarak kuduzun kontrol altına alındığını belirtti.

Ertuğrul, "Sokak hayvanlarının düzenli periyotlarla belediyeler tarafından aşılanması ve buna bütçe ile zaman ayrılması tek insani ve bilimsel yöntem olacaktır" dedi.

"ABD'nin Wisconsin eyaletinde 2004 yılında 15 yaşındayken bir yarasa tarafından ısırılan Jeanna Giese, aşı kuluçka süresini kaçırdığı için %100 ölümcül olan kuduz hastalığına yakalandı. Ancak doktoru Dr. Rodney Willoughby'nin geliştirdiği ve hastanın yapay komaya sokularak bağışıklık sistemine zaman kazandırılmasını hedefleyen 'Milwaukee Protokolü' sayesinde aşı olmadan kuduzu yenen dünyadaki ilk insan olarak tarihe geçti. İki hafta komada kalıp hastanedeki uzun tedavi ve iki yıllık rehabilitasyon sürecinin ardından tekrar yürümeyi ve konuşmayı öğrenen Giese, günümüzde sinir hasarları taşımasına rağmen hayatını sürdürüyor; uygulanan bu yöntem ise diğer hastalarda benzer başarıyı yakalayamadığı için tıp dünyasında hâlâ etik ve güvenilirlik açısından tartışılmaya devam ediyor."

KUDUZ TEMASINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

Başlık Haberde aktarılan bilgi
İlk müdahale Temas bölgesini bol sabunlu suyla yıkamak
Sağlık başvurusu Yıkama sonrasında sağlık kuruluşuna başvurmak
Aşı günleri 0, 3, 7 ve 14'üncü günler
Hayvan takibi 10 gün
Tipik kuluçka süresi 20 ila 90 gün
Ciddi yaralanma Aşıyla birlikte kuduz antiserumu uygulanması
Risk taşıyan hayvanlar Köpek, at, tilki ve çakal
Risk bulunmadığı belirtilen hayvanlar Fare, sıçan ve kümes hayvanları

Diyarbakır'da kedi tarafından dudağından tırmalandıktan yaklaşık 4 ay sonra kuduz teşhisi konulan 3 yaşındaki kız çocuğunun Dicle Üniversitesi Hastanesindeki tedavisi sürüyor. Durumu ağırlaşan ve entübe edilen küçük çocuğun yaşadığı bu acı olay kuduz tehlikesini yeniden gündeme taşırken uzmanlar hastalığın sinsi ilerleyişi, belirtileri ve korunma yöntemleri konusunda hayati uyarılarda bulundu. A Haber muhabiri Sinan Yılmaz, D.Ü. Hastanesi Acil Birim Sorumlusu Doç. Dr. Abdullah Şen ile bölgedeki son durumu ve yapılması gerekenleri yerinde aktardı.

KEDİ ISIRDI, SEMPTOMLAR 4 AY SONRA ÇIKTI

Diyarbakır'da yaşanan ve tüm Türkiye'yi derinden üzen olayla ilgili süreci değerlendiren D.Ü. Hastanesi Acil Birim Sorumlusu Doç. Dr. Abdullah Şen, "3 yaşında bir çocukta, ilimizde bir kuduz riski temas sonrası yoğun bakım öyküsü meydana geldi. Bildiğiniz üzere bu bizleri de derinden üzen bir konu; çünkü kuduz, mevcut haliyle bilinen çok eski bir hastalık. Uzun süredir bilindiği için mücadele yöntemi olarak da 100 yıldan fazladır kullanılan bir aşımız mevcut. Aşımız da ülkemizde Sağlık Bakanlığı kontrollerinden sonra neredeyse tüm hastanelerimizde bulunan, ücretsiz yapılan bir uygulamadır." ifadelerini kullandı.

