Gülistan Doku olayında sır perdesi aralanıyor! 14. şüpheli için Kırmızı Bülten çıkarılması bekleniyor

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
Gülistan Doku olayında sır perdesi aralanıyor! 14. şüpheli için Kırmızı Bülten çıkarılması bekleniyor

Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olmasıyla ilgili yürütülen soruşturma, 2025 yılında ortaya çıkan "Şubat" kod adlı gizli tanık ve teknik incelemelerle bambaşka bir boyuta evrildi. Dosyaya giren yeni deliller; cinayet, cesedin yerinin değiştirilmesi ve sim kart üzerinden delil karartma şüphelerini odağa yerleştirdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma ile ilgili yeni bir açıklamada bulunarak, “Hiçbir şüphe ve iddia göz ardı edilmeden, ucu nereye giderse gitsin kararlılıkla araştırılmaktadır.” ifadelerini kullandı. Haklarında yakalama kararı çıkartılan 13 şüphelinin gözaltı işlemleri tamamlanırken, şüphelilerinden Mustafa Türkay Sonel ve Uğurcan Açıkgöz’ın yakın arkadaşı şüpheli Umut Altaş hakkında ise yakalama kararı çıkarıldı. Başsavcılığın Altaş hakkında kırmızı bülten çıkartması bekleniyor.

Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin soruşturmada yıllardır konuşulan iddialar, savcılık dosyasına giren yeni bilgilerle bambaşka bir boyuta taşındı.

14. ŞÜPHELİ İÇİN KIRMIZI BÜLTEN GÜNDEMDE

Gülistan Doku soruşturması kapsamında haklarında yakalama kararı çıkartılan 13 şüphelinin gözaltı işlemleri tamamlandı. Şüphelilerinden Mustafa Türkay Sonel ve Uğurcan Açıkgöz'ın yakın arkadaşı şüpheli Umut Altaş hakkında ise yakalama kararı çıkarıldı. Başsavcılığın Altaş hakkında kırmızı bülten çıkartması bekleniyor.

Umut Altaş'ın Mayıs 2022'den beri ABD'de bulunduğu, o tarihten bu yana Türkiye'ye dönmediği, annesinin görüşmeler için ABD'ye gittiği öğrenildi. Soruşturuma kapsamında basına yansıyan bilgilerde 27 Ocak 2022 tarihinde soruşturma dosyasına soruşturmanın seyrini etkileyen gizli bir not girdiği biliniyordu. Şüpheli Umut Altaş'ın bu nottan birkaç ay sonra yurt dışına çıkması ve ardından bir daha Türkiye'ye geri dönmemesi dikkat çekiyor.

2022 yılında aile avukatının ofisine bırakılan isimsiz not, 2025 yılında ortaya çıkan "Şubat" kod adlı gizli tanığın çarpıcı anlatımları ve ardından yapılan teknik incelemeler, dosyayı sıradan bir kayıp vakası olmaktan çıkarıp cinayet, cesedin gizlenmesi ve delil karartma şüphesi eksenine oturttu.

Gülistan Doku’nun son görüntüsüGülistan Doku’nun son görüntüsü

DOSYANIN KIRILMA NOKTASI!

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturmasında en dikkat çekici kırılma, yıllar sonra peş peşe gelen iki gelişmeyle yaşandı. İlki, 2022 yılında ailenin avukatının ofisi önüne bırakılan ve daktilo ile yazıldığı değerlendirilen isimsiz nottu. O notta, Gülistan Doku'nun dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile ilişkisinin bulunduğu kayıtlara geçti. İkinci büyük kırılma ise 2025 yılında "Şubat" kod adıyla ifade veren gizli tanığın beyanları oldu. Bu iki gelişme, kayıp ihbarıyla başlayan soruşturmanın yönünü kökten değiştirdi.

Gülistan Doku olayında sır perdesi aralanıyor! 14. şüpheli için Kırmızı Bülten çıkarılması bekleniyor - 2

ŞÜPHELİ ARAÇ HAREKETLERİ DOSYAYA GİRDİ

İhbar notunun ardından savcılık dosyasına giren teknik verilerde, Mustafa Türkay Sonel'in kullanımındaki araca ilişkin PTS kayıtları incelendi. Kayıtlara göre aracın şüpheli trafiği, güzergâhın gece saatlerinde sosyal yaşam alanlarından uzak, dağlık ve ıssız bölgelerden geçmesi dikkat çekti.

Bu arada araç içerisinde Türkay Sonel'in yakın arkadaşı Umut Altaş'ın araç içerisine yolcu koltuğunda olduğu, buna karşılık bazı geçişlerin kayıtlarda araç içerisinde yer almaması dikkatleri çekti.

Detayları dosyada yer alan hareketliliğin sıradan bir gece trafiğiyle açıklanamayacağı kayıtlara geçti. Altaş'ın aile fertlerinin göz altına alındığı, uzun süredir ABD'den ülkeye dönmeyen Altaş hakkında yakalama ve kırmızı bülten sürecinin başlatıldığı öğrenildi.

Gülistan Doku’nun ailesiGülistan Doku’nun ailesi

VALİLİK TARAFINDAN AİLEDEN TEMİN EDİLEN ALINAN SIM KARTI DETAYI

En çarpıcı gelişmelerden birisi de Gülistan Doku'ya ait sim kart üzerinden yapılan incelemeler oldu. Gülistan Doku'ya ait ele geçirilemeyen telefon ve sim kart, ailesi tarafından yeniden çıkartılmışken, valilik tarafından aileden talep edilerek alındığı, ancak soruşturma makamlarına teslim edilmediği ve Gülistan Doku'nun hesaplarına girilerek müdahalede bulunulduğuna dair oldukça ayrıntılı detaylar tespit edildi.

Soruşturmada aile çevresindeki temaslar da yeniden mercek altına alındı. Dosyada dönemin bazı kamu görevlilerinin aile çevresinde sürekli bulunmaları yönünde görevlendirildiğine ilişkin tanık anlatımları da yer aldı. İfadelerde dönemin valisinin bazı isimleri ailenin yanında bulunmaları için yönlendirdiğinin anlatıldığı geçerken Mustafa Türkay Sonel'in yakın arkadaşı Umut Altaş'ın ise olaydan aylar sonra Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku'yu aralıklarla aradığı HTS kayıtlarına yansıdı.

Gülistan Doku olayında sır perdesi aralanıyor! 14. şüpheli için Kırmızı Bülten çıkarılması bekleniyor - 4

"VALİ VERİN ONU BANA ÇABUK DEDİ"
O dönem Tunceli Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde görevli olup halen Tunceli Valiliğinde çalışan ve dönemin Valisinin ailenin yanında olmaları için görevlendirdiği kişilerden biri olan tanık Songül Acar'ın beyanında bu detaylar yer aldı. Acar'ın ifadesine göre Vali, aileyi makamına çağırarak "Siz sim kart mı çıkardınız, verin onu bana çabuk, ben sim kartı Savcılığa teslim edeceğim" diyerek kartı bizzat almış; hatta koruması Şükrü Eroğlu da kartın savcılığa teslim edildiğini teyit etmişti. Ancak resmi kayıtlara göre "teslim edildi" denilen o sim kartın, olaydan tam bir ay sonra 06/02/2020 tarihinde Aygül Doku'nun el yazılı dilekçesiyle adli emanete girdiği tespit edildi. Vali ve korumasının "teslim ettik" dediği kartın bir ay boyunca nerede olduğu ve neden savcılığa ulaşmadığı sorusu ise davanın gidişatını değiştiren önemli gelişmeler arasında yer aldı.

Gülistan Doku olayında sır perdesi aralanıyor! 14. şüpheli için Kırmızı Bülten çıkarılması bekleniyor - 5

GÜLİSTAN'IN ABLASI: SİM KART ELİMİZDEN ALINDI

Aygül Doku ifadesinde şunları söyledi:

"Gülistan DOKU'nun kullanımında olan ancak annem Bedriye DOKU adına kayıtlı 0531... numaralı gsm hattına ait sim kart kız kardeşim ile birlikte kayıp olduğundan 06/01/2020 tarihinde Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelmemizin akabinde kız kardeşimin kaybından 3 gün sonra 08/01/2020 tarihinde Tunceli'de Turkcell bayiine giderek yeni bir sim kart çıkartıldığını biliyorum. Ancak sim kart başvurusu yapıldığında ben bayiide değildim. Öğrendiğim kadarıyla diğer kız kardeşim Bahar DOKU , abim Ramazan DOKU , dönemin Tunceli İş Kur Müdürü Özdemir AKTAŞ, Hatice Yasemin ATEŞ ve Dayım Mehmet Nur Kan yeni sim kart çıkartılırken bayiidelermiş, ben bunu Ramazan abimden öğrendim. Biz bu sim kartı 08/01/2020 saat 19:30 sıralarında 09/01/2020 saat 21:30 sıralarına kadar gerek benim cep telefonuma takarak gerekse Baharın arkadaşı Hatice Yasemin ATEŞ'in cep telefonuna takarak belki bize bir ulaşan olur, Gülistan ile ilgili bir haber gelir umuduyla kullandık. O dönemde de gerek gülistanın arkadaşı gerekse akrabalarımızdan çokça arayan oldu. Sim kartı biz yeniden çıkarttıktan sonra bunu haber alan dönemin Tunceli Valisi Tuncay SONEL hatırladığım kadarıyla öğretmen evinde veya köprüde bulunduğumuz sırada ve benim o sırada Tunceli'de bulunan Dayım Mehmet Nur Kan, Abim Ramazan DOKU, Annem Bedriye DOKU, Babam Halit DOKU da yanımda bulundukları sırada bize Vali Bey Ankara'da tanıdıkları olduğunu, çıkarttığımız sim kartı kendisine vermemiz halinde "bu kartı Ankara'da incelettireceğini, orada tanıdıklarının olduğunu" söyledi. İçerisinde Gülistan'a ait herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşabileceğini söyledi. Bu söylediklerini hepimiz duyduk. Ancak o anda sim kartı kendisine vermedik. Daha doğrusu sim kartı ben o sırada verdiğimi hatırlamıyorum. Ancak kız kardeşim Bahar'dan duyduğum kadarıyla Bahar ve Hatice Yasemin ATEŞ bir cafede bulundukları sırada birden çok polis yanlarına gelmiş daha Bahar Gülistan'ın mesajlarına bakamadan sim kartı ondan almışlar."

Gülistan DokuGülistan Doku

GİZLİ TANIK "ŞUBAT" DOSYAYI TEMELDEN SARSTI

Soruşturmada asıl deprem etkisi yaratan gelişme ise 2025 yılında yaşandı. Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen bir kişi, JASAT'a ulaşıp Gülistan Doku'nun öldürüldüğünü açıkça beyan etti; ardından soruşturma makamlarını dahi şoke eden sarsıcı ayrıntılar paylaştı.

Gizli tanık, Gülistan Doku'nun olay günü köprü civarından alındığına ve sonrasına dair oldukça detaylı anlatımlarda bulundu. Gizli tanık, cesede dair bulunma endişesiyle birden fazla kez yer değiştirdi. Beyan üzerine tarif edilen bir noktada yer altı arama cihazlarıyla yapılan incelemede mezar görünümünde şüpheli bir boşluk tespit edildi.

Savcılık kaynaklarına göre, bu bulgular cesedin yer değiştirdiği iddiasını daha güçlü hale getirdi. Teknik bulgular ile gizli tanığın anlatımları arasındaki örtüşme, dosyada yeni bir evreye geçildiğinin işareti olarak yorumlandı.

Belirlenen başkaca mahallerde de yer altı görüntüleme cihazlarıyla arama ve kazı işlemleri gerçekleştirildi.

Gülistan Doku olayında sır perdesi aralanıyor! 14. şüpheli için Kırmızı Bülten çıkarılması bekleniyor - 7

DOSYA ARTIK SADECE "KAYIP" DOSYASI DEĞİL

Gelinen aşamada Gülistan Doku soruşturması, ilk yıllarda basına düştüğü şekilde "kayıp genç kız" çerçevesini aşmış durumda. 2022'de avukatın kapısına bırakılan esrarengiz notla başlayan yeni incelemeler, 2025'te gizli tanığın anlattıkları ve ardından gelen kazı, teknik veri ve tanık beyanlarıyla birleşince dosya çok daha ağır iddiaların merkezine oturdu.

Başsavcılığın, kamu görevlilerinin olası rolü, nüfuz kullanımı, delil karartma ihtimali ve planlı öldürme şüphesi dahil olmak üzere soruşturmayı çok yönlü sürdürdüğü belirtiliyor.

Adalet Bakanı Akın GürlekAdalet Bakanı Akın Gürlek

"UCU NEREYE GİDERSE GİTSİN KARARLILIKLA ARAŞTIRILIYOR"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturma hakkında, "Kamu vicdanında derin iz bırakan bu soruşturma, tüm yönleriyle yeniden ele alınmakta, hiçbir şüphe ve iddia göz ardı edilmeden, ucu nereye giderse gitsin kararlılıkla araştırılmaktadır." ifadelerini kullandı.

Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, soruşturma kapsamında Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca önemli bir adım atıldığını, çok yönlü yürütülen çalışmalar neticesinde gözaltı işlemleri gerçekleştirildiğini belirtti.

Bakan Gürlek, şunları kaydetti:

"Kamu vicdanında derin iz bırakan bu soruşturma, tüm yönleriyle yeniden ele alınmakta, hiçbir şüphe ve iddia göz ardı edilmeden, ucu nereye giderse gitsin kararlılıkla araştırılmaktadır. Bu zorlu ve kapsamlı süreci büyük bir sabırla takip eden Doku ailesinin acısını paylaşıyor, adaletin tecellisi için özveriyle görev yapan Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve hassasiyetle çalışan kolluk güçlerimize teşekkür ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın 'Türkiye Yüzyılı, Adaletin Yüzyılı olacaktır' vizyonu doğrultusunda, faili meçhul hiçbir olay kalmayana kadar, hukukun tüm imkanlarını seferber etmeye devam edeceğiz."

VALİ SONEL 'LİSE ÖĞRENCİSİ' DEDİ AMA 2000 DOĞUMLU ÇIKTI

Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma bağlamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlunun gözaltına alınması sonrası yaptığı açıklamada, oğlunun olay tarihinde "lise öğrencisi" olduğunu öne sürerek iddiaları reddetti. Tuncay Sonel kamuoyuna yansıyan açıklamasında, oğlunun Gülistan Doku'yu ve çevresini tanımadığını, olayla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, kendisinin de aileye destek olduğunu ifade ettiği, yöneltilen iddiaları ise "iftira" olarak nitelendirdi.

Ancak mevcut nüfus kayıtlarına göre Mustafa Türkay Sonel'in 2000 doğumlu olduğu, Gülistan Doku'nun kaybolduğu 2020 yılı itibarıyla yaklaşık 20 yaşında bulunduğu anlaşıldı. Bu durum, "lise öğrencisi" olduğu yönündeki savunmanın hayatın olağan akışıyla uyumlu olmadığını gösteriyor.

Öte yandan, adli makamlardan gelen bilgiye göre, söz konusu dönemde Mustafa Türkay Sonel'in Tunceli'de bulunduğu ve kamuoyuna yansıyan araç kayıt bilgileri ve fotoğraflara göre lüks bir araçla şehirde dolaştığına ilişkin bilgiler de dosya kapsamında değerlendirilen unsurlar arasında yer alıyor. Yapılan açıklamada, "Tüm bu gelişmeler, Gülistan Doku dosyasının yalnızca bir kayıp vakası olarak değil, çok yönlü ve derinleştirilmesi gereken bir soruşturma olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Kamuoyunun en temel beklentisi, genç bir kadının akıbetinin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde aydınlatılmasıdır" denildi. Soruşturma, ortaya çıkan yeni bilgi ve belgeler ışığında devam ediyor.

Mobil uygulamalarımızı indirin