Dünya silahlanma yarışında! Küresel savaş tehdidi kapıda mı?
21. yüzyılın ilk çeyreği, uluslararası ilişkiler açısından derin belirsizlikler ve artan gerilimlerle şekilleniyor. Küresel güç dengelerinin değişmesi, çözülemeyen bölgesel krizler ve yeniden hız kazanan silahlanma yarışı, dünyayı büyük bir çatışma ihtimaliyle karşı karşıya bırakıyor. Soğuk Savaş’ın ardından umut edilen uzun soluklu barış dönemi kısa sürdü; ABD’nin küresel hegemonyasının zayıflamasıyla birlikte yeni güç merkezleri ortaya çıktı ve bölgesel rekabetler daha da keskinleşti. A Haber’de yayınlanan kapsamlı analiz haberde görüşlerine yer verilen akademisyenler, üçüncü bir büyük savaş beklentisinin artık daha güçlü bir ihtimal haline geldiğini belirtti. Uzmanlar, bu süreçte Türkiye’nin savunma sanayi alanında yaptığı yatırımların ve geliştirdiği yeni teknolojilerin hem ulusal güvenlik hem de bölgesel istikrar açısından kritik önem taşıdığının altını çizdi.
Uluslararası ilişkilerde artan belirsizlikler ve güç dengelerindeki değişim, küresel ölçekte yeni bir savaş ihtimalini gündeme taşıyor. Soğuk Savaş sonrası kısa süren barış döneminin ardından yeniden hız kazanan silahlanma yarışı, hem büyük güçleri hem de orta ölçekli ülkeleri etkisi altına aldı. A Haber'de yayınlanan analizde uzman isimler, üçüncü bir dünya savaşı ihtimaline dikkat çekerek, Türkiye'nin savunma sanayisinde attığı adımların hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.
KÜRESEL ÇATIŞMA RİSKİ
21. yüzyılın ilk çeyreğinde uluslararası ilişkilerde sessiz ama derinden ilerleyen bir risk dikkat çekiyor. Büyük savaşların öncüsü olarak görülen "adı konmamış gerilimler", yıllardır çözüme kavuşmayan ve küçük bir kıvılcımla alevlenmeye hazır "dondurulmuş çatışma bölgeleri" şeklinde tanımlanıyor.
Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle başlayan kısa süreli barış dönemi ise uzun ömürlü olmadı. ABD'nin küresel hegemonyasının zayıflaması, yeni güç merkezlerinin ortaya çıkması ve artan bölgesel rekabetler, dünyada silahlanma yarışını yeniden başlattı. Bugün yalnızca büyük güçler değil, orta ölçekli ülkeler de savunma bütçelerini rekor seviyelere çıkarıyor.
(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
"ALMANYA'NIN SİLAHLANMASI BARIŞ GETİRMEZ"
Akademisyen Doç. Dr. Kemal Olçar: "Dünyadaki silahlanma hızına ve silahlanan bölgelere baktığımız zaman sanki önce bölgesel ardından küresel bir savaş beklentisi var. Almanya çok önemli; Almanya'nın silahlanma hızına baktığımızda, 1. ve 2. Dünya Savaşlarındaki silahlanma hızına çok yakın bir sürat var analitik olarak. Almanya'nın silahlanması bana göre Avrupa için barış getirebilecek bir husus değil.
İkinci dikkat ettiğimiz nokta Çin. Önemli miktarda silahlanmaya başladı. Yaklaşık 286 milyar dolarlık bir savunma bütçesi var, dünyada 2 numara. Liderliği ABD oynuyor, onun da geçen yıl yaklaşık 950 milyar dolarlık bir bütçesi vardı. Bunların içine Rusya'yı da katarsak, onun da silahlanmayla ilgili epey miktarda çalışmasının olduğunu biliyoruz.
(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)
Olçar, konuşmasının devamında Keşmir sorununa değinerek bölgeye ilişkin önemli uyarılarda bulunarak, "Hindistan'ın Müslüman katliamı devam eder, kontrol altındaki o alanı işgal etmeye kalkarsa ya da İndus Suları Anlaşması'nı bozarsa Pakistan'ın yapabileceği tek seçenek nükleer, en azından taktik seviyede kullanmaktır" ifadelerini kullandı.