Panik yaratan iddialar sonrası uzmanlardan kritik bilgilendirme: Gerçekten korkmalı mıyız? İşte A’dan Z’ye kuduz hakkında tüm bilinmesi gerekenler - 8

BEYNE YAKIN YARALANMALARDA RİSK DAHA BÜYÜK

Hastalığın kuluçka süresi ve ısırılan bölgenin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Abdullah Şen, "Kuduzda normalde inkübasyon periyodu dediğimiz, yani hastalığın vücuda bulaştıktan sonra yerleşip tam bulgularını ortaya çıkarma süresi ortalama 45 günlük bir süredir. Ancak bu çocuktaki 3-4 aylık olan süre, daha önceki uzamış vakalar da göz önünde bulundurulursa biyolojik olarak süresine uyuyor maalesef. Dudak bölgesindeki risk, özellikle baş-boyun bölgesine yakın olan yaralanmalarda kuduz virüsünün beyin dokusuna yerleşmesini ve ilgili bölgede çoğalmasını sağlayacağından ötürü, teorik olarak kafaya ne kadar fazla yakın yaralanma varsa o kadar hızlı bir şekilde ilerleme ihtimali olduğunu söylüyoruz." sözleriyle tehlikenin boyutunu aktardı.

KUDUZUN İLK BELİRTİLERİ NELER?

Hastalığın teşhis edilmesindeki zorluklara ve ailelerin dikkat etmesi gereken noktalara değinen Şen, "Kuduzda genellikle bizde şöyle bir bulgu verilir: Çok spesifik bulgusu olmamakla beraber aileler genellikle çocuğun genel hâl ve hareketlerinde, özellikle merkezi sinir sistemini etkileyen bulgularında değişiklikler fark ederek getirebiliyorlar. Solunum sistemini, bilincini, yine hareketlerini etkileyen bulgular olabilir. Çok yaygın şikâyet bulguları olabilir; doğrudan 'Şu bulgu vardır ve bu hastalık kuduz düşündürür.' denen birincil derecede bir öykümüz maalesef şu an için mevcut değildir." şeklinde konuştu.

TEMAS SONRASI İLK 15 DAKİKAYA DİKKAT!

Hayvan temasından hemen sonra yapılması gerekenleri sıralayan Doç. Dr. Abdullah Şen, "Kuduz riski sadece köpeklerde değil; kedi, köpek, hatta bazen kırsaldaki ineklerden bile salya yoluyla bulaştığı görülmüştür. Eğer böyle bir temas öyküsü varsa ilk yapılacak şey, Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığımızın önerdiği ilk 15 dakika normal bir sabunlu suyla yıkanmasıdır. 15 dakika ilgili bölgenin temizliği viral yük açısından çok önemli. Sonrasında yaralanmış kişinin en yakın sağlık kuruluşuna götürülüp öykünün net bir şekilde verilmesi lazım. Ayrıca maruziyete sebebiyet vermiş olan hayvanın, mümkünse kişilere zarar vermeden yakalanıp güvenli bir alanda 10 gün boyunca kontrol altında tutulması tavsiye edilmektedir." ifadelerini kullandı.

Panik yaratan iddialar sonrası uzmanlardan kritik bilgilendirme: Gerçekten korkmalı mıyız? İşte A’dan Z’ye kuduz hakkında tüm bilinmesi gerekenler - 9

AŞI VE İMMÜNOGLOBULİN HAYAT KURTARIYOR

Aşılama takvimi ve koruyuculuk oranları hakkında bilgi veren Şen, "Aşı uygulaması yetişkinlerde omuz bölgesinden, çocuklarda ise genellikle uyluk ön kısmından yapılıyor. Bunun dışında riskin durumuna göre bir de antikor uygulamamız, immünoglobulin uygulaması var. Bağışıklık sistemi yeterli olan kişilerde 0, 3, 7 ve 14. günlerde olmak üzere 4 doz aşı yapılıyor. Bu takvim uygulandığında yüzde 95 koruyuculuğu mevcut. İmmünoglobulin gereken vakalarda bu koruyuculuğu yüzde 100'e kadar çıkarıyoruz. Olayın olduğu gün aşı yapılmasa bile bir hafta içerisinde başvurulursa aşımızı ivedi bir şekilde yapıyoruz ve koruyuculuğu devam ediyor." sözleriyle açıklamalarını tamamladı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin