EDİTÖR MASASI | Sonu gelmeyen savaşların sebebi: Lidersizlik
Dünyada savaşlar, enerji rekabeti ve jeopolitik gerilimler artarken, Gazze'den Ukrayna'ya, Hürmüz'den Tayvan'a uzanan krizler uluslararası ilişkilerde "lidersizlik krizi" tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlara göre sorun yalnızca bölgesel çatışmalar değil; krizleri yönetecek, tarafları uzlaştıracak ve uzun vadeli çözüm üretecek küresel lider eksikliği de dikkat çekiyor. Analizlerde, Türkiye; NATO üyeliğini sürdürürken Rusya'yla diyaloğunu da devam ettirebilmesi, Tahıl Koridoru girişimi, Rusya-Ukrayna temasları ve bölgesel arabuluculuk çabalarıyla önemli bir diplomatik aktör olarak öne çıkıyor.
Dünyada savaşlar, enerji rekabeti, jeopolitik gerilimler ve her an yeni bir çatışmaya dönüşebilecek krizler peş peşe yaşanıyor. Gazze'den Ukrayna'ya, Hürmüz Boğazı'ndan Tayvan'a kadar uzanan bu tablo, uluslararası ilişkiler literatüründe giderek daha sık dile getirilen "lidersizlik krizi" tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
KÜRESEL LİDER EKSİKLİĞİ DİKKAT ÇEKİYOR
Uzmanlara göre bugün karşı karşıya kalınan sorunların ortak noktası yalnızca bölgesel anlaşmazlıklar değil. Krizleri yönetebilecek, tarafları aynı masada buluşturabilecek ve uzun vadeli çözümler üretebilecek küresel lider eksikliği de dikkat çeken başlıklar arasında yer alıyor.
ABD küresel sistemdeki ağırlığını korusa da dış politika kapasitesi farklı çevrelerde tartışma konusu olmaya devam ediyor. (AA)
ORTAK YÖNETİM KRİZİNE VURGU
Gazze'deki savaş, Ukrayna-Rusya çatışması, İran ile Batı arasında sık sık tırmanan gerilim, Tayvan Boğazı'ndaki askeri hareketlilik ile Kızıldeniz ve Hürmüz'de küresel ticareti tehdit eden gelişmeler, dünyanın aynı anda birçok krizle karşı karşıya bulunduğunu ortaya koyuyor.
Uluslararası ilişkiler uzmanları ise bu krizlerin birbirinden bağımsız görünmesine rağmen ortak bir yönetim boşluğuna işaret ettiği görüşünde.
AVRUPA'DA BÜROKRASİ SİYASİ İRADENİN ÖNÜNE GEÇTİ
Analizlerde özellikle Avrupa Birliği'nin karar alma süreçleri örnek gösteriliyor. Winston Churchill, Charles de Gaulle, Konrad Adenauer ve Angela Merkel gibi kriz dönemlerinde öne çıkan liderlerin ardından, AB'nin bugün çok katmanlı bürokratik yapısı nedeniyle ortak politika üretmekte zorlandığı belirtiliyor.
Savunma, enerji ve dış politika gibi alanlarda ortak hareket kabiliyetinin giderek zayıfladığı ifade edilirken, İngiltere'nin Brexit sonrası yaşadığı siyasi istikrarsızlık da bu tabloya örnek gösteriliyor.
Türkiye, NATO üyeliği ile Rusya'yla sürdürdüğü diplomatik temasları bir arada yürütebilen ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. (AA)
ABD HALA GÜÇLÜ
ABD, küresel sistemin en önemli aktörlerinden biri olmayı sürdürüyor. Ancak Afganistan, Irak ve Vietnam savaşlarının oluşturduğu "savaş yorgunluğu" nedeniyle Washington'un daha temkinli bir dış politika izlediği değerlendiriliyor.
Ukrayna savaşının sona erdirilememesi ve Gazze konusundaki tutumunun uluslararası kamuoyunda eleştirilmesi de ABD'nin küresel liderlik kapasitesine yönelik tartışmaları artırıyor.
ÇOK KUTUPLU DÜNYADA KRİZLER DAHA ZOR ÇÖZÜLÜYOR
Uluslararası sistem artık tek bir güç merkezi etrafında şekillenmiyor. ABD'nin yanı sıra Çin ekonomik ve teknolojik gücüyle, Rusya ise askeri kapasitesiyle küresel dengelerde etkisini koruyor.
Ancak uzmanlara göre günümüzde krizler tek bir aktörün müdahalesiyle çözülemiyor. Bu durum uluslararası rekabeti artırırken, "liderlik boşluğu" tartışmalarını da derinleştiriyor.
ORTA DOĞU VE AFRİKA'DA İSTİKRARSIZLIK
Suriye, Libya, Yemen ve Gazze başta olmak üzere birçok bölgede kalıcı siyasi çözümler üretilemiyor. Devlet otoritesinin zayıfladığı alanlarda silahlı grupların etkinliği giderek artıyor.
Afrika'da ise darbeler, kaynak rekabeti ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle birçok ülke kronik krizlerle mücadele ediyor.
BÖLGESEL GÜÇLERİN ETKİSİ ARTIYOR
Küresel güçlerin etkinliğinin tartışıldığı bu dönemde Suudi Arabistan, Hindistan, Brezilya, Endonezya ve Katar gibi ülkeler bölgesel diplomasi ve ekonomi alanında daha görünür bir konuma yükseliyor.
Söz konusu ülkelerin, kendi bölgelerinde kriz yönetimi ve arabuluculuk faaliyetlerinde daha fazla sorumluluk üstlendiği değerlendiriliyor.
Tahıl Koridoru Anlaşması ve arabuluculuk girişimleri, Türkiye'nin uluslararası diplomaside üstlendiği rolün önemli örnekleri arasında gösteriliyor. (AA)
TÜRKİYE'NİN DENGELİ DİPLOMASİSİ DİKKAT ÇEKİYOR
Analizlerde Türkiye'nin izlediği çok yönlü dış politika da öne çıkan başlıklardan biri olarak gösteriliyor.
Ankara'nın hem NATO üyesi olması hem de Rusya ile diplomatik ilişkilerini sürdürebilmesi, Türkiye'yi farklı kriz başlıklarında önemli bir aktör konumuna taşıyor.
Tahıl Koridoru Anlaşması, Rusya-Ukrayna arasında yürütülen diplomatik temaslar ve bölgesel arabuluculuk girişimleri, Türkiye'nin uluslararası diplomasi alanındaki rolünün somut örnekleri arasında yer alıyor.
Gazze konusunda uluslararası platformlarda yürütülen diplomasi, Hürmüz hattındaki gerilimde diyalog kanallarının açık tutulmasına yönelik girişimler ve savunma sanayiinde atılan yerli ve milli adımların da Türkiye'nin küresel dengelerdeki etkisini güçlendirdiği değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre küresel sistemde giderek belirginleşen "lidersizlik krizi", önümüzdeki dönemde uluslararası siyasetin en önemli tartışma başlıklarından biri olmayı sürdürecek.
